yukari
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yoga / 요가
#1
Yoga / 요가


Yoganın tanımları: Yoga çeşitli din mensuplarınca uygulanmakla birlikte, hiçbir dinsel unsuru konu edinmeyen, çeşitli derinliklerde trans hallerinin, içe dönme halinin, değişik şuur hallerinin söz konusu olduğu bir nefsini denetleme sistemidir.
Yoga maya aleminin (yaşadığımız, aldatıcı illüzyonlardan ibaret olan dünya) ötesindeki birtakım hakikatlere ulaşmayı amaçlayan ve bu nedenle maya aleminden duyumlarla gelen aldatıcı etkilere kapıları kapatarak duyum sınırları ötesindeki aşkın realitelere ulaşmaya çalışan mistik bir yoldur.
Yoga, eşyayı (nesneleri) göründükleri gibi değil de, oldukları gibi görebilmeyi amaçlayan, bu amaçla aşama aşama yükselen şuur hallerinin deneyimlendiği spiritüel bir eğitimdir ki, bu aşamalar şuurun iç realiteye yönelmesinden yüksek şuur haline (samadhi) varıncaya değin 7 aşamadan oluşurlar.

Yoga-sutralar ve yedi aşama: Yoga hakkındaki en eski metinler Patanjali adlı Yogi'nin yazdığı Yoga-Sutralar'dır. Patanjali’nin kim olduğu ve bu metinlerin ne zaman yazılmış olduğu halen tartışmalı bir konudur. Yoga-sutralar 4 bölümden oluşur:

Samadhi halini ve ilkelerini açıklayan bölüm.
Samadhi haline ulaşma araçlarını ve disiplinlerini açıklayan bölüm.
Psisik (paranormal) yetenekleri (siddhis) açıklayan bölüm.
Kurtuluştan (aydınlanma) söz eden bölüm.

Patanjali’ye göre, sekizinci aşama olan Samadhi’ye ulaşabilme yolundaki 7 aşama şunlardır:

1- Yama: Ahimsa, Satya, Asteya, Brahmacarya, Aparigraha olmak üzere beş bölümden oluşur.
2- Niyama: Sauca, Santosa, Tapa, Svadhyaya, Isvarapranidhanat olarak beş bölümdür.
3- Asana: Bedensel duruşları içerir.
4- Pranayama: Çeşitli, solunumu denetleme yöntemlerini içerir.
5- Pratyahara: Algıların denetlenmesi demektir.
6- Dharana: Meditasyon nesnesine odaklanmayı belirtir.
7- Dhyana: Zihnin tam olarak denetim altına alınması demektir.

SAMADHI ise, özne ile nesnenin ya da gözleyen ile gözlenenin bir olması demektir. Samadhiye varınca Y O G A tamamlanmış olur.


Yoga Biçimleri: Başlıca yoga biçimleri şunlardır:

