yukari
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ayşe Selenge'nin Kore Gezisi / Ayşe Selenge's Trip to Korea
#1
Ayşe Selenge'nin Kore Gezisi / Ayşe Selenge's Trip to Korea


Ayşe Selenge bu yıl kültür bursu ile Kore'ye gitti. Bu konumuzda, Ayşe Selenge'nin geziyle ilgili izlenim ve fotoğraflarını paylaşmak istedik. Ayşe hanımın anılarını kendi ağzından dinleyelim;


"Merhaba ben A.S. Akbulut. 2011 VISIT KOREA programına Türkiye'den katılan öğrencilerden birisiyim. Bu yazıyla on gün süren programımızla Kore'de edindiğim izlenimlerimi gelecekte Kore'ye gitmek isteyen arkadaşlara sunmak istedim.

Zihnimdeki uzak hayaller ülkesine gitmenin özellikle şu yıllarda öğrenciyken gidebilmenin mümkün olmayacağını bilsem de yine de imkanlar aramaktan geri durmadım. Ve işte o girişimlerimden birini daha 2011 Kore Hükümeti kültür bursuna formları umutsuzca doldurup başvurarak gerçekleştirdim.

Programa katılmak isteyen çok sayıda adaydan sadece 3 kişinin başvurusu kabul edildi. Ben de bu Kore'ye gönderilecek olan 3 kişiden biri olarak seçildim.

O an ne olursa olsun ister Kore'ye gitmek ister başka bir yere gitmek ya da başka bir şey... Bir hayalin gerçekleşiyor olması ona bu kadar yaklaşılması insana tarifi olmayan bir huzur ve heyecan veriyor.

Seçildiğimi öğrenince bir süre inanamadım. O kadar uzun süre olmuştu ki bu hayale hayat vereli zihnimde sanki hep hayal olarak kalacak gibiydi. Ta ki Kore uçağına Türkiye'den seçilen diğer arkadaşlarla binip Incheon havaalanında inene kadar...

Orada sorumlu üniversitenin öğrencileri tarafından karşılandık. Dünyanın dört bir tarafından gelen aynı hayali taşıyan diğer öğrencilerle bir araya geldik. Ve 23 ülkeden 59 öğrenci Konyang Üniversitesi’nde toplandık. Hoşça ve dostça bir karşılama töreninin ardından program hakkında bilgilendirildik.

Program genelinde Konyang Üniversitesi’nin değerli hocalarından dinlediğimiz konferanslarla Kore hakkında bilgilendirildik. Ayrıca yabancı öğrencilerle birlikte birkaç saat Korece dersi aldık ve program sonunda her birimize Konyang Üniversitesi tarafından sertifikalar verildi.

[Resim: 26757629.png] [Resim: 84748684.png]
Cevapla
#2
Aslında gitmeden önce biraz kaygılıydım. Kore'nin benim zihnimdeki kadar güzel olmama ihtimalinden dolayı endişeliydim. Ama oraya ilk adım attığımdan beri kesinlikle endişelerimin yersiz olduğunu anladım. Anladım ki Kore zihnimdeki gibi büyülü, tahmin ettiğimden daha da ışıltılı bir ülkeymiş. Bu düşü 5 yıl boyunca boş yere istememişim ve istediğime değecek bir gezi oldu.

Burada daha çok Kore'nin bendeki etkisi ve gözlemlerimden bahsetmek istiyorum. Gezdiğimiz yerlerden kısaca bahsedeceğim. Umuyorum ki gitmek isteyen arkadaşlar anlatımların dışına çıkıp Kore'yi bir gün kendi gözleriyle görürler.

Kore doğal güzellikleriyle cennet gibi bir ülke. Gözlerin maviye ve yeşile doyduğu bir doğa ve bunların içinde akıp giden çalışkan hayatlar...
Yeşil alanlar; iş merkezleri, alışveriş merkezleri, konutlar ve diğer yapıların olduğu yerlerde bile oldukça fazla. Sanki binalar yeşilliklerin arasından yükselmiş... Zaten üç tarafının denizlerle çevrili olduğu ülkede göller ve nehirlerle de gözler maviye iyice doyuyor. Ve bu doğal kaynakların olduğu alanlara güzel ve çok sayıda inşa edilen parklarda birçok insan vakit geçiriyor.

