yukari
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 3.64/5 - 11 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Korea-Fans Için Yazdigimiz Nesir Türleri (Deneme, Hikaye, Makale, Fikra vs.) 2
#81
21.Bölüm
Lady Park:
Kraliçem...Majesteleri geldiler...
Kraliçe Jin Sook(Heyecanla):Ne? (Kendi kendime)Biggrinong Bin...
Hemen ayaga kalkip Dong Bin’in içeri gelmesini beklemeye baslamistim...Içeri girdiginde bizden bir emir almak için bir kösede duran Lady Park’a dönerek...
Dong Bin:Bizi yalniz birakin...Ayrica konagin kapilarini kilitleyin...Hepiniz odalariniza çekilebilirsiniz...
Lady Park(Bana bakarak):Ama majesteleri...
Dong Bin(Bagirarak):Ne diyorsam onu yap...
Lady Park(Çaresizce):Emredersiniz...
Lady Park disari çiktiginda odada yalniz ikimiz kalmistik...Birbirimize bakiyor,adeta gözlerimizle anlasiyor gibiydik...Dong Bin öyle bakiyordu ki bana...Öyle çok sey ifade ediyordu ki o bakislar...Çaresizlik,öfke,hayal kirikligi,mutsuzluk ve ask... Tek bir seferde birçok anlam yüklüydü...Sadece bakiyordu bana...Ne konusuyor ne de bedeniyle bir isaret yapiyordu...Öylece durmus bakiyordu...Ben ise güçlü durmak istiyordum... Ama Dong Bin’e olan zaafimi bilen bedenim güçlü durmami engelliyor,tüm zayifligimi gözler önüne seriyordu...Aslinda benim bakislarimda onunkilerden farkli degildi...Çaresizlik,mutsuzluk,aci,ask benim gözlerimde de belirivermisti...

“Seviyordum onu...Ama mecburdum...Sevdigim adam için yapmak zorundaydim...”

Sanki aklimdaki bu düsünceleri disa vuruyordu bir sekilde bedenim...Sonunda gözlerimden süzülüverdi içimdeki acinin disa vurumu olan bir-iki damla gözyasi...Iste o an Dong Bin’in öfke saçan bakislari yumusadi birden...Her zamanki halini aldi...Artik çaresizlik,mutsuzluk belirmiyordu o bakislarda sadece ask saklaniyordu derinlerde o kadar ... Ve o mühürlü dudaklari yavasça aralandi...Gözlerinden süzülen gözyaslari dudaklarini islatti...Ve zorlukla çikti kelimeler o dudaklardan...
Dong Bin:Gitmeden önce son kez bana sarilir misin? Bütün gece her zaman yaptigim gibi sana masallar anlatsam yine dinler misin?
Artik kendimi tutmuyor,hiçkira hiçkira agliyordum...Dong Bin yavasça yanima gelerek sikica sarildi bana...Bir taraftan agliyor bir taraftan da konusmaya çalisiyordum...
Jin Sook:Ben...ben gerçekten böyle olsun istemedim...Sadece senin için...Senin iyiligin için yaptim...Simdi gidiyorum...Çünkü seni baska birinin yaninda görmeye hazir degilim...Kendimi buna hazirlamak istiyorum...Saraya döndügümde hersey eskisi gibi olmasa da...Belki sen beni bir daha istemesen de...Baska birine asik olsan da...Seni uzaktan da olsa görebilmek için,bununla yetinmeye kendimi hazirlamak için gidiyorum...Yoksa sanma ki seni sevmiyorum...Aksine her geçen gün içimdeki heyecan daha da büyüyor,korkularim daha da artiyor...Sana olan duygularim daha da derinlesiyor...
Dong Bin yüzümü ellerinin arasina alarak...
Dong Bin:Herseyi biliyorum...Senin içinde kopan tüm firtinalarin farkindayim...Çünkü su an ben de seninle ayni duygulari paylasiyorum...Sana olan öfkem sana duydugum o büyük,ismini henüz koyamadigim,asktan da kuvvetli olan o duygudan...(Biraz durduktan sonra aglayarak) Canim çok aciyor Jin Sook! Sana verdigim sözleri tutamadim...Seni koruyamadim...Affet beni...(Gözyaslarini sildikten sonra)Ama merak etme hiçbirsey degismeyecek...Sana olan sevgim hiç ama hiç bitmeyecek...Yüregim baska birisinin sevgisine kucak açamayacak hiçbir zaman...Sen benim karimsin...Ve ben ölene dek de benim için hep tek kalacaksin!
Jin Sook:Majesteleri...