Bhakti-Yoga: İlahiliğe sevgi ve tapınmayla erişmeyi önerir.
Hatha-Yoga: Aslında bir yoga biçimi değildir. Batı’da yanlış algılanmıştır. Yalnızca Raja-Yoga’nın bir tekniğidir. Üstün şuur hallerine hazırlık uygulamalarından ibarettir. Çeşitli arınma egzersizlerine ve bedensel pozisyonlara dayalı bir tekniktir. Batı’da daha ziyade fiziksel sağlık amacıyla uygulanmaktadır.
Jnana-Yoga: Bilgi yolu olarak kabul edilen Jnana-Yoga, aşkın realitelere, aydınlanmaya bilgi ve zihinsel analiz yoluyla ulaşmayı önerir. Bu sistemde gözlem, çalışma ve deneyim yoluyla kazanılmış bilgiler hakkında meditasyon yapılır.
Karma-Yoga: Digerkamca hizmet yolu olarak kabul edilir. Karma-Yoga kişinin görevlerini yerine getirmesini, bununla birlikte yerine getirdiği görevlerden bir karşılık beklememesini, yani yaptığı hareketlere ve sonuçlarına ilgisiz kalmasını önerir.
Mantra-Yoga: Mantralar kullanan bir sistemdir, dua ve ses yolu olarak kabul edilir.
Raja-Yoga: En metafizik yoga olarak kabul edilir. Kimilerince bu, aydınlanma yolundaki diğer bütün yoga yollarını kapsar. Konsantrasyon, nefes denetimi, bedensel pozisyon, meditasyon ve kontamplasyon aracılığıyla zihni denetleme olarak tanımlanır.
Kundalini-Yoga: Kundalini gücünü uyandırmaya ağırlık verir. Bu amaçla bedensel pozisyonlardan ve mantralardan yararlanır.
Laya-Yoga: Kundalini gücünü uyandırmak amacıyla, meditasyon, nefes denetlemesi, mantralar, vizüalizasyon ve bedensel pozisyonlar kullanan yol olarak tanımlanır.
Ölüm Yogası: Tibet’te uygulanan bir yoga biçimidir. Kişinin imajinasyonunu, duygu ve düşüncülerini denetleyebilmesi amacına yönelik bir disiplin içerir. Bu yogada yapılan deneyimler, Tibet yogilerine göre kişiyi ölüm-ötesine de hazırlar, yani kişiye ölüm sonrası yaşamında büyük kolaylık sağlar.

Batı’da yoga biçimlerinin oluşmasında ve yayılmasında en büyük etki Teozofi Cemiyeti’nin yanı sıra, Ramakrishna, Sri Aurobindo, Ramana Maharishi ve Yogananda adlı Hintli mistiklerden gelmiştir. Yoga felsefesinde psişik yetenekler elde etmek gibi bir amaç yoktur. Yani psişik yetenekler amaç değil, sonuçtur. Yogi sözcüğü yoganın Batı’da ilk geçişi sırasında yanlış kavranmış bir sözcüktür. Batı’da yogi denildiğinde ilk zamanlarda, genellikle vücuduna garip şekiller verebilen, birtakım gösteriler yapan, saçı sakalı ve tırnaklar uzamış, temiz olmayan insanlar akla gelmekteydi. Kimilerine göre bu imajın yaygınlaşmasına neden olanlar yoganın şarlatanlarıdır. Aslında yogi adı Asya’da hazırlık aşamalarını çoktan geçmiş, zihinsel deneyimin ileri aşamalarına başlamış kimselere verilen bir addır. Asya’nın çeşitli ülkelerinde rastlanan bu gerçek yogiler, ıssız dağlarda ve ormanlarda inzivaya çekilmiş, dinle ilgilenmeyen, mal-mülk edinme ve evlenme gibi hedefleri olmayan, az yiyen, az konuşan, az hareket eden, çeşitli uygulamalarla nefsini terbiye etmeye çalışan, şiddete karşı olan kimselerdir. Uzmanlar yoganın yanlış tanıtılmasının halen sürdüğüne, günümüzde, Hint’te değerli biri olamayacaklarını anlayan ve bu yolu gereğince bilmeyen pek çok Hintli'nin farklı ülkelere göç edip mürit grupları edindiklerine ve yoganın çıkar amaçlı olarak kullanılabildiğine dikkat çekmekteler. Oysa Asya’daki gerçek yogiler mala mülke değer vermeyen, henüz kendisinin kurtuluşa ermemiş olduğunu bildiğinden ögrenci edinmek için de bir çaba göstermeyen kimselerdir.


Kökenleri: Meditasyon halindeki ilk yogi imajları yapılan kazılarda 6-7 bin yıl önce yaşandığı düşünülen İndus Vadisi Uygarlığı'nda tespit edilmiştir. Yoganın yer aldığı ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 1500-1200 yılları arasında kodifiye edilen Rig Veda'da yer almaktadır. Rig Vedalar şifahen aktarıldığından yoganın ortaya çıktığı zaman dilimini kesin olarak tayin etmek imkansızdır. İlk yoga metini Patanjalı tarafından yaklaşık M.Ö. 2. yüzyılda yazılmış ve metinde kişinin zihnini sükunete kavuşturması ve sonsuza katılması için gereken "sekiz kol/basamak" ile yoga tarif edilmiştir.

