Yorumları: 2,467
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 02-06-2009
Teşekkür Puanı:
142
11-11-2010, Saat: 15:22
(Son Düzenleme: 11-11-2013, Saat: 23:29, Düzenleyen: otuker.)
(11-11-2010, Saat: 12:07)Lee Seung Hyo yazdı: ~*~ ANTIKA SARAY ~*~
~Karakterler ~
SeonHwa(Küçük)
ShinChu
![[Resim: shinchu.png]](http://img811.imageshack.us/img811/5880/shinchu.png)
[Bu ShinChu birine benziyor ama neyse.  YeonHye
Kral SeJong
Genç Prens Kim Hyun
7.Bölüm / Genç Prens/ Ha Seong Usta / Kervan
Not:
Artik olaylari Prensesin agzindan anlatacagim. 3.Sahis saçma gibi oldu.
~ShinChu beni kucagina almis tasiyordu.Kolumdaki yara ne kadar derindi bilmiyorum.Fakat sicak kanimin yere damladigini hissedebiliyordum.Biraz gittikten sonra ShinChu'nun durdugunu hissettim.Kendi kendine birsey söylüyordu.~
-Saray çok uzak.Oraya kadar Prenses dayanamaz.
~Demekki beni baska biryere götürecekti.Yönünü degistirdi.Ha Seong ustanin hanina dogru gidiyorduk.ShinChu hizli adimlarla ilerlerken yolla bir kervanla karsilasti.ShinChu'nun kucaginda beni gören kervan lideri hemen durdu.Atindan inip yanimiza geldi~
-Neyi var? Yarali mi?
-Evet.Yarasi derin.Lütfen yardim edin.
~Kervan lideri genç ve yakisikliydi. En fazla 20 yasindaydi.Arkadan birisi bagirdi.~
-Prensim bir sorunmu var?
-Hemen atimi getir.Yarali var.
~Bu kisi yardimcisi olmaliydi.Emri üzerine hemen ati getirdi.ShinChu kucagindan beni genç lidere verip ata bindi.Genç liderin kollari yumusacikti.Sanki bir pamugun üzerindeydim.Ata binmis olan ShinChu'ya beni uzatti.ShinChu dikkatle kucagina aldi beni.Simsiki tutuyordu.Kollari sicacikti.Endisesi yüzünden okunuyordu.~ShinChu genç lidere bakti.~
-Onu saraya kadar bu sekilde götürmemiz imkansiz.Yarasi çok derin.
-Tamam.Yakinlarda bir han olacak.Hemen oraya gidelim.
~Arkasini döndü ve hizli adimlarla yürüdü.Hemen bir ata bindi.Hizla yol aldik.ShinChu hala simsiki tutuyordu beni.5 dakika geçmeden hana vardik.Dikkatle attan inip kucagina aldi beni.Hanin kapisindan içeri girdi.Ha Seong usta bizi görünce çok sasirdi.Kosarak yanimiza geldi.~
-Ne oldu ShinChu? Ne bu hal?
-Anlatmam uzun sürer usta.Yarasi çok derin.Hemen müdahale etmen lazim.
-Peki.Gel benimle.
~Dedi endiseli bir sekilde.Bir iki oda geçtikten sonra eczane tarzi bir yere geldik.:ShinChu oradaki bir yataga hemen yatirdi beni.Ha Seong usta raftan bir iki minik kese alip bas ucuma geldi.Kolumdaki yarayi açti.Bir süre bakti.~
-Kiliç yarasi!
~Dedi çok sinirli bir sekilde.ShinChu'nun ise gözleri dolmustu.Kendini sçladigi belliydi.~
-Onu yanliz birakmamaliydim.Benim suçum!
-Sakin ol ShinChu.Nasil geldiniz buraya?
-Yolda bir kervanla karsilastik.Genç bir prens gelmemize yardim etti.
-Him... Yarasi derin.Geç kalmaman çok büyük bir sans.
~Elindeki minik keselerdeki otlardan birer tutam aldi.Bir kasenin içinde az bir suyla karistirarak yumusatti.Su ve pamukla temizledigi yaranin üstüne koydu.Birden bir sizlama hissettim.Çok aciyordu.Zorla gözlerimi araladim.Ikiside çok heyecanlanmisti.ShinChu hemen Ha Seong ustanin yanina gelip yere çöktü.~
-Iyimisiniz prensesim?