Biz gittiğimizde yağmur sık sık yağıyordu ve nemli bir havası vardı Kore'nin. Deniz kokusu, yağmur sesi, yeşil alanları ve tertemiz havasıyla ruhunuzu dinlendirmek için harika bir doğası var. Bir yanınız huzurla dolarken, daha merkezi yerler; kafeler, alışveriş merkezleri, kalabalık ve eğlenceli sokaklar, ışıltılı akşamlar, güzel Koreli gençlerin arasından geçerken size eşlik eden Korece müzikler, sabah dörde kadar ayakta duracak, gezecek, dolaşacak enerjiyi veriyor. Etrafınızda bir sürü genç ve genç hissedenlerle...

Namsan Kulesi’nden baktığınızda akşamları, yaşayan bir şehir görüyorsunuz karşınızda... Han Nehri’nin üzerinde ışıl ışıl birçok (27) köprü ve ışıltılı yüksek binalar... Araçlar, işlek caddeler derken bu yaşayan şehri etrafınızda yerli ve yabancı büyük bir kalabalıkla tabii ki hayranlıkla izlemeye dalıyorsunuz Namsan Kulesi’nden.

Myeongdong özellikle çeşitli kozmetik ve giyim mağazalarının olduğu alışveriş merkezleri ve sokak satıcılarının olduğu kalabalık bir yer. Hemen yanında bulunan Namdaemun ise çok sayıda hediyelik eşya, kıyafet ve aksesuar alabileceğiniz çok sayıda dükkan ve sokak satıcısının bulunduğu hesaplı alışveriş yapabileceğiniz bir pazar. Kore'de birçok yer akşam 11-12 gibi kapanırken gece gezmek ve alışveriş yapmak isterseniz Dongdaemun 24 saat açık. Gece 3'te bile insanlar normal akışında alışveriş yapabiliyorlar.

Koreliler eğlenmeyi iyi bilen bir millet. Kore'deki yaşlı insanlar sanki gençlerle yarışırcasına enerjik. İçki içip kahkahalar atan, topluca oyunlar oynayıp eğlenen yaşlılar gördük. Hatta bir kısmı eğlenme ve gülme konusunda kesinlikle gençlerden daha iyiler...

Kalabalık olmasına rağmen sakin bir trafiği var Kore'nin. Biz pek klakson sesi duyamadık. Ayrıca yayalara sürekli yol veriyorlar. Saygı trafikte de kendini gösteriyor sakin, sabırlı ve nazik insanların ülkesinde. Arabalar büyük çoğunlukla Kore markaları. Yüzde 80-90 diyebilirim. Benim gördüğüm kadarıyla 4x4 jeepler de sayıca hayli fazla trafikte.

Fast food tarzı yemek yiyeceğiniz yerlerde ya da bazı pastanelerde yediklerinizi toparlama görevi size ait. Burada genellikle çalışanlar sizin tepsinizi toplarken, orada çöplerinizi, yemek artıklarınızı, plastik çatal, kaşık ve bardaklarınızı düzenlenen ayrı çöplere atıp tepsinizi silmek sizin göreviniz masadan kalktıktan sonra. Ayrıca Kore sokaklarında nedense çöp kutusu bulmakta bayağı zorlandık. Buna rağmen her yer tertemizdi.

Güzel ve bol çeşitli yemek anlayışları var. Hafif ve sağlıklı. Bizimkinden oldukça farklı yemekleri olsa da kısa sürede alışılabileceğinizi düşünüyorum ki programın son günlerinde iştahım bayağı artmıştı Kore'de. Ana yemeklerin yanında bizdeki sebze ve meyveler de fazlasıyla mevcut ve tüketiliyor. Müslümanların iyi takip ederek karınlarını doyurabilecekleri güzel yemekler var. Deniz ürünleri fazlaca. Tabi pirinç olmazsa olmaz. Çok çeşitli bir mutfak anlayışları var. Elbette güzel sunumlarıyla...