Yoganın ilkeleri ve hedeflerinin ilk kez tam tarifi M.Ö. 8. ve 4. yüzyıllar arasında derlenen Upanisadlarda bulunmaktadır. Upanisadlarda harici tanrılara sunulan kurbanlar ve seremoniler yerini dahili kurban ve Yüce Varlıkla (Brahman veya Mahatman olarak işaret edilir) ahlaklı olmak, nefsi zapt etme ve zihnin talimi yoluyla bir olma haline bırakan bir anlayışa bırakmıştır.

Patanjalı'nın yoga-sutralarındaki klasik yoga, altı "orthodox" (Bu ifadeyle Vedaların otoritesinin kabulü anlaşılır) darshana (Hindu felsefe okulları)dan biridir. "Yoga" olarak bilinen Hindu felsefe okulunun kökeni yine Hindu felsefe okullarından olan Samkhya ile Upanisadlardadır.


Yoga ve Din: Hindu, Budist ve Jain geleneklerinde yoganın manevi/ruhsal hedefleri yoganın bir parçasını oluşturduğu dinlerden ayrılabilir görülmektedir. Bazı yogiler dini daha çok kültür, değerler, inançlar ve ritüeller, yogayı da daha çok kendi kendini gerçekleştirmek (self-realization) yani yüce hakikatin doğrudan deneyimi olarak görerek din ile yoga arasında süptil bir ayırım yaparlar. Sri Ramakrishna dini kabuk doğrudan deneyimi ise öze benzetmektedir. Her ikisine de ihtiyaç vardır "fakat eğer kişi öze ulaşmak istiyorsa kabuğu aşmalıdır".

Yoganın Hindu uygulayıcıları kendi dini geleneklerinden onur duymaktayken Hindu olmayan uygulayıcılar yoganın Hindu dinini kabul etmeyen kişilerce de ciddi biçimde uygulanabileceğini iddia etmektedirler.

Yoga eleştirileri Batı'da uygulandığı biçimiyle yoganın manevi kökenlerinden koparılıp yozlaştırıldığı (yoganın asıl olarak fiziksel egzersiz olduğu şeklindeki popüler anlayış gibi) üzerinde durmaktadır.


Yoga; gelişimi ve türleri: Yoganın mevcudiyetine ilişkin en eski arkeolojik bulgular M.Ö. 3000 yıllarına kadar gitmektedir. İndus vadisinde yapılan kazılarda ortaya çıkartılan bazı taş mühürlerde yoga duruşlarını gösteren figürlere rastlanmıştır. Yogaya ilişkin ilk yazılı kaynaklar ise Veda’lardır (Rig-Veda, Sama-Veda, Yajur-Veda, Atharva-Veda). Veda'ların ardından Brahmana, Aranyaka ve Upanisad'lar yazılmıştır. Tahminen 2 bin yıl önce Patanjalı tarafından yoga öğretimi çok kısa bir şekilde Yoga-Sutra kitabında anlatılmıştır. Yoga-Sutra’da anlatılana göre Raja yoganın, yani orijinal yoganın, sekiz basamağı şunlardır;

1. Yama - Ahlaksal kurallara uymayı öğretir. Şiddeti, hırsızlığı, açgözlülüğü, kişinin kendi nefsine hakim olamayışını yasaklar.
2. Niyama - Öz disiplini öğretir. Saflığı, sadeliği ve çalışmayı hedefler.
3. Asana - Belirli pozisyonlardaki vücut egzersizleridir.
4. Pranayama - Belirli ritimlerde nefes alıp vermeyi öğretir.
5. Pratyahara - Duyguları kontrol etmeyi sağlar.
6. Dharana - Belli bir fikir üzerinde konsantre olmayı öğretir.
7. Dhayana – Meditasyon çalışmalarıdır.
8. Samadhi - Meditasyonun ulaşacağı son hedef olup; beden ve duyular dinlenirken, aklın ve ruhun uyanık kalması, üstün bilince erişme halidir.

Zaman içerisinde yoga farklı uygulamalar ile farklı ekollere ayrılmıştır. M.Ö. 300 yılında yazılan ve Hint destanının önemli bir bölümünü oluşturan Bhagavad Gita'da, yoga, birer yaşam disiplini olarak; Karma Yoga, Bhakti Yoga ve Jnana Yoga olmak üzere üç temel bölümde incelenmiştir.

Karma Yoga: Sanskrit bir sözcük olan “karma”, davranış / eylem demektir. Karma yasasına göre her hareketin bir sebebi ve bir de sonucu vardır ve bunlar bağıldır. Karma yoga bireyin hareketlerinin neden ve sonuçlarına odaklanan doğru hareket ve kendini düşünmeden yardım yoluyla, Tanrı’yla bütünleşmeyi sağlayan bir yaşam tarzı uygulamasıdır.

Bhakti Yoga: Sevmek ve kalbini kutsal olana açmak, kişisel adanmanın mistik bir yolu olan bhaktinin amacıdır. Bhakti, “Kutsal olana hizmet etmek” demektir. Sevgi ve tam bir teslim oluşla, tüm yaratılmışlarda mevcut olan ilahi öze yol almaktır. Bu yolun İslam sufizmi uygulamaları ile benzerlik gösterdiği ve Mevlana’nın aşk yolu ile yaratana kavuştuğu söylenebilir.

Jnana Yoga: Bilgelik yoludur ve en zor yol olarak düşünülür, çünkü anlama ve sezgi yeteneğinde radikal bir değişiklik gerektirmektedir. Amaç, hepimizin içinde olan bilgiyi sorarak, meditasyon yoluyla ve düşünerek araştırmaktır. Jnana öğrencisi zihnini kendi doğasını araştırmak ve Tanrı yoluyla bilgiye ulaşmak için kullanır. Zaman içinde meditasyonda verimi ve etkinliği artırmak için çeşitli uygulamalar bu ekol altında geliştirilmiştir. Bunlardan bir tanesi de bugün Batı’da dahi yaygın bir uygulama alanı bulan “Hatha Yoga” dır.

Hatha Yoga: Fiziksel ve zihinsel mükemmelliğin yolu olan Hatha Yoga, modern batı yaklaşımına göre öncelikle bir fiziksel terapi formudur. Ancak Hatha Yoganın temel kitabı “Hatha Yoga Pradipika” Hatha Yogayı Raja Yogaya başlamanın bir yolu olarak gösterir.


Hatha Yoga Felsefesi ve Egzersiz Sistemi: Hatha Yoga çalışmaları 3 temel terimin üzerinde durur; Pranayama (Nefes Egzersizleri), Asana(yoga postürleri) ve Meditasyon.

Pranayama / Nefes Egzersizleri: Sanskritçeden incelendiğinde Prana; hava ve havadaki yaşam enerjisi, Yama; kontrol etme ve yönlendirme ve Pranayama; hayat enerjisinin kontrol edilerek yönlendirilmesi olarak ifade edilebilir.

Yine, Sanskrit kök prana, “nefes” sözcüğünü de karşılamaktadır, ancak yogada Prana salt nefes demek değildir. Yoga felsefesi evrende görülen her oluşun Prana'nın tezahürü olduğunu ve evrende tezahür eden enerjinin bütününe Prana adı verildiğini ifade etmektedir. Prana solunum hareketine neden olan güçtür, nefesteki canlılıktır ancak onu salt güç diye adlandırmak yanlış olacaktır, zira güç sadece onun bir tezahürüdür.