-...Canim aciyor.
~Ha Seong usta gülümseyen gözlerle bakti.~
-Caninin biraz yanacak fakat bu ilaç sizi hemen iyilestirecektir.Lütfen yormayin kendinizi.
~Cevap bile veremeden uyuya kalmisim.Ha Seong usta kolumdaki yarayi iyice temizleyip özenle sardi.Ha Seong usta ShinChu'ya disari çikmasi için isaret yapti.Beraber odanin disina çiktilar.~
-Anlat ShinChu.Neler oluyor? Prensesi kim yaraladi?
-Prenses annesini ziyaret için tapinaga gitmisti.Tek basina.Yaninda gitmek istedim ama izin vermedi.Içim rahat etmedigi için arkasindan gittim.Tapinak çikisinda bir adam onu yaralamisti.
-O adama ne oldu peki?
-En son okla vurmustum onu.
-Adini biliyor musun?
-Hayir ama Baekje'den gelen elçinin ogluydu.
~Ha Seong ustanin gözleri fal tasi gibi açildi.Çok sasirmisti.Arkasini döndü.Gözleri dolar gibi oldu ama kendine hakim olmaya çalisiyordu.Tekrar arkasini dönüp ShinChu'ya bakti.
-Sen burada prensesin yaninda kal.Ben gidip tapinagin oraya bakacagim.
~ShinChu cevap veremeden çoktan kilicini alip disari çikmisti.ShinChu tekrar prensesin yanina gitti.Prenses uyuyordu.Yaninda diz üstü çöktü.Ve onu izlemeye basladi.Hersey için kendini suçluyordu.~
-Çok özür dilerim Prensesim.Hersey benim suçum.Sizi tek basiniza göndermemeliydim.Affedin lütfen beni...
~Ha Seong usta tapinaga giderken bir yandan da kendi kendine konusuyordu.~
-Lütfen o olmasin. Lütfen...
7.Bölüm Sonu / Begenmeniz Dilegiyle. Bayildim...Çok güzel olmus...  Ellerine saglik canim benim ... Shin Chu
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
Yorumları: 381
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 18-09-2010
Teşekkür Puanı:
36
(11-11-2010, Saat: 11:21)06_CraZy_06 yazdı: (09-11-2010, Saat: 13:16)Shinee_Kerina yazdı: Special Love
Uzun zaman sonra ~~~~~~
Güzelim harika bir bölüm olmus hele sonuna ba-yil-dim!
Yeni bölümü çabuk yazmaya çalis tamam mi?
-----
Yeni bölümler hazir ki....Ben sadece yorum bekliyorum  Az sonra eklerim
Sen Benim İçin İlktin
Senin Tahtın Hep Boştu
Bunu İlk Kez Anladım
Yorumları: 381
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 18-09-2010
Teşekkür Puanı:
36
Special Love
3 Gün sonra
"Shinee grubu yeni Albümlerinin Klip çekimlerine basladigini duyurdu.Çikis yapacak olan sarkinin ise 'Special Love' olacagi yönünde bazi iddialar var.Bir diger iddia ise Klip'te oynayacak kiz hakkinda.Bu kizin-"
Televizyonu kapatan Onew oldu.
Onew:
"Simdiden Ünlü oldun NeulRa..."
Neulra:
"Ya...Ne demezsin!Sadece klipte oynayacagim.Yüzümü bile hatirlamayacaklar."
Taemin:
"Saçmalama!Senin yüzünü hatirlamayacak biri daha dogmadi"
Minho:
"Hadi o zaman.Stüdyo'ya gidelim.Klip'in dans koografisini NeulRa'yada ögretmemiz lazim"
Neulra:
"Hey!Yavas ol Minho!Sadece Klipte oynaycacagim.Sizinle dans etmeyecegim!"
Minho:
"Dogru sadece dans etmeyeceksin...Sarkida söyleyeceksin"
Neulra:
"Amanin!Ney?"
Minho:
"Banane!Hep onlarin istedigini yapiyorsun.Benim istedigimide yap"
NeulRa:
"Minho!saçmalama.Ben nasil sizinle sarki söyleyip dans edebilirim?"
Teamin:
"stüdyoda görürsün!"
Herkes kiyafetlerini alip kendi arabalarina bindiler ve stüdyoya gittiler.
