Yorumları: 762
Konuları: 54
Kayıt Tarihi: 08-05-2010
Teşekkür Puanı:
137
(06-11-2010, Saat: 15:31)ddeerryyaa yazdı: 17.Bölüm
“Sen gerçekten gelecekte çok iyi bir kraliçe olacaksin sevgili gelinim... Iyi bir es oldugun gibi halkina kucak açan bir kraliçe de olacaksin...Ve ben böyle biri oldugun için ve beni hiç yaniltmadigin için sana minnettarim kizim... “
Nereden bilebilirdim bunlarin son sözleri olacagini...O sicak bakislarini son kez görecegimi...Nereden bilebilirdim...Evet bana bu sözleri söyledigi gece Kral Ji Min Kraliçe Soo Min’in kollarinda son nefesini vermisti...Tüm ülke hüzne bogulmustu adeta... 1 ay boyunca yas tutulmustu...Kraliçe,Jung Bin ve Dong Bin perisan bir halde bu durumu kabullenmekte zorlanirken ben de onlardan farksiz degildim...Esimi ve ailesini teselli etmek için büyük bir çaba gösteriyor ,onlara yardimci olmaya çalisiyordum...Bir yandan da majestelerinin son sözlerini düsünüyor,kendime ona layik biri olacagima dair bir sürü söz veriyordum...
Bugün Dong bin ve benim taç giyme törenim gerçeklesecekti...Annem ve babam ve tabi büyük bir çaba göstererek Kraliyet Mahkemesine müfettis olarak giren abim bir yandan Kral Ji Min’in yasini tutuyor bir yandan da benim adima seviniyordu...Woo Jin ise ne yapip edip bas ressami ikna etmis ve tören günü görev almayi basarmisti...Ben ise korkuyordum...Bir yandan seviniyordum ama diger yandan da içimde tarif edemedigim bir büyüklükte korku vardi... Tabi bir yandan da içimde Kral Ji Min’in ölümünden ötürü büyük bir hüzün vardi...Ben bu duygu karisikliklarini yasarken esim Dong Bin’de benden farksiz degildi... Belki de hemen hemen ikimizde ayni duygulari yasiyorduk...Ama hayat iste...Devam ediyor bir sekilde...Kral Ji Min ölmüstü...Ve simdi onun biraktiklarini devam ettirmek,gelistirmek Dong Bin’in göreviydi... Ne kadar korksa da tedirgin olsa da yapmak zorundaydi...Babasinin sanli bir sekilde tasidigi bayragi bir sekilde devralmaliydi....Yapmaliydi....
Tüm ladyler etrafimda pervaneydi adeta...Konagim çoktan hazirlanmisti...Saçlarim büyük bir özenle toplaniyor,kiyafetim ayni sekilde vücudumla bulusuyordu..Herkes çok güzel oldugumu söyleyip duruyordu ama ben hala içimde yasadigim duygu karmasisindan ötürü bunlari düsünecek durumda degildim...Lady Park sevincinden aglayacak gibi oluyordu ancak kendini zor tutuyordu...Son olarak tacim basima takildi...Iste o zaman isin ciddiyetinin farkina vardim,tüm karmasikliklardan kendimi arindirdim... Disari çiktigimda büyük bir kalabalik beni bekliyordu...Komutanlarin ve devlet adamlarinin bir kismi –diger kismi Dong Bin’in yanindaydi- sorusturma ofisi çalisanlari ,babam,abim,annem ve tören bakanligindan yetkililer...Hepsi oradaydi...Herkes ben disari çikinca önümde egildi büyük bir memnuniyetle...
Herkes:Kraliçemiz...
Artik Veliaht Prenses Jin Sook olarak degil kraliçe Jin Sook olarak anilacaktim...Bu tipki ilk prenses oldugum zamandaki gibi bana tuhaf gelmisti....Ama sanirim zamanla buna da alisacaktim....
Beni selamlayan herkese içten bir tebessümle karsilik verdim...Daha sonra arkamdaki kalabaligin esliginde tören alanina gittim...Orada Dong Bin’i ilk gördügüm andan itibaren kalbim her zamanki gibi yine hizli bir sekilde atmaya baslamisti....Titriyordum....Dong Bin beni görünce içten bir gülümsemeyle beni selamladi...Sonra tören baslamadan önce yanima gelerek elimi sikica tuttu,her zamanki gibi isil isil gözleriyle bana bakti uzun bir süre....
Dong Bin:Çok güzel olmussun...
Jin Sook:Tesekkür ederim...
Dong Bin:Korkuyor musun?
Jin Sook:Biraz...
Dong Bin(Zorlarcasina):Biraz mi?
Jin Sook(Utanarak):Açikçasi çok korkuyorum...
Dong Bin(Gülerek):Kimseye belli etme ama ben de çok korkuyorum...
Bu sözün üzerine ikimizde gülmeye baslamistik ki Bay Kim yanimiza gelerek...
Bay Kim:Efendim törene baslamak için sizi bekliyoruz...
Dong Bin:Tamam...(Bana bakarak) Biz haziriz...
Tören alaninda yavas ama emin adimlarla ilerliyorduk ikimizde...Herkes önümüzde egiliyor,bizi selamliyordu...Woo Jin’in yüzünde beni görür görmez kocaman bir gülümseme belirivermisti...Annem ve babam benimle bir kez daha gurur duymus,abim tüm samimiyetiyle benim adima sevinmisti...Kraliçe oglunun tahta çikisini gördügü için mutluluk gözyaslari döküyor,hem benimle hem de ogluyla gururlaniyordu...Bir yandan da eski günleri hatirliyor kendisinin ve esinin tahta çikis töreni gözünün önünde canlaniyordu...Jung Bin ise gülerek bizi izliyordu...Basbakan yardimcisi ise belki kraliçe ben olmasaydim Dong Bin adina sevinecekti ama kraliçe ben oldugum için bu sevincini tam anlamiyla yasayamiyordu....
Saray Sekreteri önce Dong Bin’e sonra da bana kraliyet bildirilerini verdikten sonra mühürlerimizi bize teslim edip ,tören alanina dönerek...
Saray Sekreteri:Majesteleri kral ve kraliçeyi selamlayin! Çok yasayin majesteleri...Kral ve kraliçemiz çok yasayin...
Herkes(Egilerek saray sekreterinin dediklerini tekrar ettiler):Kral ve kraliçemiz çok yasayin...Kral ve kraliçemiz çok yasayin...Kral ve kraliçemiz çok yasayin....
Önce tören alanindaki insanlari selamladiktan sonra biribirimizi selamladik...Dong Bin de ben de birbirimize bakarak tebessüm ettik...Ikimizde biribirimizin yaninda oldugumuz için çok mutluyduk...Bu törenin resmi bir evliligi degil de gerçek bir evliligi taçlandirmasi bizi çok mutlu ediyordu... Yerimize oturdugumuzda Dong Bin...
Kral Dong Bin:Ben Joseon’un 21. Krali Dong Bin...Saray yetkililerinin ve halkimin önünde söz veriyorum ki adaletli,erdemli,halkina kucak açan bir kral olacagim...(Biraz durduktan sonra) Bugünden itibaren esim Veliaht prenses Jin Sook Kraliçe Jin Sook, annem Kraliçe Soo Min Ana Kraliçe Soo Min olarak anilacaktir! Bunu saray yetkililerine ve halka ilan ederim...
Daha sonra sözü ben devralarak...
Kraliçe Jin Sook:Ben Joseon’un 21. Kraliçesi Jin Sook...Saray yetkililerinin ve halkimin önünde söz veriyorum ki erdemli,sadik,adaletli,halkina kucak açan bir kraliçe olacagim....Majestelerine hayatim boyunca destek olacagima,ona ve halkima en iyi sekilde hizmet edecegime söz veriyorum...Bunu saray yetkililerine ve halkima ilan ederim...
Ben bu sözleri söyledikten sonra herkes egilip bizi selamlayarak...
Herkes:Kral ve kraliçemiz çok yasayin... Kral ve kraliçemiz çok yasayin...
-3 Gün Sonra-
3 gündür Dong Bin ve ben halka tahta çikisimizin serefine ziyafetler veriyor,tebrik ziyaretlerini kabul ediyorduk...Ve bu yorucu 3 günün sonunda nihayet rahat bir nefes alabilmistik...
Lady Park:Kraliçem...Ana kraliçe geldiler...
Kraliçe Jin Sook:Ona içeriye kadar eslik edin...
Ana kraliçe geldiginde yerimi ona birakmis ve ben kendi yerime oturmustum...Ana kraliçe gülümseyerek...