Nefes yoluyla pranayı alış veriş Pranayama'dır. Yoga felsefesinin babası Patanjalı, Pranayama'nın hakkında ayrıntılı bilgi vermemektedir, ama daha sonraları başka yogiler konu üzerinde gelişmeler kaydetmişler, buluntularını bilimsel hale getirmişlerdir. Yoga-Sutra’da Patanjalı, Pranayama'yı bir yöntem olarak kabul etmekle birlikte buna takılıp kalmamıştır. " Nefesle havayı dışarı atın, sonra ciğerlerinize çekip bir müddet tutun, böyle yapınca varlığınız biraz daha sakinleşecektir." bu bilgi ile başlayan akım daha sonra Pranayama adı ile başlı başına bir bilim olmuştur.

Düzgün nefes alıp verme vücuttaki pek çok fonksiyonun düzgün işlemesini sağlamaktadır. Pranayama çalışmalarında doğru nefes tekniği ile; kanın temizlenmesi, vücuttaki zehirli maddelerin atılması, solunum esnasında akciğerlerin genişleyip daralması ile karın bölgesine yapılan masajın sindirim organları, karaciğer, böbrekler vb. organların olumlu etkilemesi, göğüs kafesinin daralması ve genişlemesi sayesinde koroner damarlardaki tıkanmaların önlenmesi, kronik soğuk algınlığı, sinüzit, alerji, horlama vs. gibi rahatsızlıkların hafiflemesi söz konusudur.

Solunum tekniklerini uygulayıp tam verim alabilmek için düzenli pratik yapmak, çalışmaları dik duruşta (oturarak, ayakta yaslanarak) ve temiz havada yapmak gerekebilir. Burun kanatlarının kontrollü değişimiyle solunum (Anuloma Viloma), diyafram kullanımıyla gerçekleşen solunum (Kapalabathi), karın solunumu, göğüs solunumu gibi çeşitli uygulama biçimleri mevcuttur.

Asana / Yoga Postürleri: “Asana” Hatha Yoga duruşlarına verilen ad olup, kelime anlamı itibari ile "rahat duruş, hoş duruş, latif poz" olarak ifade edilmektedir. Hatha Yoga asanaları koordine edilmiş beden pozları ve nefes tekniklerinin fizik-beden, zihinsel yapı ve ruh varlığı üzerindeki tesirlerini belirli konsantrasyonlar ile deneyimlemektir.

Daha önceden de belirtildiği gibi Hatha Yoga, Raja Yoga için bir hazırlıktır. Hatha Yoga'da birçok Asana varken, Raja Yoga'da sadece birkaç tane Asana vardır ve nihai olarak tek bir Asana'ya varılmaktadır ki buna Dhyana Asana ya da meditatif poz denir.

Bunun yanında her bir asana, kendi grubuna göre fiziki yapıyı dengelemekte, esnetmekte, katı ve sert haldeki kas yapılarını gerektiği zaman sertleşecek şekilde uzun ve esnek hale getirmektedir. Hatha Yoga çalışmaları bir zayıflama yöntemi olmamakla birlikte vücudun bu şekilde esnetilmesi onun gereksiz dokulardan kurtulmasını ve böylece form almasını temin eder. “Asana'lar, Hatha-Yoga'nın ilk adımını oluşturduklarından uygulayıcıya ilk aşamada açıklanır. Asanalar kişiyi dayanıklı, hastalıklardan uzak, eklemlere bağlı uzuvları da hafif kılar” Asanalar beden sağlığı için önemli egzersizlerdir ve günlük yaşantıda bedeni zorlamadan rahatlıkla uygulanabilir. Yüksek ya da orta şiddetli sportif egzersizlerde kaslar kasıldığında depolanmış şeker parçalanarak laktik aside dönüşür ve bir enerji açığa çıkarır. Laktik asidin daha sonra su ve karbondioksite dönüşmesi gerekir, bunun için de oksijene ihtiyaç vardır. Egzersiz sonrası kaslarda laktik asit birikmesi beraberinde yorgunluğun azalmasını sağlayan bir toparlanma sürecini getirir. Oysa Hatha Yoga duruşlarında oksijen alımı fazla olduğundan oksijen borçlanması daha az, toparlanma süreci daha kısa olacaktır. Yogik asanalar sinerjik ve antagonist kasların düzgünlüğünü, esnekliğini ve dayanıklılığını geliştiren izometrik egzersizlerdir ve araştırma sonuçları asanaların statik motor performansı, el-göz koordinasyonunu, kardiovasküler dayanıklılığı, anareobik gücü geliştirdiği, 6-12 aylık çalışmanın esneklik süresi ve dayanıklılık performansında artış, aşırı bitkinlik hallerinde azalış sağladığını göstermiştir.
Meditasyon: Meditasyon, Raja Yoga'nın yedinci basamağı Hatha Yoga çalışmalarının son basamağındaki uygulamadır. Meditasyon bir şuur akışıdır, şuurun bir sıçrayışı, bir çekişi ya da itimi değildir. Meditasyon, anlık-analizi veya yaşamın ideallerine olan adanma denilebilecek kişinin kendi özbenini samimi olarak araştırması yoludur. Hatha Yoga Pradipika’ da meditasyon “aklın doğal durumu” olarak ifade edilmektedir.