Kore'nin geleneksel yemeği olan kimchiyi yapmayı The Kims of Gwangsan baş ailesinin evinde öğrendik. Kimchi yapmak için kullanılan soslar evin bahçesinde büyük toprak küplerde saklanıp bekletiliyordu. Yaklaşık 50 tane dizili küpün birinde durup sosu tattık. Görünüş olarak salçaya benzese de çok daha acı, tuzlu ve lahanasız tüketilemeyecek kadar yoğun bir tadı var bu sosun. Bu soslar önceden hazırlanmış olduğu için bize sadece lahanalara nazikçe sürüp lahanaları usulüne göre sarıp bağlaması kaldı. Kimchi yapma tecrübesinin en güzel tarafıysa sonunda istediğimiz kadar yiyebilmekti. Ardından injeolmi adlı geleneksel tatlıyı yaptık. Injeolmi soya fasulyesi unuyla kaplanmış tutkalımsı ve hamurumsu pirinçle yapılan pirinç keki.

[Resim: 96278210.png] [Resim: 10474311.png] [Resim: 75732101.png]
Cevapla
#3
Kore'de sık sık ve beğenerek yediğimiz yemeklerse bibimbap ve bulgogiydi. Bulgogi masanın ortasında sizin önünüzde pişiyor. Sonra görevli elindeki makasla etleri parçalara ayırıyor. Pişme aşamasının bilhassa içinde olduğunuz için soğumadan lezzetine vara vara yiyebiliyorsunuz bulgogiyi. Tabi yanlarında birçok çeşitle... İçme suların içerisine hafif yeşilçay karıştırılıyor. Gochujang pek çok yemekte kullanılan soslardan biri. Yemeğin yanında pilav sürekli oluyorken bazen ana yemek olarak nilüfer yaprağına sarılı bir şekilde bazen dolsotbap adıyla sadece tasta pişirilerek geliyor. Yemeklerin yanında balık ve diğer deniz ürünleri, ince yapraklar halinde işlenmiş kurutulmuş yosun, kimbap, tofu çorbası, yeşillikler, salatalar, çeşitli soslar ve daha adını hatırlamadığım pek çok yiyecek varken benim en çok dikkatimi çeken şey fasulye filizi çorbasıydı. Buna da yemeklerin yanında sık sık rastlamak mümkün. Geleneksel restoranlarında ayakkabılarınızı çıkarıp yer sofrasına bağdaş kurarak oturuyorsunuz. Özellikle öğle saatlerinde insanlar iş arkadaşlarıyla, grupça bu geleneksel restoranlarda yemek yiyorlar. Bazen yemek yerken size canlı geleneksel Kore müziği eşlik ediyor.

[Resim: 68659414.png] [Resim: 74074118.png] [Resim: 22245287.png]

Gayageum pavlonya ağacından yapılmış ses tablası üzerinde 12 ipek tel içeren kanuni bir çalgı. Telleri sağ elle titreştirilirken; sol elle basılarak oluşan notalar ve geçişlerle gayaguem oldukça duru ve hoş bir ses veriyor. Bu çalgı Kore'nin en popüler geleneksel çalgılarından biri.

[Resim: 28606016.png]

Soju fabrikası ve ginseng fabrikası da gezdiğimiz yerler arasındaydı. Soju pirinç tarlalarının fazlaca görüldüğü ülkede sıkça tüketilen bir içki. Özellikle aksamları restoranlarda ve açık havada yemek satan yerlerde (ki buralar genellikle üstü çadırla kaplı ve portatif masa sandalyeler içeren ve sıkça tercih edilen yerler oluyor) yemek yerken soju içen gruplara rastlıyorsunuz. Ayrıca makgoli de geleneksel bir içkileri.

[Resim: 63927884.png]

Ginseng fabrikasına galoşlar ve bonelerle girip ginsengin işlenme aşamalarını tek cephesi camla çevrili odalardan ve çalışanların bir kısmının ellerinin yanında bulunan canlı kayıt yapan kameraların görüntüleriyle odaların dışında bulunan ekranlardan izledik. Bir ginsengin oluşabilmesi için 6 yıla ihtiyaç varmış. Ginsengin özelliği ise şekil itibariyle insanı andırması. Her bir ana kökü 1 yılda oluşuyormuş. Ginsengin pek çok hastalığa iyi geldiğine inanılıyor ve bununla ilgili başarıyla sonuçlanan pek çok bilimsel çalışma mevcut Kore'de. Bu yüzden sık tüketilen ve farklı formlarda işlenen bir bitki. Kapsülleri, şekerleri, jellyleri, hapları, tozları, içeceği ve daha birçok şeklini bulmak mümkün.

Cevapla
#4
İlk 2 günlük üniversitede yapılan eğitimsel programların ardından bize belki Kore'de olduğumuzu hissettiren ilk yerdi Jeonju. Jeonju Hanok Village dakikalarca ilgiyle yürüyeceğiniz 700 geleneksel Kore evi içeren geniş bir yerleşim alanı. Hanok evleri hala ikamet edilen evler. Etrafınızda geleneksel Kore evleri ama bu sefer dizi ya da sinema çekimleri için değil bilhassa hayat belirtisi gösteren amacına uygun kullanılan dükkanlar ve hala ikamet edilen evler... Kore bir yandan modernize olurken tarihini de yaşatmaya devam ediyor burada. Etrafta sık dizaynlarıyla yollar boyunca akan sular ve çeşitli bitki ve taşlarla süslenmiş havuzcuklar eşlik ediyor gezinize, sizi tarihinin günlük yaşantısına çeken Jeonju'da. Jeonju Hanok Village Kore'nin geçmişinden, eski geleneksel sokakları, evleri ve yapıları iyi koruyan gezmeye doyamadığımız bir alan.

Korean Folklore Village'de ise eski Kore evleri, odaları, mutfakları, bahçeleri, tarımda kullanılan aletleri, tandıra benzer ocakları, kullandıkları dolapları ve diğer eşyaları görerek geleneksel kültürü ve tarihi yani Kore yaşantısını yerinde görebilirsiniz. Buraya ilk geldiğimde kendimi tıpkı izlemiş olduğum bir tarihi dizideymişim gibi hissetmiştim ki sonradan o dizinin çekildiği yerde olduğumu karakterlerinin olduğu maketleri, evlerden birinin önünde görünce anladım. Burada haftanın belirli günlerinde düzenlenen farklı gösterileri de izlemek mümkün. Biz gittiğimizde Nongak-noli adlı çiftçiler tarafından yapılan müzik ve dans gösterisini izledik. Beyaz ve mavi kıyafetler üzerine lacivert, sarı ve kırmızı kuşaklar sarınan geleneksel kıyafetler içindeki göstericiler çeşitli şapkalarıyla oldukça dikkat çekiciydi. Taktıkları farklı şapkalara göre ellerinde farklı enstrümanlar bulunuyordu. Püsküllü, ponponlu ve ince uzun kuşaklı olan şapkalar oldukça gösterişliydi. Ellerinde ise vurmalı ve zilli geleneksel çalgıları olan göstericilerin hem çalgılarını çalarak hem de dönerek, koşarak ve ters taklalar atarak yaptıkları dansı heyecanla izledik.

Kaist, Kore’nin en büyük üniversitesi. Geniş bir yerleşim alanına sahip olan üniversite 1971 yılında kurulmuş. Bilim, araştırma ve mühendislik dallarında özelleşmiş ilk üniversite olan Kaist'de pek çok bölüm mevcut. Yabancı öğrencilere imkanlar sunan üniversitede eğitim dili İngilizce. Yurtdışındaki üniversite öğrencileri tarafından talep edilen Kaist'in Türkiye'deki bağlantılı olduğu yer İstanbul Teknik Üniversitesi.

The Frontier Science Museum da ise; yeryüzü bilimi, doğadan yararlanma, uzay mekiği, sanal gerçeklik nükleer güç, solar enerji, mikrobiyoloji ve genetik mühendisliği ve doğa bilimiyle ilgili pek çok buluşu her birinde ayrı bir merak ve heyecanla görebilir ve öğrenebilirsiniz. Yüksek Kore teknolojisinin perde arkası diyebilirim buraya. Ayrıca Kore'de en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de başlarında öğretmenleriyle sıra halinde yürüyen okul çocuklarını, ki çoğu 5-6 yas grubuydu, gezdiğimiz yerlerin çoğunda; müzelerde, tarihi alanlarda ve sokakta bir yerlere geziye giderken görmemdi. Öyle ki müzenin birinde çocuklar için özel olarak hazırlanmış renkli şekerlerden yapılan minyatürlerin olduğu geniş bir bölüm bile vardı. Sanırım Kore'de eğitim çok küçük yaşlarda gezerek ve görerek başlıyor.

Bueyo, Baekje hanedanlığına MS. 538~660 yılları arasında başkentlik yapmış ve harika doğasıyla büyüleyici bir yer. Burada ayrıca tarihi motifler içeren bir gemiyle huzur verici bir tur yapıyorsunuz Hwang po dot bae'de. Yaklaşık 1500 yıl önce çok önemli bir ulaşım alanı olan Bueyo'nun, doğası ve yapılarıyla Baekje Krallığı’nın ruhunu yaşıyorsunuz bu turla...

National Museum of Korea, Heyri Art Valley, Kore Meclisi, Mofat, Odu Mountain Unification Observatory ise gezdiğimiz diğer yerlerdendi.

Boryeong'da ise her yıl düzenlenen çok sayıda turistin ilgi odağı olan çamur festivali var. Bu çamurun cilde ve sağlığa iyi geldiğiyse araştırmalarla bulunmuş. Kimileri çamur havuzunda doyasıya eğlenmeye devam ederken, kimileriyse çamur havuzundan çıkmış vaziyette, renkli çamurlarla boyanmış Koreli birkaç çalgıcının ve davulcunun etrafında dans ediyor. İnsanların görünüşlerine aldırmadan bu kadar eğlenmesi, müzikler ve kalabalık sizi tam festivalin içinde hissettiriyor. Daechon sahili kalabalık olmasına rağmen tertemiz ve ayrılmak istemeyeceğiniz bir yer. Burada kıyafetleriyle denize giren insanlar çoğunlukta. Boryeong kısacası hem çamurda hem de denizde yüzebileceğiniz bir yer.

[Resim: 81429928.png] [Resim: 35395299.png]
Cevapla
#5
Park Dong Jin kabul konağında pansori söylemeyi öğrenmek de bizler için oldukça eğlenceli bir tecrübeydi. Pansori; destan ve öykülerin, efsanevi hikayelerin bir davulun ritmi eşliğinde söylendiği geleneksel müzik. Birçok pansori türü var. Ara verilmeden söylenince 8 saat süren pansori bile varmış. Ayrıca bu kültürü yaşatmak için eğitim alan öğrenciler olduğu söylendi bize ki 6-7 yaşlarında bir çocuğun performansını da hayretle ve hayranlıkla izleyince Korelilerin kültürlerini yaşatmak için yaşlılardan gençlere olan bilgi akımıyla ne kadar çaba sarf ettiklerinin bir örneğini daha gözlerimizle görmüş olduk.

[Resim: 99240158.png] [Resim: 93353357.png] [Resim: 59962907.png]

Anlatmaya cümlelerimin yetmediği, kesinlikle görülmesi ve her karesinin gezilmesi gereken bir ülke Kore. Yaşanılası bir ülke... İnsanları, sokakları, mimarisi, tarihi, teknolojisi, kültürüyle uyumlu ve zengin bir ülke... Hem dinamik, canlı, enerjik; hem de dingin ve huzurlu... Eğer yurtdışına gitmeyi düşünüyorsanız diğer ülkeleri bilmem ama Kore’yi ilk sıraya almanızı tavsiye edebilirim.