Ana Kraliçe Soo Min:Nasil bir duygu kraliçe olmak?
Kraliçe Jin Sook(Gülerek):Yorucu diyebilirim...
Ana kraliçe:O zaman sana kötü bir haberim var çünkü daha çok yorulacaksin...
Kraliçe Jin Sook:...
Ana kraliçe(Gülerek):Bu kadar korkma...Ben sadece seni korkutuyorum...
Lady Park:Kraliçem...Prens Jung Bin geldiler...
Jin Sook:Içeri gelsin...
Jung Bin gülerek içeri girdi ve hemen benim yanima oturdu...
Jin Sook:Sevgili prens dersiniz bitti mi?
Jung Bin:Evet kraliçem...
Ana Kraliçe Soo Min:Çok zorlaniyor musun?
Jung Bin:Pek degil...
Ana Kraliçe Soo Min:Güzel...Biraz daha büyüdügünde majestelerinin en büyük yardimcisi sen olacaksin...Bunun farkindasin degil mi oglum?
Jung Bin:Evet anne...Majestelerine büyük bir sadakatle hizmet edecegim...
Kraliçe:Bunu duymak çok güzel...
-2 Saat Sonra-
Lady Park tedirgin bir sekilde içeri girerek...
Lady Park:Kraliçem...
Jin Sook:Nedir bu halinin sebebi ?
Lady Park:Basbakan yardimcisinin kizi Bayan Ha Jung size tebrik ziyaretinde bulunmak için gelmis...
Kraliçe Jin Sook(Sasirarak):Ne?
Derya'cim.  
Sonunda prensesimiz kraliçe oldu ha. Çok yakisti Kraliçe Jin Sook.
Inaniyorum onun çok iyi bir kraliçe olacagina.
Kraliyet törenini görebilmeyi çok isterdim. 
Ama Ha Jung yine oralarda. Kizsam da hikayeye heyecan katmiyor degil.
Ellerine saglik canim.
Yorumları: 2,467
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 02-06-2009
Teşekkür Puanı:
142
(06-11-2010, Saat: 23:53)bucuruk yazdı: (06-11-2010, Saat: 15:31)ddeerryyaa yazdı: 17.Bölüm
�Sen gerçekten gelecekte çok iyi bir kraliçe olacaksin sevgili gelinim... Iyi bir es oldugun gibi halkina kucak açan bir kraliçe de olacaksin...Ve ben böyle biri oldugun için ve beni hiç yaniltmadigin için sana minnettarim kizim... �
Nereden bilebilirdim bunlarin son sözleri olacagini...O sicak bakislarini son kez görecegimi...Nereden bilebilirdim...Evet bana bu sözleri söyledigi gece Kral Ji Min Kraliçe Soo Min�in kollarinda son nefesini vermisti...Tüm ülke hüzne bogulmustu adeta... 1 ay boyunca yas tutulmustu...Kraliçe,Jung Bin ve Dong Bin perisan bir halde bu durumu kabullenmekte zorlanirken ben de onlardan farksiz degildim...Esimi ve ailesini teselli etmek için büyük bir çaba gösteriyor ,onlara yardimci olmaya çalisiyordum...Bir yandan da majestelerinin son sözlerini düsünüyor,kendime ona layik biri olacagima dair bir sürü söz veriyordum...
Bugün Dong bin ve benim taç giyme törenim gerçeklesecekti...Annem ve babam ve tabi büyük bir çaba göstererek Kraliyet Mahkemesine müfettis olarak giren abim bir yandan Kral Ji Min�in yasini tutuyor bir yandan da benim adima seviniyordu...Woo Jin ise ne yapip edip bas ressami ikna etmis ve tören günü görev almayi basarmisti...Ben ise korkuyordum...Bir yandan seviniyordum ama diger yandan da içimde tarif edemedigim bir büyüklükte korku vardi... Tabi bir yandan da içimde Kral Ji Min�in ölümünden ötürü büyük bir hüzün vardi...Ben bu duygu karisikliklarini yasarken esim Dong Bin�de benden farksiz degildi... Belki de hemen hemen ikimizde ayni duygulari yasiyorduk...Ama hayat iste...Devam ediyor bir sekilde...Kral Ji Min ölmüstü...Ve simdi onun biraktiklarini devam ettirmek,gelistirmek Dong Bin�in göreviydi... Ne kadar korksa da tedirgin olsa da yapmak zorundaydi...Babasinin sanli bir sekilde tasidigi bayragi bir sekilde devralmaliydi....Yapmaliydi....
Tüm ladyler etrafimda pervaneydi adeta...Konagim çoktan hazirlanmisti...Saçlarim büyük bir özenle toplaniyor,kiyafetim ayni sekilde vücudumla bulusuyordu..Herkes çok güzel oldugumu söyleyip duruyordu ama ben hala içimde yasadigim duygu karmasisindan ötürü bunlari düsünecek durumda degildim...Lady Park sevincinden aglayacak gibi oluyordu ancak kendini zor tutuyordu...Son olarak tacim basima takildi...Iste o zaman isin ciddiyetinin farkina vardim,tüm karmasikliklardan kendimi arindirdim... Disari çiktigimda büyük bir kalabalik beni bekliyordu...Komutanlarin ve devlet adamlarinin bir kismi �diger kismi Dong Bin�in yanindaydi- sorusturma ofisi çalisanlari ,babam,abim,annem ve tören bakanligindan yetkililer...Hepsi oradaydi...Herkes ben disari çikinca önümde egildi büyük bir memnuniyetle...
Herkes:Kraliçemiz...
Artik Veliaht Prenses Jin Sook olarak degil kraliçe Jin Sook olarak anilacaktim...Bu tipki ilk prenses oldugum zamandaki gibi bana tuhaf gelmisti....Ama sanirim zamanla buna da alisacaktim....
Beni selamlayan herkese içten bir tebessümle karsilik verdim...Daha sonra arkamdaki kalabaligin esliginde tören alanina gittim...Orada Dong Bin�i ilk gördügüm andan itibaren kalbim her zamanki gibi yine hizli bir sekilde atmaya baslamisti....Titriyordum....Dong Bin beni görünce içten bir gülümsemeyle beni selamladi...Sonra tören baslamadan önce yanima gelerek elimi sikica tuttu,her zamanki gibi isil isil gözleriyle bana bakti uzun bir süre....
Dong Bin:Çok güzel olmussun...
Jin Sook:Tesekkür ederim...
Dong Bin:Korkuyor musun?
Jin Sook:Biraz...
Dong Bin(Zorlarcasina):Biraz mi?
Jin Sook(Utanarak):Açikçasi çok korkuyorum...
Dong Bin(Gülerek):Kimseye belli etme ama ben de çok korkuyorum...
Bu sözün üzerine ikimizde gülmeye baslamistik ki Bay Kim yanimiza gelerek...
Bay Kim:Efendim törene baslamak için sizi bekliyoruz...
Dong Bin:Tamam...(Bana bakarak) Biz haziriz...
Tören alaninda yavas ama emin adimlarla ilerliyorduk ikimizde...Herkes önümüzde egiliyor,bizi selamliyordu...Woo Jin�in yüzünde beni görür görmez kocaman bir gülümseme belirivermisti...Annem ve babam benimle bir kez daha gurur duymus,abim tüm samimiyetiyle benim adima sevinmisti...Kraliçe oglunun tahta çikisini gördügü için mutluluk gözyaslari döküyor,hem benimle hem de ogluyla gururlaniyordu...Bir yandan da eski günleri hatirliyor kendisinin ve esinin tahta çikis töreni gözünün önünde canlaniyordu...Jung Bin ise gülerek bizi izliyordu...Basbakan yardimcisi ise belki kraliçe ben olmasaydim Dong Bin adina sevinecekti ama kraliçe ben oldugum için bu sevincini tam anlamiyla yasayamiyordu....
Saray Sekreteri önce Dong Bin�e sonra da bana kraliyet bildirilerini verdikten sonra mühürlerimizi bize teslim edip ,tören alanina dönerek...
Saray Sekreteri:Majesteleri kral ve kraliçeyi selamlayin! Çok yasayin majesteleri...Kral ve kraliçemiz çok yasayin...
Herkes(Egilerek saray sekreterinin dediklerini tekrar ettiler):Kral ve kraliçemiz çok yasayin...Kral ve kraliçemiz çok yasayin...Kral ve kraliçemiz çok yasayin....
Önce tören alanindaki insanlari selamladiktan sonra biribirimizi selamladik...Dong Bin de ben de birbirimize bakarak tebessüm ettik...Ikimizde biribirimizin yaninda oldugumuz için çok mutluyduk...Bu törenin resmi bir evliligi degil de gerçek bir evliligi taçlandirmasi bizi çok mutlu ediyordu... Yerimize oturdugumuzda Dong Bin...
Kral Dong Bin:Ben Joseon�un 21. Krali Dong Bin...Saray yetkililerinin ve halkimin önünde söz veriyorum ki adaletli,erdemli,halkina kucak açan bir kral olacagim...(Biraz durduktan sonra) Bugünden itibaren esim Veliaht prenses Jin Sook Kraliçe Jin Sook, annem Kraliçe Soo Min Ana Kraliçe Soo Min olarak anilacaktir! Bunu saray yetkililerine ve halka ilan ederim...
Daha sonra sözü ben devralarak...
Kraliçe Jin Sook:Ben Joseon�un 21. Kraliçesi Jin Sook...Saray yetkililerinin ve halkimin önünde söz veriyorum ki erdemli,sadik,adaletli,halkina kucak açan bir kraliçe olacagim....Majestelerine hayatim boyunca destek olacagima,ona ve halkima en iyi sekilde hizmet edecegime söz veriyorum...Bunu saray yetkililerine ve halkima ilan ederim...
Ben bu sözleri söyledikten sonra herkes egilip bizi selamlayarak...
Herkes:Kral ve kraliçemiz çok yasayin... Kral ve kraliçemiz çok yasayin...
-3 Gün Sonra-
3 gündür Dong Bin ve ben halka tahta çikisimizin serefine ziyafetler veriyor,tebrik ziyaretlerini kabul ediyorduk...Ve bu yorucu 3 günün sonunda nihayet rahat bir nefes alabilmistik...
Lady Park:Kraliçem...Ana kraliçe geldiler...
Kraliçe Jin Sook:Ona içeriye kadar eslik edin...
Ana kraliçe geldiginde yerimi ona birakmis ve ben kendi yerime oturmustum...Ana kraliçe gülümseyerek...
Ana Kraliçe Soo Min:Nasil bir duygu kraliçe olmak?
Kraliçe Jin Sook(Gülerek):Yorucu diyebilirim...
Ana kraliçe:O zaman sana kötü bir haberim var çünkü daha çok yorulacaksin...
Kraliçe Jin Sook:...
Ana kraliçe(Gülerek):Bu kadar korkma...Ben sadece seni korkutuyorum...
Lady Park:Kraliçem...Prens Jung Bin geldiler...
Jin Sook:Içeri gelsin...
Jung Bin gülerek içeri girdi ve hemen benim yanima oturdu...
Jin Sook:Sevgili prens dersiniz bitti mi?
Jung Bin:Evet kraliçem...
Ana Kraliçe Soo Min:Çok zorlaniyor musun?
Jung Bin:Pek degil...
Ana Kraliçe Soo Min:Güzel...Biraz daha büyüdügünde majestelerinin en büyük yardimcisi sen olacaksin...Bunun farkindasin degil mi oglum?
Jung Bin:Evet anne...Majestelerine büyük bir sadakatle hizmet edecegim...
Kraliçe:Bunu duymak çok güzel...
-2 Saat Sonra-
Lady Park tedirgin bir sekilde içeri girerek...
Lady Park:Kraliçem...
Jin Sook:Nedir bu halinin sebebi ?
Lady Park:Basbakan yardimcisinin kizi Bayan Ha Jung size tebrik ziyaretinde bulunmak için gelmis...
Kraliçe Jin Sook(Sasirarak):Ne?
Derya'cim.  
Sonunda prensesimiz kraliçe oldu ha. Çok yakisti Kraliçe Jin Sook.
Inaniyorum onun çok iyi bir kraliçe olacagina.
Kraliyet törenini görebilmeyi çok isterdim. 
Ama Ha Jung yine oralarda. Kizsam da hikayeye heyecan katmiyor degil.
Ellerine saglik canim.  Güzel yorumun için çok sag ol canim...Begenemene sevindim... 
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
Yorumları: 762
Konuları: 54
Kayıt Tarihi: 08-05-2010
Teşekkür Puanı:
137
Derya'cim, Oya'cim yorumlariniz için çok sagolun. Tugçe'm sen de vakit bulunca okursun.
Ayrica Derya bu bölümü dogum günü hediyesi olarak düsün. 
Umarim begenirsiniz.
GERÇEK KALBIMIZDE SAKLI
Yalandi sanki her sey,
Bombostu yasanalar,
Yenik düstüm hayata,
Tüm bu yasadiklarima...
Bana öylece bakiyordu yalvarircasina. Bense çok deger verdigim bu kolyeyi çikarmak istemiyordum. Korkuyordum bir sey olmasina. Ama titizlikle çikardim ve eline koydum hafifçe. Hemen kolyenin anlamadigim yazilarla dolu tarafina bakmaya basladi. Ne ariyordu. Bildigi bir sey mi vardi? Aklimda o kadar çok soru vardi ki. Kolyeye baktikça daha çok aglamaya basladi. Annemle ikisi sikica sarildilar birbirlerine. Agladilar öylece kapinin önünde. Herkes oraya toplanmisti. Fisir fisir konusuyorlar, meraklarini dile getiriyorlardi birbirlerine. Gözler iki bu iki kadinin üzerindeydi. Onlarsa suskundu, gözyaslarini durduramiyorlardi. Ve artik ikisinde ayakta durmaya mecali yoktu. Ikisin de koluna girip odama götürdük. Sadece Sung Youn, Rubeyda ve ben vardik yanlarinda. Baska kimseyi almamistik. Seo Yeon’a onlarla ilgilenmesini ve yolcu etmesini söylemistim.
Gözleri kizarmisti aglamaktan. Neden bu kadar agliyorlardi. Ellerinden tuttum ikisinin de.
-Lütfen aglamayin, sizler koca kadin olmussunuz. Böyle aglamak yakisiyor mu?
Onlarin biraz da olsun yüzlerini güldürmek istiyordum. Ve öyle de oldu. Tebessüm etti ikisi de hafifçe. Ama biz hala onlara merakli gözlerle bakiyorduk. Konusacaga benziyorlardi. Hemen ikisine de birer bardak su getirdim. Evde de kimse kalmamisti. Seo Yeon da yanimiza gelmisti. Gein Hee de uyumustu. Iste, artik herkes onlari bekliyordu. Sira sira oturmustuk. Annem.
-Ben anlatayim Seo Min, dedi ve bana bakti.
-Güzel kizim, bu söyleyeceklerim özellikle seni ilgilendiriyor. Lütfen sonuna kadar dinle beni.
Kafami sallayarak cevap verdim.
-Uzun zaman önceydi. 4 yaslarinda ve 2 yasinda iki kizim vardi. Kocam ve çocuklarim çok mutlu bir aileydik. Yani ben öyle saniyormusum. Bir sabah uyandigimda yanimda yoktu. Bir isi var diye erken çiktigini düsünmüstüm, oysa 1 hafta bekledim, 1 ay bekledim. Gelmiyordu. Bir gün evde bana yazdigi mektuba rastladim.
“Seni sevdigimi sanmistim. Ama yanilmisim. Ve artik daha fazla kalamam. Sevdigim kadinin yanina gidiyorum. Beni arama ve bekleme. Bir daha geri dönmeyecegim. Kendine ve çocuklarimiza iyi bak.”
Bunlar beni yikmisti. Ona çok güveniyordum. Asla böyle bir sey yapabilecegini düsünmemistim. Ona çok bagliydim. Bu yüzden de çok fazla yikildim. Kendimi toparlayamadim. O siralar gezmek için Türkiye’ye gelen turistlerle karsilasmistim. O da bir anneydi. Benim halimden anlayabilecegini ve kizima iyi bakabilecegini düsündüm. Büyük kizimi o kadar çok seviyordu ki. Benimle kaldigi sürece bunu gördüm. Ve ona verdim. Vermeden önce de onu korumasi için boynuna bir kolye taktim. Bir süre sonra o ülkesine döndü.
Yasli gözlerle söylenenleri dinliyordum. Gerçekten çok hüzünlenmistim. Devam ediyordu.
-Ondan sonra çok pisman oldum. Ama elimden gelebilecek bir sey yoktu. Çünkü kararimdan geri dönmeyeyim diye hiçbir bilgi almamistim onlardan. Her gün kahroldum yoklugunda. Küçük kizima adasam da kendimi hep onu düsündüm. Ve durumdan anladigim üzere sen benim kizimsin. Annen ne kadar degismis olsa da onu tanidim. Ve o boynundaki kolye. En önemli husus bu. Çünkü bu kolyenin bir esi daha yok. Annem bunu bana özel olarak tasarlamisti ve kendim kizim oldugunda ona takmami söylemistim. Iste bu kolye o kolye.