-Ertesi Sabah-
Lady Park:
Hersey hazir efendim...
Jin Sook:O zaman gidelim...
Disari çiktigimda tüm yardimcilarim önümde egilerek...
Yardimcilar:Kraliçemiz...
Onlara gülümseyerek minnetttarligimi belirttikten sonra tahtrevanima binmek için hareket ettigim sirada ana kraliçe konagimin önüne gelerek...
Ana Kraliçe:Jin Sook...
Hemen ana kraliçenin yanina giderek...
Jin Sook:Annecigim...
Ana Kraliçe:Seni ugurlamak istedim...
Jin Sook:Minnettarim efendim...
Ana Kraliçe:Kendine çok iyi bak olur mu?
Jin Sook:Peki anne...Lütfen siz de kendinize dikkat edin...
Ana Kraliçe(Gülümseyerek):Peki...O zaman daha fazla ben seni yolundan alikoymayayim...(Lady Park’a dönerek)Lütfen ona iyi bakin...
Lady Park:Emredersiniz ana kraliçem...
Tahtrevanima binmeden önce son kez ana kraliçeye ve konagima bakmis öyle tahtrevana binmistim...Sarayda geçtigim her noktada tüm hizmetkarlar büyük bir memnuniyetle beni selamliyordu...Bana eslik eden sorusturma ofisi güvenligim için gereken tüm önlemleri almisti...Bas Müfettis’in söyledigine göre gelmelerine basta sasirdigim özel 10 askeri benim güvenligim için majesteleri diger askerlere ek olarak özel kraliyet emriyle görevlendirmisti... Ayrica Dong Bin’in konagimdaki güvenligi arttirdigini,yanimda bulunacak olan yardimci sayisini ben rahat edeyim diye arttirdigini da bas müfettisten yolda giderken ögrendim...
Konagima gittigimde önce pek yadirgadim etrafi...Çünkü tek basima daha önce hiç kalmamistim...Etraf kusursuz bir güzellige sahipti...Ama yalniz olmak çok kötüydü...Lady Park benim rahat etmem için elinden geleni yapiyordu ama yine de içimdeki burukluk,gözlerimdeki bugu bir türlü gitmek bilmiyordu...
Sarayda da benimle ayni durumda olan bir kisi vardi...Dong Bin bensizlige alisamadigindan islerini bitirdikten sonra kendisini odasina kapatiyor,her zaman benimle yaptigi sabah yürüyüslerini artik yapmiyordu...Içindeki hüzün birseyler yapmasini engelliyordu...

-Konagima geldikten sonraki gün-
Lady Park(Heyecanla):K
raliçem..Kraliçem...
Kraliçe Jin Sook:Yine ne oldu?Saray disindayim ama hala her gelisinde üzerinde bir telas hakim!
Lady Park(Gülerek):Bu sefer iyi bir haberim var size...Majesteleri bir askerle bu mektubu yollamis size...
Heyecanla ayaga kalkarak...
Jin Sook:Ne?
Lady Park:Heyecanlanacak kadar varmis di mi? (Mektubu uzatarak)Buyrun...
Mektubu Lady Park gider gitmez okumaya baslamistim...
“Jin Sook...
Sanirim bu mektup eline geçtigi zaman ben senden 28 saat ayri kalmis olacagim...Aslinda bana kalsa hemen yanina gelirdim...Ama sabredecegim...Kararina saygi duyacagim...Bu benim için çok zor olacak ama yine de yapacagim...Bu sabah yürüyüse çikmadim...Senin gelisini bekliyorum çiçeklerin o güzel kokusuyla bulusmak için...Disari çikip derin derin nefes almak için...Senin gelisini bekliyor olacagim halkin arasina karisip o lezzetli yemeklerden yemek için...Hep uyuyacagim...Sirf rüyalarimda seni görmek için...O yüzden kendine çok iyi bak sevgili karicigim...Çünkü geldiginde yapacak çok seyimiz olacak...”

Su an o kadar mutluydum ki...Dong Bin’e olan özlemim o kadar büyüktü ki...Ama ben de sabredecektim...Sirf saraya döndügümde daha güçlü olabilmek için ben de sabredecektim...Kendimi olacaklari hazirlayabilmek için dayanmaliydim...Basarmaliydim...Tüm yaralarimin iyilesmesini beklemeli ve yeniden dogmaliydim...
Dong Bin her gün bir görevli ile bana mektup yolluyordu...O kadar mutlu oluyordum ki...Bu satirlar benim en büyük destegimdi...
“Biricik Esime
Aslinda bugün canim çok sikiliyor...Çünkü Jung Bin senin gibi tas oyunu oyanayamiyor...Biliyor musun Jin Sook?Hani beni her yendiginde sana kiziyordum ya artik kizmayacagim...Söz veriyorum...Sen döndügünde çok uslu bir çocuk olacagim...Ne istersen yapacagim...Bugün bahçeye çiktim...Ama onu da senin için yaptim...Sen döndügünde sana taçlar yapabilmek için çiçek tohumlari serptim Bay Kim ile...Tabi günlük toplantiya geç kaldim ama umurumda degil...Çünkü beni her zaman sinir eden bakanlari bu sefer de benim kizdirmam çok hosuma gitti... O yüzden çabuk dön...Gözündeki yaslarin bir daha akmayacagindan emin oldugun vakit hemen dön sevgili karicigim...Beni Jung Bin ve bakanlarin elinden bir an önce kurtar...Seni tüm kalbimle bekliyor olacagim...”

Ve bir baska mektup...