Meditasyon, yoganın temel taşlarından biridir. Yoga ile ulaşılacak, evrenle birleşip bütünleşme haline meditasyon uygulaması olmadan gelmek mümkün değildir. Bu meditatif hal aslında pek çok dinin pratikleri içinde yerini bulmuş bir uygulamadır. Örneğin, İslam Sufizmi'nde benzer uygulamalara sıklıkla rastlanmaktadır ki, en bilinen örnek “sema” meditatif hal sağlanmadan uygulamada devamlılığın kolay kolay gerçekleşmeyeceği bir çalışmadır. Yogada uygulanan mantraları, yani kutsal sözleri tekrarlayarak gerçekleştirilen meditasyonun sufizmdeki karşılığı “zikir”dir. Uygulamada solunuma ya da sema veya duaya odaklanma gibi farklılıklar olsa da, meditatif hale geçildiğinde karşılaşılan fizyolojik değişimler aynıdır. Bunun yanında her iki meditasyon esnasında da kişilerin neşeli, güçlü duygular, zamansızlık hissi, farkındalıkta artış, zihinsel dinçlik, iyi olma hissi ve genel gevşeme hissettiklerini ifade ettikleri görülmektedir.

Meditasyon teolojik felsefedeki görüntüsünün dışında gündelik yaşamda kolaylıkla yer alabilmiş bir mental aktivitedir. Duyulardan kaynaklanan düşüncelerin artık söz konusu olmadığı bir bilinç durumudur ki buna göre, meditasyon düşüncenin konsantre olunan konuda doğru ve düzenli akışı olup konsantrasyonun hemen arkasından ortaya çıkan hal olarak ifade edilmektedir.


Yoga Mitleri: Batı'da fiziksel egzersizleri sebebiyle en çok yaygınlık kazanan yoga türü Hatha Yoga'dır. Ancak klasik Hatha Yoga'nın bazı egzersizleri ve amaçları dışında batılı ülkelerde daha çok beden güzelliği ve sağlık gerekçeleriyle yapılan bu yoga türü medyanın ve batılı uygulayıcıların da etkisiyle yoganın bütününü temsil eder hale getirilmiştir. Klasik yogadan farklı olarak bu yoga çevresinde bugün halen yaygın olan kimi mitler üretilmiştir.

Yoga'nın Bir Din Olmayışı Miti
Yoga Atman (Bireysel Ruh) ile Brahman'ın (Ruhun Kaynağı) manevi birliğine götüren Hindu dini pratikleridir. Yoganın çeşitli yönleri manevi inançlar, ahlak kuralları, gündelik yaşam düzenleri, ritüeller ve manevi disiplinleri içermektedir ve bu uygulamalar onun dini yönünün varlığını kanıtlamaktadır. Fiziksel egzersizleri içinde en çok barındıran Hatha Yoga'nın temel metni Hatha Yoga Pradipika'nın ilk iki dizesinde dahi Hatha Yoga'nın Raja Yoga'nın başarılması için öğretildiği ve Hatha Yoga bilgisinin Hindu Tanrısı Siva tarafından öğretildiği bildirilmektedir.

Yoga'nın Hinduizm İle İlişkisiz Olduğu Miti
Yoga ile ilgili ilk kayıtlı kanıtlar ilk Hindu kutsal metni olan Rig Veda'da yer almakta ve daha sonraki Hindu kutsal metinlerinde ayrıntılarıyla açıklanmaktadır. Ayrıca Hatha Yoga Pradipika'nın giriş cümlelerinde yoganın kaynağı bir Hindu Tanrısı olan Siva'ya bağlanmaktadır. Bunun yanısıra bazı vücut hareketlerinin isimlerinin Hindu Tanrıları'ndan alınması dahi yoga ile Hinduizm arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Suriya Namaskar, Hanumasana gibi asanalar (Yoga duruşları) Hindu Tanrıları Suriya/Visnu ve Hanuman'dan ileri gelmektedir.

(Alıntıdır)

English

The Vedic Samhitas contain references to ascetics, while ascetic practices (tapas) are referenced in the Brāhmaṇas (900 to 500 BCE), early commentaries on the Vedas. Several seals discovered at Indus Valley Civilization (c. 3300–1700 B.C.E.) sites in Pakistan depict figures in positions resembling a common yoga or meditation pose, showing "a form of ritual discipline, suggesting a precursor of yoga", according to archaeologist Gregory Possehl. Some type of connection between the Indus Valley seals and later yoga and meditation practices is speculated upon by many scholars, though there is no conclusive evidence.

Techniques for experiencing higher states of consciousness in meditation were developed by the shramanic traditions and in the Upanishadic tradition.

While there is no clear evidence for meditation in pre-Buddhist early Brahminic texts, Wynne argues that formless meditation originated in the Brahminic tradition, based on strong parallels between Upanishadic cosmological statements and the meditative goals of the two teachers of the Buddha as recorded in the early Buddhist texts. He mentions less likely possibilities as well. Having argued that the cosmological statements in the Upanishads also reflect a contemplative tradition, he argues that the Nasadiya Sukta contains evidence for a contemplative tradition, even as early as the late Rg Vedic period.

The Buddhist texts are probably the earliest texts describing meditation techniques. They describe meditative practices and states that existed before the Buddha, as well as those first developed within Buddhism. In Hindu literature, the term "yoga" first occurs in the Katha Upanishad, where it refers to control of the senses and the cessation of mental activity leading to a supreme state. Important textual sources for the evolving concept of Yoga are the middle Upanishads, (ca. 400 BCE), the Mahabharata including the Bhagavad Gita (ca. 200 BCE), and the Yoga Sutras of Patanjali (150 BCE).

www
#2
[Resim: yoga1ld0.jpg]

[Resim: yogaartsstarbg7.jpg]

www
#3
Ya gerçekten merak ediyorum, yoga kutsal bir spor mu? Insan bu islemde her sorununu unutuyor mu?
Sade AnTaLYa cumuriyeTi
www
#4
Öyle diyorlar ama kutsal bir spor oldugunu zannetmiyorum. Sorunlari unutmanin sebebi de vücuduna yapilan çesitli teknikler sayesinde rahatlamis olmasi diye düsünüyorum. Smile
www
#5
www
#6
Ben yapiyorum ama kutsal olarak degil. Yani insan bir yerde huzurlu olacagini sanip kendini kandirinca sahiden huzurlu oluyor. Biggrin
[Resim: 18bhorzhorzmw5.jpg]
#7
Benim buldugum yöntem yogadan daha iyi.
Ruh ve beden teknigi.
#8
Tesekkürler Aybike.
Yogaya bir arkadasim çok takmisti.
Onun sayesinde baya sey ögrenmistim. Biggrin
#9
Bilgi için tesekkürler.
www
#10
Tesekkürler paylasim için.
the world is the hapki-do hapki-do is the world..




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi