Yorumları: 32,032
Konuları: 818
Kayıt Tarihi: 28-01-2007
Teşekkür Puanı:
873
K-F News Agency Articles
National ballerinas kept on their toes under Kang
27.10.2014 - Koreajoongangdaily
Milli Balerinler Kang Yönetiminde Parmak Uçlarında Durdular
banshee8831
>>> https://www.facebook.com/KoreaFansWorld
(27-10-2014, Saat: 11:06)banshee8831 yazdı: National ballerinas kept on their toes under Kang
Milli Balerinler Kang Yönetiminde Parmak Uçlarında Durdular
Kore Ulusal Bale Grubu, yeni direktörleri olan Kang Sue-jin yönetimindeki ekiple, son repertuarlarından “7. Senfoni“ ve “Bahar Ayini“ isimli şarkıları sergilediler. Yukarıda Uwe Scholz tarafından koreografisi yapılmış “7. Senfoni”ye ait bir görüntü bulunmakta. Grup, 16-19 Ekim tarihleri arasında Seoul Sanat Merkezinde 4 performans sergiledi.
Son performansta bale elbisesi ve şaşalı mücevherler , ülke çapında bilinen ve klasik balerin özelliklerini sunan bu dans grubu tarafından bariz bir şekilde kullanılmadı.
Buna rağmen çoğu takipçi, başarıyla sergilenen iki performanstan sayesinde, şovdan oldukça memnun bir şekilde ayrıldı.
Stuttgart Bale Grubunun başına şubat ayında yeni artistik direktör olarak atanan, dünyaca ünlü baş balerin Kang Sue-jin, şirket tarafından anons edildiğinde beklentiler oldukça yükselmişti. Kang’ın kendinden önce gelen ve ulusal bale şirketini 12 yıldır yöneten Choi Tae-ji’nin geleneksel izinden ayrılacağı kesin olarak bilinmesine rağmen bu 2 zorlu dansı sunması tamamen bir sürpriz oldu.
Neoklasik ve çağdaş parçalar iyi derecede eğitilmiş dansçı grubu gerektiriyor. Çünkü ikisinin de koreografisi fiziki çaba gerektiriyor. Klasik kompozisyonlar sergilenirken dansçıların ihtiyaç duyulduğu anda kaslarını kullanmaları gerekiyor.
16 Ekim gecesinde sergilenen ilk 4 performansta tüm ekibin oldukça fazla disiplinli olması, Kang’ın dans ekibini son 8 aydır gerçekten sıkı çalıştırdığını gösteriyordu.
Bu Kang’ın hedefiydi. Geçen aralık ayında atamasına istinaden yaptığı bir konuşmada “sadece bir dansçının yıldız olmasını değil , şirkette bulunan herkesin parlamasını istiyorum “ demişti.
Çift hesap Kang’ın hedeflerini gerçekleştirmesindeki ilk adımdı.
“7. Senfoni“ ve “Bahar Ayini“ Stuttgart balerininin baş çalışmalarından birisi ve Kang, tüm bağlantılarını kullanarak, prestijli Alman firmasının kurucu müdürü Alexander Zaitsev’i konuk dansçı olarak davet etti.
Zaitsev, 17-18 Ekim’de “Bahar Ayini“ adlı oyunda seçilmiş kişiyi oynadı.
Buna ek olarak, Alman dansçı Uwe Scholz “ 7. Senfoni “ performansını sadece Beethoven’ın “7 numaralı Senfoni La majör“ eseriyle birleştirmedi. Aksine kadın ve erkekler için yaka kısmından aşağı çapraz olarak inen parlak siyah çizgili beyaz streç elbiseleri ve ürünün bütün üç integral parçalarını harmonize etmeye elverecek sahneyi de tasarladı.
Sahnenin ve kıyafetlerin basitliği, koreografın hedeflediği üzere, seyircinin dansçının hareketlerine ve çizgilerine odaklanmasını sağladı. Scholz “'sahnedekilerin bir bestedeki notalar' gibi görünmesini istiyorum“ demişti.
Erkek dansçılar, Stravinsky’nin “Bahar Ayini“ adlı eseri için sahneye çok basit ten rengi streç giysilerle çıktı. Koreografi oldukça başarılı olarak, dönme zıplama ve takla atma figürleri sayesinde neredeyse bir yam yam ritüeline benzedi.
Kore Ulusal Bale Grubuna göre, bu eser “Müzik ve koreografinin yenilik yaratan doğası“ kapsamında 1913 yılında Paris’de ilk defa sergilendiğinde, izleyiciler arasında neredeyse bir isyan yaratmıştı.
16 Ekim’de, Lee Young-cheol “Bahar Ayini“ eserinde baba rölünü, Kim Youn-sik’in oynadığu seçilmiş kişi ve Shin Hae-jin’in oynadığı anne rolüyle beraber yapmıştı.
Belki de koreografinin, klasik balet parçalarında genelde ihtiyaç duyulmayan ve özellikle erkeklere yönelik kas kullanımına ihtiyaç duyması, Lee’nin geçmiş 2 yıla nazaran daha yapılı olduğunu gösterdi. Spartacus oyunundaki Albrecht rolünde üstsüz olması gerekiyordu.
Performans esnasında, Kang’ın kesinlike basit bir iş yapmadığı ortadaydı.
Çoğu dansçının, dar streç giysiler içinde atlayıp dönerken rahat olmadığı gözükse de, yeni direktörleri yönetiminde geçirdikleri 8 ay boyunca en iyi çabalarını ortaya koyduklarını görmek oldukça tatmin ediciydi.
banshee8831
The Korean National Ballet presents a double bill of “The Seventh Symphony” and “The Rite of Spring,” the state-run company’s latest repertoire under its new director Kang Sue-jin. Above is a scene from “The Seventh Symphony,” choreographed by Uwe Scholz. Four performances were staged at the Seoul Arts Center from Oct. 16 to 19. Provided by the Korean National Ballet
Tutus and glittering jewels were conspicuously absent from a recent performance by the Korean National Ballet, unusual for the state-run dance company that tends to present classical ballet pieces.
Yet most fans left the show feeling profoundly gratified with the successful double bill of “The Seventh Symphony” and “The Rite of Spring.”
Expectations were high when the dance company welcomed world-renowned prima ballerina Kang Sue-jin of the Stuttgart Ballet as its new artistic director in February. But while it was clear that Kang would veer from the traditional path taken by her predecessor Choi Tae-ji, who ran the national ballet company for 12 years, presenting these two challenging dances came as a total surprise.
The neoclassical and contemporary pieces require a highly trained group of dancers, as the choreography of both is physically demanding, requiring dancers to use muscles little needed when performing classical compositions.
It was apparent from the performance that Kang had really pushed the dancers over the past eight months; on the night of Oct. 16, during the first of four performances, the whole cast seemed highly disciplined.
That was Kang’s goal. During a press conference last December, held prior to her appointment, the prima ballerina said she wanted to make sure “not just one dancer becomes a star but that every member of the company shines on their own.”
The double bill was the first step towards fulfilling her resolution.
“The Seventh Symphony” and “The Rite of Spring” are among the Stuttgart Ballet’s major works and Kang, making full use of her connections, invited the prestigious German company’s former principal Alexander Zaitsev as a guest dancer.
Zaitsev performed as the Chosen One in “The Right of Spring” on Oct. 17 and 18.
In addition, German dancer Uwe Scholz not only choreographed “The Seventh Symphony” using Beethoven’s “Symphony No. 7 in A major,” he also designed the costumes - white leotards with a vivid black line drawn diagonally from the neck for both males and females - and the stage, allowing all three integral parts of the production to harmonize.
The simplicity of the stage and the outfits really allowed the audience to focus on the movements and lines of the dancers, as the choreographer had intended. Scholz had wanted them to appear like “notes on a music score,” he said.
Male dancers appeared on stage wearing very simple flesh-colored leotards for Stravinsky’s “The Rite of Spring.” The choreography was incredibly powerful - with the dancers spinning, jumping and turning at the same time, it almost appeared to be a primitive ritual.
It is not surprising that the piece nearly caused a riot in the audience when it first premiered in Paris in 1913 for the “avant-garde nature of the music and choreography,” according to the Korean National Ballet.
On Oct. 16, Lee Young-cheol performed as the Father for “The Rite of Spring,” alongside Kim Youn-sik, who played the Chosen One, and Shin Hae-jin, who played the Mother.
Perhaps because the choreography requires dancers, especially males, to use muscles not usually needed in classical ballet pieces, Lee seemed to have bulked up even more from two years ago, when his role as Albrecht in “Spartacus” required him to be topless.
Throughout the performance, it was clear that Kang is certainly not a pushover.
Although several dancers looked as if they were not yet fully comfortable jumping and spinning in their tight-fitting leotards, it was satisfying to see that they put in their best efforts for the last eight months under their new director.
27.10.2014 - Koreajoongangdaily
![[Resim: YJV1GP.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/YJV1GP.jpg)
Yorumları: 812
Konuları: 1
Kayıt Tarihi: 13-09-2014
Teşekkür Puanı:
18
Quarrels Continue Over Crumbling Treasures
Harap Olan Hazineler İçin Kavgalar Devam Ediyor
Basın taraftarlarının münakaşaları; güvensiz ve etik bir sorun olmaya devam ediyor.
![[Resim: yEib3x.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/674/yEib3x.jpg)
Kültürel Miras Yönetimi yetkilileri, bazı insanların 1400 yıllık gözlem evinin çökmeye başladığını öne sürmesinin ardından bu ayın başlarında gazetecileri görmeleri için Cheomseongdaei'ye davet etti. Yapı risk altında olduğu tahmin edilen birçok Kore hazinesinden biri.
GYEONGJU - Kore'nin en büyük gizemlerinden biri olmaya devam ediyor.
Kuzey Gyeongsang'daki Gyeongju'da 7.yüzyıldan kalma taş yapı Cheomseongdae gerçekten bir gözlem evi miydi? Yoksa bir mihrap veya tarihçlerin iddia ettiği gibi Silla Hanedanlığının (M.Ö. 57- M.S. 935) insanları için yapılmış bir anıt mı?
Tartışma Kore'de yıllardır devam ediyor. Bu 9 metrelik (29 foot) yapının bir yıldız-gözlem kulesi olduğuna inanan kişilerin teorisi bu yapının adına dayanıyor. Çince karakterlerde Cheomseong kelimenin tam anlamıyla "yıldızları seyretmek" anlamına geliyor, ek olarak 15. yüzyılın kayıtları Joseon Hanedanlığı'ndan (1392-1910) insanların oradan gökyüzüne baktıklarını söylüyor.
Bu hipotezin karşıtları ise Silla'nın tarihi kayıtlarının hiçbirisinin Cheomseongdaei'nin bir astronomik gözlemevi olarak kullanıldığını göstermediğini vurguluyorlar.
Ama son zamanlarda 31. Kore Ulusal Hazinesi üzerine bugünkü durumuyla ilgili olarak bir tartışma yaşanmıştı.
Cheomsengdae'nin son aylarda Pisa Kulesi gibi hızla kuzeye doğru eğildiğine dair yeni iddialar gün yüzüne çıktı.
Geçen yılın ikinci yarısından itibaren Kore'de yetersiz korunan hazinelerin bir dizisi hakkında yazılan basın raporları, son derece hassas bir zamanda ön sayfa hikayeleri olarak yayınlandı. Bunlara, Seoul'deki 600 yaşındaki geçit Sungnyemun (1. Ulusal Hazine) ; sekizinci yüzyıla ait yapay mağara Seokguram Grotta (24. Ulusal Hazine) ve Güney Gyeongsang'daki Hapcheon'da bulunan 800 yaşındaki
Tripatika Koreana (32. Ulusal Hazine)'de dahildir.
Kültürel parçalar sadece Kore'ye ait değildir, bazıları Unesco Kültürel Miras alanları olarak tasarlanmış ve Dünya Sicili'nin Unesco'nun Hafızası'nda yer almaktadır.
Kablolu bir kanal olan ve Kore JoongAng Günlük Gazetesi ile ortak olan JTBC, gözlemevinin yalnızca son sekiz ay içerisinde ek olarak 3 santimetre (1.18 inç) eğildiğine dair bir rapor yayınladı. Rapordan önce Denetim ve Teftiş Kurulu tarafından yapılan Ocak ayı soruşturmasına göre yapı zaten merkez noktasından 20 santimetre eğikti.
Raporda aynı zamanda Cheomseongdae'nin gövdesinde, kuzey kısmında yoğunlaşan çatlak ve bozulmaların olduğunu yazıyor.
Daha endişe verici olanı ise ülkelerdeki kültürel özelliklerin korunmasını denetleyen Kültürel Miras İdaresi'nin son parlamentoda verdiği bilgilere göre Cheomseongdae'nin son 50 yılda yalnızca 3 kez bakımı ve onarımı yapıldı.
Yapı inşa edildiğinde Silla Hanedanlığının Kore'nin en ileri görüşlü fikirlere sahip olduğu; aynı zamanda kültür,sanat ve bilim konuları açısından en girişken dönem olduğu düşünülmektedir. Halkı gösterişli altın taçlar,
kilden yapılmış bebekler için yarışırlardı ve hatta ülkenin ilk kadın lideri olduğu düşünülen Kraliçe Seondeok hükümdar olarak seçildi.
![[Resim: ntPHKu.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/661/ntPHKu.jpg)
Hükümetin Bakış Açısı
Medya raporunu engellemek için 1 Ekim tarihinde CHA, Cheomseongdae'yi ziyaret etmeleri için gazetecileri ve mimari yapı komite üyelerini davet etti. Yönetim gözlem evinin tehlikede olmadığını- ya da en azından basının iddia ettiği kadar tehlikede olmadığını savundu.
CHA'ya bağlı olan Kültürel Miras'ın mimari bölümünün Uluslararası Araştırma Enstitüsünde bir araştırmacı olan Cho Eun-kyung "Eğilme ilerlemesinin en az düzeyde olduğuna inanıyoruz" dedi. İdare adına konuşan Cho, 15 Eylül tarihinde bulunanlara göre yapıda Ocak ayından beri kuzeye 0.03 milimetre eğiklik oluştuğunu açıkladı. Ve izin verilen hata marjının 3 milimetre olduğunu söyleyerek bu rakamın önemsiz olduğunu belirtti. Ayrıca araştırma enstitüsü yapı üzerinde bulunan çatlak ve şekil bozukluklarının yeni olmadığını iddia etti.
Cho ekrandaki siyah beyaz fotoğrafları göstererek "Cheomseongdae'nin kuzeyindeki yol inşaatı sebebi ile oluştuğuna inandığımız çatlak ve bozulmalar 1910'ların, 1940'ların ve 1967'nin fotoğraflarında görülebilir" dedi.
Ancak gözlemciler devletin savunmasındaki sınırlamaları (geçmiş 10 yılda araştırma enstitüsünün nasıl ölçüm yaptığı gibi) işaret ettiler. Cho verilerin çok yakın bir zamana ait olduğunu kabul etti.
Ek eleştiri mimari yapılarda CHA komitesi üyelerinin olduğu toplantıda, bütün uzmanlar gerçeği bulmayı amaçlıyordu.
CHA, JTBC ile röportaj yaptıkları uzmanlarda dahil dışarıdan uzmanlarıda davet ettiklerini, ama onların bunu reddettiklerini açıkladı.
Risk altındaki diğer hazineler
Cheomseongdaw neredeyse sadece Kore hazineleri hakkında endişeli.
Kültürel özellikler raporlara göre geçen Ekim ayında tsunami ile gelen selle birlikte risk altında girdi.
Gazeteciler ve milletvekilleri Sungnyemun'u yapının renk, ahşap ve kremitinde sorunlar görüldüğü gerekçesi ile suçladı.
Yapı 2008'de kundaklama ile yakıldı ve daha sonra geleneksel yöntemler kullanmakla suçlanan hükümet tarafından üst düzeyde ve pahalı bir şekilde yeniden yapıldı.
Bazı radikaller yeniden inşa tamamlandıktan sadece 5 ay sonra, ulusal hazineyi yenilemek için devleti bile çağırdılar.
Kore'nin kültürel yapılarının tarihinde belkide en çabuk yayılan skandalı, CHA'nın başı Byun Ypung-sup'un kovulmasına neden oldu.
Byun ise onarım bittikten yalnızca 2 ay sonra pozisyonundan vaz geçti.
Hazine yönetim bölümünde birçok iskelet kalıntısı ortaya çıktı, onlar ne açık ne de kendi harcamaları hakkında sıkı kontrol altında değildi. Restarasyon aşamasında ustaların sözleri dinlenmedi kaliteli olmadığı için
taviz verilmiş oldu.
Uzmanların belgelendirilmesiyle ilişkili sorunlar ortaya çıktı.
Ve geçen Kasım'da ortaya çıkan Gyeongju'nun, Seokguam Grotto raporları yüzünden tehlike içinde bulunuyor. Mağara, Buda'nın görkemli bir ana heykeli ile Budist rahipler, müritler ve muhafızları tesvir eden kaya sanatını çevreleyen özelliklerle bir Unesco Dünya Kültürel Miras alanıdır.
![[Resim: FvRG24.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/631/FvRG24.jpg)
Raporlar mağarada, özellikle Buda heykelinde, hazinelerin değerli taşlarında hasar olduğunu söyledi.
Gazetecilere göre Buda'nın alt tarafında ayakların olduğu, ağırlığın toplandığı yerde çatlaklar görülüyor.
Aralık ayında medyanın hedefi, Unesco'nun Dünya Sicili'nin Tripitaka Koreana Tahtaları oldu. Sıyrıklar, bozulmalar ve kırıklar kalıpta görülebilir.
CHA'nın Savunması
"Her gün uyanıyorum (bu aylarda) ve işe sinirli gidiyorum, bugün ne olacak acaba diye düşünüyorum" Seoul'ün güneyinde Daejeon'da bulunan CHA'nın bir memuru böyle söyledi.
Sungnyemun'un restarasyon sorununun ortaya çıkmasının ardından 4 ay boyunca, ulusal hazinede 400'den fazla başlık vardı, Cho kendisi bazı problemler olduğunu kabul etse bile medyanın çok fazla yanıltıcı reklam
yaptığını söyledi.
"Öğle yemeği boyunca yönetime yakın yerlerde bulunan restoranlara bile gidemiyoruz" dedi.
CHA'nın başka bir sözcüsüne göre "Sorunsuz hazine yok."
![[Resim: 4Lcgdw.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/904/4Lcgdw.jpg)
Cheomseongdae olayı için, "1400 yıllık yapıda sorun olmasa garip olurdu" dedi.
"Sungnyemun'un restorasyonundan kaynaklı sorun olduğunu kabul etmeyeceğiz" diye konuşmacı "ama tek taraflı basın (gerçekleri iki taraf içinde değerlendirmeksizin) kabul edilemez... Yine de hazinenin takibini arttırmak,
bakım ve onarımının güçlendirilmesinin gerekli olduğu konusunda hem fikiriz" diye devam etti.
Devletin Denetim ve Teftiş Kurulu tarafından yapılan ölçüm sonuçları, miras idaresinde ve Sungnyemun restorasyonunda Mayıs ayında duyurulan birçok medya iddiasını çürüttü.
Çatının kiremitlerinin donabileceği ve olumsuz kırılmaların yaşandığı iddiası; nemin çok fazla olması ve ahşabın yeterince kurumuş olmaması çatlakların oluşması konusuna onay gibi oldu.
Sonuçlar ortaya çıktığı zaman, skandalın ilk ortaya çıktığı zamanlara kıyasla zar zor dikkat çektiler.
Denetim kurulu basitçe; restarasyona başlanılmadan önce söz verildiği gibi Sungnyemun'un renklerinde %100 geleneksel yöntemler kullanılmadığını ve kiremit boyutu ve restore edilmiş kapının yer seviyesinin ilk planlarda
düşünülenden farklı olduğunu söyledi.
Kültürel mülkiyet alanından birçok kişi skandal raporunun abartılmış olduğunu kabul etti ve soruşturmada sanatçılar tarafından CHA'nın idari eksikliği ile etik ihmaller dışında çok az şey bulundu.
Haziran ayında Rha Sun-hwa'nın Kore'nin Maeil İş Gazetesi'nde yaptığı bir röportajda CHA'ya yeni atanan başkan "Sungnyemun'un sadece renginin onarıma ihtiyacı var" dedi ve ekledi "Halkın bilmesini istiyorum ki
Sungnyemun'un estetik sorunları onu daha az değerli kılmaz."
Rha aynı zamanda olayların kültürel mülkiyet yönetimine daha fazla şeffaflık getirdiğini ve daha da önemlisi ulusal hazinelerin korunması bilincini arttırdığını söyledi.
Buna ek olarak, Seokguram Grotto en az bir tanınmış uzman tarafından tartışmadan aklandı. Mart ayında, Roma'nın Sapienza Üniversitesi'nde inşaat mühendisliği profesörü Giorgio Croci Gyeongju'yu ziyaret etti ve Seokguram'ı
inceledi. Buda üzerindeki çatlakların endişelerin arttırması için yetersiz olduğunu söyledi.
Koruma uzmanı Croci, üst düzey projeler arasında; Türkiye'de İstanbul'daki Ayasofya'nın, Pisa Kulesi ve İtalya'daki Assisi'nin Aziz Francis'in Basilika'sında restorasyona katıldı.
Güvensizlik ve Etik İhmaller
Haziran röportajında Rha "Sungnyemun olayının zedelediği miras yönetiminin imajını iyileştirmeye çalışacağız ve rekabetçi kurumlar için daha güçlü bir hale getireceğiz" dedi.
Geçen Cuma güvensizliklerini dışarıya yansıtan milletvekilleri hükümet denetim teftiş bölge kuruluşlarında CHA'ya bir gün ayırdı.
Ulusal Meclis Komitesi Eğitim, Kültür, Spor ve Turizim'e ait iktidardaki Saenuri Partisi'nin bir milletvekili; ahşabın kültürel özelliklerine göre devletin atadığı sayı 541 dışında, yangında zarar görseler bile bunların %54'ünün
tazminat hakkının bulunmadığı yani sigortalı olmadığını söyledi.
Kim "Sungnyemun'un 2008'deki kundaklama olayından sonra, onlar 95 milyon won (89 milyon dolar) sigorta tazminatı aldı ama devlet restorasyona 25 milyar won harcadı" diyerek konuya dikkat çekti.
"İnsanlar tam bir restorasyon temin ederken ve kültürel özellikleri yenilerken üzerlerindeki mali yükü azaltmak için ahşap hazinelerin sigortalanması önemlidir."
Kore'nin en önemli kültürel yapılarının çoğu termitlere karşı savunmasız, kundaklama ihtimali olan ve hava koşullarından etkilenen ahşaptan yapılmıştır. Sonuç olarak ahşap kültürel yapıları hakkındaki raporlar, sık sık
riskli durumlarla karşılaşıldığını belirtmiştir.
Kim Cuma günü, sigorta şirketlerinin bu sebepler yüzünden finansal kapsama vermek için isteksiz olduklarını söyledi.
CHA görevlilerinin tartışmalı etik değerleri ve bazı sanatçılar ise çözülmesi gereken başka bir konudur.
Örneğin Sungnyemun araştırmasında baş marangoz Sin Eung-soo'nun, 74. Somut Olmayan Kültürel Miras için 6 CHA çalışanından 44 milyon won rüşvet aldığı bulundu. Ayrıca polis para için kendi lisansını kiralayan sanatçıları
da yakaladı.
Aynı zamanda Kasım ayında CHA'nın iki çalışanı Güney Jeolla'daki sularla kaplı Jindo Adası'nda bir su altı arkeolojik keşfi sırasında bulunan Goryeo Hanedanı'na (918-1392) ait bir 33 santimetre (13 inç)'lik parça için
özel bir dalgıç ile iş birliği yaptığı bildirilmişti.
Peki Koreliler neden kültürel değerlerinin bozulmadan korunmasını önemsiyor? Neden önemsemeliler?
"Devlet hazineleri vatanseverlikle yakından ilişkili" diyen Kyonggi Üniversitesinde mimarlık bölümünün profesörü Ahn Chang-mo miras yönetimi ile yakın bir ilişki içerisinde bulunuyor.
"Korelilere genç yaştan itibaren 'bizim görkemli kültürel özelliklerimiz' gibi ifadelerle kültürel mirasları anlatılıyor. Bu yüzden kültürel yapılarla alakalı bir sorun çıktığında, insanlar diğer konulardan çok bununla ilgileniyor."
Kültürel miras yönetiminden bir kişi Kore JoonhAnh Gazetesine "Kültürel miras insanların gururuna eşittir (köklerini işaret ediyor)" dedi.
"Sewol vapur olayından sonra ülkede birçok Koreli umudunu kaybetti. Kültürel özelliklerdeki problemler yüzünden umutlarını kaybetmelerini istemiyoruz. Aynı zamanda hazinelerle sıkıntılara son vereceğimizi umuyoruz."
Misfortune_
Press fans controversy; mistrust and ethics remain a challenge
The Cultural Heritage Administration invited journalists earlier this month to take a look at Cheomseongdae, a 1,400-year-old observatory that some people argue is collapsing. The structure is one of many Korean treasures presumed to be at risk.
GYEONGJU - It remains one of Korea’s biggest mysteries.
Was Cheomseongdae, the seventh-century stone structure in Gyeongju, North Gyeongsang, really an astronomical observatory? Or was it something else - perhaps an altar or a memorial for the people of the Silla Dynasty (57 B.C.-A.D. 935), as some historians argue?
The debate has been going on for decades in Korea.
Those who believe that this nine-meter (29-foot) edifice is a star-gazing tower mostly base their theory on its name. In Chinese characters, Cheomseong literally means “watching the stars,” plus several 15th-century records suggest that the people of the Joseon Dynasty (1392-1910) used to stare into the sky from it.
Opponents of this hypothesis emphasize that none of Silla’s historical records point to Cheomseongdae as an astronomical observatory.
But lately, another dispute has cropped over Korean National Treasure No. 31 - this time concerning its current state.
Fresh claims surfaced last month that Cheomseongdae has been rapidly tilting north in recent months, just like the Leaning Tower of Pisa.
The press reports came at an extremely sensitive time as a series of poorly preserved treasures in Korea have been making front-page stories since the latter part of last year. These include Sungnyemun, the 600-year-old gate in Seoul (National Treasure No. 1); Seokguram Grotto, an eighth-century artificial cave in Gyeongju (National Treasure No. 24); and Tripitaka Koreana, the 800-year-old woodblock prints in Hapcheon, South Gyeongsang (National Treasure No. 32).
The cultural pieces are not simply Korean assets; some are designated as Unesco Cultural Heritage sites or are on Unesco’s Memory of the World Register. (See the infographic below.)
JTBC, a cable channel and an affiliate of the Korea JoongAng Daily, reported last month that the observatory has tilted three additional centimeters (1.18 inches) in the past eight months alone. Before the report, it was already slanting 20 centimeters to the north from its center point, according to a January investigation by the Board of Audit and Inspection.
The report also said that Cheomseongdae’s body has conspicuous cracks and distortions, which are concentrated on the northern face of the structure.
More worrying, it also cited recent parliamentary data revealing that the Cultural Heritage Administration, which oversees the preservation of the country’s cultural properties, has only performed repair and maintenance on Cheomseongdae three times in the past 50 years.
The Silla Dynasty, when the structure was built, is thought to be Korea’s most forward-thinking and aggressive era in terms of art, culture and science. Its people sported flamboyant gold crowns, made explicit clay dolls, and even elected a woman as their ruler - Queen Seondeok - who is believed to have been the nation’s first female leader.
Government’s point of view
To rebut the media report, the CHA invited journalists and members of its architectural properties committee on Oct. 1 to visit Cheomseongdae. The administration argued that the observatory is not in danger - or at least not as much as the press alleges.
“We believe that the progression of the incline is minimal,” said Cho Eun-kyung, a researcher at the National Research Institute of Cultural Heritage’s architectural heritage division, which comes under the CHA.
Cho, speaking on behalf of the administration, explained that a measurement taken by the research institute on Sept. 15 found that the structure had tilted 0.03 millimeters to the north since January, adding that this is an insignificant figure given that the margin of error is three millimeters.
The research institute also alleged that the fissures and deformities on the structure are not new.
“The cracks and distortions can also be seen in the photos of Cheomseongdae in the 1910s, 1940s and 1967, which we believe is due to the road constructed to the north of Cheomseongdae,” Cho said, showing black-and-white photographs on a screen.
Observers, however, pointed out limitations in the government’s defense, such as how most of the measurements the research institute used are from the past decade. Cho admitted that the data was very recent.
Additional criticism was also aimed at the fact that all the experts at the meeting were members of the CHA’s committee on architectural properties.
CHA explained that it sent out invitations to outside experts, including the specialist interviewed by JTBC, but that they declined to come.
Other treasures at risk
Cheomseongdae is hardly the only Korean treasure causing concern.
A tsunami of reports on cultural properties at risk began flooding in last October. Journalists and lawmakers claimed that Sungnyemun is displaying problems in its coloring, wood and roof tiles. The structure was set on fire in 2008 in an arson attack and was later restored in a high-profile and costly reconstruction in which the government claimed to have used traditional techniques.
Some radicals even called on the state to renovate the national treasure again, just five months after its reconstruction was completed.
The scandal, perhaps the most prolific in the history of Korea’s cultural properties, led to then-CHA head Byun Young-sup to be fired. Byun had assumed the position only two months after the restoration was finished.
The fallout also revealed many skeletons in the heritage administration’s closet: It was neither clear about nor in tight control of its spending; artisans’ voices were overlooked in the reconstruction; and it made compromises it shouldn’t have regarding quality. Loopholes were also revealed in relation to certification of artifact experts.
And last November, reports surfaced that Gyeongju’s Seokguram Grotto is also in danger. The cave is a Unesco World Cultural Heritage site that features a magnificent principal statue of Buddha and surrounding rock art depicting Buddhist monks, disciples and guardians.
Reports said there is evidence of damage to the grotto, in particular to the Buddha statue, the jewel of the treasure. Cracks can be seen on the pedestal below the Buddha, where its weight is concentrated, according to journalists.
In December, the media’s target was the Tripitaka Koreana Woodblocks, which are on Unesco’s Memory of the World Register. Abrasions, distortions and fractures can be seen on the blocks.
CHA’s defense
“I woke up every day [in those months], and went to work nervous, thinking ‘OK. What today?’” said an official of the CHA, which is located in Daejeon, south of Seoul.
For four months after Sungnyemun’s restoration problems first surfaced, there were more than 400 headlines on the national treasure, he recalled, adding that although he admits there were problems, the media hype was disproportionate.
“We couldn’t even go to nearby restaurants [located close to the administration] during lunch,” he said.
According to another spokesman at the CHA, “There are no treasures without problems.”
In Cheomseongdae’s case, he said, it would be strange if the 1,400-year-old structure did not have any issues.
“We do admit that there were problems with the restoration of Sungnyemun,” the spokesman continued, “but unilateral media reports [without thorough cross-checking of facts] are unacceptable. ... Nonetheless, we do agree there is a need to streamline and strengthen monitoring, maintenance and repairs of treasures.”
The results of a probe by the government’s Board of Audit and Inspection into the heritage administration and the Sungnyemun restoration, which was announced in May, disproved many media claims.
An allegation that its roof tiles could freeze and rupture was negated, as was an assertion that the cracks were because the wood had not been dried enough and contained too much moisture.
When the results were revealed, they hardly garnered the same attention as when the scandal first emerged.
The audit board simply said that the coloring of Sungnyemun didn’t use 100 percent traditional methods, as promised before the onset of the restoration, and that the size of the roof tiles and the restored gate’s ground level differed from originally planned measurements.
Many insiders in the cultural property field also agreed that reports on the scandal were exaggerated and stressed that the investigation found little except ethical lapses by certain artisans and the CHA’s administrative incompetence.
In an interview in June with Korea’s Maeil Business Newspaper, Rha Sun-hwa, the newly appointed chief of the CHA, said, “Sungnyemun just needs repairs on its coloring,” adding, “I want the public to know that the cosmetic problems doesn’t make Sungnyemun less of a treasure.”
Rha also said the incident has brought more transparency to the cultural property administration and, more importantly, has raised awareness of national treasures and their preservation.
Additionally, Seokguram Grotto was cleared from controversy by at least one noted expert. In March, Giorgio Croci, professor of structural engineering at Sapienza University of Rome, visited Gyeongju and examined Seokguram. He said the fissures on the Buddha statue are not enough to raise extreme concern.
Croci, a preservation expert, has participated in the restoration of Saint Sofia in Istanbul, Turkey, the Leaning Tower of Pisa and the Basilica of St. Francis of Assisi in Italy, among other high-profile projects.
Mistrust and ethical lapses
“We will work to improve the heritage administration’s image, which was tarnished [by the Sungnyemun incident] and make it a strong, competitive institution,” Rha assured in the June interview.
Reflecting this mistrust, lawmakers had a field day battering the CHA in a government audit inspecting state organizations last Friday.
Rep. Kim Hoe-seon, a ruling Saenuri Party lawmaker who belongs to the National Assembly Committee on Education, Culture, Sports and Tourism, said data revealed that out of 514 state-designated cultural properties made of wood, 54 percent of them are not insured, meaning that compensation would not be given even if the assets were damaged in a fire.
“In the case of Sungnyemun, it received insurance compensation of 95 million won [$89 million] after the 2008 arson, but the government spent 25 billion won in restoration,” Kim pointed out.
“Insuring wooden treasures is important to lessen the financial burden on the people when restoring these cultural properties and also ensuring a thorough restoration.”
The majority of Korea’s most notable cultural properties are made of wood, which is vulnerable to termites, possible arson attacks and extreme weather conditions. As a result, reports of wooden cultural properties at risk are seen in the nation frequently.
Kim said on Friday that insurance companies are reluctant to give financial coverage for wooden treasures in light of this.
The questionable ethics of CHA officials and some artisans are another issue that must be resolved.
For example, the Sungnyemun investigation found that Sin Eung-soo, the chief carpenter and Intangible Cultural Heritage No. 74, was bribed with about 44 million won from six CHA officials. Police also caught artisans illegally lending others their licenses for money.
It was also reported in November that two officials of the CHA conspired with a private diver to steal a 33-centimeter (13-inch) piece of a Goryeo Dynasty (918-1392) celadon from an underwater archaeological exploration in waters off Jindo Island, South Jeolla.
But why do Koreans care about preserving cultural assets? And why should they?
“State treasures are closely related to patriotism,” said Ahn Chang-mo, a professor of architecture at Kyonggi University who retains a close relationship with the heritage administration.
“Koreans are taught from a young age about culture heritage with phrases like ‘our splendid cultural property.’ That’s why when problems on cultural properties are reported, people relate to it more than other issues.”
“Cultural heritage is equal to people’s pride [about their roots],” a source at the heritage administration also told the Korea JoongAng Daily.
“So many Koreans lost hope in the country because of the Sewol ferry incident. We don’t want them to lose hope because of [problems on] cultural properties. We also hope to put an end to causing distress due to treasures.”
Korea JoongAng Daily
Yorumları: 32,032
Konuları: 818
Kayıt Tarihi: 28-01-2007
Teşekkür Puanı:
873
K-F News Agency Articles
Quarrels Continue Over Crumbling Treasures
Korea JoongAng Daily
Harap Olan Hazineler İçin Kavgalar Devam Ediyor
Misfortune_
>>> https://www.facebook.com/KoreaFansTourism
Yorumları: 812
Konuları: 1
Kayıt Tarihi: 13-09-2014
Teşekkür Puanı:
18
31-10-2014, Saat: 23:36
(Son Düzenleme: 01-11-2014, Saat: 1:05, Düzenleyen: Misfortune_.)
Keen Cartographers Congregate in Korea to Muse Over Maps
Keen Haritacılar Kore'de Haritalar Üzerine Kafa Yormak İçin Bir Araya Geldiler
![[Resim: Ev5qP3.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/538/Ev5qP3.jpg)
Liaodong Yarımadası ve Pekin arasındaki Kore-Çin sınırını gösteren 1706 yılına ait bir harita
Dünyanın dört bir yanından harita meraklıları geçen hafta bazı devlet hazinelerininde dahil olduğu bazı en değerli eski Kore haritacılığına göz atmak için Seoul'de toplandılar.
İngiltere- 21 Ekim ve 24 Ekim tarihleri arasında Kore'de bulunan Seoul Ulusal Kütüphanesi'nde Uluslararası Harita Koleksiyoncularının Topluluğu'na dayalı yıllık uluslararası sempozyum düzenledi.
1980'de Londra'da kurulan grup dünyanın her köşesinden harita toplayıcıları, satıcılar, arşivciler, kütüphaneciler, akademisyenler ve yazarlardan yada kısaca harita aşıklarından oluşuyor.
Çarşamba günü kurum üyeleri Kore Araştırmaları için Seoul Ulusal Üniversitesi'ne bağlı olan Kyujanggak Enstitüsü'nü ziyaret ettiler ve orada tutulan eski Kore haritalarının bazılarını incelediler.
Kuruluşun yürütme komitesi başkanı Hans D.A. Kok, Kore haritalarının boyutlarını görüp hayrete düştüğünü söyledi.
"Hollanda haritalarının birçoğu kağıtlara çizildiği için daha büyük olabilmeleri konusunda bir sınırlama vardı. Ama Kore haritaları ipek [ve kağıt] üzerine çizildiği için Batılılarinkine göre daha büyük olabilirler" diye açıklama yaptı.
Kok, Kore haritacılık eserlerinin nasılda kendi başlarına birer sanat eseri olduğunu görüpte bu durumdan etkilendiğini ekledi.Eski Hollanda haritalarının benzer ilgi çekici özellikleri olmasına rağmen, daha sonra sanattan çok matematiksel olduklarını açıkladı.
Ender rastlanan haritalar, Seoul şehir merkezinin 18. yüzyıldaki halini anlatan Doseongdo (hazine numarası 1560)'da dahil olmak üzere; Liaodong Yarımadası ve Pekin arasında Kore-Çin sınırının 1906 yılına ait askeri amaçlı ama aynı zamanda güzel renkler ve çizgilerden oluşan 10 panelli katlanabilir örtü üzerine çizilmiş bir gösterimi ve Dongyeodo (hazine numarası 1358-2) Kore Yarımadası'nın 23 sayfalık katlanabilir defter üzerine çizilmiş olağanüstü ayrıntılı ve doğruluğu ile ünlenmiş 18. yüzyıla ait haritasını toplum gördü.
![[Resim: DzTEiV.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/746/DzTEiV.jpg)
Seoul şehir merkezinin 18. yüzyıla ait bir haritası (Hazina Numarası 1560). Kore haritaları devlet hazineleri olarak adlandırılanların ikisi arasında geçen hafta Uluslararası Harita Koleksiyoncuları Topluluğu'nun yıllık sempozyumunun katılımcıları keyif aldı. Sempozyum 21-24 Ekim tarihleri arasında Seoul'de yapıldı. Kültür Miras İdare Başkanlığı tarafından düzenlendi.
Olay münasebetiyle, Seoul'ün Ulusal Kütüphanesi bazıları Kore hazinesi olan eski haritalardan birkaçını sergiledi. 1678 yılından, farklı eyalet ve ilçelerinde bulunan at çiftliklerinin tasvir edildiği 42 sayfalık bir resim olan "Ranch Haritası"(hazine numarası 1695-1)'i de dahil ettiler.
17. yüzyılın sonlarında Kore kendi ordusunu güçlendirmek için ülke genelinde at çiftlikleri sayısını arttırdı.
Bu yılki sempozyumun teması "Doğu Asya'da Haritalarda Barış".
1602 yılında Çin'de bulunan İtalyan misyoner Matteo Ricci tarafından yayınlanan "Kunyu Wanguo Quantu (Dünyanın sayısız ülkesinin haritası)"dan sonra "haritalar dünyayı göstermek için Doğu Asya'da kullanışlı bir araç haline geldi."
Organizasyon komitesi internet sitesi aracılığıyla "O zamandan beri kültürel etkileşim ile birlikte haritalar barışın bir sembolü oldu" dedi.
![[Resim: UBZZKx.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/673/UBZZKx.jpg)
İngiltere'nin Uluslararası Harita Koleksiyoncuları'nın Topluluğunun üyeleri geçen hafta Kore çalışmaları için Kyujanggak Enstitüsü'nü ziyaret ettiler ve bazı eski Kore haritalarını incelediler.
Bu harita Çinin Avrupa haritacılık sitilinde kullanılan bilinen ilk dünya haritasıdır. Bu, dünyaya Çin'in bilgisini yaydığı için çok önemliydi.
Kore Ulusal Kütüphanesi'nde bir müdür olan Lee Hye-eun topluluğun birçok üyesinin aynı zamanda Kore'nin bilincini geliştirmesine neden olan harita üreticilerinden olduğunu, Japonya ile toprak konularında iki ülke arasında devam eden anlaşmazlığın (örneğin Dokdo adası ve iki ülke arasındaki denizin adlandırılması) tarihleri ve kültürleri açısından önemli olduğu açıklamasında bulundu.
Lee "Tema olarak barışı seçtik çünkü sorunların [artan bilinçle beraber] barışçıl bir çözümü olabileceğine inanıyoruz" dedi.
Katılımcılar ayrıca toplantıda Kore haritaları üzerine akademik makaleler paylaştılar.
Misfortune_
A 1706 map of the Korean-Chinese borders between Liaodong Peninsula and Beijing (Treasure No. 1542).
Early map enthusiasts from all over the world gathered in Seoul last week to get a glimpse of some of the most precious ancient Korean cartography, which also includes some state treasures.
The U.K.-based International Map Collectors’ Society held its annual international symposium at the National Library of Seoul in Korea between Oct. 21 and 24. Founded in 1980 in London, the group consists of map collectors, dealers, archivists, librarians, academics and writers - or simply map lovers from all corners of the globe.
On Wednesday, the members of the society visited the Kyujanggak Institute for Korean Studies, affiliated with Seoul National University, and pored over some of the old Korean maps that are kept there.
Hans D.A. Kok, the chairman of the society’s executive committee, said he is amazed by the size of Korean maps.
“In the case of Dutch maps,” he explained, “because many of them were drawn on papers, there was a limitation as to how big they could be. But because Korean maps are drawn on silk [and paper], they could be much larger than their Western counterparts.”
Kok added that he is impressed by how the Korean cartography relics are pieces of art in their own right. He explained that although old Dutch maps are similarly attractive, they later became more mathematical rather than artistic.
The rare maps the society saw included Doseongdo (Treasure No. 1560), an 18th-century depiction of downtown Seoul; a 1706 representation of the Korean-Chinese borders between Liaodong Peninsula and Beijing (Treasure No. 1542), which was drawn on a 10-panel folding screen for military purposes but also displays beautiful colors and lines; and Dongyeodo (Treasure No. 1358-2), an 18th-century map of the Korean Peninsula that is drawn on a 23-page folding book and is renowned for its remarkable details and accuracy.
An 18th-century map of downtown Seoul (Treasure No. 1560). The two were among early Korean maps designated as state treasures that participants of the annual symposium of the International Map Collectors’ Society enjoyed last week. The symposium was held in Seoul between Oct. 21 and 24. Provided by the Cultural Heritage Administration
To mark the occasion, the National Library of Seoul also exhibited a few of its old maps, some of which are Korean treasures. They included the “Ranch Map” (Treasure No. 1595-1), a 42-page drawing from 1678 that depicts horse ranches in different provinces and counties. In the late 17th century, Korea increased the number of horse ranches across the country in order to strengthen its military.
The theme of this year’s symposium was “Peace on Maps in East Asia.”
After “Kunyu Wanguo Quantu (A Map of the Myriad Countries of the World),” published 1602 by Italian missionary Matteo Ricci in China, “maps became a particularly useful medium in East Asia for showing the world.
“Since then, maps have been a symbol of peace, together with the interchange of culture,” the organizing committee said on the symposium’s website.
Members of the U.K.’s International Map Collectors’ Society visited the Kyujanggak Institute for Korean Studies last week and pored over some old Korean maps. By Kim Hyung-eun
The map is the earliest known world map of China that uses the style of European cartography. It was crucial in expanding China’s knowledge of the world.
Lee Hye-eun, a curator at the National Library of Korea, explained that many members of the society are also map producers, which is why raising their awareness of Korea, its history and culture is important - given the country’s ongoing dispute with Japan on territorial issues such as the Dokdo islets and the naming of the sea between the two countries.
“We chose peace as the theme because we believe [with raised awareness] there can be a peaceful resolution to the issues,” Lee said.
Participants also shared their academic papers on Korean maps at the meeting.
Korea JoongAng Daily
Yorumları: 32,032
Konuları: 818
Kayıt Tarihi: 28-01-2007
Teşekkür Puanı:
873
K-F News Agency Articles
Keen Cartographers Congregate in Korea to Muse Over Maps
Korea JoongAng Daily
Keen Haritacılar Kore'de Haritalar Üzerine Kafa Yormak İçin Bir Araya Geldiler
Misfortune_
>>> https://www.facebook.com/KoreaFansWorld
Yorumları: 28
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 21-08-2014
Teşekkür Puanı:
3
02-11-2014, Saat: 17:10
(Son Düzenleme: 03-11-2014, Saat: 14:31, Düzenleyen: Min-Hee Chang^^.)
Reviving a North-South Sporting Tradition
Kuzey – Güney Arasındaki Spor Geleneğini Canlandırmak
![[Resim: tXZlXC.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/911/tXZlXC.jpg)
1935 yılında Seoul ve Pyongyang arasında düzenlenen bir futbol maçı. Takımdaki oyuncular iki Kore arasındaki sözlük derlemesini yapan dil komitelerinden oluşuyor.
1929 Ekim’inde kasabanın konuştuğu buydu. Seoul’ün eski ismi olan Gyeongseong ve Pyongyang, Kore yarımadasının iki önemli ana şehriydi ve aralarında gerçekleşecek olan ilk futbol turnuvası 8 Ekim 1929 tarihinde Seoul’de bulunan Whimoon Lisesinde yapılacaktı.
Bu turnuvayla hangi şehrin devrin en önemli sporlarından olan futbolda daha iyi olduğunu gösterecekti. 1929 yılında Kore hala Japon kolonizasyonu altındayken futbol, özellikle Seoul ve Pyongyang’da yaşayan Koreli gençler arasında oldukça popüler olmuştu.
Futbol Sahası, çok önemli figürlerden olan Yeo Yoon-hyeong, Hyeon Jeong-ju ve Lee Yeong-min gibi futbolcuları görmek için gelen fanlar tarafından ağzına kadar dolup taşmıştı.
Turnuva boyunca 3 maç oynandı. İlk oyun kıran kırana geçti ve beraberlikle sonuçlandı ama Pyeongyang geri kalan 2 maçı da almayı başardı.
Bir spor geleneği başlamıştı
Bu mücadele, efsanevi Gyeong – Pyeong Futbol Turnuvasının başlangıcıydı.
1931 ve 1932 yıllarında , organizasyondan doğan iç problemler dolayısıyla turnuva yapılmadı ve fanlar fazlasıyla hayal kırıklığına uğradı. Ancak turnuva 1933 yılında yeniden başladı.
8 Ekim 1933 tarihinde bir Dong-a Ilbo makalesinde “Futbol devrindeki büyük şenlikler, Gyeong-Pyong“ başlığı altında “Bu yıldan itibaren keyifli maç sürecek“ ifadesi söylendi.
2005 yılında çekilmiş yukarıdaki fotoğrafta, iki Kore arasında yürütülen kazı çalışması görülüyor ve soldan sağa doğru; Moon Yeong-ho, şair Ko Un ve Hong Yun-pyo bulunuyor.
Fakat turnuva, dengesiz hakem kararlarından, holigan taraftarlardan ve Japonya’nın sürekli baskısından dolayı 1935 yılında durduruldu. Kore’nin Japonya istilasından kurtulmasının 1 yıl sonrasında, 1946 yılında , sevilen turnuva yeniden başladı. Yalnız süregelen kaos ortamı ve 1950-1953 sonrası peşpeşe gelen iki ülkenin ayrılması gibi olaylardan dolayı turnuvanın bir daha yapılamayacak derecede sonlanmasına neden oldu.
Yonhap Haber Ajansı'nın belirttiğine göre, Seoul Belediye Başkanı Park Won-soon, turnuvayı Kore’nin Japonya istilasından kurtuluşunun 70. yıl dönümü şerefine yeniden yapmayı planlıyor.
Habere göre, Seoul büyükşehir hükumeti; Kore Futbol Kurumu, Kore Olimpik Komitesi ve Seoul Spor Konseyi gibi yetkili kişilerle görüşmeler içerisinde. Buna ek olarak, yapılacak turnuvanın profesyöneller arasında mı yoksa amatörler arasında mı, hatta genç çoçuklar arasında mı yapılacağı kararlaştırılıyor.
7 Ekim’de düzenlenen bir basın konferansında konuşan Park, bu spor geleneğini yeniden canlandırmayı istediğini belirtti.
Park ayrıca, merkez kore hükumetinin ve diğer bölgesel hükumetlerin bu tür iki Kore ulusuna dair etkinliklerde aktif rol almalarını istedi.
Park, “Seoul’ün Gyeong-Pyong Futbol Turnuvası ve iki ulusu birleştiren Seoul Filarmoni Orkestrası gibi birleştirici görevlerde kendine düşeni yerine getirme olasılığının daha fazla olduğunu düşünüyorum. “ dedi.
Bu turnuvayı yeniden canlandırma dileğinin ilk defa dile getirilmiş olmayışının, bazı medyalar tarafından “üzerine titrenen dilek“ adıyla anılmasına yol açtı.
Buna rağmen Park’ın bu isteği ve çabası, onu bu turnuvayı canlandırmada resmi olarak ilk aday pozisyonuna koydu. 1990’larda Seoul belediye başkanı olan Goh Kun, turnuvanın yeniden düzenlenmesinin bir olasılığı olduğunu söylemişti ama aktif bir rol de oynamamıştı.
Asya oyunları esnasında, 29 Eylül’de bayan futbol takımları arasında ve 2 Ekim’de erkek futbol takımları arasında geçen iki Kore ulusu mücadele, kültür ve spor müsabakalarının farklı ideolojileri bir araya getirebileceğini hatırlatmaya yetti. Bunun sonucu olarak, turnuvanın yeniden yapılması isteği de yenilenmiş oldu.
Şu an ülkeyi yöneten parti olan Saenuri Partisi avukatı Won Yoo-chul, 8 Ekim’de verdiği bir konuşmada, konservatif partinin, Asya oyunlarında sahaya çıkan Kuzey Kore bayan futbolcuları için ilgilendiklerini ve Gyeong-Pyong futbol maçının yeniden canlanıp sırasıyla Seoul ve Pyongyang arasında düzenlenmesini istediklerini belirtti.
Politik gelgeçlik
Kuzey Kore’nin 2010 Mart ayında Güney Kore’nin savaş gemisi, Cheonan’ı Sarı Deniz sınırında batırmasından sonra iki ulus arasında ilişkileri artıracak bir etkinlik yapılmamıştı. Buna rağmen gelecek senenin 2 ulus için de önemli olmasından dolayı, politik durumları dikkate almaksızın ilişkilerin düzeltilmesi çağrıları yapılıyor.
Başkan Park Geun-hye’in 15 Ağustosta yaptığı kurtuluş günü konuşmasında, 2 ulus arasındaki kültür işbirliği, aralarının düzelmesine ve barışmaya yardımcı olabilir.
Başkana göre iki ulusun bağımsızlığın 70. yıl dönümü kutlamalarına ortak bir kültürel planları olursa çok önemli bir olay yaşanacak. Bu sözünü kültürel mirasa dair yapılan beraber arkeolojik kazıları hedef göstererek destekledi.
Ancak bu iki ulus arasında gerçekleşen etkinlikler politikacılar tarafından nasıl görülür?
Tarih iyi olmadığını söylüyor. Örnek olarak Kuzey Kore’nin Kaesong şehrinde bulunan 10. yüzyıla ait terk edilmiş bir kraliyet saray kompleksinin beraber yapılan kazı çalışmasını gösterebiliriz.
Arkeolojik projenin 3 Temmuz 2006 tarihinde, Roh Moo-hyun idaresinde başlaması planlanmıştı. Roh’un Kuzeyle iyi ilişkileri vardı. Fakat 30 Haziran tarihinde Kuzey Koreli arkeolojistler projenin ertelenmesi gerektiğini söyledi. 2006 yılında Kuzey’in nükleer çalışmalara başlaması aralarında gerginliğe sebep oldu ve 2007 Mayıs ayına kadar kazı çalışmaları başlamadı.
Kazı, 2010’da gerçekleşen Cheonan saldırısıyla durduruldu. 2011’de yeniden başlayan kazı, Kuzey Koreli lider, Kim Jong-il’in ölümüyle komünist arkeologların projeden çekilmesinden dolayı yine durdu.
Çalışmalar 2012 ve 2013 yılında devam etmedi ama bu sene yeniden başlayan kazılarda, kaynaklara göre Seoul hükumetinin fazla bir beklentisi olmadığı gözlendi. Kültürel geçmiş kurumunda çalışan bir görevlinin eylül ayında Kore JoongAng gazetesine verdiği söyleşiye göre hükumetin şu an ki birleşik ilişkiler yüzünden kazıya dair yaptığı çalışmaların fazla duyulmasını istemediğini belirtti.
İki ülke arasındaki ilişkileri iyileştirmeye yönelik olan bu kazı çalışması başladığından bu yana pek de bir değişim fark ettirmedi. 2004 yılında başlayan proje 2006 yılında bir derleme komitesine sahip oldu. Buna rağmen düzenli görüşmeler 2009 Aralık ayından bu yana yapılmadı.
Bu yıl temmuz ayından itibaren görüşmeler yeniden başladı.
Henüz gerçekleşen bir meclis toplantısında, millet vekilleri Kültür Bakanlığının gelecek seneye dair ilişkileri iyileştirecek bir bütçe ayarlamadığından şikayetçi oldu.
Başta bulunan Saenuri Partisinden vekil Park Chang-sik, “Kuzeyle yapılan politik görüşmeler çok zor.“ dedi ve konuşmasına “Ama yapılan kültürel değişim etkinlikleri Kuzey’in füzelerinden ve nükleer hırslarından vazgeçirebileceğini düşünüyorum.“ cümlesini ekledi.
banshee8831
It was the talk of the town in October 1929.
The first-ever football tournament between Gyeongseong, as Seoul was called back then, and Pyongyang, the two main cities on the Korean Peninsula, was scheduled for Oct. 8, 1929, at Whimoon High School in Seoul.
The contest brought in the who’s who of one of the most popular sports of the era. In the 1920s - when Korea was under Japanese colonization - football became very popular in Korea, mostly among students in Seoul and Pyongyang.
The venue was overcrowded with fans who had flocked to see high-profile sports figures like Yeo Yoon-hyeong, Hyeon Jeong-ju and Lee Yeong-min.
Three rounds took place. The first game was a neck-and-neck match that ended in a tie, but Pyongyang managed to win the second and third matches.
A sporting tradition is launched
This was the start of the legendary Gyeong-Pyong Soccer Tournament.
Football fans were disappointed when the competition did not take place in 1931 and 1932 due to internal issues of the organizers, but it was revived in 1933.
“From this year, the joyous regular match will take place,” a Dong-a Ilbo article on Oct. 8, 1933, reported, under the headline “Big festivities in the area of football, Gyeong-Pyong.”
But the tournament stopped running in 1935 amid Japanese pressure and issues such as controversial referee calls and fights between cheer squads. In 1946, a year after Korea was liberated from Japan, the beloved tournament was revived. But amid political chaos and the ensuing division of the country after the 1950-53 Korean War, it was never repeated.
Yonhap News recently reported that Seoul City Mayor Park Won-soon is working to bring the tournament back next year to mark the 70th anniversary of Korea’s liberation from Japanese colonial rule.
The report said the Seoul Metropolitan Government is in talks to revive the games with officials from the Korea Football Association, the Korean Olympic Committee and the Seoul Sports Council, among others. It added that it is deliberating whether it should be a game of professionals, amateurs or even teenagers.
In an Oct. 7 press conference, Park suggested he had an intention to restore the sporting tradition.
“The central government has also asked regional governments to play their roles in inter-Korean projects,” Park said.
“I believe there is a higher chance that Seoul can play its part, realizing projects like the Gyeong-Pyong Soccer Tournament and a joint concert with the Seoul Philharmonic Orchestra.”
As this isn’t the first time Park has discussed his wish to revive the tournament, some media have dubbed the project Park’s “long-cherished wish.”
But Park is hardly the first Seoul city mayor to envision the Gyeong-Pyong Soccer Tournament’s comeback. In the late 1990s, former Seoul City Mayor Goh Kun suggested the possibility, although to no avail.
It took an inter-Korean match between female football teams on Sept. 29 at the Asian Games and the men’s football teams on Oct. 2, however, to remind people that culture and sports events can bring people of different ideologies together. Calls for a Gyeong-Pyong Soccer Tournament were renewed as a result.
Won Yoo-chul, a ruling Saenuri Party lawmaker, said on Oct. 8 that the conservative party had rooted for the North Korean female players at the inter-Korean match on Sept. 29, adding, “it would be nice to revive the Gyeong-Pyong Soccer Match and hold the games in Seoul and Pyongyang in turn.”
Political volatility
There have been close to no inter-Korean cultural exchanges since the North’s sinking of the South’s Cheonan warship near the Yellow Sea border in March 2010. Yet there have been increasing calls to engender cultural ties regardless of political tensions between the two Koreas, particularly because next year is special for both the South and North.
President Park Geun-hye, in her Aug. 15 liberation day speech, said that inter-Korean cooperation in the culture area could pave the way for reconciliation.
“It would mean a lot if the two Koreas plan a cultural project that can commemorate the 70th anniversary of independence,” Park said, especially citing joint archaeological explorations of cultural heritage.
But can inter-Korean cultural exchanges really be free from politics?
History says no. Take for instance the joint excavation of Manwoldae, a vast 10th-century royal palace complex in Kaesong, North Korea.
The archeological project was set to begin on July 3, 2006, during the Roh Moo-hyun administration, which sought friendly relations with the North. But on June 30, North Korean archaeologists sent a fax saying that the project had to be postponed. In October 2006, the North conducted a nuclear test souring inter-Korean relations, and it wasn’t until May 2007 that the excavation begun.
The dig was then halted in 2010 due to the Cheonan incident. It briefly resumed in 2011, but with the sudden death of former North Korean leader Kim Jong-il, archaeologists from the Communist nation retreated from the work.
The excavation didn’t take place in 2012 and 2013 but resumed this year, although sources say the Seoul government didn’t want to make a big deal out of it. One Cultural Heritage Administration insider told the Korea JoongAng Daily in September that “the government seems to want to keep low-profile of the latest excavation [due to current inter-Korean relations].”
The situation does not differ all that much with a project to create a joint dictionary for South and North Korea. The project was first inked in 2004 and in January 2006 a compilation committee was launched. However, regular meetings have been stalled since December 2009.
The meetings resumed in July this year.
At a recent parliamentary audit, lawmakers criticized the Ministry of Culture for not allocating a budget for inter-Korean cultural exchanges for next year.
“Political negotiations with the North are difficult,” said Park Chang-sik, a lawmaker with the ruling Saenuri Party, “but cultural exchanges could pave the way to convince the North to abandon its missiles and nuclear ambitions.”
02.11.2014 - koreajoongangdaily
Yorumları: 32,032
Konuları: 818
Kayıt Tarihi: 28-01-2007
Teşekkür Puanı:
873
Reviving a North-South sporting tradition
02.11.2014 - koreajoongangdaily
Kuzey – Güney Arasındaki Spor Geleneğini Canlandırmak
banshee8831
>>> https://www.facebook.com/KoreaFansNewsAgency
Yorumları: 812
Konuları: 1
Kayıt Tarihi: 13-09-2014
Teşekkür Puanı:
18
Electronic dance music sweeps Seoul
Elektronik dans müziği Seoul'de yayıldı
![[Resim: OYxBMm.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/540/OYxBMm.jpg)
Kulüp kültürü EDM daha yaygın, ama engeller var.
DJ dendiğinde aklınıza ne geliyor?
Eğer aklınıza küçük kabinde, istenen bir LP ile oynayan bir adam geliyorsa, muhtemelen 50'li 60'lı yaşlarındasınız. Ama eğer melodileri karıştırdıkları sırada partiyi yönete kişiyi düşünüyorsanız muhtemelen şu aralar Kore'de yayılan elektronik müzik dansını, EDM'i, düşünüyorsunuz.
EDM dans için geliştirilmiş bir müzik türüdür. Burada elektronik dans müziğinin ve kulüp kültürünün artan popüleritesi ile Koreli DJ'ler, alışılmış görünen rock yıldızları yada K-pop şarkıcılarına kıyasla bu tür popülerlikten zevk almaya başladılar.
Vokal ve sözsüz müziklerinde olduğu diğer türlerin aksine, EDM gerçekten DJ'e dayanıyor, çünkü DJ elektrikli ekipmanları kullanarak müzik yapıyor.
EDM Webzine Below'un yayıncısı Park Seung-jun "DJ olmadan müzik olmaz" dedi.
Ultra Müzik Festivali, Dünya DJ Festivali ve Küresel Gathering Kore gibi müzik etkinlikleri son yıllarda EDM'in yerel bölgelerdede yayılmasında önemli rol oynamıştır.
Seoul çevresine yaklaşık 10 tane özel DJ'lik enstitüsü ve akademisi açıldı. Ve geçen yıl Dong-Ah Medya ve Sanat Enstitüsü, artan ilgiyle beraber elektronik müzik üretimine adanmış bir bölüm kurdu.
Gyeonggi'de bulunan Ansung'dan bir kolej sözcüsü " Elektronik müzik üretim bölümü için ilk yıl 5 öğrenci aldık. Ama bu yıl 17 öğrencimiz var ve 17 kişilik yer için 400 öğrenci başvurusu aldık."
Koreli DJ'ler aynı zamanda kendileri için yurtdışında tanıtım yapıyorlar. DJ Kago Pengchi tarafından yapılan bir remiks, Armin Van Buuren'in internet yayınında yer aldı. Buuren Hollandalı uluslararsı bir yapımcı ve DJ'dir. Onun internet yayını EDM dünyasında büyük bir etkiye sahip.
Justin Oh aynı zamanda burada gelecek vadeden bir DJ'dir. Bu Koreli-Kanadalı Ultra Müzik Festivali'nde her zamanki gibiydi ve geçenlerde şarkıcı Younha ile birlikte tanıtım müziğini yayınladı.
![[Resim: QaWxev.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/540/QaWxev.jpg)
Koreli DJ'ler, müşteriler için sevilen müzikleri çalmaları amacıyla sönük ve küçük çay evleri tarafından kiralandıkları 1960'lar 1970'lerden bu yana uzun yol kat ettiler.
Rubarto -yerel bir DJ- JoongAng Ilbo'ya "Bir DJ tek başına bir gurup ve şeftir. Bizim ana görevimiz müzik ile insanların ruh halinde dalgalanmalar yaratmaktır." dedi.
Sangsang Fabrikası'nın başkanı Ryu Jae-hyun, 2008 yılından bu yana Dünya DJ Festival'i faliyetini organize eden mekan DJ'yi "21. yüzyılın ritüellerini denetleyecek bir şaman" olarak tanımladı.
Kore'de EDM sahnesi için işler önemli ölçüde değişti ama DJ'ler olumsuz gördükleri şeyleri hala burada hissediyorlar.
Koreli-Belçikalı DJ Gio Vanhoutte 8 yıl önce yakın bir arkadaşını bir kulüpte DJ olarak gördükten sonra Belçika'da müzik yapmaya başladı.
DJ Gio ismiyle ilerleyen Vanhoutte, önceki hayali olan bir şef olmak yerine, karma şarkılar yapmaya başladı. Kararından pişman olmadı çünkü DJ'lik Belçikada prestijli bir meslektir.
"Eğer şarkıcıları buradaki müzik sahnesinde 1 numara olarak düşünürsek, Belçika'nın bir numarası bir DJ" dedi 28 yaşındaki adam.
2012'de Gio, W Otelleri tarafından dünya çapında gelecek vaadeden 6 DJ'den biri olarak seçildi.
Gio "Şarkıcılar, DJ'lere Belçika'da kendi şarkılarını üretmek isteyip istemediklerini sordular. Bir kez başladığınızda devamı gelir" dedi.
"DJ'lik deneyimi olmayan bir yapımcı olursanız, insanlar sizin son müzik akımlarından habersiz olduğunuzu düşürürler."
Tecrübeli insanlara göre DJ'liğin temel esaslarında, yeni bir şarkı oluşturmak amacıyla göründüğünden daha karmaşık olması için ikiden fazla kaydı karıştırmak vardır.
Seoul'de kulüp çevresinde düzenli olarak performanslarını sergileyen DJ Jaein "Birçok genç insan bu işi kolay ve çekici olarak düşünme eğilimdedir, ancak bugünlerde pek çok DJ ahenkli müzik yapmak gibi müziğin temellerini öğreniyor" dedi.
Kore'de EDM kısa bir geçmişe sahiptir.
1990'ların sonlarına kadar, EDM yeraltı müziği olarak kabul edildi ama ana akım çıktıktan sonra Seoul'ün doğusunda Hongik Üniversitesi'nin çevresinde daha fazla dans klübü açıldı.
DJ'ler türünün artan popüleritesinin bir sonucu olarak çeşitli olayların bir parçası haline geldi. Örneğin CJ E&M bu yılın Tarz İkonu Ödülü için Amerikalı DJ Diplo'yu davet etti.
Beyonce ile çalışan DJ, yarınki partiden sonra aynı zamanda ana törene ev sahipliği yapacak.
![[Resim: bqu3HA.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/673/bqu3HA.jpg)
EDM'de popüleritesini sürdüren, genç ve gelecek vaadeden DJ'lerden oluşan W Seoul Walkerhill yıllardır dünyanın her tarafındaki W Oteller kampanyasının bir parçası olarak Kore'den gelen daha başarılı DJ'ler görmeyi umuyordu.
Otel'in marka ve PR pazarlama müdürü Michele Sohn "Yurt dışından ünlü DJ'lerin davetli olduğu büyük ölçekli partilere ev sahipliği yaptık, ama bu yıldan itibaren politikamızı değiştirdik."
"Misyonumuz küresel sahnede yer alacak ve büyüyecek birini bulmak, böylece o kişiyi diğer ülkelere gönderebiliriz."
Sangsang Fabrikasından Ryu'ya göre EDM diğer ülkelerde uzun bir geçmişe sahip ve kaç yaşında olursa olsun hayatta bütün yürüyüşlerden zevk alıyor.
Ryu "Ama kulüp kültürü ile ilişkilendirildikleri için bazı Korelilerin hala bu müzik türüne karşı önyargılı bir yaklaşıma sahip. Umarım bu daha fazla insanın eğleneceği ve seveceği bir müzik türüne dönüşür" dedi.
Bu arada EDM ve DJ'lik diğer ülkelerde ana akım olarak kabul ediliyor. Hatta Amerika iş dergisi Forbes 2012'de dünyanın en çok kazanan DJ'lerini sıralamaya başladı. İngiliz DH Calvin Harris yıllık 66 milyon dolar kazanarak bu yılki grafiğin tepesine yerleşti.
Misfortune_
Club culture, EDM is more mainstream, but barriers exist
What comes to mind when you think of a DJ?
If an image of a man playing requested LPs inside a small booth springs to mind, you’re probably in your 50s or 60s. But if you imagine a person who rules the party while mixing tunes on their decks, it’s likely you’re thinking of electronic dance music, or EDM, which is currently sweeping Korea.
EDM is a music genre optimized for dancing. With the increasing popularity of electronic dance music and club culture here, Korean DJs are beginning to enjoy the kind of popularity more typically seen by rock stars or K-pop singers.
“Unlike other genres that have vocals or instrumental music, EDM truly relies on the DJ because he makes music using electric equipment. Without the DJ, there is no music,” said Park Seung-jun, publisher of the EDM webzine Below.
Music events like Ultra Music Festival, World DJ Festival and Global Gathering Korea, which feature world-famous DJs, have also played crucial roles in expanding EDM locally in recent years.
About 10 or so private DJing institutes and academies have popped up around Seoul. And with the increased interest, Dong-Ah Institute of Media and Arts established a new department dedicated to electronic music production last year.
“The first year we recruited five students for the electronic music production department,” said a spokesperson of the college, located in Ansung, Gyeonggi.
“But this year, we had 17 students, and nearly 400 students applied for the 17 openings.”
Korean DJs are also making a name for themselves overseas. The remix “Sinabro” produced by DJ Kago Pengchi, was featured on Armin Van Buuren’s podcast.
Buuren is an internationally renowned Dutch producer and DJ. His podcast exerts a huge influence in the world of EDM.
Justin Oh is also an up-and-coming DJ here. The Korean-Canadian is a regular at Ultra Music Festival and recently released its theme song in collaboration with the singer Younha.
Korean DJs have come a long way compared to the 1960s and 1970s when shoddy restaurants and tiny tea houses hired them to play requested music for customers. Today, they are the pinnacle of music festivals and are considered artists.
“A DJ is a one-man band and a conductor. Our main job is making people feel high and low with our music,” a local DJ, Rubato, told the JoongAng Ilbo.
Ryu Jae-hyun, the head of Sangsang Factory, a venue that has organized the annual World DJ Festival since 2008, describes DJs as “shamans of the 21st century who supervise rituals.”
Things may have changed significantly for the EDM scene in Korea, but DJs based here still feel what they do is viewed negatively.
Korean-Belgian DJ Gio Vanhoutte began spinning music in Belgium eight years ago after he saw a close friend DJ at a club. Instead of pursuing his former dream of becoming a chef, Vanhoutte, who goes by the name DJ Gio, began mixing tunes. He wasn’t hesitant at all about the decision because DJing is a coveted job in Belgium.
“If you consider singers as the No. 1 in the music scene here, the No. 1 in Belgium is a DJ,” said the 28-year-old.
In 2012, Gio was selected by W HOTELS Worldwide as one of the world’s six most promising DJs.
“Singers ask DJs to produce their songs in Belgium. Once you start off as a DJ, the next step is producing,” Gio said.
“If you become a producer without experience in DJing, people tend to think you are ignorant to the latest music trends.”
The basic principle of DJing is mixing more than two records together to create a new sound, which is more complicated than it appears, according to those with experience.
“Many young people tend to think of the job as something easy and glamorous, but many DJs nowadays learn the basics of music like harmonics and create music,” said DJ Jaein, who regularly performs on the club circuit in Seoul.
In Korea, EDM has a relatively short history.
Until the late 1990s, EDM was considered underground music, but it went mainstream as more dance clubs popped up around Hongik University, western Seoul.
DJs have become an integral part of a wide variety of events as a result of the increasing popularity of the genre. For example, CJ E&M invited U.S. DJ Diplo for this year’s Style Icon Awards.
The DJ, who has worked with Beyonce, Usher and No Doubt, will host the main ceremony as well as the after-party tomorrow.
Riding on the popularity of EDM, W Seoul Walkerhill, which has been nurturing young and promising DJs for years as part of the W HOTELS Worldwide campaign, also hopes to see more successful DJs coming from Korea.
“We’ve been hosting large-scale parties by inviting famous DJs from overseas, but we’ve changed our policy starting this year,” said Michele Sohn, the hotel’s brand and PR marketing manager.
“Our mission is to find a DJ who could become the next big thing on the global stage so that we can send him or her over to other countries.”
According to Sangsang Factory’s Ryu, EDM has a long history in other countries and is enjoyed by all walks of life, regardless of age.
“But some Koreans still have a biased view of this genre of music because they associate it with club culture,” Ryu explained. “I hope it will become a music genre that is enjoyed and beloved by more people.”
Meanwhile, EDM and DJing are accepted as mainstream in other countries. U.S. business magazine Forbes even began ranking the world’s highest-paid DJs in 2012. British DJ Calvin Harris topped the chart this year by raking in $66 million annually.
Korea JoongAng Daily
Yorumları: 32,032
Konuları: 818
Kayıt Tarihi: 28-01-2007
Teşekkür Puanı:
873
Electronic dance music sweeps Seoul
Korea JoongAng Daily
Elektronik dans müziği Seoul'de yayıldı
Misfortune_
>>> https://www.facebook.com/KoreaFansWorld
Yorumları: 586
Konuları: 5
Kayıt Tarihi: 21-04-2014
Teşekkür Puanı:
42
06-12-2014, Saat: 19:32
(Son Düzenleme: 06-12-2014, Saat: 20:05, Düzenleyen: Min-Hee Chang^^.)
TS Entertainment Releases Official Statement Regarding B.A.P's Lawsuit Against the Company
TS, B.A.P’nin Açtığı Davanın Değerlendirilmesiyle İlgili Resmi Açıklama Yaptı
Altı B.A.P üyesinin bir araya gelerek kendi şirketleri TS’e açtıkları davadan sonra, şirket olayı kendi açılarından değerlendirdikleri bir açıklama yaptılar.
Oldukça uzun süren basın açıklaması, “2008’deki kuruluşumuzdan beri geçen yedi yılda Untouchable, SECRET ve B.A.P gibi birçok grup oluşturduk ve yeni sanatçılar da yetiştiriyoruz. K-pop’ın evrensel kültürün bir parçası olması ile birlikte, amacımız kendi sanatçılarımızın çok daha güçlü performanslar sergilemelerini sağlamak ve onları yetiştirip dünyaya sunmak.” sözleri ile başladı.
Ardından “B.A.P bizim ilk erkek idol grubumuz ve bu grup için sarf ettiğimiz çaba ve yaptığımız yatırım diğer şirketlerin yaptıklarından daha az değil. Yetenekleri ve sıkı çalışmalarıyla bir arada olan altı B.A.P üyesinin her birine ayrı ayrı minnettarım, onlar iki dünya turunda da bir K-pop sanatçısı olarak tüm yeteneklerini sergilediler.” diyerek devam etti.
Birlikte çalıştığımız sürenin ortalarında, geçtiğimiz ekim ayında, menajerlerinden; B.A.P üyelerinin biraz dinlenmek istediklerine dair bir mesaj aldık. İsteklerine saygı duyduk ve Güney Amerika ile Japonya’da yapacakları turları iptal edip onlara uzun bir tatil verdik. Ailelerini ziyaret edip yurt dışına çıktıkları süre boyunca üyeler şirketle irtibat halindelerdi. Geçtiğimiz günlerde, bize gelecek yıl ocak ayında geri dönüş yapmak için tanıtımlara başlamak istediklerini söylediler. Gelecek yılın tanıtımlarını planladığımız sırada 27 Kasım’da B.A.P’nin bir dava açmayı planladığını öğrendik.
26 Kasım’a kadar normal ilişkimizi sürdürmemize rağmen, ertesi gün gördüğümüz yazı bizi büyük bir şoka uğrattı. Menajerleri aracılığıyla üyelere ulaşmaya çalıştık, ancak cevap vermediler. Daha sonra ailelerine ulaşmayı denedik ve ulaşabildiğimiz birkaç kişi bize üyelerin avukatlarıyla görüşmemiz gerektiğini söyledi. Anladık ki durumu analiz edebilmemiz ancak dava dosyasını alınca mümkün olacak, biz de elimize ulaşması için bekledik.
Bu sırada, olaylar başlangıç aşamasında olmasına rağmen basının tek bir noktaya odaklanması bizi şüphelendirdi. 2014 yılına girdiğimiz günlerde finansçılarımız ile başabaş bir noktada buluştuk ve B.A.P kâra dönüşen bir sınırdaydı, dolayısıyla durum daha da ciddi hale geldi. Son olarak, sağlam kaynaklardan; B.A.P ile şirket arasındaki ilişkiyi kötü gösteren, halkın fikirleriyle kontrol edilen üçüncü bir taraf olduğuyla ilgili bir duyum aldık.
Buna göre, bu üçüncü tarafın kim olduğunu bulmaya, kuralları yıkılan dürüst iş ilişkilerine adaleti getirmek için her şeyi yapmaya ve paslanan K-pop imajını temizlemeye karar verdik.
Dürüst olmak gerekirse, şirket hala resmi olarak mahkeme kağıdını almadı. Dava metnini hazırlayan hukuk firması kanıt belgelerinde bir yazı hatası yapmış ve yargıçlar onlardan bu hatayı düzeltmelerini isteyecektir. Henüz iddianamenin elimize ulaşmamış olmasına rağmen, iddianamenin içeriğini öğrenebilmek için mahkemeye talepte bulunduk bu sayede bu beyannameyi hazırladık. Şimdi de basında yer alan bazı önemli yayınlara karşı bir açıklama hazırlayacağız.
• 3 yıldan uzun zamanda 10 milyon won ciro. Kişi başına 17,800,000 won
TS -> Uzlaşma noktasına iki yıl içinde ulaşıldı. 2014 yılının ikinci yarısında, 285 milyon won kazanılacağı umuluyordu. Tanıtımlar orijinal planlara uyularak yapılsaydı, 2014’ün ikinci yarısında 600 milyon won kazanılacağı öngörülüyordu.
[bu yazının altındaki tablo referans alınmıştır.]
B.A.P’ye yaptığımız yatırım onlar henüz stajyerken başladı ve 2011’in ikinci yarısında Bang Yong Guk’un tekli parçası ‘I Remember’ ve BANG&ZELO’nun ‘Never Give Up’ parçalarına çok büyük yatırımlar yapıldı. Aşağıdaki tabloda görebileceğiniz gibi, 2013’e kadar, giderler gelirlerden daha fazla. Bunu nedeni ‘dünyayı müzikle yenmek’ düşüncesine odaklanmamızdı ki daha sonra bu amacımıza ulaştığımızı fark ettik. Tüm bu riskli yatırımlara minnettarız, onlar sayesinde B.A.P yeni nesil K-pop sanatçıları içinde önemli bir konuma geldi ve çıkış yapmalarından iki yıl sonra kârlı hale geldiler – bu da bizi gururlandıran bir başarı.
Tabloda belirtilen rakamlara göre, uzlaştığımız noktadan itibaren, gelir-giderler arasındaki oranda bir artış var ve B.A.P çok çok daha fazla kâr etmeye başladı. 2014’ün ikinci yarısına baktığımızda, Güney Amerika, Japonya ve Çin’deki planlanan turlarına devam etselerdi, 600 milyon wondan fazla gelir elde edileceğini öngörüyorduk. Maalesef bu programların iptal edilmesiyle birlikte, 285 milyon won civarında gelir elde edildi.
Ayrıca, yapılan tanıtımların seviyesine bağlı olarak, B.A.P’nin izleyeceği yolda 2015 yılında yaklaşık 1.8 milyar won gelir getireceğini düşünüyorduk.
• Kâr Payı 1 (B.A.P): 9 (TS) ?
TS -> beklenen pay 4 (B.A.P): 6 (TS)
“Kâr payı” terimini açıklamadan önce, hesaplarımızı nasıl yaptığımızla ilgili süreci açıklayacağız. Sözleşme süresince, her altı ay finansal durumumuzu değerlendiririz. İşlemler şu şekilde yürür: B.A.P’den gelen tüm satışların üzerinden grup için yapmamız gereken bütün yatırımları yaparız. Gelirden kalanı ise ürünün çeşidine göre ayırır ve tekrar sanatçıya göre ayırırız. Bu şekilde yapıyoruz çünkü harcamaları kategorize etmek oldukça zor; kaldıkları yurt, ulaşım, yemek, okul, eğitim, boş zaman, egzersizler, masaj, hastane masrafları, vergiler, vs.
Performanslar ve reklamların (5.5) aksine albümlerin (1.9) oranının bu kadar düşük olmasının sebebi, onların ön ödeme miktarlarının daha az olması ve masrafların üçüncü bir taraf ve bizim aramızda paylaştırılması; öte yandan albümün tüm masrafları şirketin kendisi için çalışan uzmanlaşmış çalışanlardan çıkıyor. (yöneticiler, tasarımcılar, yapımcılar, pazarlama vs. dahil)
B.A.P için kâr payı 2014’ün ilk yarısında çoğunlukla albümler ve tekli parçalardan gelen kârla birlikte ortaya çıktı. Bundan sonra, grup dünya turlarını başarıyla tamamladı ve bir K-pop sanatçısı olarak konumlarını sabitlediler, kâr oranı değişkendi. Bu şirketin ve grup üyelerinin hedeflediği bir sonuçtu ve kar paylarının sanatçıların, şirketin başarısına olan katkısını yansıtmasını sağlayarak beklediğimiz etkiyi elde ettik. Gelecekte, reklamların ve etkinliklerin kâra büyük bir katkı yapacaktır, 4:6 civarında bir oran oluşmasını bekliyoruz.
• Kölelik anlaşması
TS -> Adil Ticaret Komisyonu’nun “Standart Sözleşmesi”nin içeriğiyle aynı ve somut örnek
“Kölelik anlaşmaları”nın içerikleri Adil Ticaret Komisyonu’nun belirlediği kuralları takip eden basın yayınlarını beraberinde getirdi ve kurallarını örnekleyen somut olayları içeriyor.
Anlaşmanın uzunluğuna ilişkin; eğer FTC’nin politikasına bakacak olursak, durumun uzunluğu ile ilgili olarak “yabancı yönetim şirketleri ile yapılan genişletilmiş yabancı tanıtım promosyonları” veya “uzun süreli anlaşma gerektirebilen diğer yasal nedenler” gibi durumlar incelendiğinde tarafların anlaşması için yedi yıllık bir mühlet verilmiştir.
Şirket anlaşmanın başlangıcı olarak grubun ilk albümünün yayınlanmasını baz aldı (solo, dijital albüm, tam uzunlukta albüm) ve bunun üzerinden yedi yıl geçti. Her bir üye 2011 mart, haziran ve eylül aylarında anlaşmayı imzaladı; Bang Yong Guk ve Zelo solo tanıtımlarına daha erken başladığı için onların anlaşmalarının bitiş tarihleri tamamıyla farklı.
• Dürüst yayın
TS -> yanlış anlaşılma sorunu
Geçtiğimiz haziran ayında, muhasebenin ilk yarısından sonra, B.A.P üyeleri hiçbir sorun olmadan programlarına devam ettiler. Ancak eylül ayının ortasında grup üyeleri duygu patlamaları yaşamaya, varyete programlarında ve önceden planlanmış diğer etkinliklerle ilgili sorunlar yaratmaya başladılar. Buna rağmen yayın organlarından birçok kez özür diledik, üyeleri korumaya çalıştık.
Ayrıca, şirket menajerler ve diğer çalışanlarla ilgili sorunları karşılıklı görüşerek çözmeye çalıştı ve biz üyelerin dinlenme isteklerine saygı duyduk. 23 Ekim’de etkinliklerini azaltmaya ve iki tur organizasyonunu iptal etmeye karar verdik; böylece grup üyeleri yıl sonuna kadar uzunca bir süre dinlenebileceklerdi.
B.A.P üyeleri memnuniyetsizliklerine dair herhangi bir belirti göstermediler ve yurtlarında kalmaya, hastaneyi ziyaret etmeye ve birlikte yemek yemeye devam ettiler; biz de onların geri dönüş yapmaya hazırlandıklarını düşündük ve kendilerini hazır hissetmelerini bekledik. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu şaşırtıcı haberleri duyduğumuzda ocak ayında geri dönüş yapmak için hazırlanıyorduk.
Bu noktalara değindiğimiz görüşmemizin sonu ve söyleyebileceğimiz her şeyi yargıçlara açıklayacağız, gerçek ortaya çıkacak. Bu kadar basit: TS hiçbir zaman yasaları çiğnemedi ve asla B.A.P’ye adaletsiz ve ahlaksız bir yaklaşımda bulunmadı.
Sloganımız “Dürüstlük. Samimiyet. Tevazu”. Üyeler için sıcak ve rahat bir ev ortamı oluşturmaya çalıştık ve onlara hak ettikleri gibi davrandık, ancak ne yazık ki isteklerimiz yanlış anlaşıldı. Eğer daha önce üyelerin duygularını incittiğimizi düşünmeseydik, bu yaşanan olaylar tecrübesizliğimiz nedeniyle bizim suçumuz olurdu.
Sonuç olarak, umarız B.A.P bundan sonra, hatta şu an, ne istedikleri konusunda dürüst olur, hep birlikte geri dönüş yaparlar ve çıkışlarından beri hayal ettiğimiz başarıları için bir olurlar. Ancak, iletişimi kesmeye devam etmeleri ve mahkemeyi aramaları durumunda, onların isteklerine saygı duyacağız ve onlarla bir mahkeme salonunda ortak bir çözüm bulabilmek için karşı karşıya geleceğiz.
Üzdüğümüz tüm insanlardan çok özür dileriz ve bu olayı olumlu bir şekilde sonlandırmak için çok çalışacağız.
![[Resim: ddKpli.jpg]](http://imagizer.imageshack.us/v2/640x480q90/904/ddKpli.jpg)
y ekseni: Güney Kore’nin kazandığı
x ekseni: yıl (altı aylık aralıklara bölünmüş)
mavi: giderler
kırmızı: gelirler
dancing-machine
After the six B.A.P members banded together to file a lawsuit against their management at TS Entertainment, the company responded with a statement to shore up their side of the argument.
Their very lengthy press release began with some context. "Since our founding in 2008, for the past seven years, we have created acts such as Untouchable, SECRET and B.A.P as well as a new rookie artist launching soon. As K-Pop becomes a part of the global culture, our goal has been to strengthen our artists' performances and grow with them as we introduce them into the world.
B.A.P was our first male idol group, and the amount of effort and investment we put into the group was no less than what any other company would have done. Thankfully, due to the efforts of the six B.A.P members who came together as one with their talent and hard work, they were able to show off their skills as K-Pop artists with two world tours under their belts.
“In the middle of working together, we received the message this past October through their manager that they wanted to rest. Respecting their wishes, we cancelled their upcoming tours in South America and Japan and gave them a long-term vacation. Visiting home and traveling abroad, the members kept in contact with the company. Recently, they told us their opinion that they wanted to go back to promotions beginning in January of next year. In the middle of planning next year's promotions, we heard through a media outlet on November 27 that they were planning a lawsuit.
Since we were maintaining normal contact up until November 26, the article on the next day came as a huge shock. We tried to contact the members through the managers, but they did not respond. We then tried contacting their parents, and the few who we could reach told us to contact their lawyers. We realized that a situation analysis would only be possible after we received the case, and we waited for it to arrive.
In the middle of this, we became suspicious of the media outlets who only focused on one point of view despite the case being in its infancy. As we entered 2014, we were past the break-even point on our finances and B.A.P were on the verge of turning a profit, so this situation became more serious. Finally, we heard reliable rumors that there was a third party controlling public opinion by putting the relationship between the company and B.A.P in a bad light.
To this, we will determine who the third party is and do everything to bring it to justice for breaking the rules of honest business and tarnishing K-Pop's image.
To be truthful, the company has still not officially received the lawsuit. After checking, the law firm who prepared the lawsuit mistakenly had a clerical error regarding proof of document, and the courts had ordered them to correct the mistake. Although we have not yet received the case, we made a request to the courts to view the contents of the case so we could prepare this statement. We will now make a statement on some of the biggest issues in the media.
• 10 billion won in revenue over 3 years. 17,800,000 won per person
TS -> Break-even point reached in 2 years. Second half of 2014, 285 million won expected. If kept to originally planned promotions, second half of 2014 600 million won expected.
[reference the chart at the bottom of this article.]
Our investment in B.A.P began when they were trainees, and large investments began in the second half of 2011 with Bang Yong Guk's solo single, 'I Remember', and BANG&ZELO's 'Never Give Up'. As you can see in the above chart, until 2013, expenses were greater than income. This is because we put our focus on 'conquering the world through music' and realizing our shared goal. Thanks to these risky investments, B.A.P were able to take their place as a new-age K-Pop artist, and became profitable two years after their debut - an accomplishment to be proud of.
As the chart points out, from the point we passed break-even, the gap between our expenses and income becomes greater, and B.A.P began to create more and more profit. Looking at the second half of 2014, if they carried on their planned schedules with tours in South America, Japan and China, we were expecting income of 600 million won. Unfortunately, due to the cancellation of these schedules, we are expecting income of around 285 million won.
Also, depending on the level of promotions, we were tracking B.A.P's income in 2015 to be around 1.8 billion won.
• Profit split 1 (B.A.P): 9 (TS) ?
TS -> expected split 4 (B.A.P): 6 (TS)
Ahead of explaining the term "profit split", we will explain the process by which we do our accounting. Following the contract, we calculate our finances every six months. This is how it works: out of all the sales that come from B.A.P, we take out the investments we have made to the group. With the remainder of the income, we divide them based on the category of product and again based on the ratio split with the artist. We do this because there are expenses that are hard to categorize, including dorms, transport, food, school, training, free time, exercise, massages, hospital costs, T-money, etc.
The reason why the ratio is so low with albums (1:9) as opposed to performances/commercials (5:5) is because the latter has a lesser upfront cost and the expenses are split between us and a third party; while with the former, all of the expenses come out of specialized staff members working for the company itself (content directors, designers, producers, marketing, etc).
The profit split to B.A.P in the first half of 2014 came out lower since the majority of the profits came from albums and singles. After this, as the group successfully completes their world tours and stakes out their position as a K-Pop artist, the profit ratio is changing. This is the intended result from both the members and the company, and has achieved the intended affect of making the profit splits reflect the importance of the artists to the company's success. In the future, as commercials and events make up a greater portion of profits, the ratio of 4:6 was to be expected.
• slave contracts?
TS -> same content as the Fair Trade Commission's "standard contract" + embodiment
The contents of the "slave contracts" brought up by a media outlet are following the rules set by the Fair Trade Commission, and includes material that embodies their rules.
Regarding the length of the contract, if we look at the FTC's guidelines, the length is states as seven years with an extension available upon agreement on both sides with regards to issues such as "extended foreign promotions with a foreign management company" or "any other legitimate reason which may require a long-term contract".
The company has set the beginning of the contract to the release date of the group's first album (solo, digital album, full album) and seven years henceforth. The members each signed their contracts on 2011 March, June and September, and Bang Yong Guk and Zelo started early with solo promotions so the end dates on their contracts are all different.
• issue of trust
TS -> an issue of misunderstanding
Last July, even after the first-half accounting, the B.A.P members continued their schedules without any problems. However, starting in mid-September, the members began exhibiting emotional outbursts, creating problems with variety schedules and other promised events. Despite this, we have apologized numerous times to broadcast stations and others, and tried to protect the members.
Also, the company had tried to solve the problems through the managers and other staff members via discussion and negotiation, and we respected their wishes of the need to rest. On October 23, we agreed to minimize their activities and cancelled two of their world tours so they would get plenty of time to rest until the end of the year.
Since the B.A.P members showed no outward signs of dissatisfaction and continued to live in their dorm, visit the hospital and share meals together, we believed that they were preparing for their comeback and waited until they were ready. As we stated before, we were planning on a comeback in January when we heard this surprising news.
This is the end of our discussion regarding the above points, and we will bare everything we can to the courts so we can reveal the truth. This much is clear: TS Entertainment did not violate the law and have not treated B.A.P in any way that is immoral or unfair.
Our code is "Honesty. Sincerity. Humility". It is possible that in our quest to create a warm and comfortable home for the members and give them the treatment they deserve, our wishes got misunderstood. If we did not recognize the members' hurt feelings before, this is also our fault for misunderstanding due to our lack of experience.
Finally, we hope that B.A.P will, even now, be truthful to what they want and come back together to join forces and achieve that dream that we discussed during their debut. However, if they continue to break off communication and seek out the court, we will respect their wishes and face them in a court of law, searching for a proper solution.
We deeply apologize for causing worry to so many people and will work hard to make sure this entire incident can end in a positive light.
05.12.2014 - Allkpop
y-axis: South Korean won
x-axis: year (separated by six months)
blue: expenses
red: income
|