Seo Yeon’un elini simsiki tutmustum. Yani yasadigim bu hayat, anne dedigim bu kadin, kardesim… Hepsi yalan miydi? Söze annem devam etti.
-Sen hala evden gidisinin sebebini bilmiyorsun degil mi?
Bense soru dolu gözlerle kafami salladim yine.
-Soo Hyo bir sekilde her seyi ögrenmisti. Ve seni kiskaniyordu her seyden. “Eger o evden gitmezse her seyi ona söyleyecegim” demisti. Bense seni kaybetmekten o kadar korkuyordum ki. Sana söylememesi için bunu yaptim. Elinde sonunda beni anlayacagini düsünmüstüm. Çünkü bu gerçegi ögrendiginde asla geri dönmemenden ölesiye korkuyordum.
Bu sözler kalbime biçak gibi saplaniyordu sanki. Su yasananlar o kadar sasirtiyor ve kalbimi yaraliyordu ki. Anlamsizlasmisti bir anda hayat. Bos gözlerle bakiyordum simdi. Tek kelime etmiyordum. Biliyordum ki bu bagirip çagirmamdan daha korkutucuydu. Ama onlara sinirlenip, bagirip çagirmam neye fayda verecekti ki. Sadece daha çok yipratacakti beni.
-Bir sey söyle Min Hyo. Böyle durma ne olur.
Bu sözleri söyleyen Rubeyda’ydi. Ona bakmamistim sadece sesinden tanimistim. Gözlerimden akan yaslarla birlikte, gözlerim sadece kolyeme takili kalmistim. Ona bakmak istiyordum sadece.
^^Seo Yeon^^
Dogum gününün onun için çok mutlu geçmesini istemistim. Oysa belki de en büyük hayal kirikligini simdi yasiyor. Su yasadiklari gerçekten aci verici. Ellerimi öyle sikiyordu ki. Çektigi aciyi az da olsa anlayabiliyordum. Yüzüne bakmaya cesaret edemiyordum. Bütün her seyi anlatmislardi. Min Hyo hala tek kelime etmiyor. Rubeyda’nin sesine bile tepki vermedi. Sadece elinde tuttugu kolyesine bakiyor. Onu böyle görmek çok aci verici. Biraz önceki o neseli, utangaç kiz nerede simdi?
Sessizligini hiç bozmuyor. Beni daha da korkutuyor. Neden böylesin Min Hyo? Güçlü olmak zorundasin. Babami kaybettigimde dimdik ayakta duran sen degil miydin? Bunlari yüzüne söylemiyordum. Çünkü söylemesi kolay, yasamasi zordu. Onu sarstim söylece. Tepkisizdi hala. Kolyeyi almak istedim elinden. Ama o kadar siki tutuyordu ki. Almama izin vermedi. Herkes basindaydi simdi. Hiçbir seye tepki vermiyor, sadece sessiz sessiz agliyordu. Ah! Bu nasil bir sey.
-Neden böylesin? Ne olur böyle yapma. Min Hyo, kendine gel.
Bagiriyordum sertçe. Tek söyledigi “ yalniz kalmaliyim” Oldu.
Bu istegine karsi çikamazdik. Hepimiz disari çiktik odasindan. Kalbimde büyük bir korku vardi. Hiç bir sey yapamadan böylece eli kolu bagli durmak o kadar zor ki. Acilarini sarmak istiyorum onun.
Salondaydik hepimiz. Herkes birbirinin gözüne bakiyordu. Ama Sung Youn, Ha Ra ve Rubeyda v evi toplamaya basladi. Böyle kalamazdi sonuçta. Ben de iki annesiyle konusuyordum Min Hyo’nun sessizce. Çünkü Gein Hee uyuyordu. Bu iki kadinin da yüzünde pismanlik okunuyordu. Onu ne kadar sevdikleri belliydi. Bu kader hepsini bir araya getirmisti acilarla. Aradan seneler geçmis ve hiçbir bilgileri yok birbirlerinden. Ve onlari bulusturan Min Hyo’nun arkadasligi oluyor. Arkadasiyla birlikte neler yapabilmeyi arzuluyordu. Simdiyse onun kardesi oldugu ortaya çikmisti.
Mutfaga dogru yürüdügümde onlarin konusmalarina kulak misafiri oldum.
Rubeyda: Onunla tanismamiz gerçekten ilginçti. Ve bana her derdini anlatirdi. Ne kadar zor günler geçirdigini o kadar iyi biliyorum ki. Onu buldum derken, kaybetmek istemiyorum. Simdi ona daha çok yardimci olmaliyim. Yaninda durmaliyim.
Sung Youn: Min Hyo gerçekten çok farkli. Bunu asabilecegine inaniyorum. Babamin istegi üzerine abimle evlenmeyi bile kabul etti. Bunca seyi atlatti. Çok güçlü o.
Ha Ra: Haklisin. O çok güçlü. Ona yaptiklarim için o kadar utaniyorum ki. Beni çok sevmesine ragmen sevdigi adamla gittim. Geri döndügümde bana kizsa da beni birakmadi. O hala benim biricik ablam. Simdi ne yapiyor merak ediyorum.
Aralarinda konustuklari onu ne kadar sevdiginin göstergesiydi. Ve bilmedigim bir seyi daha ögrenmistim ki, ayrilmak zorunda kalmalarinin sebebi kardesiyle gitmesiymis. Aslinda ne kadar aci çekmis. Ve simdi tek basina. Yanina bile gidemiyorum.
Saatler ilerlemeye basladi ve herkes uyumaya basladi. Yorucu bir gündü. Artik ben de daha fazla uyanik kalamayacaktim.
Sabaha karsi yandigimda hala herkes uyuyordu. Ama merakimdan uyuyamamistim. Onun için çok endiseliydim. Uyanmamasi için yavasça açtim kapiyi. Odasinda degildi. Hizla evin her tarafini dolastim, bulamadim. Gitmis olamazdi. Herkesi uyandirdim telas içinde. Uykusundan uyanmak istemiyordu hiç biri. Onun kayboldugunu söyledigimde hepsi ayaklanmisti. Evden çiktim hemen. Simdi onu ariyorum. Neredesin Min Hyo?
16. Bölüm Sonu
Yorumları: 2,467
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 02-06-2009
Teşekkür Puanı:
142
Canim öncelikle bu bölümü bana armagan ettigin için çok mutlu oldum birtanem...Çok tesekkür ederim... 
Bölüm yorumuma gelince...
En kisa zamanda yeni bölümü bekliyorum çünkü çok heyecanli bir yerde bitirmissin...
Kolye herseyi çözdü...Ama yasananlarda aciymis hani...  Kocaya bak sen sevdigim kadinin yanina gidiyorum kendine ve çocuklarimiza iyi bak...Çok biliyorsan kendin bak...Bencil kocalari oldum olasi sevmemisimdir....
Yine çok güzel ve zevkle okudugum bir bölüm olmus canim...Ellerine saglik bir tanem...
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
Yorumları: 762
Konuları: 54
Kayıt Tarihi: 08-05-2010
Teşekkür Puanı:
137
Yorumları: 1,035
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 30-01-2010
Teşekkür Puanı:
109
(04-11-2010, Saat: 22:41)Lee Seung Hyo yazdı: ~*~ ANTIKA SARAY ~*~ 
6.Bölüm / Prensesin ilk mücadelesi /
~Prenses soktadir.Tek basinadir.Yaninda ne Ha Seong ustasi vardir,nede ShinChu.Ondan korkak gibi kaçmak istemez.Elleri titreye titreye kilici çeker.Maskeli gence dogru uzatir.Artik birsey kesinlesmistir.Ya ölecektir yada yasayacak.Aklina annesi gelir.Içinden "Belkide yanina erken gelirim annecigim." diye geçirir.Tek tek aklinin kösesinden ShinChu'yu,JunChun'u,babasini,Ha Seong ustasini geçirir.Sonra bakislarini tekrar gence çevirir.~
-Kim oldugumu bilmiyorsun anlasilan.
-Merak etme çok iyi biliyorum.Oyunu esit sartlarda oynamak istermisin?
~Gözlerinde rahatsiz edici bir gülümseme ile maskesini çikarir.Prensesin gözleri faltasi gibi açilir.Saskinliktan konusamaz.Bu o'dur.Elindeki kiliç titrer.Güçlükle agzindan bir kaç kelime dökülür.~
-S..Sen...Ama sen...
~YongSo bir kahkaha atar.~
-Evet ben.Ben YongSo'yum.YeonHye'nin oglu YongSo'yum.Buraya neden geldigimi merak etmiyor musun SeonHwa?
-Bu yaptiginin bedelini caninla ödeyeceksin.
~SeonHwa'nin kendine güveni gelmistir.Onunla dövüsecektir.Canindan olsa bile bunu yapacaktir.~
-Korkakça kaçmaktansa,gerçek bir kutsal kemige yakisir sekilde ölmeyi tercih ederim YongSo.Hem ya ben ölmezsem bundan sonra ne yapacagini hiç düsündün mü?
~YongSo'nun hesaba katmadigi seyler vardir.Bir kadinin istediginde dünyaya bile hükmedecegini tahmin edememistir.SeonHwa onun için güçlü bir rakiptir.Onu küçümsemekle belkide en büyük hatayi yapmistir.
-Vayy! Bu kadar sert konusmanin sonu nereye varacak acaba SeonHwa?
~YongSo yavasça SeonHwa'ya dogru ilerler.SeonHwa birden toparlanir.Ustasinin sözleri aklina gelir.~
" Öncelikle kilici tutusunuz çok önemlidir.Saldiracaginiz duruma göre degisir.Tek kisi ile dövüsecekseniz kilici iki elinizle tutup öne dogru kollarinizi bükmeden tutarsiniz. "
~SeonHwa kollarini gerginlestirir.Kilici iki eli ile sikica kavrar.Öne dogru kilici tutar.~
"Saldiriya geçeceginiz zaman sag kolunuzu büküp kilici kendinizde dogru çekin.Sag omuz hizaniza gelmeli."
~Kolunu büyük bir dikkatle büker.YongSo onu dikkatle izlemektedir.SeonHwa aklindan sunlari geçirir
"Bir kadin oldugum için beni küçümsüyorsun ancak sunu unutma YongSo;Eger canini yakarsan her kadin bir aslana dönüsebilir."
"-Ilk hamleniz daima düsmanin eline olmalidir.Öncelikle onu yormalisiniz.
-Bunu teke tek dövüslerde yapacagim degil mi?
-Evet Prenses Hazretleri.Ayni yöntemi birden fazla ama yetenekli dövüsçülerle karsi karsiya ikende kullanabilirsiniz.Tam kilici tuttugu yerin üst tarafina vurmalisiniz ki kilici tutusu gevsesin."
~Ilk hamleyi YongSo yapar.Kilici ile SeonHwa'ya bir darbe yapar.SeonHwa bir çeviklikle bunu engeller.kararli ve keskin bakislariyla YongSo'nun kilicina sert bir sekilde vurur.YongSo sendeler.SeonHwa ard arda tam kilici tuttugu yere vurur.YongSo yorulmusa benzer.Bir süre bu sekilde devam eder.YongSo SeonHwa'nin gücüne çok sasirmistir.SeonHwa bir takla atarak biraz uzaklasmistir.YongSo kosarak yanina gelir.SeonHwa'nin kilicina bir darbe yapar.SeonHwa yere düser.Kilicida elinden firlamistir.YongSo pis pis güler.Kilici yerde yatmakta olan Prensesin boynuna dayar.SeonHwa'nin gözleri dolar.Onun için hersey bitmis demektir.Öleceginden emindir.~
-Istedigin kadar kendine güven Prenses.Iste bir kadinin yapabilecegi sey bu kadardir.
-Her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir.Anladigim kadariyla senin arkanda da annen var.
-Annem...Evet benim zeki ve biricik annem.Ah o olmasa ne yapardim ben?
-Tek basina birsey olamayacagini tahmin etmistim zaten.Benden ne istiyorsun?Silla'ya gelir gelmez amaciniz ortaligi karistirmak mi?
-Yok yok...Bunu sana söylersem büyü bozulur.Öldükten sonra bulutlarin üstünden izlersin bizi.
~YongSo kilicini kaldirir.Bir süre havada tutar.SeonHwa gözlerini kapamistir.Belkide bunun acisini hafifletecegini düsünür.YongSo sertçe kilicini indirirken bir ses duyulur.Bu bir ok sesidir.Ok tam YongSo'nun sirtina saplanir.YongSo belkide ardinda iz birakmamak için düserken kilici SeonHwa'ya dogru saplar.SeonHwa tam o sirada yerden kalktigi için kiliç sol koluna denk gelir.YongSo yere düser.Bayilmistir.SeonHwa'nin yarasida çok derindir.Güçlükle ayaga kalkar.Oku atan kisi yanina gelir.SeonHwa kurumus dudaklariyla konusmaya çalisir.~
-S...ShinChu...
~ShinChu elindeki yayi yere atar.Hemen prensesi düsmemesi için tutar.Çok telaslidir.~
-Prensesim iyimisiniz?
~Prenses iyice kötü olmustur.Ayakta duramaz ve yere düser.ShinChu hemen yere çöker.Basini dizlerine koyar.SeonHwa artik yorgunluktan konusamaz duruma gelmistir.~
-Prensesim lütfen cevap verin.Lütfen...
-...?
-Prensesim lütfen dayanin.Sizi kurtaracagim.
~SeonHwa'yi kucagina alir.Hizla atinin oldugu yere dogru gelir.Fakat at yerinde yoktur.Birden kendine kizar.~
-Inanamiyorum...Of nasil unuturum baglamayi.
~Tek çaresi Prensesi kucaginda götürmektir.Hizli adimlarla saraya dogru yürür.Arkasinda unuttugu çok önemli birsey vardir...~
6.Bölümün Sonu / Begenmeniz Dilegiyle...
Vay be!  Çok güzel bir bölümdü.Heyecan doluydu.
Çok begendim.Ellerinize saglik.Çok tesekkürler.
Tahminim dogru çikmis.YongSo imis. 
SeonHwa bu bölüm harikaydi.YongSo'ya sarfettigi sözler,cesareti,azmi...Çok etkileyiciydi.
ShinChu'nun Prenses'i kurtarmasi mükemmeldi.Ama su son hareketleri...
Ah!ShinChu!Ah!YongSo'yu arkasinda birakti.Üstüne o yayi da oraya atti.
YongSo kurtulacak.Peki ya yay?O bir soruna neden olacak mi?Merak ediyorum.Umarim SeonHwa da çabucak iyilesir.
Ayrica bu bölüm kadinlara karsi pek çok övgü ve gerçekle karsi karsiya kaldik.Bu durum çok hostu.
"Korkakça kaçmaktansa,gerçek bir kutsal kemige yakisir sekilde ölmeyi tercih ederim YongSo.Hem ya ben ölmezsem bundan sonra ne yapacagini hiç düsündün mü?"
"Bir kadinin istediginde dünyaya bile hükmedecegini tahmin edememistir."
"Bir kadin oldugum için beni küçümsüyorsun ancak sunu unutma YongSo;Eger canini yakarsan her kadin bir aslana dönüsebilir."
"-Istedigin kadar kendine güven Prenses.Iste bir kadinin yapabilecegi sey bu kadardir.
-Her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir.Anladigim kadariyla senin arkanda da annen var.
-Annem...Evet benim zeki ve biricik annem.Ah o olmasa ne yapardim ben?
-Tek basina birsey olamayacagini tahmin etmistim zaten.Benden ne istiyorsun?Silla'ya gelir gelmez amaciniz ortaligi karistirmak mi?
-Yok yok...Bunu sana söylersem büyü bozulur.Öldükten sonra bulutlarin üstünden izlersin bizi." Bu kisimlar mükemmeldi.Bu sözler güçlü,zekice,kendinden emin,mükemmel olmus.
Ellerinize saglik.Yeni bölümü bekliyorum.
Yorumları: 2,467
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 02-06-2009
Teşekkür Puanı:
142
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
Yorumları: 1,891
Konuları: 50
Kayıt Tarihi: 12-06-2010
Teşekkür Puanı:
283
(07-11-2010, Saat: 1:25)haneuls.d.j yazdı: (04-11-2010, Saat: 22:41)Lee Seung Hyo yazdı: ~*~ ANTIKA SARAY ~*~ 
6.Bölüm / Prensesin ilk mücadelesi /
~Prenses soktadir.Tek basinadir.Yaninda ne Ha Seong ustasi vardir,nede ShinChu.Ondan korkak gibi kaçmak istemez.Elleri titreye titreye kilici çeker.Maskeli gence dogru uzatir.Artik birsey kesinlesmistir.Ya ölecektir yada yasayacak.Aklina annesi gelir.Içinden "Belkide yanina erken gelirim annecigim." diye geçirir.Tek tek aklinin kösesinden ShinChu'yu,JunChun'u,babasini,Ha Seong ustasini geçirir.Sonra bakislarini tekrar gence çevirir.~
-Kim oldugumu bilmiyorsun anlasilan.
-Merak etme çok iyi biliyorum.Oyunu esit sartlarda oynamak istermisin?
~Gözlerinde rahatsiz edici bir gülümseme ile maskesini çikarir.Prensesin gözleri faltasi gibi açilir.Saskinliktan konusamaz.Bu o'dur.Elindeki kiliç titrer.Güçlükle agzindan bir kaç kelime dökülür.~
-S..Sen...Ama sen...
~YongSo bir kahkaha atar.~
-Evet ben.Ben YongSo'yum.YeonHye'nin oglu YongSo'yum.Buraya neden geldigimi merak etmiyor musun SeonHwa?
-Bu yaptiginin bedelini caninla ödeyeceksin.
~SeonHwa'nin kendine güveni gelmistir.Onunla dövüsecektir.Canindan olsa bile bunu yapacaktir.~
-Korkakça kaçmaktansa,gerçek bir kutsal kemige yakisir sekilde ölmeyi tercih ederim YongSo.Hem ya ben ölmezsem bundan sonra ne yapacagini hiç düsündün mü?
~YongSo'nun hesaba katmadigi seyler vardir.Bir kadinin istediginde dünyaya bile hükmedecegini tahmin edememistir.SeonHwa onun için güçlü bir rakiptir.Onu küçümsemekle belkide en büyük hatayi yapmistir.
-Vayy! Bu kadar sert konusmanin sonu nereye varacak acaba SeonHwa?
~YongSo yavasça SeonHwa'ya dogru ilerler.SeonHwa birden toparlanir.Ustasinin sözleri aklina gelir.~
" Öncelikle kilici tutusunuz çok önemlidir.Saldiracaginiz duruma göre degisir.Tek kisi ile dövüsecekseniz kilici iki elinizle tutup öne dogru kollarinizi bükmeden tutarsiniz. "
~SeonHwa kollarini gerginlestirir.Kilici iki eli ile sikica kavrar.Öne dogru kilici tutar.~
"Saldiriya geçeceginiz zaman sag kolunuzu büküp kilici kendinizde dogru çekin.Sag omuz hizaniza gelmeli."
~Kolunu büyük bir dikkatle büker.YongSo onu dikkatle izlemektedir.SeonHwa aklindan sunlari geçirir
"Bir kadin oldugum için beni küçümsüyorsun ancak sunu unutma YongSo;Eger canini yakarsan her kadin bir aslana dönüsebilir."
"-Ilk hamleniz daima düsmanin eline olmalidir.Öncelikle onu yormalisiniz.
-Bunu teke tek dövüslerde yapacagim degil mi?
-Evet Prenses Hazretleri.Ayni yöntemi birden fazla ama yetenekli dövüsçülerle karsi karsiya ikende kullanabilirsiniz.Tam kilici tuttugu yerin üst tarafina vurmalisiniz ki kilici tutusu gevsesin."
~Ilk hamleyi YongSo yapar.Kilici ile SeonHwa'ya bir darbe yapar.SeonHwa bir çeviklikle bunu engeller.kararli ve keskin bakislariyla YongSo'nun kilicina sert bir sekilde vurur.YongSo sendeler.SeonHwa ard arda tam kilici tuttugu yere vurur.YongSo yorulmusa benzer.Bir süre bu sekilde devam eder.YongSo SeonHwa'nin gücüne çok sasirmistir.SeonHwa bir takla atarak biraz uzaklasmistir.YongSo kosarak yanina gelir.SeonHwa'nin kilicina bir darbe yapar.SeonHwa yere düser.Kilicida elinden firlamistir.YongSo pis pis güler.Kilici yerde yatmakta olan Prensesin boynuna dayar.SeonHwa'nin gözleri dolar.Onun için hersey bitmis demektir.Öleceginden emindir.~
-Istedigin kadar kendine güven Prenses.Iste bir kadinin yapabilecegi sey bu kadardir.
-Her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir.Anladigim kadariyla senin arkanda da annen var.
-Annem...Evet benim zeki ve biricik annem.Ah o olmasa ne yapardim ben?
-Tek basina birsey olamayacagini tahmin etmistim zaten.Benden ne istiyorsun?Silla'ya gelir gelmez amaciniz ortaligi karistirmak mi?
-Yok yok...Bunu sana söylersem büyü bozulur.Öldükten sonra bulutlarin üstünden izlersin bizi.
~YongSo kilicini kaldirir.Bir süre havada tutar.SeonHwa gözlerini kapamistir.Belkide bunun acisini hafifletecegini düsünür.YongSo sertçe kilicini indirirken bir ses duyulur.Bu bir ok sesidir.Ok tam YongSo'nun sirtina saplanir.YongSo belkide ardinda iz birakmamak için düserken kilici SeonHwa'ya dogru saplar.SeonHwa tam o sirada yerden kalktigi için kiliç sol koluna denk gelir.YongSo yere düser.Bayilmistir.SeonHwa'nin yarasida çok derindir.Güçlükle ayaga kalkar.Oku atan kisi yanina gelir.SeonHwa kurumus dudaklariyla konusmaya çalisir.~
-S...ShinChu...
~ShinChu elindeki yayi yere atar.Hemen prensesi düsmemesi için tutar.Çok telaslidir.~
-Prensesim iyimisiniz?
~Prenses iyice kötü olmustur.Ayakta duramaz ve yere düser.ShinChu hemen yere çöker.Basini dizlerine koyar.SeonHwa artik yorgunluktan konusamaz duruma gelmistir.~
-Prensesim lütfen cevap verin.Lütfen...
-...?
-Prensesim lütfen dayanin.Sizi kurtaracagim.
~SeonHwa'yi kucagina alir.Hizla atinin oldugu yere dogru gelir.Fakat at yerinde yoktur.Birden kendine kizar.~
-Inanamiyorum...Of nasil unuturum baglamayi.
~Tek çaresi Prensesi kucaginda götürmektir.Hizli adimlarla saraya dogru yürür.Arkasinda unuttugu çok önemli birsey vardir...~
6.Bölümün Sonu / Begenmeniz Dilegiyle...
Vay be! Çok güzel bir bölümdü.Heyecan doluydu.
Çok begendim.Ellerinize saglik.Çok tesekkürler. 
Tahminim dogru çikmis.YongSo imis. 
SeonHwa bu bölüm harikaydi.YongSo'ya sarfettigi sözler,cesareti,azmi...Çok etkileyiciydi. 
ShinChu'nun Prenses'i kurtarmasi mükemmeldi.Ama su son hareketleri...
Ah!ShinChu!Ah!YongSo'yu arkasinda birakti.Üstüne o yayi da oraya atti.
YongSo kurtulacak.Peki ya yay?O bir soruna neden olacak mi?Merak ediyorum.Umarim SeonHwa da çabucak iyilesir. 
Ayrica bu bölüm kadinlara karsi pek çok övgü ve gerçekle karsi karsiya kaldik.Bu durum çok hostu.
"Korkakça kaçmaktansa,gerçek bir kutsal kemige yakisir sekilde ölmeyi tercih ederim YongSo.Hem ya ben ölmezsem bundan sonra ne yapacagini hiç düsündün mü?"
"Bir kadinin istediginde dünyaya bile hükmedecegini tahmin edememistir."
"Bir kadin oldugum için beni küçümsüyorsun ancak sunu unutma YongSo;Eger canini yakarsan her kadin bir aslana dönüsebilir."
"-Istedigin kadar kendine güven Prenses.Iste bir kadinin yapabilecegi sey bu kadardir.
-Her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir.Anladigim kadariyla senin arkanda da annen var.
-Annem...Evet benim zeki ve biricik annem.Ah o olmasa ne yapardim ben?
-Tek basina birsey olamayacagini tahmin etmistim zaten.Benden ne istiyorsun?Silla'ya gelir gelmez amaciniz ortaligi karistirmak mi?
-Yok yok...Bunu sana söylersem büyü bozulur.Öldükten sonra bulutlarin üstünden izlersin bizi." Bu kisimlar mükemmeldi.Bu sözler güçlü,zekice,kendinden emin,mükemmel olmus.
Ellerinize saglik.Yeni bölümü bekliyorum. 
Bu güzel ve uzun yorumun için çok tesekkür ederim tatlim.
Bölümler gecikiyor.Malum okul var.Anca yazabiliyorum.Kusura bakmayin lütfen.
Yorumları: 2,401
Konuları: 10
Kayıt Tarihi: 25-04-2009
Teşekkür Puanı:
208
Rabia'cigim 
Yine harika bir bölüm olmus canim 
O kocaya da diyecek laf bulamiyorum yani 
Devamini heyecanla bekliyorum canim...
Love is real, real is love,
Love is feeling, feeling love,
Love is wanting to be loved.
~
Love is you,
You and me,
Love is knowing,
We can be...
~ F.T Island ~
<3 Choi Min Hwan <3
Lee Hong Ki
Choi Jong Hoon
Lee Jae Jin
Song Seung Hyun
Yorumları: 2,467
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: 02-06-2009
Teşekkür Puanı:
142
18.Bölüm
Lady Park:Basbakan yardimcisinin kizi Bayan Ha Jung size tebrik ziyaretinde bulunmak için gelmis...
Kraliçe Jin Sook(Sasirarak):Ne?
Sasirmistim...Bu kadar saygisizca davranabilecegi aklimin ucundan bile geçmezdi...Akli sira bana meydan okuyordu...Hükümet üyelerinin ailelerinin tebrik ziyareti bir gelenekti ama Ha Jung’un bunu yapmasi çok da hos degildi...Lady Park verecegim cevabi bekliyordu...
Lady Park(Telasli bir sekilde):Kraliçem...
Kraliçe Jin Sook:Içeri yollayin...
Ha Jung kendinden emin bir tavirla içeri girip beni selamladiktan sonra yerine oturdu...Bana öyle nefret dolu bir bakisi vardi ki...
-Ana Kraliçe Soo Min’in Konagi-
Ana Kraliçe Soo Min:Ne? Ha Jung simdi kraliçenin konaginda mi?
Lady Do:Tebrik amaçli gittigi söyleniyor...
Ana Kraliçe Soo Min(Öfkeli bir halde):Hih...Tebrik amaçliymis...Akli sira kraliçeye meydan okuyor...Eminim bundan babasinin bile haberi yoktur...Basbakan yardimcisi böyle saygisizca bir hareketi onaylamaz çünkü...
Basbakan Yardimcisi:Nasil oluyor da benden habersiz kraliçenin konagina gidiyor?
Yardimci:Efendim durdurmaya çalistim ama dinlemedi Bayan Ha Jung beni...
Basbakan Yardimcisi:Açik açik kraliçeye meydan okumasi demek kraliçenin bize cephe almasi demek...Prensesken bu kadar güçlü degildi...Ama tahta çikmasiyla birlikte ve prensesken gösterdigi basarilar nedeniyle Kim ve Jang klanlari onu destekliyor...
-Kraliçe Jin Sook’un Konagi-
Sadece onu izliyor,ilk önce onun konusmasini bekliyordum... Ne de olsa beni ziyaret etmek isteyen oydu ve muhakkak bana söyleyecek iyi veya kötü birseyleri olmaliydi...Bekledigim gibi Ha Jung ilk konusmaya basladi...
Ha Jung:Kraliçem...Lütfen tebriklerimi kabul edin...
Jin Sook:Tesekkür ederim...
Ha Jung:Hayallerinize kavusmaniza o kadar çok sevindim ki...
Jin Sook:Yaniliyorsunuz...
Ha Jung(Sasirarak):Efendim?
Jin Sook:Kraliçeligin hiçbir zaman hayalllerimde yer edinmedigini söylüyorum...Ben sadece hayallerimde mutlulugun formülünü gizli tutuyorum...Baska insanlar gibi gücün kölesi olup,ona boyun egerek,haddimi asan isler yapip,saygisizca davranmiyorum...Bunu demek istiyordum ben sadece Bayan Ha Jung...
Ha Jung(Sinirlenerek):Eger bu sözlerinizle beni kastediyorsaniz...
Jin Sook(Sahte bir gülümsmeyle):Hayir...Lütfen sözlerimi yanlis anlamayin...Sizin bu samimi ziyaretinizi nasil böyle yorumlayabilirim?Eminim ki siz de benim majesteleriyle çok mutlu,halkiyla uyumlu bir kraliçe olmam için dua ediyorsunuzdur...
Ha Jung(Gülerek):Elbette efendim...
Jin Sook:Simdi yanlis anlamazsaniz huzurumdan ayrilmanizi isteyecegim sizden...Malum tahta daha birkaç gündür çiktigimdan baya yogunum...Ama sizinle baska zaman muhakkak sohbet etmek isterim...
Ha Jung:Tabi...Simdi izninizle huzurunuzdan ayriliyorum...
Ha Jung disari çiktiginda sinirinden ne yapacagini sasirmisti...Elini sikiyordu...Beni asagilamak amaciyla gelen Ha Jung , kendisi cevabini alarak bu konaktan çikmisti...Tam merdivenlerden inecekti ki ana kraliçeyle karsilasan Ha Jung birden tedirgin oldu...Ana kraliçe Ha Jung’un yüzündeki yenik ifadeyi görünce sevinerek...
Ana Kraliçe:Buraya sana haddini bildirmek için gelmistim ki anlasilan sen gereken cevabi almis olarak dönüyorsun...
Ha Jung:Öyle diyelim efendim...Ama kisa bir süre sonra beni gelininiz olarak bagriniza bastiginizda lütfen bu yaptiklarinizi unutmayin...Çünkü ben hiç unutmayacagim...
Ana Kraliçe(Bagirarak):Ha Jung!
Ha Jung:Simdi izninizle efendim...
Bu sözleri söyleyerek daha da bir kendine olan güvenini pekistiren Ha Jung hizlica oradan ayrildi...Bu hareketin üzerine sinirlenen Ana kraliçe...
Ana Kraliçe:Basbakan yardimcisinin evine giderek iletin...Aylik hükümet üyelerinin aileleriyle yapilan toplantiya artik katilamayacaklarini,ana kraliçenin bunu uygun görmedigini söyleyin...
Lady Do:Ama...
Ana kraliçe:Bu küstahliginin bedelini diger memur eslerinin önünde küçük düserek ödeyecekler...Yok hala devam ederlerse kraliçeye saygisizliga, o zaman daha agir sekilde cezalandirilacaklar...
Lady Do:Peki ana kraliçem...
-Büyük Saray-
Kral Dong Bin:Saray sekreteri dedigim emirleri hemen ilan edin!
Saray Sekreteri:Emredersiniz majesteleri...
Bay Kim:Majesteleri...Kraliçemiz geldiler...
Dong Bin(Sevinerek):Hemen içeri alin...
Içeri yüzümde kocaman bir gülümsemeyle girdigimde bana ayni sekilde karsilik veren bir Dong Bin buldum karsimda...O kadar sicakti ki güklümseyisi...Yerime oturdugumda...
Dong Bin:Ben de seni görmeye gelecektim...Seni görmeyeli çok olmadi biliyorum ama yine de özledim...
Jin Sook(Gülerek):Degerimi anlamissinizdir artik...
Dong Bin(Heyecanlanarak):Ama senin bu yaptigin...Ben ne zaman senin degerini bilmedim?
Jin Sook:Majesteleri...Kizmayin...Sadece size saka yapiyorum...Bu arada benim de sizi çok özledigimi bilmenizi isterim...
Dong Bin(Bana göz kirparak):Durumun böyle olmasina memnun oldum...Yoksa böyle kurtulamazdiniz kraliçem...
Jin Sook:Majesteleri bu arada sizinle bir konuda da konusmak istiyorum...Biliyorsunuz bir önceki kralimiz babaniz Kral Ji Min’in onayladigi fikirlerimden size de bahsetmistim...Eger sizin için de bir sakincasi yoksa...
Dong Bin(Araya girerek):Rahat olun kraliçem...Dilediginiz gibi davranin...Kraliyet emri yarina hazir olur...Bugünkü aylik toplantida bu konuyu istediginiz sekilde tartismaya açabilirsiniz...
Jin Sook:Tesekkür ederim efendim...
-Aylik Saray Kurulu Toplantisi-
Yardimci:Majesteleri kraliçe geldiler...
Beni gören herkes beni selamlayip yerlerine rahatça yerlesti...Ben de saray kurulunun bas konugu olan ana kraliçeyi selamlayip eskiden ana kraliçenin oturdugu bas kösede yerimi aldim...Lady Park da yani basimda duruyor,heyecanla olacaklari bekliyordu...
Jin Sook(Ciddi bir sekilde):Kraliçeligimin ilk saray kurulu toplantisini tartismaya açiyorum...
Herkes beni büyük bir dikkatle dinliyor...Kimi eksik yanlarimi ariyor kimi ise sadece beni dinlemekle yetiniyordu...Kral Ji Min’in 3 cariyesi de beni dikkatle inceliyor,herhangi bir yanlis yapmami bekliyordu...Ana kraliçenin beni daha önce uyarmasi ile bu durumu bir kez daha gözlemledigimde annemle ayni fikirde oldugumuzu anladim... Ayrica diger prens esleri de salonda yerlerini almis beni dikkatlice dinliyorlardi...
Jin Sook:Öncelikle aldigim kararlari ilan etmekle ise baslayacagim...Bir kraliçe olarak ilk isim halkin sorunlarina egilmek olacaktir...Bir önceki kralimiz Ji Min ve su an tahtta bulunan Kral Dong Bin’in onayiyla ilk önce kimsesiz çocuklar için bir yurt yaptiracagim...Ardindan...
Herkes bu fikri duyar duymaz birbirine saskinlikla bakmaya baslamisti...Kendi aralarinda mirildanmaya baslamisti...
Kraliçe Jin Sook(Yüksek sesle):Sözümü bitirmedim...Arindan yine majestelerinin onayini aldigim, kendi ilaçlarimizi üretecegimiz bir yapi insa ettirecegim...
Kral Ji Min’in cariyesi:Kraliçem...Ancak böyle birsey yapmaniz kraliyet hastanesinde çalisan insan sayisini yariya bölüp yeni açilan birime göndermeniz demek olur...O zaman da kraliyet hastanesinde islerin aksamasina yol açar...
Kraliçe Jin Sook:Hayir böyle birsey olmayacak!
Kral Ji Min’in cariyesi:Efendim?
Kraliçe Jin Sook:Kraliyet hastanesindeki personel bu birimde görev almayacak...Ilaçlarin hazirlanmasini Kim ve Jang klanindan olup,dislanan,bu sebeple disarida zor kosullar altinda doktorluk yapan ancak çok iyi bir donanima sahip olan doktorlar yapacak...Diger kolay islerde ise yoksul halk görevlendirilecek...Eminim ki bu birim saray disinda kurulacagi için bir soruna yol açmayacaktir...(Dedim kendimden emin bir sekilde)
Diger bir cariye:Ama...
Ana kraliçe Soo Min:Bir itiraziniz mi var? Hem de majesteleri bile bu durumu onaylamisken...
Diger cariye:Hayir efendim...Özür dilerim...
Kraliçe Jin Sook:Gelelim diger kisimlara...
-Büyük Salon-
Basabakan yardimcisi:Majesteleri bunu bizden nasil istersiniz? Ayrica bu birimin kurulmasi dogru degil efendim...Çin’den zaten bu konuda ilaç temin ediyoruz...
Hazine Bakani:Zor kosullarda oldugumuzu biliyorsunuz...Ayri bir miktar para ayirmamizi nasil istersiniz?
Tören Bakani:Majesteleri...Kraliçemizin bu konuda fikrine karsiyiz efendim...
Adalet Bakani Min Jin:Majesteleri lütfen kraliçenin dilegini yerine getirin...Adalet Bakanligi bu konuda her türlü destegi saglayacaktir...
Kral Dong Bin(Gülerek):Demek zor durumdasiniz...Gereksiz ziyafetler vereceginize,gereksiz harcamalar yapacaginiza halki düsünün biraz...Siz burada halkin iyiligi için bulunuyorsunuz...Çin’in yükledigi agir vergiler ekonomiyi zorlarken bu fikrin ekonomimiz için iyi bir fikir oldugunu düsünüyorum...
Basbakan yardimcisi:Majesteleri...Yaptigimiz tüm harcamalar gerektigi için yapildi efendim...
Kral Dong Bin(Dosyayi basbakan yardimcisinin önüne atarak):Öyle mi? Siz benim aptal oldugumu mu düsünüyorsunuz?
Herkes:Majesteleri...(Dedi egilerek)
Kral Dong Bin:Burada tüm kayitlar mevcut...Kararim kesindir ,belirli miktarda para her ay her bakanlik ayiracaktir...
Basbakan yardimcisi:Bir konu daha var majesteleri...Kraliçenin bu konuda Min klanindan olan doktorlari degil de alt tabakadan olan Kim ve Jang klanlarindan olan doktorlari görevlendirmesine tüm bakanlar olaraktan karsiyiz efendim...Gelenek bozulmamali ve bu konuda Min klanindan olan doktorlar görevlendirilmelidir...
Kral Dong Bin(Gülerek):Alt tabaka öyle mi? (Bagirarak)Bu ne saygisizlik!Bu ülkenin kraliçesinin de Jang klanindan oldugunu unutuyorsunuz herhalde?Tabi burada bulunan bazi hükümet üyelerinin de...Ayrica hepinizde farkindasiniz ki sizin kadar güçlü olmayan Kim ve Jang klanlari da bu ülkenin önemli kaynaklarini olusturuyorlar...
Bsabakan Yardimcisi:Majesteleri...
Kral Dong Bin:Daha fazla konusmaya gerek yok...Kraliçenin karari uygulanacaktir!
-Ana Kraliçe Soo Min’in Konagi-
Ana kraliçe:Demek Kim ve Jang klanlari?
Kraliçe Jin Sook:Sevgili annecigim...Yaptigim arastirmalara göre Min klani en güçlü klan olarak gözükse de onlari destekleyenlerin Kim ve Jang klanlari oldugu inkar edilemez...Ülkenin tek bir klanin elinde bulunmasi sizin de bildginiz gibi büyük bir tehlike...Iste ben de bu karari hem Kim ve Jang klanlarindan olan insanlara is olanagi saglamak hem de Kim ve Jang klanlarini güçlendirerek Min klanina karsi bir güç dengesi olusturmak için verdim...
Ana kraliçe:Sanirim bu karari çok uzun süre önce verdin...
Jin Sook:Evet anne...Size daha önce bahsetmedigim için beni affedin...
Ana kraliçe:Önemli degil...Unutma artik kraliçe olan sensin...(Dedi gülerek)
-Basbakan Yardimcisinin Evi-
Ha Jung:Doktoru gizli bir sekilde içeri sokmayi basardin mi?
Yardimci:Evet efendim...
Ha Jung:Güzel...
Ha Jung koridorun sonundaki odaya gittiginde korkmus bir sekilde duran doktoru görünce hemen ona yaklasarak...
Ha Jung:Simdi söyle bakalim...Kraliçenin sagliginda herhangi bir problem var mi?
Doktor:Bunu söyleyemem...Kraliçe beni cezalandirir...
Ha Jung’un eliyle isaret verdigi yardimcisi doktorun bogazina biçagi dayayarak...
Ha Jung:Söylemezsen seni ikinci bir isaretimle öldürecek...Seçim senin...
Doktor(Korkarak):Sagliginda bir sorun yok...Yalniz...
Ha Jung(Biçagi dayayan adamina dönerek):Geri çekil sen!
Doktor:Yalniz ta prensesken vücudundaki bir takim fonksiyonlar çalismiyordu...
Ha Jung:Yani?
Doktor:Kraliçe anne olamayacak...Onun sagligindaki tek sorun bu...
Ha Jung:Dogru mu söylüyorsun?
Doktor:Evet hanimim...
Ha Jung(Kahkaha atarak):Iste bu çok güzel bir haber!
-Basbakan Yardimcisinin evindeki diger oda-
Hazine bakani:Kraliçe kralla is birligi içinde...Aklinda kim bilir daha neler var?
Basbakan yardimcisi:Birseyler yapmali...Kraliçenin kurmaya çalistigi güç dengesini bir sekilde engellemeli...
O sirada büyük bir sevinçle içeri giren Ha Jung hemen yerine oturarak...
Ha Jung:Ben bir çikis yolu biliyorum baba...Siz hakliymissiniz...Süpheleriniz dogru çikti...
-2 Gün Sonra-
Önümde duran günlük raporlari inceliyordum...O kadar yorulmustum ki...Ama yine de sikayetçi degildim...Birden Lady Park hizla içeri girerek...
Lady Park:Kraliçem...
Jin Sook:Yine ne var?
Lady Park:Bakanlar su an büyük salonda majestelerinin önünde veliahtlik konusunu tartisiyorlar!
Jin Sook(Heyecanlanarak):Ne?
"Işıkları kim kapattı?" Kim Sun Woo-The Equator Man
|