Key:
"NeulRa...Ihm...Sey...Surada giyinebilirsin."
Kabin gibi bir yeri gösteriyordu.Erkekler stüdyonun diger Kabin'inde giyinirken.NeulRa Giyinmis.Stüdyo'nun ortasinda bazi hareketler yapmaya basladi.Key içlerinde en erken çikandi.NeulRa'ya bakti.'Lucifer' klibinin dans'ini yaptigini fark etti.NeulRa basini çevirip Key'i görünce durmaya çalisti.Fakat dengesini kaybedince düsecek gibi oldu.Key Tuttu NeulRa'yi.
"Te-Tesekkürler"
Key:
"Nerden izledin?"
Neulra:
"Efendim?"
Key:
"Dansi diyorum...Nerden izledin?"
Neulra:
"Ah...Gittigim zaman...Sürekli sizi izledim..."
Key içindeki canavarla savasiyordu suan.Gidip NeulRa'ya sarilmamak için savasiyordu...O sirada herkes gelince Dans etmeye basladilar.NeulRa Bazi hareketleri yapamayinca Taemin gelip yavasça gösteriyordu.
Taemin:
"Tanrim!Gerçekten çok çabuk anliyorsun.Bunlara ögretene kadar canim çikiyor"
Bütün grup:
"Heeeyyy!"
Teamin:
"Yalan mi?Kiza daha ilk defa gösterdim.Al bak yapiyor"
Jonghyun:
"Hah!Ben sarki söylemeyi biraksam sen ne yapacaksin?"
Taemin:
"Hahah!Bak NeulRa var burda.Senin yerine onu aliriz!"
Jongh:
"Oh NeulRa.Aldin bakiyorum yerimi"
NeulRa:
"Aaa.Taemin saçmalama.Jonghyun'nun yerini dolduramam ki ben"
Taemin:
"Abi su dansi bitirelim de gidip klip çekimleri var daha!"
Neulra:
"Hepsi bugün mü?"
Taemin:
"Evet.Bugün biraz yogunuz hanimefendi"
NeulRa:
"Dimam dimam.Hadi yapalimda bitsin o zaman"
Taemin:
"Aman!Seker sey!"
Dans a basladilar.Bir iki hareket disinda NeulRa ilk defaya göre muhtesemdi.Biraz ara vermek iyi olacakti aslinda.Yaklasik 5 saattir araliksiz çalisiyorlardi.
Onew&Minho:
"Biraz ara yapalim ya."
Jonghyun:
"Katiliyorum."
Key:
"Hadi neulRa...Takildigimiz bir kafe var..Seni götürme-"
Taemin:
"Biz burada kalip çalissak olur aslinda."
Key içten içe reddedilmenin ne demek oldugunu bir kez daha anladi...Ama bunu fazla yasamadi.
NeulRa:
"Biz de gidelim Taemin.Neden duralim ki?"
NeulRa Key'in koluna girdi.Birlikte yolun ortasinda sarki söyleyen iki 'manyak'i gören herkes gülümsüyordu.Kafe'de köseye oturmus birbirlerine pasta yediriyorlardi.
Taemin:
"Ha-Hadi bu kadar ara yeter"
Key:
"Hah!Ne oldu?Çalisma azmin mi dogdu?"
Taemin:
"Kapa çeneni bay anahtar!"
Key:
"Üzülme Ne olur Çalis senin de olur"
NeulRa:
"Tamam çocuklar.Gidelim.Hadi Key!Gir koluma Sarkiya devam edecegiz!"
Key NeulRa'nin koluna girdi.Yolda tekrar küçük çocuklar gibi sarki söylüyorlardi.Stüdyoya geldiklerinde Taemin son bir kez Koografiyi gösterdi.Ve basladilar....
~~~~~~
NeulRa:
"Tanrim!Bu süperdi!
Taemin:
"Sen simdi asil yeri gör.Burasi daha güzel."
NeulRa:
"Nasil yani?"
Tae:
"Az sonra görürsün"
Herkes dusunu aldiktan sonra giyinip asagiya indiler.Kapida bekleyen arabaya bindiler.Biraz zaman geçtikten sonra bir okula gelmislerdi.
"Evet iste burasi"
NeulRa okula bakti.Gerçekten çok güzeldi.