“Kalbimin Tek Sahibi Olan O Güzel Melege...
Bugün hiçbirsey anlatmayacagim saraydan...Sadece kalbimi anlatacagim sana...Duygularimi dile getirecegim sadece...Hepsini biliyorsun zaten ama bir kere daha duy istiyorum...Sen gidince bende olan degisiklikleri ögren istiyorum...
Bir kere yemek görünce dayanamayip ne kadar varsa hepsini yiyen ben artik hiçbir sey yemiyorum...Içimden gelmiyor senin o güzel gülüsünü görmeden masaya oturmak...Sonra sabahlari Bay Kim olmasa hep uyuya kalacagim...Çünkü rüyalarimda hep seni gördügümden hiç uyanmak gelmiyor içimden...Sonra her yerde seni görür gibi oluyorum...Geçenlerde günlük toplantida konusan hazine bakanini bile sen olarak gördüm bir an için...Gülme sakin bana...Bunlar hep senin suçun...Sonra dakikalari saymaya basladim...Sana acaba ne zaman kavusacagim diye?Uykumda gülmeye basladim,rüyalarimda hep sen oldugun için...Bunu da Bay Kim’den ögrendim...Tabi kimbilir benimle nasil dalga geçmistir içinden...Kral oldugum için dile getirememistir ama eminim ki geçmistir...O yüzden bir an önce dön sevgili karicigim...Baharimi yeniden getir bana...Içtigim sudan,yedigim yemekten yeniden tat almama neden ol...O yüzden bir an önce gücünü topla dön bana karicigim....”

Hergün geliyordu bu mektuplar...Hiçbir gün gelmemezlik etmemisti...Ben ise bilerek cevap yazmiyordum...Sirf gücümü toplayabilmek için...Zordu ama bir sekilde dayanmaya çalisiyordum...
Ve o gün gelip çatmisti...Bu sabah itibariyle Ha Jung saraya girmisti...Içimdeki yara sizlamaya çoktan baslamisti...Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki...Tarifsizdi...

-Ana Kraliçe’nin Konagi-
Lady Do:
Ana kraliçem...Tören bakanligindan geldiler...Yeni saray cariyesini karsilama töreninde bulunup bulunmayacaginizi soruyorlar...
Ana Kraliçe:Hiçbir saray kurulu üyesi buna ben de dahil karsilama töreninde bulunmayacak...
Lady Do:Peki efendim...(Görevliye dönerek) Sanirim duydunuz...
Görevli:Evet efendim...

Kraliçe Jin Sook’un Saray Disindaki Konagi-
Aksam olmasina çok az vardi...Lady Park içeri,yanima geldiginde benim kötü bir halde oldugumu görünce telaslanarak...
Lady Park:Kraliçem...Iyi misiniz?
Kraliçe Jin Sook:Iyiyim...Telaslanma...
Daha da kötülestigimi görünce...
Lady Park:Ama böyle olmaz...Doktoru hemen çagiracagim...
Jin Sook:Birseyim yok...Sadece midem bulaniyor...
Lady Park:Olsun...Beni affedin ama bu sefer sizi dinlemeyecek ve doktoru çagiracagim...

-Yarim saat sonra-

Doktor nabzimi ölçtükten sonra gülerek...
Doktor:Kraliçem...
Jin Sook:Ne oldu?
Doktor:Tebrik ederiz efendim...Anne olacaksiniz...
O an neye ugradigimi sasirmis,kendime gelememistim...Bu bir rüya miydi bilmiyorum ama yine de çok güzeldi...O kadar mutluydum ki...Bu haberi almak için o kadar beklemistim ki...Sonunda olmustu iste...Mutluluk benim kapimi da çalimisti...
Lady Park(Aniden sevinç çigliklari atarak):Kraliçem...
Hemsireler:Tebrik ederiz kraliçem...
Jin Sook(Sevinç gözyaslarina bogularak):Tesekkür ederim...Tesekkür ederim...

-Büyük Saray-
Bay Kim(Üzülerek):
Majesteleri artik Lady Ha Jung’un konagina gitmelisiniz...
Dong Bin:Gitmeyecegim...
Bay Kim:Ama böyle yaptiginiz bir duyulursa...
O sirada yardimci disaridan seslenerek...
Yardimci:Majesteleri...Girebilir miyim?
Dong Bin:Gel!
Yardimci(Sevinçle):Majesteleri kraliçenin saray disindaki konagindan simdi ilettiler efendim...Tebrik ederim...Kraliçemiz bir bebek bekliyormus efendim...
Dong Bin(Sevinçle ayaga kalkarak):Ne?

NOT:Ben bizim krali pek bir romantik yaptim...Artik kusuruma bakmayin...Bana çok resmi olmalari dogal gelmiyor...Sonuçta arada kurallar olsada onlar da insan... BiggrinBiggrin
NOT2:Bu aralar ve bayramdan sonra vizelerim var yazabilir miyim yeni bölümleri bilmiyorum o yüzden yeni bölümler gelmezse bana kizmayin ve beni ve hikayemi unutmayin... Onay Opucuk Biggrin
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
#82
Canim canim canim. Ne kadar güzel bir bölümdü bu böyle.
Kralimizin kizmasindan falan korkmustum. Gözleriyle hallettiler ama her seyi.
Sarilmasini istedi sadece. Ay canim benim.
Özellikle kralin gönderdigi mektuplar çok güzeldi. Iyi ki romantik yapmissin.
"Kalbimin Tek Sahibi Olan O Güzel Melege". Ah bu adamin aski beni öldürecek inanki. Süper.Kalp
Ve iste güzel haber. Anne olacak biricik kraliçemiz. Çok yakisacak ona çok.
Insallah firsat bulursun yazmaya, çünkü bayramdan sonra uzun bir süre de ben olmayacagim. Aglama
#83
(10-11-2010, Saat: 1:30)bucuruk yazdı: Canim canim canim. Ne kadar güzel bir bölümdü bu böyle.
Kralimizin kizmasindan falan korkmustum. Gözleriyle hallettiler ama her seyi.
Sarilmasini istedi sadece. Ay canim benim.
Özellikle kralin gönderdigi mektuplar çok güzeldi. Iyi ki romantik yapmissin.
"Kalbimin Tek Sahibi Olan O Güzel Melege". Ah bu adamin aski beni öldürecek inanki. Süper.:
Ve iste güzel haber. Anne olacak biricik kraliçemiz. Çok yakisacak ona çok.
Insallah firsat bulursun yazmaya, çünkü bayramdan sonra uzun bir süre de ben olmayacagim.

Çok tesekkür ederim yorumun için canim benim... Opucuk Begenmene çok sevindim...Di mi iyi ki romantik yapmisim... Onay Ne o öyle resmiyet... Biggrin Hiç sevmem... Biggrin

Bilmiyorum ki zamanim olur mu? Aglaelsalla Zaten bayramdan sonra 2 hafta boyunca sinavlarim devam edecek...Belki sen o zamana kadar gelirsin... Smile
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
#84
Oley!
Kraliçenin bebegi olacak. Abaza
Ha Jung'ta ortada kalacak. Yourock
Kendimi kraliçenin yerinde hissediyorum bazen. Saklan
Süper yaziyorsun birtanem. Opucuk Alkis
#85
(10-11-2010, Saat: 12:31)Lee Seung Hyo yazdı: Oley!
Kraliçenin bebegi olacak. Abaza
Ha Jung'ta ortada kalacak. Yourock
Kendimi kraliçenin yerinde hissediyorum bazen. Saklan
Süper yaziyorsun birtanem. Opucuk Alkis

Çok tesekkür ederim canim benim... OpucukOpucuk
Bu arada "Ha Jung'ta ortada kalacak " sözüne bayildim... OnayBiggrin
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
#86
(10-11-2010, Saat: 0:47)ddeerryyaa yazdı: 21.Bölüm
Lady Park:
Kraliçem...Majesteleri geldiler...
Kraliçe Jin Sook(Heyecanla):Ne? (Kendi kendime)Biggrinong Bin...
Hemen ayaga kalkip Dong Bin’in içeri gelmesini beklemeye baslamistim...Içeri girdiginde bizden bir emir almak için bir kösede duran Lady Park’a dönerek...
Dong Bin:Bizi yalniz birakin...Ayrica konagin kapilarini kilitleyin...Hepiniz odalariniza çekilebilirsiniz...
Lady Park(Bana bakarak):Ama majesteleri...
Dong Bin(Bagirarak):Ne diyorsam onu yap...
Lady Park(Çaresizce):Emredersiniz...
Lady Park disari çiktiginda odada yalniz ikimiz kalmistik...Birbirimize bakiyor,adeta gözlerimizle anlasiyor gibiydik...Dong Bin öyle bakiyordu ki bana...Öyle çok sey ifade ediyordu ki o bakislar...Çaresizlik,öfke,hayal kirikligi,mutsuzluk ve ask... Tek bir seferde birçok anlam yüklüydü...Sadece bakiyordu bana...Ne konusuyor ne de bedeniyle bir isaret yapiyordu...Öylece durmus bakiyordu...Ben ise güçlü durmak istiyordum... Ama Dong Bin’e olan zaafimi bilen bedenim güçlü durmami engelliyor,tüm zayifligimi gözler önüne seriyordu...Aslinda benim bakislarimda onunkilerden farkli degildi...Çaresizlik,mutsuzluk,aci,ask benim gözlerimde de belirivermisti...

“Seviyordum onu...Ama mecburdum...Sevdigim adam için yapmak zorundaydim...”

Sanki aklimdaki bu düsünceleri disa vuruyordu bir sekilde bedenim...Sonunda gözlerimden süzülüverdi içimdeki acinin disa vurumu olan bir-iki damla gözyasi...Iste o an Dong Bin’in öfke saçan bakislari yumusadi birden...Her zamanki halini aldi...Artik çaresizlik,mutsuzluk belirmiyordu o bakislarda sadece ask saklaniyordu derinlerde o kadar ... Ve o mühürlü dudaklari yavasça aralandi...Gözlerinden süzülen gözyaslari dudaklarini islatti...Ve zorlukla çikti kelimeler o dudaklardan...
Dong Bin:Gitmeden önce son kez bana sarilir misin? Bütün gece her zaman yaptigim gibi sana masallar anlatsam yine dinler misin?
Artik kendimi tutmuyor,hiçkira hiçkira agliyordum...Dong Bin yavasça yanima gelerek sikica sarildi bana...Bir taraftan agliyor bir taraftan da konusmaya çalisiyordum...
Jin Sook:Ben...ben gerçekten böyle olsun istemedim...Sadece senin için...Senin iyiligin için yaptim...Simdi gidiyorum...Çünkü seni baska birinin yaninda görmeye hazir degilim...Kendimi buna hazirlamak istiyorum...Saraya döndügümde hersey eskisi gibi olmasa da...Belki sen beni bir daha istemesen de...Baska birine asik olsan da...Seni uzaktan da olsa görebilmek için,bununla yetinmeye kendimi hazirlamak için gidiyorum...Yoksa sanma ki seni sevmiyorum...Aksine her geçen gün içimdeki heyecan daha da büyüyor,korkularim daha da artiyor...Sana olan duygularim daha da derinlesiyor...
Dong Bin yüzümü ellerinin arasina alarak...
Dong Bin:Herseyi biliyorum...Senin içinde kopan tüm firtinalarin farkindayim...Çünkü su an ben de seninle ayni duygulari paylasiyorum...Sana olan öfkem sana duydugum o büyük,ismini henüz koyamadigim,asktan da kuvvetli olan o duygudan...(Biraz durduktan sonra aglayarak) Canim çok aciyor Jin Sook! Sana verdigim sözleri tutamadim...Seni koruyamadim...Affet beni...(Gözyaslarini sildikten sonra)Ama merak etme hiçbirsey degismeyecek...Sana olan sevgim hiç ama hiç bitmeyecek...Yüregim baska birisinin sevgisine kucak açamayacak hiçbir zaman...Sen benim karimsin...Ve ben ölene dek de benim için hep tek kalacaksin!
Jin Sook:Majesteleri...

-Ertesi Sabah-
Lady Park:
Hersey hazir efendim...
Jin Sook:O zaman gidelim...
Disari çiktigimda tüm yardimcilarim önümde egilerek...
Yardimcilar:Kraliçemiz...
Onlara gülümseyerek minnetttarligimi belirttikten sonra tahtrevanima binmek için hareket ettigim sirada ana kraliçe konagimin önüne gelerek...
Ana Kraliçe:Jin Sook...
Hemen ana kraliçenin yanina giderek...
Jin Sook:Annecigim...
Ana Kraliçe:Seni ugurlamak istedim...
Jin Sook:Minnettarim efendim...
Ana Kraliçe:Kendine çok iyi bak olur mu?
Jin Sook:Peki anne...Lütfen siz de kendinize dikkat edin...
Ana Kraliçe(Gülümseyerek):Peki...O zaman daha fazla ben seni yolundan alikoymayayim...(Lady Park’a dönerek)Lütfen ona iyi bakin...
Lady Park:Emredersiniz ana kraliçem...
Tahtrevanima binmeden önce son kez ana kraliçeye ve konagima bakmis öyle tahtrevana binmistim...Sarayda geçtigim her noktada tüm hizmetkarlar büyük bir memnuniyetle beni selamliyordu...Bana eslik eden sorusturma ofisi güvenligim için gereken tüm önlemleri almisti...Bas Müfettis’in söyledigine göre gelmelerine basta sasirdigim özel 10 askeri benim güvenligim için majesteleri diger askerlere ek olarak özel kraliyet emriyle görevlendirmisti... Ayrica Dong Bin’in konagimdaki güvenligi arttirdigini,yanimda bulunacak olan yardimci sayisini ben rahat edeyim diye arttirdigini da bas müfettisten yolda giderken ögrendim...
Konagima gittigimde önce pek yadirgadim etrafi...Çünkü tek basima daha önce hiç kalmamistim...Etraf kusursuz bir güzellige sahipti...Ama yalniz olmak çok kötüydü...Lady Park benim rahat etmem için elinden geleni yapiyordu ama yine de içimdeki burukluk,gözlerimdeki bugu bir türlü gitmek bilmiyordu...
Sarayda da benimle ayni durumda olan bir kisi vardi...Dong Bin bensizlige alisamadigindan islerini bitirdikten sonra kendisini odasina kapatiyor,her zaman benimle yaptigi sabah yürüyüslerini artik yapmiyordu...Içindeki hüzün birseyler yapmasini engelliyordu...

-Konagima geldikten sonraki gün-
Lady Park(Heyecanla):K
raliçem..Kraliçem...
Kraliçe Jin Sook:Yine ne oldu?Saray disindayim ama hala her gelisinde üzerinde bir telas hakim!
Lady Park(Gülerek):Bu sefer iyi bir haberim var size...Majesteleri bir askerle bu mektubu yollamis size...
Heyecanla ayaga kalkarak...
Jin Sook:Ne?
Lady Park:Heyecanlanacak kadar varmis di mi? (Mektubu uzatarak)Buyrun...
Mektubu Lady Park gider gitmez okumaya baslamistim...
“Jin Sook...
Sanirim bu mektup eline geçtigi zaman ben senden 28 saat ayri kalmis olacagim...Aslinda bana kalsa hemen yanina gelirdim...Ama sabredecegim...Kararina saygi duyacagim...Bu benim için çok zor olacak ama yine de yapacagim...Bu sabah yürüyüse çikmadim...Senin gelisini bekliyorum çiçeklerin o güzel kokusuyla bulusmak için...Disari çikip derin derin nefes almak için...Senin gelisini bekliyor olacagim halkin arasina karisip o lezzetli yemeklerden yemek için...Hep uyuyacagim...Sirf rüyalarimda seni görmek için...O yüzden kendine çok iyi bak sevgili karicigim...Çünkü geldiginde yapacak çok seyimiz olacak...”

