Baslari Ayse Tuba anlatmis, o gittikten sonraki kismi ben devralip anlatayim.
Ben, Betül (Pritnniash´) Beste (Quartz ´) Ziya (Bidam55 ), Derya ( asya_denizi ) Nazli (lee min ho+1 ) Jung Soo ve Joon'la beraber bindik dolmusa St. Pierre kilisesinin yolunu tuttuk.
her ayrintiyi vericem bizimleymis kadar olursunuz.
Dolmusa bindik kalabaligiz ya turistimizde var soför abimiz bize indirim yapti sagolsun. Neyse dolmus dag yollarindan geçtigi için Antakya'yi dagdanda gördüler, hemen fotograf makinelerine sarildi manzaralari çekmek için. bayagi bir çektiler, sonra biz aska geldik dolmusta hep beraber fotograf çekildik.
Indik dolmustan St. Pierre'ye dogru yürüyoruz. nerden patikadan geçtik kilise merdivenlerinden çikarken bi endiselendiler ki kilise açik midir diye. Umariz açiktir dedik çiktik yukariya, son anda yetismisiz, açikti kilise. Joon çok sevindi bayagi bir çiglik atti orda. Jung Soo o kadar sevinmedi ama o da mutlu oldu yani.
Geçtik kilisenin içine fotograf cekildik dualarini ettiler (Ziya'nin cektigi fotograf) bayagi bi video cekildiler, gorevli artik bize saniye veriyordu hadi artik diye. lets lets demekten dilimde tüy bitti

Kiliseden çiktik, biraz tirmanis mesafesinde Meryem ana'nin heykeli vardi oraya da çikaralim dedik sagolsun bir abi vardi oralarda bize yardimci oldu. Resmen daga tirmandik yani.

Joon bayagi çiglik atti "ayayayaya" diye. neyse çiktik orada da fotograflarimizi çekildik, video çekti Joon'la Jung Soo. sonra inelim dedik tabii biz kizlar dagdan inerken zorlandik Joon hepimize yardimci oldu.
indikten sonra yolda gördügü herkese "Merhaba nasilsiniz seni çok seviyorum" diye bagiriyordu Joon, insanlar sana deli diyecek dedim en sonunda ahaha
Joon sürekli elindeki kitaptan çarsiyi gösteriyordu ben de yürüyerek gidelim felan dedim yürümeye karar verdik. Biz Joon'la yürüyorduk bizim evin oralardan geçerken söyledim bizim ev buralarda diye o da aa öyle mi dedeni göremiblir miyim dedi ahaha ama maalesef dedem baska bir yerde oturuyor :/ "Birdaha gelirsen görürsün!" dedim ben de (çaktirmadan davet ediyorum ahaha) O da güldü. umariz gelir
Sonra Habibin Neccar Camii'ye gidelim dedik. Geçtik içeri asagi indik hali islakti Joon'un çoraplari islandi garibim. gezdiler fotograflarini çekildiler.
Ordan da çiktik ordan da künefe yemeye geçtiler, ben o arada biyere kaçtim.
Bu kadar zaten sonra biraktik onlari sarildik vedalastik bize hediyelerimizi verdiler ordanda kosa kosa eve saat 9a geliyordu.
Yalniz ben o hediyeyi açamiyorum var ya paketi kaybolur felan diye, oldugu gibi sakladim.
Amma yazmisim he.

Neyse iyi okumalar. ^^