10-11-2010, Saat: 0:47
21.Bölüm
Lady Park:Kraliçem...Majesteleri geldiler...
Kraliçe Jin Sook(Heyecanla):Ne? (Kendi kendime)
ong Bin...
Hemen ayaga kalkip Dong Bin’in içeri gelmesini beklemeye baslamistim...Içeri girdiginde bizden bir emir almak için bir kösede duran Lady Park’a dönerek...
Dong Bin:Bizi yalniz birakin...Ayrica konagin kapilarini kilitleyin...Hepiniz odalariniza çekilebilirsiniz...
Lady Park(Bana bakarak):Ama majesteleri...
Dong Bin(Bagirarak):Ne diyorsam onu yap...
Lady Park(Çaresizce):Emredersiniz...
Lady Park disari çiktiginda odada yalniz ikimiz kalmistik...Birbirimize bakiyor,adeta gözlerimizle anlasiyor gibiydik...Dong Bin öyle bakiyordu ki bana...Öyle çok sey ifade ediyordu ki o bakislar...Çaresizlik,öfke,hayal kirikligi,mutsuzluk ve ask... Tek bir seferde birçok anlam yüklüydü...Sadece bakiyordu bana...Ne konusuyor ne de bedeniyle bir isaret yapiyordu...Öylece durmus bakiyordu...Ben ise güçlü durmak istiyordum... Ama Dong Bin’e olan zaafimi bilen bedenim güçlü durmami engelliyor,tüm zayifligimi gözler önüne seriyordu...Aslinda benim bakislarimda onunkilerden farkli degildi...Çaresizlik,mutsuzluk,aci,ask benim gözlerimde de belirivermisti...
“Seviyordum onu...Ama mecburdum...Sevdigim adam için yapmak zorundaydim...”
Sanki aklimdaki bu düsünceleri disa vuruyordu bir sekilde bedenim...Sonunda gözlerimden süzülüverdi içimdeki acinin disa vurumu olan bir-iki damla gözyasi...Iste o an Dong Bin’in öfke saçan bakislari yumusadi birden...Her zamanki halini aldi...Artik çaresizlik,mutsuzluk belirmiyordu o bakislarda sadece ask saklaniyordu derinlerde o kadar ... Ve o mühürlü dudaklari yavasça aralandi...Gözlerinden süzülen gözyaslari dudaklarini islatti...Ve zorlukla çikti kelimeler o dudaklardan...
Dong Bin:Gitmeden önce son kez bana sarilir misin? Bütün gece her zaman yaptigim gibi sana masallar anlatsam yine dinler misin?
Artik kendimi tutmuyor,hiçkira hiçkira agliyordum...Dong Bin yavasça yanima gelerek sikica sarildi bana...Bir taraftan agliyor bir taraftan da konusmaya çalisiyordum...
Jin Sook:Ben...ben gerçekten böyle olsun istemedim...Sadece senin için...Senin iyiligin için yaptim...Simdi gidiyorum...Çünkü seni baska birinin yaninda görmeye hazir degilim...Kendimi buna hazirlamak istiyorum...Saraya döndügümde hersey eskisi gibi olmasa da...Belki sen beni bir daha istemesen de...Baska birine asik olsan da...Seni uzaktan da olsa görebilmek için,bununla yetinmeye kendimi hazirlamak için gidiyorum...Yoksa sanma ki seni sevmiyorum...Aksine her geçen gün içimdeki heyecan daha da büyüyor,korkularim daha da artiyor...Sana olan duygularim daha da derinlesiyor...
Dong Bin yüzümü ellerinin arasina alarak...
Dong Bin:Herseyi biliyorum...Senin içinde kopan tüm firtinalarin farkindayim...Çünkü su an ben de seninle ayni duygulari paylasiyorum...Sana olan öfkem sana duydugum o büyük,ismini henüz koyamadigim,asktan da kuvvetli olan o duygudan...(Biraz durduktan sonra aglayarak) Canim çok aciyor Jin Sook! Sana verdigim sözleri tutamadim...Seni koruyamadim...Affet beni...(Gözyaslarini sildikten sonra)Ama merak etme hiçbirsey degismeyecek...Sana olan sevgim hiç ama hiç bitmeyecek...Yüregim baska birisinin sevgisine kucak açamayacak hiçbir zaman...Sen benim karimsin...Ve ben ölene dek de benim için hep tek kalacaksin!
Jin Sook:Majesteleri...
-Ertesi Sabah-
Lady Park:Hersey hazir efendim...
Jin Sook:O zaman gidelim...
Disari çiktigimda tüm yardimcilarim önümde egilerek...
Yardimcilar:Kraliçemiz...
Onlara gülümseyerek minnetttarligimi belirttikten sonra tahtrevanima binmek için hareket ettigim sirada ana kraliçe konagimin önüne gelerek...
Ana Kraliçe:Jin Sook...
Hemen ana kraliçenin yanina giderek...
Jin Sook:Annecigim...
Ana Kraliçe:Seni ugurlamak istedim...
Jin Sook:Minnettarim efendim...
Ana Kraliçe:Kendine çok iyi bak olur mu?
Jin Sook:Peki anne...Lütfen siz de kendinize dikkat edin...
Ana Kraliçe(Gülümseyerek):Peki...O zaman daha fazla ben seni yolundan alikoymayayim...(Lady Park’a dönerek)Lütfen ona iyi bakin...
Lady Park:Emredersiniz ana kraliçem...
Tahtrevanima binmeden önce son kez ana kraliçeye ve konagima bakmis öyle tahtrevana binmistim...Sarayda geçtigim her noktada tüm hizmetkarlar büyük bir memnuniyetle beni selamliyordu...Bana eslik eden sorusturma ofisi güvenligim için gereken tüm önlemleri almisti...Bas Müfettis’in söyledigine göre gelmelerine basta sasirdigim özel 10 askeri benim güvenligim için majesteleri diger askerlere ek olarak özel kraliyet emriyle görevlendirmisti... Ayrica Dong Bin’in konagimdaki güvenligi arttirdigini,yanimda bulunacak olan yardimci sayisini ben rahat edeyim diye arttirdigini da bas müfettisten yolda giderken ögrendim...
Konagima gittigimde önce pek yadirgadim etrafi...Çünkü tek basima daha önce hiç kalmamistim...Etraf kusursuz bir güzellige sahipti...Ama yalniz olmak çok kötüydü...Lady Park benim rahat etmem için elinden geleni yapiyordu ama yine de içimdeki burukluk,gözlerimdeki bugu bir türlü gitmek bilmiyordu...
Sarayda da benimle ayni durumda olan bir kisi vardi...Dong Bin bensizlige alisamadigindan islerini bitirdikten sonra kendisini odasina kapatiyor,her zaman benimle yaptigi sabah yürüyüslerini artik yapmiyordu...Içindeki hüzün birseyler yapmasini engelliyordu...
-Konagima geldikten sonraki gün-
Lady Park(Heyecanla):Kraliçem..Kraliçem...
Kraliçe Jin Sook:Yine ne oldu?Saray disindayim ama hala her gelisinde üzerinde bir telas hakim!
Lady Park(Gülerek):Bu sefer iyi bir haberim var size...Majesteleri bir askerle bu mektubu yollamis size...
Heyecanla ayaga kalkarak...
Jin Sook:Ne?
Lady Park:Heyecanlanacak kadar varmis di mi? (Mektubu uzatarak)Buyrun...
Mektubu Lady Park gider gitmez okumaya baslamistim...
“Jin Sook...
Sanirim bu mektup eline geçtigi zaman ben senden 28 saat ayri kalmis olacagim...Aslinda bana kalsa hemen yanina gelirdim...Ama sabredecegim...Kararina saygi duyacagim...Bu benim için çok zor olacak ama yine de yapacagim...Bu sabah yürüyüse çikmadim...Senin gelisini bekliyorum çiçeklerin o güzel kokusuyla bulusmak için...Disari çikip derin derin nefes almak için...Senin gelisini bekliyor olacagim halkin arasina karisip o lezzetli yemeklerden yemek için...Hep uyuyacagim...Sirf rüyalarimda seni görmek için...O yüzden kendine çok iyi bak sevgili karicigim...Çünkü geldiginde yapacak çok seyimiz olacak...”
Su an o kadar mutluydum ki...Dong Bin’e olan özlemim o kadar büyüktü ki...Ama ben de sabredecektim...Sirf saraya döndügümde daha güçlü olabilmek için ben de sabredecektim...Kendimi olacaklari hazirlayabilmek için dayanmaliydim...Basarmaliydim...Tüm yaralarimin iyilesmesini beklemeli ve yeniden dogmaliydim...
Dong Bin her gün bir görevli ile bana mektup yolluyordu...O kadar mutlu oluyordum ki...Bu satirlar benim en büyük destegimdi...
“Biricik Esime
Aslinda bugün canim çok sikiliyor...Çünkü Jung Bin senin gibi tas oyunu oyanayamiyor...Biliyor musun Jin Sook?Hani beni her yendiginde sana kiziyordum ya artik kizmayacagim...Söz veriyorum...Sen döndügünde çok uslu bir çocuk olacagim...Ne istersen yapacagim...Bugün bahçeye çiktim...Ama onu da senin için yaptim...Sen döndügünde sana taçlar yapabilmek için çiçek tohumlari serptim Bay Kim ile...Tabi günlük toplantiya geç kaldim ama umurumda degil...Çünkü beni her zaman sinir eden bakanlari bu sefer de benim kizdirmam çok hosuma gitti... O yüzden çabuk dön...Gözündeki yaslarin bir daha akmayacagindan emin oldugun vakit hemen dön sevgili karicigim...Beni Jung Bin ve bakanlarin elinden bir an önce kurtar...Seni tüm kalbimle bekliyor olacagim...”
Ve bir baska mektup...
“Kalbimin Tek Sahibi Olan O Güzel Melege...
Bugün hiçbirsey anlatmayacagim saraydan...Sadece kalbimi anlatacagim sana...Duygularimi dile getirecegim sadece...Hepsini biliyorsun zaten ama bir kere daha duy istiyorum...Sen gidince bende olan degisiklikleri ögren istiyorum...
Bir kere yemek görünce dayanamayip ne kadar varsa hepsini yiyen ben artik hiçbir sey yemiyorum...Içimden gelmiyor senin o güzel gülüsünü görmeden masaya oturmak...Sonra sabahlari Bay Kim olmasa hep uyuya kalacagim...Çünkü rüyalarimda hep seni gördügümden hiç uyanmak gelmiyor içimden...Sonra her yerde seni görür gibi oluyorum...Geçenlerde günlük toplantida konusan hazine bakanini bile sen olarak gördüm bir an için...Gülme sakin bana...Bunlar hep senin suçun...Sonra dakikalari saymaya basladim...Sana acaba ne zaman kavusacagim diye?Uykumda gülmeye basladim,rüyalarimda hep sen oldugun için...Bunu da Bay Kim’den ögrendim...Tabi kimbilir benimle nasil dalga geçmistir içinden...Kral oldugum için dile getirememistir ama eminim ki geçmistir...O yüzden bir an önce dön sevgili karicigim...Baharimi yeniden getir bana...Içtigim sudan,yedigim yemekten yeniden tat almama neden ol...O yüzden bir an önce gücünü topla dön bana karicigim....”
Hergün geliyordu bu mektuplar...Hiçbir gün gelmemezlik etmemisti...Ben ise bilerek cevap yazmiyordum...Sirf gücümü toplayabilmek için...Zordu ama bir sekilde dayanmaya çalisiyordum...
Ve o gün gelip çatmisti...Bu sabah itibariyle Ha Jung saraya girmisti...Içimdeki yara sizlamaya çoktan baslamisti...Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki...Tarifsizdi...
-Ana Kraliçe’nin Konagi-
Lady Do:Ana kraliçem...Tören bakanligindan geldiler...Yeni saray cariyesini karsilama töreninde bulunup bulunmayacaginizi soruyorlar...
Ana Kraliçe:Hiçbir saray kurulu üyesi buna ben de dahil karsilama töreninde bulunmayacak...
Lady Do:Peki efendim...(Görevliye dönerek) Sanirim duydunuz...
Görevli:Evet efendim...
Kraliçe Jin Sook’un Saray Disindaki Konagi-
Aksam olmasina çok az vardi...Lady Park içeri,yanima geldiginde benim kötü bir halde oldugumu görünce telaslanarak...
Lady Park:Kraliçem...Iyi misiniz?
Kraliçe Jin Sook:Iyiyim...Telaslanma...
Daha da kötülestigimi görünce...
Lady Park:Ama böyle olmaz...Doktoru hemen çagiracagim...
Jin Sook:Birseyim yok...Sadece midem bulaniyor...
Lady Park:Olsun...Beni affedin ama bu sefer sizi dinlemeyecek ve doktoru çagiracagim...
-Yarim saat sonra-
Doktor nabzimi ölçtükten sonra gülerek...
Doktor:Kraliçem...
Jin Sook:Ne oldu?
Doktor:Tebrik ederiz efendim...Anne olacaksiniz...
O an neye ugradigimi sasirmis,kendime gelememistim...Bu bir rüya miydi bilmiyorum ama yine de çok güzeldi...O kadar mutluydum ki...Bu haberi almak için o kadar beklemistim ki...Sonunda olmustu iste...Mutluluk benim kapimi da çalimisti...
Lady Park(Aniden sevinç çigliklari atarak):Kraliçem...
Hemsireler:Tebrik ederiz kraliçem...
Jin Sook(Sevinç gözyaslarina bogularak):Tesekkür ederim...Tesekkür ederim...
-Büyük Saray-
Bay Kim(Üzülerek):Majesteleri artik Lady Ha Jung’un konagina gitmelisiniz...
Dong Bin:Gitmeyecegim...
Bay Kim:Ama böyle yaptiginiz bir duyulursa...
O sirada yardimci disaridan seslenerek...
Yardimci:Majesteleri...Girebilir miyim?
Dong Bin:Gel!
Yardimci(Sevinçle):Majesteleri kraliçenin saray disindaki konagindan simdi ilettiler efendim...Tebrik ederim...Kraliçemiz bir bebek bekliyormus efendim...
Dong Bin(Sevinçle ayaga kalkarak):Ne?
NOT:Ben bizim krali pek bir romantik yaptim...Artik kusuruma bakmayin...Bana çok resmi olmalari dogal gelmiyor...Sonuçta arada kurallar olsada onlar da insan...
NOT2:Bu aralar ve bayramdan sonra vizelerim var yazabilir miyim yeni bölümleri bilmiyorum o yüzden yeni bölümler gelmezse bana kizmayin ve beni ve hikayemi unutmayin...
Lady Park:Kraliçem...Majesteleri geldiler...
Kraliçe Jin Sook(Heyecanla):Ne? (Kendi kendime)
ong Bin...Hemen ayaga kalkip Dong Bin’in içeri gelmesini beklemeye baslamistim...Içeri girdiginde bizden bir emir almak için bir kösede duran Lady Park’a dönerek...
Dong Bin:Bizi yalniz birakin...Ayrica konagin kapilarini kilitleyin...Hepiniz odalariniza çekilebilirsiniz...
Lady Park(Bana bakarak):Ama majesteleri...
Dong Bin(Bagirarak):Ne diyorsam onu yap...
Lady Park(Çaresizce):Emredersiniz...
Lady Park disari çiktiginda odada yalniz ikimiz kalmistik...Birbirimize bakiyor,adeta gözlerimizle anlasiyor gibiydik...Dong Bin öyle bakiyordu ki bana...Öyle çok sey ifade ediyordu ki o bakislar...Çaresizlik,öfke,hayal kirikligi,mutsuzluk ve ask... Tek bir seferde birçok anlam yüklüydü...Sadece bakiyordu bana...Ne konusuyor ne de bedeniyle bir isaret yapiyordu...Öylece durmus bakiyordu...Ben ise güçlü durmak istiyordum... Ama Dong Bin’e olan zaafimi bilen bedenim güçlü durmami engelliyor,tüm zayifligimi gözler önüne seriyordu...Aslinda benim bakislarimda onunkilerden farkli degildi...Çaresizlik,mutsuzluk,aci,ask benim gözlerimde de belirivermisti...
“Seviyordum onu...Ama mecburdum...Sevdigim adam için yapmak zorundaydim...”
Sanki aklimdaki bu düsünceleri disa vuruyordu bir sekilde bedenim...Sonunda gözlerimden süzülüverdi içimdeki acinin disa vurumu olan bir-iki damla gözyasi...Iste o an Dong Bin’in öfke saçan bakislari yumusadi birden...Her zamanki halini aldi...Artik çaresizlik,mutsuzluk belirmiyordu o bakislarda sadece ask saklaniyordu derinlerde o kadar ... Ve o mühürlü dudaklari yavasça aralandi...Gözlerinden süzülen gözyaslari dudaklarini islatti...Ve zorlukla çikti kelimeler o dudaklardan...
Dong Bin:Gitmeden önce son kez bana sarilir misin? Bütün gece her zaman yaptigim gibi sana masallar anlatsam yine dinler misin?
Artik kendimi tutmuyor,hiçkira hiçkira agliyordum...Dong Bin yavasça yanima gelerek sikica sarildi bana...Bir taraftan agliyor bir taraftan da konusmaya çalisiyordum...
Jin Sook:Ben...ben gerçekten böyle olsun istemedim...Sadece senin için...Senin iyiligin için yaptim...Simdi gidiyorum...Çünkü seni baska birinin yaninda görmeye hazir degilim...Kendimi buna hazirlamak istiyorum...Saraya döndügümde hersey eskisi gibi olmasa da...Belki sen beni bir daha istemesen de...Baska birine asik olsan da...Seni uzaktan da olsa görebilmek için,bununla yetinmeye kendimi hazirlamak için gidiyorum...Yoksa sanma ki seni sevmiyorum...Aksine her geçen gün içimdeki heyecan daha da büyüyor,korkularim daha da artiyor...Sana olan duygularim daha da derinlesiyor...
Dong Bin yüzümü ellerinin arasina alarak...
Dong Bin:Herseyi biliyorum...Senin içinde kopan tüm firtinalarin farkindayim...Çünkü su an ben de seninle ayni duygulari paylasiyorum...Sana olan öfkem sana duydugum o büyük,ismini henüz koyamadigim,asktan da kuvvetli olan o duygudan...(Biraz durduktan sonra aglayarak) Canim çok aciyor Jin Sook! Sana verdigim sözleri tutamadim...Seni koruyamadim...Affet beni...(Gözyaslarini sildikten sonra)Ama merak etme hiçbirsey degismeyecek...Sana olan sevgim hiç ama hiç bitmeyecek...Yüregim baska birisinin sevgisine kucak açamayacak hiçbir zaman...Sen benim karimsin...Ve ben ölene dek de benim için hep tek kalacaksin!
Jin Sook:Majesteleri...
-Ertesi Sabah-
Lady Park:Hersey hazir efendim...
Jin Sook:O zaman gidelim...
Disari çiktigimda tüm yardimcilarim önümde egilerek...
Yardimcilar:Kraliçemiz...
Onlara gülümseyerek minnetttarligimi belirttikten sonra tahtrevanima binmek için hareket ettigim sirada ana kraliçe konagimin önüne gelerek...
Ana Kraliçe:Jin Sook...
Hemen ana kraliçenin yanina giderek...
Jin Sook:Annecigim...
Ana Kraliçe:Seni ugurlamak istedim...
Jin Sook:Minnettarim efendim...
Ana Kraliçe:Kendine çok iyi bak olur mu?
Jin Sook:Peki anne...Lütfen siz de kendinize dikkat edin...
Ana Kraliçe(Gülümseyerek):Peki...O zaman daha fazla ben seni yolundan alikoymayayim...(Lady Park’a dönerek)Lütfen ona iyi bakin...
Lady Park:Emredersiniz ana kraliçem...
Tahtrevanima binmeden önce son kez ana kraliçeye ve konagima bakmis öyle tahtrevana binmistim...Sarayda geçtigim her noktada tüm hizmetkarlar büyük bir memnuniyetle beni selamliyordu...Bana eslik eden sorusturma ofisi güvenligim için gereken tüm önlemleri almisti...Bas Müfettis’in söyledigine göre gelmelerine basta sasirdigim özel 10 askeri benim güvenligim için majesteleri diger askerlere ek olarak özel kraliyet emriyle görevlendirmisti... Ayrica Dong Bin’in konagimdaki güvenligi arttirdigini,yanimda bulunacak olan yardimci sayisini ben rahat edeyim diye arttirdigini da bas müfettisten yolda giderken ögrendim...
Konagima gittigimde önce pek yadirgadim etrafi...Çünkü tek basima daha önce hiç kalmamistim...Etraf kusursuz bir güzellige sahipti...Ama yalniz olmak çok kötüydü...Lady Park benim rahat etmem için elinden geleni yapiyordu ama yine de içimdeki burukluk,gözlerimdeki bugu bir türlü gitmek bilmiyordu...
Sarayda da benimle ayni durumda olan bir kisi vardi...Dong Bin bensizlige alisamadigindan islerini bitirdikten sonra kendisini odasina kapatiyor,her zaman benimle yaptigi sabah yürüyüslerini artik yapmiyordu...Içindeki hüzün birseyler yapmasini engelliyordu...