"Vay be...Benim okuluma hiç benzemiyor..."
Taemin NeulRa'nin kulagina egildi.
"Seninle özel bir sey konusacaktik ya hani..."
NeulRa:
"Ee?"
Taemin:
"Çikista konusalim mi?"
NeulRa:
"Tamam...Bakariz..."
Osirada biri NeulRa'yi çekti.Taemin gülüyordü.
"Korkma!"
NeulRa:
"ne?"
Taemin:
"Git ve giyin!"
Bütün grup Okul üniformalari giymisti.Klibin konusu ise okulun saf,temiz kizindan -NeulRa- etkilenirler.Ayni bir filim çekimi gibi...Arada diyologlarda olacakti...
NeulRa üstünde ki okul üniformasi,uzun sari saçlari iki yandan toplanmis ve bukle bukle yapilmis,Kakülleri anlina dökülmüs bir tanriça gibi duruyordu.Key'in saçlari sol tarafa dogru keskin bir sekilde kesilmis ve kumral rengine bürünmüstü.Taemin'in saçlari dalga dalga ve turuncu ya benzeyen bir rengi andiriyordu.Jonghyun beyaz-turuncu-sari renginde ki saçlari ile göz aliyordu.Onew Saçlarini kisaltmis ve açik bir renge boyamisti.Minho'nun saçlari ise simsiyah,uzun ve dalgaliydi.Herkes onlara bakiyordu.Klip çekimi için özel olrak bir sinif ayarlanmisti.Disarida yagmur yagiyordu.Muhtesem bir görüntüydü.Basliyoruz...(Ring ding dong klibinde ki görünümleri)
(Simdi baska bir filim gibi anlatacagim size)
"Çocuklar!Yeni Nakil ögrencimizi sizlere tanitmak istiyorum.NeulRa içeri girebilirsin."
NeulRa ayakkabilarinin çikardigi sesi duydukça kendine olan güveni artiyor,kendini iyice rolüne kaptiriyordu.
"Merhaba!"
Rol geregi Herkesin NeulRa'ya agzi açik bakmalari gerekiyordu.Herkes Rolü unutmus gerçekten Agzi açik bakiyordu.
Ögretmen:
"Hey!Taemin!Yanin bos degil mi?"
"Hayir hocam...Olmasini isterdim ama Onew gelecek!"
"Key.Senin yanin bos mu?"
Key yaninda arkadasinin çantasini yere atti ve
"Evet bos!"
NeulRa Key'in yanina oturdu.Sözde hoca dersi anlatiyormus gibi yaparken birbirlerine bakiyorlardi.Taemin'in ise onlara pis pis bakmasi gerekiyordu.Ne kadar rol geregi bile olsa rollerini unutup bunu gerçekten yapmaya basladilar.Sinfiin içinde çekilmesi gereken rollerin hepsi çekilmisti
"Kestik!Gerçekten çok iyidin NeulRa!Simdi okul çikisi gibi davranacaksiniz.Yagmur yagdigi için bu daha iyi olacak.Onew sen semsiye ile NeulRa'yi evine birakacaksin."
NeulRa Yavas adimlarla okuldan çikti.Gökyüzüne bakti.Yagmur bardaktan bosalircasina yagiyordu.Onew söylenildigi gibi semsiye ile birlikte NeulRa'yi eve kadar birakti.Biraz zaman geçince NeulRa'nin evden disari çikip biraz gezmesi gerekiyordu.Minho kapinin önünde bekliyordu.NeulRa ile birlikte bir parkta gezdiler.Dönerken ise Taemin ile karsilasti.Kapinin önünde oturup onunlada konustular...
2 gün sonra
Klibin son rütüs (!) larida yapildiktan sonra Stüdyoya gittiler ve kiyafetlerini giyip dansi çekmeye basladilar...Sorunsuzca hallolmustu buda.NeulRa çok güzel dans ediyordu...Klibin arasina danslarinida montojladiklarinda artik hepsi yorgun düsmüstü.Eve geldiklerinde hepsi koltuga yayilmis ve orada uyuya kalmislardi
Sen Benim İçin İlktin
Senin Tahtın Hep Boştu
Bunu İlk Kez Anladım
Yorumları: 344
Konuları: 15
Kayıt Tarihi: 29-01-2010
Teşekkür Puanı:
77
SUYA BIRAKILAN HAYALLER
BÖLÜM 1: ORJIN...
(Yagmur)
Aceleyle kosarak merdivenlere yöneldigimde nefesimin düzene girmesi için bir kaç saniye bekledim. Gelmislerdi...Ve onu görebilmek için asansörü bekleyemeyip alt kata kostum...
Son basamagi da atlayip gözlerimi kapiya çevirdim, oradalardi...Ve gözlerim her zaman oldugu gibi istemsizce ona odaklandi.Magrur bakislarla etrafi söyle bir süzüp, yanindaki güzel gamzeleri olana döndü... Hepsi çok güzel yüzlere sahipti ama o...Nedense o çok farkliydi benim için...Kimi kandiriyorum ki, onun binlerce hayrani var...Benimse onun hayranlariyla aramda görebildigim tek fark onun görünüsüyle etkilenmemis olmam sanirim... Çünkü görünüsüne baksaydim bu kadar kibirli oldugu için ikinci kez yüzüne bakma zahmetine bile girmezdim...
Ah, hayir...Bu tarafa yöneldiler, hizla arkami dönüp koridora saptim ve beklemeye basladim. Yanimdan beni farketmeden geçip gitmelerini beklerken yüzüne bakmaktan kendimi alamiyordum...
Yine benden giderek uzaklasiyordu, beni görmeden...Cidden...Beni istese bile göremez, saklanma konusunda bir ödül bile alabilirim. T.T
Üzüntüyle basimi egip kendime ait odama gitmek için asansöre yöneldim.
Bu sirkete geleli yaklasik bir yil oldu.Tipki bir rüya gibiydi...Yillarca Seoul'e gelmenin hayalini kurup durmustum ama gerçek olacagini kim bilebilirdi ki?? Geldigim ilk hafta sirketin tüm katlarini gezip ögrenmek gibi bir çabaya girmistim... Bir seferinde ses kayitlarinin yapildigi odalarin birinde hala çalisma oldugunu farkettim, halbuki o gün izin günüydü...Içeriden gelen ses öyle güzeldi ki...Kendime hakim olamayip dinlemeye basladim...Ayni sarkiyi defalarca en basindan söyleyip durmustu ve ben zaman kavramini tamamen unutmus, adeta büyülenmis gibi onu dinlemistim... Öylece kalakalmisken birden kapi açildi ve yüzyüze geldik. Ne diyecegimi bilemeyip bir süre gözlerine baktim ve kendimi 'mianheo' demeye zorlayarak hizla oradan uzaklastim...Sesi beni kendine çekmisti ve yüzü...Hiç aklimdan çikmamisti...Aradan aylar geçti ama hala onunla tanismadim..Bunu aklima getirmeye bile korkuyorum... O ünlü bir grubun üyesi ve hislerimin çok yanlis oldugunun farkindayim...
Ah...grubun adi SS501 ve o...sesine asik oldugum kisi Jung Min...
Dalginlikla asansörden inip 4. kattaki odama girdim. Odanin bir kismi binadaki her oda gibi boydan boya camdi. Seoul'ü bütün güzelligiyle görebiliyordum bu sayede... Yine o essiz manzaraya dalip gitmistim...
Birden telefonun sesiyle irkildim. Cep telefonumdu ama numarayi tanimiyordum, Seoul'e ait bir numaraydi...
- Merhaba dedim Korece.
Duyduklarim karsisinda agzim açik kalmisti!
- Nasil yani?? Ciddi olamazsin!!...
SS501 DA-ĞIL-MA-DI!
S.T.01
SS501 and Triple S united as one from now until forever.
Yorumları: 344
Konuları: 15
Kayıt Tarihi: 29-01-2010
Teşekkür Puanı:
77
Hikayemin ilk bölümünü yolladim, umarim begenirsiniz...
SS501 DA-ĞIL-MA-DI!
S.T.01
SS501 and Triple S united as one from now until forever.
Yorumları: 1,891
Konuları: 50
Kayıt Tarihi: 12-06-2010
Teşekkür Puanı:
283
(11-11-2010, Saat: 17:04)anjell_girl yazdı: SUYA BIRAKILAN HAYALLER
BÖLÜM 1: ORJIN...
(Yagmur)
Aceleyle kosarak merdivenlere yöneldigimde nefesimin düzene girmesi için bir kaç saniye bekledim. Gelmislerdi...Ve onu görebilmek için asansörü bekleyemeyip alt kata kostum...
Son basamagi da atlayip gözlerimi kapiya çevirdim, oradalardi...Ve gözlerim her zaman oldugu gibi istemsizce ona odaklandi.Magrur bakislarla etrafi söyle bir süzüp, yanindaki güzel gamzeleri olana döndü... Hepsi çok güzel yüzlere sahipti ama o...Nedense o çok farkliydi benim için...Kimi kandiriyorum ki, onun binlerce hayrani var...Benimse onun hayranlariyla aramda görebildigim tek fark onun görünüsüyle etkilenmemis olmam sanirim... Çünkü görünüsüne baksaydim bu kadar kibirli oldugu için ikinci kez yüzüne bakma zahmetine bile girmezdim...
Ah, hayir...Bu tarafa yöneldiler, hizla arkami dönüp koridora saptim ve beklemeye basladim. Yanimdan beni farketmeden geçip gitmelerini beklerken yüzüne bakmaktan kendimi alamiyordum...
Yine benden giderek uzaklasiyordu, beni görmeden...Cidden...Beni istese bile göremez, saklanma konusunda bir ödül bile alabilirim. T.T
Üzüntüyle basimi egip kendime ait odama gitmek için asansöre yöneldim.
Bu sirkete geleli yaklasik bir yil oldu.Tipki bir rüya gibiydi...Yillarca Seoul'e gelmenin hayalini kurup durmustum ama gerçek olacagini kim bilebilirdi ki?? Geldigim ilk hafta sirketin tüm katlarini gezip ögrenmek gibi bir çabaya girmistim... Bir seferinde ses kayitlarinin yapildigi odalarin birinde hala çalisma oldugunu farkettim, halbuki o gün izin günüydü...Içeriden gelen ses öyle güzeldi ki...Kendime hakim olamayip dinlemeye basladim...Ayni sarkiyi defalarca en basindan söyleyip durmustu ve ben zaman kavramini tamamen unutmus, adeta büyülenmis gibi onu dinlemistim... Öylece kalakalmisken birden kapi açildi ve yüzyüze geldik. Ne diyecegimi bilemeyip bir süre gözlerine baktim ve kendimi 'mianheo' demeye zorlayarak hizla oradan uzaklastim...Sesi beni kendine çekmisti ve yüzü...Hiç aklimdan çikmamisti...Aradan aylar geçti ama hala onunla tanismadim..Bunu aklima getirmeye bile korkuyorum... O ünlü bir grubun üyesi ve hislerimin çok yanlis oldugunun farkindayim...
Ah...grubun adi SS501 ve o...sesine asik oldugum kisi Jung Min...
Dalginlikla asansörden inip 4. kattaki odama girdim. Odanin bir kismi binadaki her oda gibi boydan boya camdi. Seoul'ü bütün güzelligiyle görebiliyordum bu sayede... Yine o essiz manzaraya dalip gitmistim...
Birden telefonun sesiyle irkildim. Cep telefonumdu ama numarayi tanimiyordum, Seoul'e ait bir numaraydi...
- Merhaba dedim Korece.
Duyduklarim karsisinda agzim açik kalmisti!
- Nasil yani?? Ciddi olamazsin!!...
Anlatimina bayildim. 
Demek Jung Min? 
Telefonda ne konustular?
Yorumları: 381
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 18-09-2010
Teşekkür Puanı:
36
(11-11-2010, Saat: 17:04)anjell_girl yazdı: SUYA BIRAKILAN HAYALLER
BÖLÜM 1: ORJIN...
.
Süperdi!Takip ettigim bir hikaye daha 
Yeni bölüm ne zaman tatlim?
Sen Benim İçin İlktin
Senin Tahtın Hep Boştu
Bunu İlk Kez Anladım
Yorumları: 344
Konuları: 15
Kayıt Tarihi: 29-01-2010
Teşekkür Puanı:
77
SS501 DA-ĞIL-MA-DI!
S.T.01
SS501 and Triple S united as one from now until forever.
Yorumları: 2,401
Konuları: 10
Kayıt Tarihi: 25-04-2009
Teşekkür Puanı:
208
(11-11-2010, Saat: 17:04)anjell_girl yazdı: SUYA BIRAKILAN HAYALLER
[font=Times New Roman]BÖLÜM 1: ORJIN...