Kendi ülkenizde olmadıktan sonra yurt dışında yaşamak elbette ki kolay olmayacaktır. Bu Kore için de geçerli. Uzun süreli planlarda daha gerçekçi olmayı da unutmayalım. Uzak olması ve bilet fiyatlarının pahalı olmasından dolayı ülkenize sık sık gidip gelmenin pek mümkün olmaması olsa bile en az 12 saat sürmesi, farklı kültürler, farklı diller ve 10 gün içinde bana denk gelmeyen olası sıkıntılar da uzun dönem yaşamak isteyenleri alışma evresinde zorlayabilir. Mesela telaffuz hatası yaparsanız gitmek istediğinizden çok farklı bir yere gidebilirsiniz. Tabi Kore gibi güzel bir ülkede kaybolmak da yeni ve güzel yerler görmek açısından bazen iyi bile olabilir. Ama temkinli davranıp özellikle Korece’yi Türkiye'de öğrenip de Kore'ye gitmek kesinlikle işlerinizi kolaylaştıracaktır. İnsan hayatında her zaman sıkıntılarla karşılaşabilir. Tabi yabancı bir ülkede problemlerle baş edebilme gücü kendi memleketinizdeki kadar kolay olmayacaktır. Ama insanoğluna verilen müthiş özelliklerden biri de uyum. Umarım ki Kore'de uzun dönemli planları olan arkadaşların çok kısa bir alışma süresi olur. Alıştıktan sonra rahat ve yaşanılası bir ülkede olduklarını ve orayı bırakıp başka bir yere gitmek istemeyeceklerini tahmin ediyorum. Alıştıkça, konuşabildikçe ve zaman geçtikçe daha rahat yaşanabilecek bir ülke olacaktır.

Programın katılımcıları 23 farklı ülkenin temsilcileriydi. Bu bana ayrıca diğer ülkelerin insanları hakkında da fikir verdi. Biz küçük dünya olarak 59 kişi de Kore'de böylesine güzel ağırlanmaktan ve iyi arkadaşlıklar kurmaktan dolayı çok mutlu olduk. Hem Kore’yi tanıdık hem de kendi ülkelerimizi anlattık.

[Resim: 74147596.png]

Orada Kore Savaşı’na giden Türkler adına bize teşekkür eden minnet dolu insanlar oldu. Eminim ki bizim merhamet dolu atalarımız da o insanları bizim savaştan habersiz kardeş gibi hissettiğimiz gibi hissetti ki kardeşleri yani kendileri için cesurca savaştı.

Harika insanlarla tanıştım. Saygılı, samimi, zarif, şık, güler yüzlü ve yardımsever insanlarla... Ve çok iyi bir şekilde ağırlandım. Kendimi geç vakit de olsa Kore sokaklarında yürürken güvende hissettim. Sanki önceden bildiğim bir yerdi. Sanki önceden de sevdiğim bir yerdi. Yabancılık çekmedim. Ne söylediklerini bilmesem de sanki insanların konuştuklarını anlayabiliyordum. Ben böyle bir programla Kore'ye gittiğim için çok mutluyum. Ben hayalim gerçekleştiği için çok mutluyum. Umarım yolum tekrar tekrar Düşler Ülkesi’ne düşer.

Gitmek isteyen arkadaşlar hayallerinize sahip çıkın, kimse inanmasa da siz inanın. Çok çok zor gözükse de bekleyin ve acele etmeden, yaşadığınız anı da kaçırmadan zamana bırakın... Hayaller canlı renklerle boyanıp nefes almaya başladı mı şu anda tarif edemem ama nasıl hissettiğimi anlayacaksınız...
Çünkü bu sizin düşünüz ve SİZİN olduğu SİZE AİT olduğu için değerli.

Hayatın hayallerinizdeki kadar güzel olması dileğiyle..."
Cevapla
#6
[Resim: 42562921.png]
[Resim: 45436186.png]
[Resim: 89367380.png][Resim: 86863395.png]
Cevapla
#7
Ayse Selenge'ye bu güzel gezisini bizimle paylastigi için tesekkür ederiz...
Umarim onun gibi herpimizin hayalleri bir gün gerçeklesir ve Kore'de onunki gibi güzel zaman geçirme sansini elde edebiliriz. Onun da dedigi gibi hayallerimizden asla vazgeçmeyelim. Fighting! ^^
Cevapla
#8
Bye 
Kesinlikle çok güzel. Smile Bizimle paylastiginiz için tesekkürler. Smile Vazgeçmek yok. ^-^ Blush
[Resim: hkn.gif]
I'm in Love with You
www
Cevapla
#9
Umarim daha da basarili olur, Kore'ye gitme hevesi olan tüm arkadaslara bir umut bence...
Tesekkürler abla. ~~
www
Cevapla
#10
Evet çok güzel anlatmis ve konu için tesekkürler. Smile
www
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi