20.Bölüm
Ince bir ipin üzerinde yürüyordum adeta...Herhangi bir sarsintida dengemi kaybedip düsebilirdim...Ve ben buna aldiris etmeden gelisi güzel adimlarla ilerliyordum...Sirf onun iyiligi için katlaniyordum herseye...Bu asagilanmaya,bu aciya...Belki bana kizacakti,belki benden nefret edecekti ama gün gelecek yaptiklarimin nedenini anlayacakti...O gün gelene kadar bekleyecektim...Sabredecektim...Onun sevgisini kalbimde ölene dek saklayacaktim...
Tahtrevanin içinde yolun bitmesini beklerken bir taraftan da kendimi avutmakla mesguldüm...Kendime söz vermistim...Bugün aglamayacaktim...Aksine mutlu olacaktim...Bir esin yapmasi gereken görevi yerine getirdigim için mesut olacaktim...Tüm yasananlar benim suçumdu ve bedelini ödeyecektim...Belki de Lady Park hakliydi...Ben suçsuzdum...Bu kaderdi...Aklim o kadar karisik,kalbim o kadar agir bir yük tasiyordu ki bunlari ayirt edecek durumda degildim...Sonuçta mecbur kalmistim böyle davranmaya...Ve bu isi layikiyla tamamlamaliydim...Belki ölüm fermanimi kendi elimle imzalamis olacaktim ama yine de yapmaliydim...
Birden tahtrevanin durdugunu hissettim...Tahtrevandan disari çiktigimda basbakan yardimcisinin ve yardimcilarinin beni karsilamak için kapida bekledigini gördüm...Basbakan yardimcisinin yüzündeki memnuniyet açikça belli oluyordu...Yardimcilarin sevinci ise bir baska dikkat çekici durumdu...
Basbakan Yardimcisi(Gülerek):Hosgeldiniz efendim...
Bu karsilamaya yalnizca basimi sallayarak karsilik vermistim...Içeri girdigimde kendine olan güveni doruga ulasmis Ha Jung ile karsi karsiya kaldim...
Ha Jung:Kraliçem...
Kraliçe Jin Sook(Ciddi bir tavirla):Içeri girelim...
Ha Jung:Nasil isterseniz...
-Içeride-
Kraliçe Jin Sook:Açik konusacagim...Bayan Ha Jung 5.dereceden saray cariyesi olarak atanacaktir...
Ha Jung(Üzülerek):5. dereceden mi?
Jin Sook:Bir itiraziniz mi var?
Basbakan yardimcisi:Ama...
Jin Sook:Saray kurulunun basi ben olduguma göre diledigim atamayi yapabilirim...Öyle degil mi sayin bakan? Ayrica konusmamiz da herhangi bir derece pazarligi yapmamistik...Yanlis hatirlamiyorum degil mi?
Basbakan yardimcisi:Evet kraliçem...
Jin Sook:Sekreter bildiriyi size çikista takdim eder...2 hafta sonra saraya girisiniz için tören bakanligindan yetkililer gönderecegim...Ve o gün saray cariyesi olarak atanmis olacaksiniz...Baska birsey yoksa bu konusmayi uzatmanin bir manasi yok...
Ayaga kalktigimda tam arkami dönmüstüm ki...
Basbakan Yardimcisi:Beni dinlemekle pisman olmayacaksiniz kraliçem...
Arkami dönerek...
Jin Sook(Gülerek):Sizden korktugum için mi bunu yaptigimi düsünüyorsunuz sayin bakan? O zaman hiçbir sey bilmiyorsunuz demektir...Çok yazik...
Basbakan yardimcii(Sasirarak):Efendim?
-Büyük Saray-
Kral Dong Bin(Bagirarak):Ne demek oluyor bu? Kraliçe nasil böyle birsey yapar? Ha Jung simdi...Bunu bir sekilde durdurmaliyim...Onay ulasti mi bakanliga?
Bay Kim:Evet majesteleri...
Dong Bin umutsuzca yerine oturdugunda sinirinden ne yapacagini bilmez bir haldeydi...
Dong Bin:Bunu bana nasil yapar? Hem de ben böyle birseyi kabul etmezken...
Ana Kraliçe:Senin iyiligin için oglum...
Ana kraliçe kendisini selamlayan Bay Kim’e dönerek...
Ana Kraliçe:Lütfen bizi yalniz birakin...
Bay Kim gittikten sonra...
Dong Bin:Sizin de haberiniz vardi...Ve siz de benden bu durumu birsekilde gizlediniz degil mi?Buna hakkiniz yoktu anne!Ne senin ne de Jin Sook’un buna hakki yoktu...
Ana Kraliçe:Jin Sook hakkinda böyle konusma!O senin iyiligin için yapti tüm bunlari...Daha dogrusu bunu yapmaya mecbur birakildi...Onun sana duydugu o büyük sevgiyi sen de biliyorsun...O hiç ister miydi böyle olmasini? Ama böyle yapmak zorunda kaldi oglum...
Dong Bin(Sasirarak):Ne demek bu?Açik konusun lütfen...
Ana kraliçe:Basbakan yardimcisi kraliçenin çocuk sahibi olamayacagini bir sekilde ögrenmis...Kraliçeyi bunu halka duyurmakla tehdit etti...Ayrica baska bir adayin çikmasini da engelleyerek Ha Jung’u cariyesi olarak alma konusunda kraliçeyi mecbur birakti...Kraliçe de sirf halkin gözünde sen küçük düsmeyesin,düsmanlarina gün dogmasin diye bu zor karari almak zorunda kaldi...
Dong Bin:Demek bu kadar çirkinlestiler?Bunu çok agir bir sekilde ödeyecekler...(Dedi elini yumruk yaparak)
Ana kraliçe(Telaslanarak):Hayir sen bu ise karismayacaksin!Eger bu ise karisirsan Jin Sook’un çektigi onca aci,onca sikinti ne olacak?Ben söyleyeyim...Ha Jung saray cariyesi olma konusunda çoktan onay aldigi için senin bu ise karisman sadece hükümette kraliçeye karsi olan Min klaninin ayaklanmasina neden olacak...Çünkü senin bu tepkinin arkasindakinin gizliden gizliye kraliçe oldugunu düsünecekler...Lütfen oglum...Eger esini seviyorsan onun senin düsündügü gibi sen de onu düsünmelisin...
Dong Bin(Gözleri dolarak):Ama anne!(Biraz durduktan sonra) Suraya bak...Koskoca ülkeyi yöneten ben is aileme geldiginde elim kolum bagli durmak zorunda kaliyorum...Meger ne kadar acizmisim...
Ana kraliçe:Dong Bin!
Dong Bin(Ana kraliçeye imali bir sekilde bakarak):Evet öyle...Acizin tekiyim ben...Esini koruyamayan ,onun sikintilarini gideremeyen biriyim...
Ana Kraliçe(Üzülerek,Dong Bin’in elini tutarak):Oglum...
-Kraliyet Atölyesi-
Ressam:Duydunuz mu?
Diger Ressam:Neyi?
Ressam:Basbakan yardimcisinin kizi Bayan Ha Jung saraya cariyesi olarak alinmis...Hem de kraliçe bu isi bizzat yapmis...
Diger Ressam:Dogru mu söylüyorsun?
Ziyafet resimlerini tammlamak için ugrasan Woo Jin bunu duyar duymaz telasla ressamlarin yanina gelerek...
Woo Jin:Ne demek oluyor bu?
Ressam:Ne duyduysan iste o...Majestelerinin bir cariyesi oldu yani...Isin özü bu...
Woo Jin sinirinden ne yapacagini sasirmisti...Ama öfkesi daha çok majestelerine yönelikti...Akli bir türlü almiyordu bu isin nedenini...Benim adima üzülüyor,daha önce benden kaçip gittigi için pismanlik duyuyordu simdi...
Diger ressam:Ne zaman saraya giris yapacakmis peki?
Ressam:2 hafta sonra...Majestelerini anlamak mümkün degil...Kraliçe gibi çok güzel bir kadin dururken...
Diger ressam(Eliyle isaret ederek):Sessiz ol...Biri duyacak!
Woo Jin(Telasla):Peki kraliçe?
Ressam:Bildiklerim bu kadar...
O sirada sinirli bir sekilde oraya gelen basressam...
Bas Ressam:Bu kadar çok konusacaginiza biraz da çalismayi deneseniz...Hadi hemen isinizin basina!
Ressamlar:Emredersiniz...
Woo Jin tekrar isinin basina döndügünde firçayi alirken elinin titredigini farketti...Zor da olsa eline firçayi aldiginda gözünden süzülen bir-iki damla yas önündeki kagidi islatmisti...Benim adima o kadar çok üzülüyordu ki...Içinde o kadar büyük bir pismanlik vardi ki... Bunu itiraf etmek istiyor ama basaramiyordu... Haykirmak istiyor ama kendini engelliyordu yine de...Çok aciydi onun için...Ask onun için çok aciydi...
Saraya geldigimde sanki herkes,hersey degismis gibiydi...Tahtrevanimdan indigimde etrafa bakindigimda sanki burada hiç yasamamisim gibi hissettim...Kendimde degildim...Kalbim aciyordu...Dudaklarim mühürlüydü sanki...Hiç konusmak gelmiyordu içimden...Yüzüm bembeyazdi...Tüm korkular oturmustu yüregime bir bir...Düsünmek istemiyordum oysa ki ama yapamiyordum...En çok da Dong Bin’le konusmaktan korkuyordum...Onun benden nefret etmesinden,sevgiden yoksun bakislarla bana bakmasindan korkuyordum...Agir adimlarla konagima ilerlerken arkamdan da benim için endiselenen Lady Park gözü yasli bir sekilde beni takip ediyordu...Birden dengemi kaybedip tam düsecektim ki kendimi zor toparladim...
Lady Park(Telasla):Kraliçem!Kraliçem!
Jin Sook:Merak etme iyiyim...
Lady Park:Hemen doktoru çagiracagim!
Jin Sook(Lady Park’in kolundan tutarak)
ady Park!Gerek yok...(Tebessüm ederek)Ben gerçekten iyiyim...
Lady Park(Üzülerek):Ama...
Konagimin önüne geldigimde yardimcilarimdan biri kosarak yanima geldi...
Yardimci:Kraliçem...Anneniz,babaniz ve abiniz içeride sizi bekliyor...
Jin Sook(Gülerek):Öyle mi?
-Içeride-
Bayan Yu Jin(Aglayarak):Jin Sook...Bunu nasil yapabildin?
Jin Sook:Anne lütfen sakin ol!
Adalet Bakani Min Jin:Simdi ne olacak?
Jin Sook:Herkes kaldigi yerden hayatina devam edecek...
Hyun Soo:Hiç de öyle olmayacagini siz de gayet iyi biliyorsunuz kraliçem...Eminim ki simdiden baslamislardir planlarina...Tacinizi ele geçirmek için ellerinden geleni yapacaklardir...
Jin Sook:Beni merak etmeyin...Ve sakin benim için üzülmeyin...(Biraz durduktan sonra) Bu arada ana kraliçeyle birazdan görüsmeye gidecegim...Ha Jung’un saraya girisi sirasinda burada olmak istemiyorum...O yüzden yarindan itibaren 3 hafta gibi bir süre için saray disindaki konagimda kalacagim...Majesteleriyle onu yan yana görmeye katlanabilecegimi sanmiyorum...
Hyun Soo:Ama kraliçem...Hayir bunu yapamazsiniz...Ayrica bu bir çözüm degil...Döndügünüzde yine ayni manzarayla karsilasacaksiniz...Hele bir de majesteleri Bayan Ha Jung’u...
Jin Sook:Ha Jung’u severse mi demek istiyorsun?O zaman zaten ben bitmisim demektir abi...
Bayan Yu Jin(Aglayarak):Kraliçem...
Adalet Bakani Min Jin:Lütfen güçlü olun...
Jin Sook:Bosuna ugrasmayin...O manzarayi görmeye tahammül edecegimi zannetmiyorum...O yüzden kararim kesindir...
-Ana Kraliçe Soo Min’in Konagi-
Kraliçe Jin Sook:Yurt insati için az önce bakanliga gereken talimati verdim...Ilaç yapimiyla ilgili birimle ise majesteleri bizzat ilgilenecek...
Ana Kraliçe:Güzel...(Biraz durduktan sonra,üzülerek)Kendini nasil hissediyorsun?
Jin Sook(Zoraki bir gülümsemeyle):Iyi,ana kraliçem...
Ana Kraliçe:Sen sadece kendini kandiriyorsun!Ve bir de buna ek olarak beni de kandirdigini saniyorsun...Seni gayet iyi taniyorum Jin Sook...O yüzden lütfen içine atma...Benimle paylas duygularini...Belki bu bir çözüm degil ama olsun yine de rahatlaman için bir yol...
Jin Sook:Ilginiz için minnettarim anne...(Dedim ana kraliçenin elini tutarak) Zaten ben de bu konuyla alakali sizden bir izin almak için gelmistim...
Ana Kraliçe:Ne izni?
Jin Sook:Majesteleriyle karsilasmadan önce...
Ana kraliçe tam bir sey söyleyecekti ki araya girerek...
Jin Sook:Biliyorum daha fazla üzülmemem için benimle görüsmesini siz engellediniz...Bunun farkindayim merak etmeyin...Ama bir sekilde karsilasacagiz...Ve ben buna hazir degilim...Ayrica Ha Jung’un saraya girisi sirasinda burada bulunmak istemiyorum...Buna dayanamam...
Ana kraliçe(Endiselenerek):Yani?
Jin Sook:Bu üç hafta boyunca saray disindaki konagimda kalmak istiyorum...Izin verirseniz yarin saraydan ayrilmak istiyorum...
Ana Kraliçe:Hayir! Buna asla izin veremem...Seni böyle sahipsiz,tek basina birakacagimi mi saniyorsun?Senin benim için Dong Bin’den de Jung Bin’den de farkli olmadigini biliyorsun...O yüzden bundan sonra tüm yükü senin üstlenmene izin vermeyecegim...Elimden geldigince sana yardimci olacagim...
Jin Sook(Gözüm yasli):Biliyorum...Bana ne kadar deger verdiginizin farkindayim...Ve bu konuda size çok büyük bir minnettarlik duyuyorum efendim...Ama eger bana yardimci olmak istiyorsaniz benim Ha Jung’un saraya girdigi gün ki manzaraya tanik olmami engellersiniz...Çünkü ben buna daynamam anne! En azindan kendimi buna hazirlamak,saraya döndügümde herkesin gözünde güçlü olmak istiyorum... Aciz bir kadin olmak yeteri kadar asagilanan beni daha da yipratir sadece...
Ana Kraliçe(Aglayarak):Gel buraya...(Dedi ve bana siki siki sarildi)Peki...Itiraz etmeyecegim...Ne istersen onu yap...
Dong Bin bütün gün odasindan çikmamis,tüm toplantilarini iptal etmisti...Masasinda oturmus önündeki beraber yaptigimiz resme bakip duruyordu...Bana verdigi sadece tek bir esi olacagina dair verdigi sözleri hatirliyor ve bunlari yerine getiremedigi için kahroluyordu...Sonra aklina benim halim geliyor,gözünden süzülen yaslara engel olamiyordu...Içindeki aci o kadar büyüktü ki...Yüreginde öyle büyük bir sanci vardi ki...Öyle derindi ki içindeki yara...Aslinda kendinden çok benim için üzülüyor,basaramadigi,beni koruyamadigi için kendinden utaniyordu...Öyle derin dalmisti ki resme...Heyecanla gelen Bay Kim’i bile fark etmemisti...
Bay Kim:Majesteleri...
Dong Bin(Irkilerek):Ne oldu?
Bay Kim:Majesteleri...Kraliçemiz...
Dong Bin(Heyecanlanarak):Ne oldu Jin Sook’a?(Ayaga kalkarak)Hasta degil di mi?
Bay Kim:Hayir efendim...
Dong Bin(Rahat bir nefes alarak):Peki ne oldu?
Bay Kim(Üzülerek):Kraliçemiz ana kraliçeden saraydan 3 haftaligina ayrilmak ve saray disindaki konaginda yasamak için izin almis...Ayrica kraliyet emriyle resmi yetkilerini 3 haftaligina ana kraliçeye devretmis...
Dong Bin(Sasirarak):Ne?Nasil olur bu? (Biraz durduktan sonra)Annemi dinlemeyecegim...Hemen Jin Sook’la konusmaliyim...
-Kraliçe Jin Sook’un Konagi-
Lady Park:Kraliçem...Majesteleri geldiler...
Kraliçe Jin Sook(Heyecanla):Ne? (Kendi kendime)

ong Bin...
Beni daha neler bekliyordu bilmiyorum...Ama Dong Bin’le yapacagim konusmanin yorgun kalbimi çok acitacagi süphesizdi...