-Konagima geldikten sonraki gün-
Lady Park(Heyecanla):Kraliçem..Kraliçem...
Kraliçe Jin Sook:Yine ne oldu?Saray disindayim ama hala her gelisinde üzerinde bir telas hakim!
Lady Park(Gülerek):Bu sefer iyi bir haberim var size...Majesteleri bir askerle bu mektubu yollamis size...
Heyecanla ayaga kalkarak...
Jin Sook:Ne?
Lady Park:Heyecanlanacak kadar varmis di mi? (Mektubu uzatarak)Buyrun...
Mektubu Lady Park gider gitmez okumaya baslamistim...
“Jin Sook...
Sanirim bu mektup eline geçtigi zaman ben senden 28 saat ayri kalmis olacagim...Aslinda bana kalsa hemen yanina gelirdim...Ama sabredecegim...Kararina saygi duyacagim...Bu benim için çok zor olacak ama yine de yapacagim...Bu sabah yürüyüse çikmadim...Senin gelisini bekliyorum çiçeklerin o güzel kokusuyla bulusmak için...Disari çikip derin derin nefes almak için...Senin gelisini bekliyor olacagim halkin arasina karisip o lezzetli yemeklerden yemek için...Hep uyuyacagim...Sirf rüyalarimda seni görmek için...O yüzden kendine çok iyi bak sevgili karicigim...Çünkü geldiginde yapacak çok seyimiz olacak...”
Su an o kadar mutluydum ki...Dong Bin’e olan özlemim o kadar büyüktü ki...Ama ben de sabredecektim...Sirf saraya döndügümde daha güçlü olabilmek için ben de sabredecektim...Kendimi olacaklari hazirlayabilmek için dayanmaliydim...Basarmaliydim...Tüm yaralarimin iyilesmesini beklemeli ve yeniden dogmaliydim...
Dong Bin her gün bir görevli ile bana mektup yolluyordu...O kadar mutlu oluyordum ki...Bu satirlar benim en büyük destegimdi...
“Biricik Esime
Aslinda bugün canim çok sikiliyor...Çünkü Jung Bin senin gibi tas oyunu oyanayamiyor...Biliyor musun Jin Sook?Hani beni her yendiginde sana kiziyordum ya artik kizmayacagim...Söz veriyorum...Sen döndügünde çok uslu bir çocuk olacagim...Ne istersen yapacagim...Bugün bahçeye çiktim...Ama onu da senin için yaptim...Sen döndügünde sana taçlar yapabilmek için çiçek tohumlari serptim Bay Kim ile...Tabi günlük toplantiya geç kaldim ama umurumda degil...Çünkü beni her zaman sinir eden bakanlari bu sefer de benim kizdirmam çok hosuma gitti... O yüzden çabuk dön...Gözündeki yaslarin bir daha akmayacagindan emin oldugun vakit hemen dön sevgili karicigim...Beni Jung Bin ve bakanlarin elinden bir an önce kurtar...Seni tüm kalbimle bekliyor olacagim...”
Ve bir baska mektup...
“Kalbimin Tek Sahibi Olan O Güzel Melege...
Bugün hiçbirsey anlatmayacagim saraydan...Sadece kalbimi anlatacagim sana...Duygularimi dile getirecegim sadece...Hepsini biliyorsun zaten ama bir kere daha duy istiyorum...Sen gidince bende olan degisiklikleri ögren istiyorum...
Bir kere yemek görünce dayanamayip ne kadar varsa hepsini yiyen ben artik hiçbir sey yemiyorum...Içimden gelmiyor senin o güzel gülüsünü görmeden masaya oturmak...Sonra sabahlari Bay Kim olmasa hep uyuya kalacagim...Çünkü rüyalarimda hep seni gördügümden hiç uyanmak gelmiyor içimden...Sonra her yerde seni görür gibi oluyorum...Geçenlerde günlük toplantida konusan hazine bakanini bile sen olarak gördüm bir an için...Gülme sakin bana...Bunlar hep senin suçun...Sonra dakikalari saymaya basladim...Sana acaba ne zaman kavusacagim diye?Uykumda gülmeye basladim,rüyalarimda hep sen oldugun için...Bunu da Bay Kim’den ögrendim...Tabi kimbilir benimle nasil dalga geçmistir içinden...Kral oldugum için dile getirememistir ama eminim ki geçmistir...O yüzden bir an önce dön sevgili karicigim...Baharimi yeniden getir bana...Içtigim sudan,yedigim yemekten yeniden tat almama neden ol...O yüzden bir an önce gücünü topla dön bana karicigim....”
Hergün geliyordu bu mektuplar...Hiçbir gün gelmemezlik etmemisti...Ben ise bilerek cevap yazmiyordum...Sirf gücümü toplayabilmek için...Zordu ama bir sekilde dayanmaya çalisiyordum...
Ve o gün gelip çatmisti...Bu sabah itibariyle Ha Jung saraya girmisti...Içimdeki yara sizlamaya çoktan baslamisti...Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki...Tarifsizdi...
-Ana Kraliçe’nin Konagi-
Lady Do:Ana kraliçem...Tören bakanligindan geldiler...Yeni saray cariyesini karsilama töreninde bulunup bulunmayacaginizi soruyorlar...
Ana Kraliçe:Hiçbir saray kurulu üyesi buna ben de dahil karsilama töreninde bulunmayacak...
Lady Do:Peki efendim...(Görevliye dönerek) Sanirim duydunuz...
Görevli:Evet efendim...
Kraliçe Jin Sook’un Saray Disindaki Konagi-
Aksam olmasina çok az vardi...Lady Park içeri,yanima geldiginde benim kötü bir halde oldugumu görünce telaslanarak...
Lady Park:Kraliçem...Iyi misiniz?
Kraliçe Jin Sook:Iyiyim...Telaslanma...
Daha da kötülestigimi görünce...
Lady Park:Ama böyle olmaz...Doktoru hemen çagiracagim...
Jin Sook:Birseyim yok...Sadece midem bulaniyor...
Lady Park:Olsun...Beni affedin ama bu sefer sizi dinlemeyecek ve doktoru çagiracagim...
-Yarim saat sonra-
Doktor nabzimi ölçtükten sonra gülerek...
Doktor:Kraliçem...
Jin Sook:Ne oldu?
Doktor:Tebrik ederiz efendim...Anne olacaksiniz...
O an neye ugradigimi sasirmis,kendime gelememistim...Bu bir rüya miydi bilmiyorum ama yine de çok güzeldi...O kadar mutluydum ki...Bu haberi almak için o kadar beklemistim ki...Sonunda olmustu iste...Mutluluk benim kapimi da çalimisti...
Lady Park(Aniden sevinç çigliklari atarak):Kraliçem...
Hemsireler:Tebrik ederiz kraliçem...
Jin Sook(Sevinç gözyaslarina bogularak):Tesekkür ederim...Tesekkür ederim...
-Büyük Saray-
Bay Kim(Üzülerek):Majesteleri artik Lady Ha Jung’un konagina gitmelisiniz...
Dong Bin:Gitmeyecegim...
Bay Kim:Ama böyle yaptiginiz bir duyulursa...
O sirada yardimci disaridan seslenerek...
Yardimci:Majesteleri...Girebilir miyim?
Dong Bin:Gel!
Yardimci(Sevinçle):Majesteleri kraliçenin saray disindaki konagindan simdi ilettiler efendim...Tebrik ederim...Kraliçemiz bir bebek bekliyormus efendim...
Dong Bin(Sevinçle ayaga kalkarak):Ne?
NOT:Ben bizim krali pek bir romantik yaptim...Artik kusuruma bakmayin...Bana çok resmi olmalari dogal gelmiyor...Sonuçta arada kurallar olsada onlar da insan...

NOT2:Bu aralar ve bayramdan sonra vizelerim var yazabilir miyim yeni bölümleri bilmiyorum o yüzden yeni bölümler gelmezse bana kizmayin ve beni ve hikayemi unutmayin...
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man





Zaten bayramdan sonra 2 hafta boyunca sinavlarim devam edecek...Belki sen o zamana kadar gelirsin...




Spoiler
![[Resim: kkseonhwa.jpg]](http://img695.imageshack.us/img695/9710/kkseonhwa.jpg)
![[Resim: shinchu.png]](http://img811.imageshack.us/img811/5880/shinchu.png)
![[Resim: kralieyeonhye.png]](http://img338.imageshack.us/img338/5145/kralieyeonhye.png)
![[Resim: kralsejong.png]](http://img3.imageshack.us/img3/5938/kralsejong.png)
![[Resim: prens.png]](http://img815.imageshack.us/img815/4053/prens.png)