Vay harika bir hikaye daha bizi bekliyor gibi 
Ss501 e Jung Min oyy bayilirim 
Devamini sabirsizlikla bekliyorum canim
Love is real, real is love,
Love is feeling, feeling love,
Love is wanting to be loved.
~
Love is you,
You and me,
Love is knowing,
We can be...
~ F.T Island ~
<3 Choi Min Hwan <3
Lee Hong Ki
Choi Jong Hoon
Lee Jae Jin
Song Seung Hyun
Yorumları: 2,467
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 02-06-2009
Teşekkür Puanı:
142
(11-11-2010, Saat: 17:04)anjell_girl yazdı: SUYA BIRAKILAN HAYALLER
BÖLÜM 1: ORJIN...
(Yagmur)
Aceleyle kosarak merdivenlere yöneldigimde nefesimin düzene girmesi için bir kaç saniye bekledim. Gelmislerdi...Ve onu görebilmek için asansörü bekleyemeyip alt kata kostum...
Son basamagi da atlayip gözlerimi kapiya çevirdim, oradalardi...Ve gözlerim her zaman oldugu gibi istemsizce ona odaklandi.Magrur bakislarla etrafi söyle bir süzüp, yanindaki güzel gamzeleri olana döndü... Hepsi çok güzel yüzlere sahipti ama o...Nedense o çok farkliydi benim için...Kimi kandiriyorum ki, onun binlerce hayrani var...Benimse onun hayranlariyla aramda görebildigim tek fark onun görünüsüyle etkilenmemis olmam sanirim... Çünkü görünüsüne baksaydim bu kadar kibirli oldugu için ikinci kez yüzüne bakma zahmetine bile girmezdim...
Ah, hayir...Bu tarafa yöneldiler, hizla arkami dönüp koridora saptim ve beklemeye basladim. Yanimdan beni farketmeden geçip gitmelerini beklerken yüzüne bakmaktan kendimi alamiyordum...
Yine benden giderek uzaklasiyordu, beni görmeden...Cidden...Beni istese bile göremez, saklanma konusunda bir ödül bile alabilirim. T.T
Üzüntüyle basimi egip kendime ait odama gitmek için asansöre yöneldim.
Bu sirkete geleli yaklasik bir yil oldu.Tipki bir rüya gibiydi...Yillarca Seoul'e gelmenin hayalini kurup durmustum ama gerçek olacagini kim bilebilirdi ki?? Geldigim ilk hafta sirketin tüm katlarini gezip ögrenmek gibi bir çabaya girmistim... Bir seferinde ses kayitlarinin yapildigi odalarin birinde hala çalisma oldugunu farkettim, halbuki o gün izin günüydü...Içeriden gelen ses öyle güzeldi ki...Kendime hakim olamayip dinlemeye basladim...Ayni sarkiyi defalarca en basindan söyleyip durmustu ve ben zaman kavramini tamamen unutmus, adeta büyülenmis gibi onu dinlemistim... Öylece kalakalmisken birden kapi açildi ve yüzyüze geldik. Ne diyecegimi bilemeyip bir süre gözlerine baktim ve kendimi 'mianheo' demeye zorlayarak hizla oradan uzaklastim...Sesi beni kendine çekmisti ve yüzü...Hiç aklimdan çikmamisti...Aradan aylar geçti ama hala onunla tanismadim..Bunu aklima getirmeye bile korkuyorum... O ünlü bir grubun üyesi ve hislerimin çok yanlis oldugunun farkindayim...
Ah...grubun adi SS501 ve o...sesine asik oldugum kisi Jung Min...
Dalginlikla asansörden inip 4. kattaki odama girdim. Odanin bir kismi binadaki her oda gibi boydan boya camdi. Seoul'ü bütün güzelligiyle görebiliyordum bu sayede... Yine o essiz manzaraya dalip gitmistim...
Birden telefonun sesiyle irkildim. Cep telefonumdu ama numarayi tanimiyordum, Seoul'e ait bir numaraydi...
- Merhaba dedim Korece.
Duyduklarim karsisinda agzim açik kalmisti!
- Nasil yani?? Ciddi olamazsin!!...
Çok güzel olmus...
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
|