Su an o kadar mutluydum ki...Dong Bin’e olan özlemim o kadar büyüktü ki...Ama ben de sabredecektim...Sirf saraya döndügümde daha güçlü olabilmek için ben de sabredecektim...Kendimi olacaklari hazirlayabilmek için dayanmaliydim...Basarmaliydim...Tüm yaralarimin iyilesmesini beklemeli ve yeniden dogmaliydim...
Dong Bin her gün bir görevli ile bana mektup yolluyordu...O kadar mutlu oluyordum ki...Bu satirlar benim en büyük destegimdi...
“Biricik Esime
Aslinda bugün canim çok sikiliyor...Çünkü Jung Bin senin gibi tas oyunu oyanayamiyor...Biliyor musun Jin Sook?Hani beni her yendiginde sana kiziyordum ya artik kizmayacagim...Söz veriyorum...Sen döndügünde çok uslu bir çocuk olacagim...Ne istersen yapacagim...Bugün bahçeye çiktim...Ama onu da senin için yaptim...Sen döndügünde sana taçlar yapabilmek için çiçek tohumlari serptim Bay Kim ile...Tabi günlük toplantiya geç kaldim ama umurumda degil...Çünkü beni her zaman sinir eden bakanlari bu sefer de benim kizdirmam çok hosuma gitti... O yüzden çabuk dön...Gözündeki yaslarin bir daha akmayacagindan emin oldugun vakit hemen dön sevgili karicigim...Beni Jung Bin ve bakanlarin elinden bir an önce kurtar...Seni tüm kalbimle bekliyor olacagim...”

Ve bir baska mektup...

“Kalbimin Tek Sahibi Olan O Güzel Melege...
Bugün hiçbirsey anlatmayacagim saraydan...Sadece kalbimi anlatacagim sana...Duygularimi dile getirecegim sadece...Hepsini biliyorsun zaten ama bir kere daha duy istiyorum...Sen gidince bende olan degisiklikleri ögren istiyorum...
Bir kere yemek görünce dayanamayip ne kadar varsa hepsini yiyen ben artik hiçbir sey yemiyorum...Içimden gelmiyor senin o güzel gülüsünü görmeden masaya oturmak...Sonra sabahlari Bay Kim olmasa hep uyuya kalacagim...Çünkü rüyalarimda hep seni gördügümden hiç uyanmak gelmiyor içimden...Sonra her yerde seni görür gibi oluyorum...Geçenlerde günlük toplantida konusan hazine bakanini bile sen olarak gördüm bir an için...Gülme sakin bana...Bunlar hep senin suçun...Sonra dakikalari saymaya basladim...Sana acaba ne zaman kavusacagim diye?Uykumda gülmeye basladim,rüyalarimda hep sen oldugun için...Bunu da Bay Kim’den ögrendim...Tabi kimbilir benimle nasil dalga geçmistir içinden...Kral oldugum için dile getirememistir ama eminim ki geçmistir...O yüzden bir an önce dön sevgili karicigim...Baharimi yeniden getir bana...Içtigim sudan,yedigim yemekten yeniden tat almama neden ol...O yüzden bir an önce gücünü topla dön bana karicigim....”

Hergün geliyordu bu mektuplar...Hiçbir gün gelmemezlik etmemisti...Ben ise bilerek cevap yazmiyordum...Sirf gücümü toplayabilmek için...Zordu ama bir sekilde dayanmaya çalisiyordum...
Ve o gün gelip çatmisti...Bu sabah itibariyle Ha Jung saraya girmisti...Içimdeki yara sizlamaya çoktan baslamisti...Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki...Tarifsizdi...

-Ana Kraliçe’nin Konagi-
Lady Do:
Ana kraliçem...Tören bakanligindan geldiler...Yeni saray cariyesini karsilama töreninde bulunup bulunmayacaginizi soruyorlar...
Ana Kraliçe:Hiçbir saray kurulu üyesi buna ben de dahil karsilama töreninde bulunmayacak...
Lady Do:Peki efendim...(Görevliye dönerek) Sanirim duydunuz...
Görevli:Evet efendim...

Kraliçe Jin Sook’un Saray Disindaki Konagi-
Aksam olmasina çok az vardi...Lady Park içeri,yanima geldiginde benim kötü bir halde oldugumu görünce telaslanarak...
Lady Park:Kraliçem...Iyi misiniz?
Kraliçe Jin Sook:Iyiyim...Telaslanma...
Daha da kötülestigimi görünce...
Lady Park:Ama böyle olmaz...Doktoru hemen çagiracagim...
Jin Sook:Birseyim yok...Sadece midem bulaniyor...
Lady Park:Olsun...Beni affedin ama bu sefer sizi dinlemeyecek ve doktoru çagiracagim...

-Yarim saat sonra-

Doktor nabzimi ölçtükten sonra gülerek...
Doktor:Kraliçem...
Jin Sook:Ne oldu?
Doktor:Tebrik ederiz efendim...Anne olacaksiniz...
O an neye ugradigimi sasirmis,kendime gelememistim...Bu bir rüya miydi bilmiyorum ama yine de çok güzeldi...O kadar mutluydum ki...Bu haberi almak için o kadar beklemistim ki...Sonunda olmustu iste...Mutluluk benim kapimi da çalimisti...
Lady Park(Aniden sevinç çigliklari atarak):Kraliçem...
Hemsireler:Tebrik ederiz kraliçem...
Jin Sook(Sevinç gözyaslarina bogularak):Tesekkür ederim...Tesekkür ederim...

-Büyük Saray-
Bay Kim(Üzülerek):
Majesteleri artik Lady Ha Jung’un konagina gitmelisiniz...
Dong Bin:Gitmeyecegim...
Bay Kim:Ama böyle yaptiginiz bir duyulursa...
O sirada yardimci disaridan seslenerek...
Yardimci:Majesteleri...Girebilir miyim?
Dong Bin:Gel!
Yardimci(Sevinçle):Majesteleri kraliçenin saray disindaki konagindan simdi ilettiler efendim...Tebrik ederim...Kraliçemiz bir bebek bekliyormus efendim...
Dong Bin(Sevinçle ayaga kalkarak):Ne?

NOT:Ben bizim krali pek bir romantik yaptim...Artik kusuruma bakmayin...Bana çok resmi olmalari dogal gelmiyor...Sonuçta arada kurallar olsada onlar da insan... BiggrinBiggrin
NOT2:Bu aralar ve bayramdan sonra vizelerim var yazabilir miyim yeni bölümleri bilmiyorum o yüzden yeni bölümler gelmezse bana kizmayin ve beni ve hikayemi unutmayin... Onay Opucuk Biggrin

Ne kadan güzel-ne kadan güzel bir seymis ya bu!Smile

Kraliçe anne oluyor,ama umarim hayal kirikligi ile karsilanmaz bu olay.
Ya lütfen yazabildigince yaz oldu mu?Sarhos
www
#87
(10-11-2010, Saat: 19:23)_F.T. ISLAND_ yazdı: Ne kadan güzel-ne kadan güzel bir seymis ya bu!Smile

Kraliçe anne oluyor,ama umarim hayal kirikligi ile karsilanmaz bu olay.
Ya lütfen yazabildigince yaz oldu mu?Sarhos

Canim yorumun için çok tesekkür ederim... OpucukOpucukOpucuk Çok sag ol... OpucukOpucuk
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
#88
(09-11-2010, Saat: 13:16)Shinee_Kerina yazdı: Special Love

Uzun zaman sonra ~~~~~~

Güzelim harika bir bölüm olmus hele sonuna ba-yil-dim!Abaza
Yeni bölümü çabuk yazmaya çalis tamam mi?Biggrin
-----

Derya'cigimOpucuk
Ayy o ne romantizm kokan bir bölümdü öyle yaaSarhos
O mektuplar, o güzel sözler, kraliçe için yaptigi o güzel seyler...
Ayh içim gitti vallahiBiggrin

NOT: Ben de öyle romantik bir kral istiyorum bananee...BiggrinBiggrin
NOT2: Vizelerinde iyi sanslar tatlim...Umarim hikayeni sik sik olmasa da devam ettirebilirsin.Biz seni ve bu hikayeyi hiç unutabilir miyiz??Opucuk



Love is real, real is love,
Love is feeling, feeling love,
Love is wanting to be loved.
~
Love is you,
You and me,
Love is knowing,
We can be...



#89
Atkilic ~*~ ANTIKA SARAY ~*~


~Karakterler ~


7.Bölüm / Genç Prens/ Ha Seong Usta / Kervan

Not:
~ShinChu beni kucagina almis tasiyordu.Kolumdaki yara ne kadar derindi bilmiyorum.Fakat sicak kanimin yere damladigini hissedebiliyordum.Biraz gittikten sonra ShinChu'nun durdugunu hissettim.Kendi kendine birsey söylüyordu.~

-Saray çok uzak.Oraya kadar Prenses dayanamaz.

~Demekki beni baska biryere götürecekti.Yönünü degistirdi.Ha Seong ustanin hanina dogru gidiyorduk.ShinChu hizli adimlarla ilerlerken yolla bir kervanla karsilasti.ShinChu'nun kucaginda beni gören kervan lideri hemen durdu.Atindan inip yanimiza geldi~

-Neyi var? Yarali mi?
-Evet.Yarasi derin.Lütfen yardim edin.

~Kervan lideri genç ve yakisikliydi. En fazla 20 yasindaydi.Arkadan birisi bagirdi.~

-Prensim bir sorunmu var?
-Hemen atimi getir.Yarali var.

~Bu kisi yardimcisi olmaliydi.Emri üzerine hemen ati getirdi.ShinChu kucagindan beni genç lidere verip ata bindi.Genç liderin kollari yumusacikti.Sanki bir pamugun üzerindeydim.Ata binmis olan ShinChu'ya beni uzatti.ShinChu dikkatle kucagina aldi beni.Simsiki tutuyordu.Kollari sicacikti.Endisesi yüzünden okunuyordu.~ShinChu genç lidere bakti.~

-Onu saraya kadar bu sekilde götürmemiz imkansiz.Yarasi çok derin.
-Tamam.Yakinlarda bir han olacak.Hemen oraya gidelim.

~Arkasini döndü ve hizli adimlarla yürüdü.Hemen bir ata bindi.Hizla yol aldik.ShinChu hala simsiki tutuyordu beni.5 dakika geçmeden hana vardik.Dikkatle attan inip kucagina aldi beni.Hanin kapisindan içeri girdi.Ha Seong usta bizi görünce çok sasirdi.Kosarak yanimiza geldi.~

-Ne oldu ShinChu? Ne bu hal?
-Anlatmam uzun sürer usta.Yarasi çok derin.Hemen müdahale etmen lazim.
-Peki.Gel benimle.

~Dedi endiseli bir sekilde.Bir iki oda geçtikten sonra eczane tarzi bir yere geldik.:ShinChu oradaki bir yataga hemen yatirdi beni.Ha Seong usta raftan bir iki minik kese alip bas ucuma geldi.Kolumdaki yarayi açti.Bir süre bakti.~

-Kiliç yarasi!

~Dedi çok sinirli bir sekilde.ShinChu'nun ise gözleri dolmustu.Kendini sçladigi belliydi.~

-Onu yanliz birakmamaliydim.Benim suçum!
-Sakin ol ShinChu.Nasil geldiniz buraya?
-Yolda bir kervanla karsilastik.Genç bir prens gelmemize yardim etti.
-Him... Yarasi derin.Geç kalmaman çok büyük bir sans.

~Elindeki minik keselerdeki otlardan birer tutam aldi.Bir kasenin içinde az bir suyla karistirarak yumusatti.Su ve pamukla temizledigi yaranin üstüne koydu.Birden bir sizlama hissettim.Çok aciyordu.Zorla gözlerimi araladim.Ikiside çok heyecanlanmisti.ShinChu hemen Ha Seong ustanin yanina gelip yere çöktü.~

-Iyimisiniz prensesim?
-...Canim aciyor.

~Ha Seong usta gülümseyen gözlerle bakti.~

-Caninin biraz yanacak fakat bu ilaç sizi hemen iyilestirecektir.Lütfen yormayin kendinizi.

~Cevap bile veremeden uyuya kalmisim.Ha Seong usta kolumdaki yarayi iyice temizleyip özenle sardi.Ha Seong usta ShinChu'ya disari çikmasi için isaret yapti.Beraber odanin disina çiktilar.~

-Anlat ShinChu.Neler oluyor? Prensesi kim yaraladi?
-Prenses annesini ziyaret için tapinaga gitmisti.Tek basina.Yaninda gitmek istedim ama izin vermedi.Içim rahat etmedigi için arkasindan gittim.Tapinak çikisinda bir adam onu yaralamisti.

-O adama ne oldu peki?
-En son okla vurmustum onu.
-Adini biliyor musun?
-Hayir ama Baekje'den gelen elçinin ogluydu.

~Ha Seong ustanin gözleri fal tasi gibi açildi.Çok sasirmisti.Arkasini döndü.Gözleri dolar gibi oldu ama kendine hakim olmaya çalisiyordu.Tekrar arkasini dönüp ShinChu'ya bakti.

-Sen burada prensesin yaninda kal.Ben gidip tapinagin oraya bakacagim.

~ShinChu cevap veremeden çoktan kilicini alip disari çikmisti.ShinChu tekrar prensesin yanina gitti.Prenses uyuyordu.Yaninda diz üstü çöktü.Ve onu izlemeye basladi.Hersey için kendini suçluyordu.~

-Çok özür dilerim Prensesim.Hersey benim suçum.Sizi tek basiniza göndermemeliydim.Affedin lütfen beni...

~Ha Seong usta tapinaga giderken bir yandan da kendi kendine konusuyordu.~

-Lütfen o olmasin. Lütfen...

7.Bölüm Sonu / Begenmeniz Dilegiyle.
#90
(11-11-2010, Saat: 11:21)06_CraZy_06 yazdı: Derya'cigimOpucuk
Ayy o ne romantizm kokan bir bölümdü öyle yaaSarhos
O mektuplar, o güzel sözler, kraliçe için yaptigi o güzel seyler...
Ayh içim gitti vallahi

NOT: Ben de öyle romantik bir kral istiyorum bananee...
NOT2: Vizelerinde iyi sanslar tatlim...Umarim hikayeni sik sik olmasa da devam ettirebilirsin.Biz seni ve bu hikayeyi hiç unutabilir miyiz??Opucuk

Canim benim bu yoruma o kadar mutlu oldum ki sag ol canim... OpucukOpucuk
Basari dileklerin için ayrica tesekkür ederim birtanem... Opucuk
NOT:Kendim ve senin için su andan itibaren romantik bir kral arayislarindayim haberin olsun... Biggrin Ayrica baska isteklerin varsa da haber ver... Onay Ona göre arayislarimi devam ettireyim... BiggrinBiggrin
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi