Çeviriler çok güzeldi... Ellerinize saglik olsun.
Konuyu Oyla:
|
2PM Interviews
|
|
28-05-2011, Saat: 18:04
(Son Düzenleme: 08-09-2011, Saat: 23:09, Düzenleyen: ŞuleYıldız.)
Lütfen Ingilizcesi iyi olan biri el atsin.
23-06-2011, Saat: 14:40
Çeviriler için tesekkürler. Okurken çok mutlu oldum. Onlar hakkinda birseyler ögrenmek gerçekten güzel.
![]() Siradaki röportajlarin çevrilmesini bekliyor olacagiz, degil mi?
“Waiting for the person you like, it’s a little hard, isn’t it?”
— Hwang Jin Joo - Color of a Woman
12-07-2011, Saat: 23:51
(Son Düzenleme: 08-09-2011, Saat: 23:10, Düzenleyen: ŞuleYıldız.)
Son röportajlari çevirirseniz süper olur ya. :S
Çeviriler süperdi. Emegi geçenlere tesekkür ederim. :dJunho'nun cevaplarina öldüm. Çok güzeldi.
21-07-2011, Saat: 23:43
Gençliginizde ne tür bir çocuktunuz ?
Taecyeon : Kore'de ilk okulda iken çok aktif bir çocuktum, ama Amerika'ya geldigimde sakin biri oldum çünkü iletisimde zorlastim. Ingilizceyi ögrenebilmek için çok çalistim, ve rahatlikla iletisimi kurabildigimde geri aktiflestim. Sonbaharda, bir futbol takimina katildim, sonra her mevsim farkli kulüplere yazildm. Hatta satranç kulübüne bile. Junsu : Senden azini beklemezdik zaten. (Taecyeon için dedi bunu). Kisisel olarak, çok utangaçtim, hatta en iyi arkadaslarim diger arkadaslariyla oynadigi zaman, düsüncelerime dalip ''Niye benimle oynamiyorda onlarla oynuyor ?'' Üzücü, öyle degil mi ? (Gülüyor). Junho : Inkar edilemez, bizim oyun ekibimizin kaptaniydim. O zamanlar cep telefonlari yoktu, arkadaslarimin evlerinin oraya okuldan sonra gidip, bu gibi emirleri veriyordum : ''Düz yere toplaniyoruz ! Çünkü futbol oynuyacagiz !'' Bende pek çok sey denedim. Futbol, beyzbol, yüzme, yemek pisirme, programlama... Mutlu olmama iten ilgimi çeken her seyi denedim. Ama kolej sirasinda, kisiligim büyüdügümden sonra degisti (16cm). Taecyeon : Bende ikinci sinifta 20cm uzadim. Daha çok büyüdügümü sanmistim, yeme degisikliginden dolayi, Amerika'ya geldigimizde, ama yanilmisim. Junho : Dizlerin bu süre içinde acidi, degil mi? (bunu Taecyeon'a dedi). Ben iklokulda 1metre 46cm yapiyordum, ama kolejde 172cmye ulasinca, oynuyamiyordum. Bu yüzden, sinifta dans kliplerini izliyordum, fantastik hikayeler yaziyordum, web siteleri kuruyordum, oyunlar olusturuyordum, bilgisayar programliyordum... Içine kapanik bir kisiligim olmaya basladi. Liseye geçince, dans bana hayat verdi ve tekrar kisiligimi bulabilim. Nichkun : Badminton kulübündeydim, ve turnuvalar için her gün çalisiyordum. Babam bana hep zaman kaybetmememi söylüyordu. Onun için, dokuz yasimdan beri piyano çalmayi ögrendim, ingilizce ve sanati da... Hiç bos zamanim yoktu, arkadaslarimla çikmak için bile. Babam çok sikiydi, sertti. Hafta içi bana televizyon bile izletmiyordu. Sadece ulusal cografya programlarini ve haberleri izleme yetkim vardi. Chansung : Gerçekten sikiymis ! (Nichkhun'a dedi). Ben tamamen özgürdüm (gülüyor). Ben çok oyun oynadim. Ama biraz tuhaf bir çocuktum. Örnegin, saklambaç için, biraz garip yerlere gidip kimsenin bulamayacagi yerlere gizlenirdim, kendi kendime gülüyordum (gülüyor). Kar yagdiginda, kizagimla tepeye (yükseklige) çikip kar toplari atardim. Bisikletle de gezerdim. Ana okulundan ögrenci oldugum güne kadar, üç kez tasindim. Bunun için, tenefüsler arkadas edinmem için iyi bir firsatti. Simdi düsünüyorum da, gençligim baya renkli geçmis. Gerçegi söylemek gerekirse, egitim konusunda pek konsantre degildim, hatta sonuçlarim kötü oldugunda bile, pek fazla umrumda degildi. Iyi bir üniversiteyi kazanmak iyi bir sey miydi bilmiyordum, ve ailemde okumam konusunda bir sey dememisti. (Güldü) Sinifta müzik dinliyordum. Kullakliklarimi çeketimin kollarina gizleyip, bir dirsegimi kaldirarak müzik dinliyordum. Diger ögrenciler bende örnek almiyordu tabi. Artik geçmiste kaldi. Nichkhun : Ben erkek sinifinayken hiç çalismadim (ders olarak), ama karisik bir sinifa geçtigimde, tekrar çalismaya koyuldum. 6 kiz sinifindaki tek erkektim, bu yüzden çalismam için daha çok nedenim vardi. Junho : Bir erkegin gururunu uyandiriyor, degil mi ? (Nichkhun'a tas) Ben oldukça iyi bir ögrenciydim. Tabi imtihanlara sadece bir ay kala, derslere konsantre olanlar türünden olsam bile. Arkadaslarim ve ben, sorulabilecek sorular üzerine çalisiyorduk. Tahminlerimiz hiçte kötü degildi! Junsu : Benim için, bir hazirlik okuluna katilmam hayatima yeni bir kapi açti, karneler iyi üniversitelere gidebilmek için çok önemliydi. Ama çevremdeki insanlarin hepsi çok akilliydi, bu yüzden çaba sarfetsem bile iyi sonuç alamiyordum. Daha sonra anladim ki, okumak benim için degilmis. Ben 17 yasimda (Kore yasi) JYP Entertainment'e katildim. 2004 senesinde Ekim ayindaydi. Junsu aranizda ilk stajer olan kisiydi, degil mi ? Junsu : Ilk olarak bendim, sonra Taecyeon, Nichkhun, Chansung, Junho ve Wooyoung oldu. Kolejdeyken müzikle ilgilenmeye basladim, küçük yarismalara katiliyordum. Yönledirmem için R.Kelly'nin ''I believe I can fly'' sarkisini söyledim. Herkes çok cool oldugumu söyledi. Hatta bir ögretmen bana 10,000 won verdi (gülüyor). Sarki söyleyerek para kazandigim ve o parayla ddeokbokki aldigimi çok iyi hatirliyorum. Bunun üzerine, bir sarkici olmam gerektigini anladim. Taecyeon : Stajer olarak iki yil geçirdim Wooyoung : Kolejden beri hep sarkici olmak istemisimdir, ama ailem ve ögretmenlerim bu fikri kabul etmemisti. Mezun olmayi basarsam eger dans etmeme izin vardi. Lisedeyken, saat 23çe kadar ders çalisiyordum, sonra da sabahin 2si 3üne kadar dans ediyordum. Lisedeyken, ders çalismak ve dans etmek tek anilarim. JYP'yi seçtim, çünkü Bi Rain ile gördügüm bir belgeselden ötürü duygulanmistim. Nichkhun : JYP takimiyla tanistigimda Amerikada Starbucks'deydim. Birden bire benden dans etmemi ve sarki söylememi istediler. Bi kafedeydi ! Dans ve sarkiya benzer bir seyler yaptim, ordan her geçen insan bana tuhaf tuhaf bakiyordu. Muhtemelen o kadar kötü dans ettigimden soka girmislerdir (gülüyor). 2005 senesindeydi, 18 yasimdayken. Sonra da JYP beni aradi, resmi bir stajer olarak alinmistim. Kore'ye, 2006 senesinde, nisan ayinda geldim. Gençken utangaç biri olmama ragmen, simdi ise büyük bir kalabaligin önünde dans edebilip sarki söyleye biliyorum. Herkes her seyi basarabilir, istedikten sonra. Chansung : 16 yasimdayken, bir oyuncu olma niyetiyle JYP sirketine katildim. Ama aktör olmak isteyen stajerler bile dans ve san dersi amaliydi. San derslerini almaya basladigimda, böyle düsünmeye basladim «Sanki sarkici olmak eglenceli gibi. Sanirim sarkici olarak yasamaya basliyacagim. », ve daha sonra yönümü sarkici olmak için degistirdim. Aktör olmak istediginizi bilmiyordum ? Chansung : Ben özellikle bir Broadway aktörü olmak istiyordum. Simdi bile Daehakro'ya gidip tiyatro oyunlarini ve müzikalleri izlemeye gidiyorum. Bu gösteriler halki düsünerek olusturuluyor, degil mi ? Iste ilgimi çeken de bu oldu. Junho : Lise ögrencisiyken, bir tiyatro kulübündeydim, ama hemen degistirdim bir dansçi ve sarkici olabilmek için, sonra « Super Star Survival » adli bir programa katildim, 17 yasindaydim ozaman. Hep J.Y.Park'in bir hayrani oldum, bunun içinde bastan beri JYP sirketine katilmak istedim. Beklenmedik müzikler olusturan bir dahi o, dogru degil mi ? Iste bu bana çekici geldi. JYP'den bahsetmisken, bu ajansin gerçekten hep yetenekli insanlar seçtigini söylemem yanlis mi sizce ? Junho : Kore'de JYP'nin sadece bir stajyeri olmak bir sereftir. Daha fazlasi da bir çok yetenekli arkadasarla çalisa bilme sansimiz var. Junsu : Stajyerlerin idol olarak tahrik etme sistemi çok önemli. Sanirim gerçekten böyle bir disk evinde egitim gördügümüz için çok sansliyiz. Nichkhun : Saçilan enerjiyi de seviyorum, sanki bir aile ortami gibi. Taecyeon : JYP hiçbir siki organizasyona sahip degildir, mesela birinci gelenler daha yetenekli, daha çok ön planda gibi vb... Hepimiz uyum içinde egitim alabiliriz ve bu rahat ortamda gelistirilebiliriz. Acaba kursiyerler birbirlerini rakip olarak görüyorlar mi? Junho : Aslinda tam olarak rekabet denilemez, daha çok « bu adam bunu yapabiliyorsa , ozaman bende yapabilirim. » Birbirimizi elestirerek gelistiriyoruz, biz rakiplerden daha fazla arkadas gibiyiz. Wooyoung : Sanirim bir gün birbirimizi rakip olarak görmedik desek yalan olur. Ama, tüm gün ayni alanda zaman geçirmek, bizi dahada yakinlastirdi. Nichkhun : Dürüst olmak gerekirse, Taecyeon'u rakip olarak görüyordum. Ayni yasta ve ayni dersleri aliyorduk. Bir numalari rakibim ve en iyi arkadasim. Junsu : En iyi arkadasin demek, ben degil miydim ? ahahah (Gülüyor). Taecyeon ve Wooyoung sarkici olmak isteyen liseli ögrenci olarak « Dream High » dizisinde rol aldilar. Deneyimleriniz oynamaya yardimci oldu mu ? Taecyeon : Drama stajyer hikayesinden fazla karakterlerin duygularini ön plana koyuyordu, bu yüzden rollerimiz için deneyimlerimizi kullanmak zorunda degildik. Wooyoung : Drama ve gerçek hayat çok farkli seylerdir. Junho : Birincisi, stajyer oldugumuzda ask aklimizda hiç yoktu. Izin verilmediginden degil de, herkes egitimine odaklandigi için bu seylere zamanimiz bile yoktu. Ayrica, yetenege bagli olan bir dünya, bu yüzden bir arkadasi korumak için kendini feda etmek gerçek hayatta asla olmadi. Chansung : Hayat o kadar cool degil. (Herkes basini onaylarcasina salladi). Yasam tarziniz nasildi? Junsu : Benim için, bir liseliyken, derslerden sonra ajansa gidip saat 22/23'çe kadar antrenman yapiyordum. Aksam 9 dan 11'e kadar olacak olan derslerimizin takvimi duvara asiliydi. Nichkhun : Ögrenciler hariç herkes sabah 8 veya 9'da ajansa gidiyordu. Junho : Derslerimiz sarki söyleme ve dans etmeydi, 2AM'lerle birlikte de ders aliyorduk. Taecyeon : Çince dersleride aldim, birde komedi dersleri. Nichkhun : Tüm korece derslerini almak zorundaydim (agliyor). Basim çok agriyordu... Junsu : Rap derslerinide takip ettim. Ama tiyatro ile ilgili hiç ders almadim. Derslerinizi seçebilir miydiniz? Junsu : Sirketin stratejisi bizim yerimize seçiyordu. Tayland'an gelen Nichkhun, yogun egitiminiz sizi sok ettimi ? Nichkhun : Elbette. Bunu bekliyordum, ve çok çalistim. Tayland'a egitim sistemi ayni mi ? Nichkhun : Hmmm.... (bir süre düsündü), olsa bile, sanirim Kore'dekiler kadar zor egitim almazlar. Tayland'in müzik endüstrisi Japonya'ninkine benzer, sanatçilar basladiktan sonra yeteneklerini sergiler. Çok dans eden sarkici yok... Tayland'da çok grup var, bu yüzden bir çok sanatçi indie gruplari olarak deneyimlerini insa etmekte çok yaygindir. Stajyer olarak karsilastigniz en zor anlar nelerdir ? Junsu : Ay sonu degerlendirmesi ! Ay sonunda dans ve sandan olusan bütün yeteneklerimizi sergilemek zorundaydik, ve sonra da testler, J.Y.Park bize yorum ve tavsiyelerini vermek için ariyordu. Bu gerçekten çok korkutucu... Nichkhun : Benim Çince ve Korece testlerimde vardi... bu yüzden çok zor zaman geçirdim. « BEASTLY IDOLS » NE ANLAMA GELIYOR Sizce, hangi üye stajyer dönemlerinde en sasirtici oldu ? Chansung : Junsu ! Hep ay sonu degerlendirmelerinde elini kaldiriyordu, güzel sarki söylüyor, ve daha fazlasi, onu hep fark ediyorduk çünkü cool bir saç stili vardi. Tanistigimizda benimle çok iyi oldugunu zaman, hemen onun iyi biri oldugunu düsündüm. Taecyeon : Bende Junsu'yu seçiyorum. Ben hep onun parlak tarafini hatirliyorum, ay sonunun testini geçme zamanindaydi. « Flower » sarkisin söyleyince, kendime böyle basarili biriyle egitim görmem mantiklimiydi diye sordum. Junsu (mutlu bir sekilde) : You guys~~~~~~♪ Tesekkürler ! Junho : Ilk izlenlerim Junsu'nun karizmatik olmasiyd. Taecyeon bana hep bir agabey olma izlenimi verdi. Chansung her zaman cool bir imaja sahipti, Wooyoung ise mesafeliydi. Chansung sadece öyleydi (gülüyor) halbuki Wooyoung göründügünden daha sevimli. Wooyoung : Taecyeon bende büyük bir izlenim birakti. Gördügünüz gibi, çok büyük, bunun için çok etkiliyici. Stajyerligim ilk günde onu gördüm, ve yukari bakarak « Birlikte çalisalim » dedim, oda bana « Tabiki » dedi güzel gülümesiyle. Hissettigim bütün gerginlik birden bire uçmustu. Taecyeon : yep, yep, öyleyim, demi ? (Gülüyorlar). Sizinle konustugum zaman, bir « canarlik » sezemedim, daha çok 20 yasina yeni basmis genç haydut duygusu var... « Beastly Idols » terimi nerden geldi ? Junsu : Bu terim « Idol Army » i kaydederken bize uygun görüldü, vahsi hayvanlar gibi davraniyorduk. Ama gerçek anlami daha çok « kontrol edilemeyen erkekler » yada « vahsi çocuklar »... her yere sebestçe giden insanlar türünden. Sonra « I Hate You » da sergiledigimiz performansi bizim « saglam gücümüzü » sergiledi. Bunlarin hepsi de « Beastly Idols » terimini kurdu (yada jimseung-dols). « Jimseung-dols » olarak çagirilmak nasil bir his ? Nichkhun : Çok basit, biz oldukça mutluyuz. Hatta jimseung-dol terimi 2PM'lere yaratidilgi için gurur duyuyoruz. Ama bu takma isimden daha sevimliyiz, umarim... Siz « Hot Blood » showundan sonra 2PM üyeleri oldunuz, fakat bu grupla baslayacaginizi hiç düsünmüsmüydünüz ? Junsu : Hiç düsünmedim! Stajyer dönemimizde, 2AM ve 2PM ler birlikteydik, bu yüzden kim kiminle olucagindan hiç bir fikrimiz olmamisti. Tek ve ayni grubta olmamiz bile mümkün olabilirdi. Nichkhun : Taecyeon ile ayni grupta olacagimi düsünmüstüm. Çünkü Junho baska bir sinifla ders görüyordu, « Hot Blood » dun çekimlerinden önce tanimiyordum onu, onun için ayni grupta oldugumuza sasirmistim. Demek sizin için 2AM lerle olmak ve birlikte balad [sanat müzigi gibi] sarkilari söylemek mümkündü ? Junho : Kesinlikle. Dürüst olmak gerekirse, 2AM ve 2PM'in ikisi birlikte mükkemmel olurdu. Ama sadece balad söyledikleri için dans performanslari sergilemediklerini düsünmeyin sakin, « I Did Wrong » gibi sarki çaliyorlar ki dansta güçlü bir uslubu var. Sanirim diger üyeler de benim gibi düsünüyor. Bu kis, Woo-U (Wooyoung + IU) çifti, « Dream High » dizisinde Jason (Wooyoung) ve PilSook (IU) arasindaki romantizm çok popülerlik kazandi. Wooyoung : Jason'u herkese karsi iyi olan bir gentilmen olarak görüyorum, digerlerine kapiyi açan, ve bir playboy gibi. Nazikligi biraz fazla abartiyor (gülüyor). Ben böyle seyleri pek bilmem. Bir kadini sevdigm zaman inatçiyimdir. Tek iledigim kadin o olur, ve tek ona böyle bir sekilde davranirim. Yaptigim her seyde böyleyim. Örnegin, çocukken, evcil hayvanlarina bir takintim vardi ki bunun yüzünden ders bile alismiyordum. Jason sonunda Pilsook'un büyüsüne düstü. Daha çok tanidiginiz kisiyle romantik bir iliskisi gelistirenlerden misiniz ? Yada ilk bakista asik olanlardan mi ? Wooyoung : Benim durumumda, aramizdaki konusmalara bakarak ya severim yada nefret ederim. Taecyeon : Bende Wooyoung gibi düsünüyorum. Chansung : Galiba benim ikisinde de deneyimmim oldu. Ama ilk görünüsün önemli oldugunu düsünüyorum. Junho : Ben hep ilk bakista asik oluyorum (gülüyor). Tamam, ilk görüste ask denilemez, ama daha çok zarif kizlara duyarlilik diyelim. Birde bana benziyen kizlarada duygular besledim ... Bunlar için bi tür radarim var. Ne zaman böyle düsünsem « Ah ! Ben bu kizla iyi anlasicagimi düsünüyorum » genellikle hakli çikiyorum. Taecyeon : Lütfen banada o radari ver (gülüyor). Açikcasi ben daha çok süphe içindeyim : birine asik olmak, aldatilmak, aci çekmek, kalbimi geri kapatmak sonra baska bir kiz için tekrar açmak, ve yeniden aci çekmek... (agliyor). Wooyoung : Belki de yargilama hissin zayiftir ? Ne tür kizlar ilgini çekiyor ? Taecyeon : Kimse, belirsiz ama.... Güçlü kizlari seviyorum, ve kimi zaman benimle ilgilenebilecek biri. Hem güçlü hem hassas biri ? Taecyeon : Muhtemelen. Ama Hye Mi gibi biri degil (Dream High'taki sevdigi karakter), çünkü güçlü bir kisilige sahip, ve dizide benimle hiç ilgilenmedi (gülüyor). Tamamen dürüst olmak gerekirse, Jin Gook karakterini canlandirirken hep kendi kendime « Neden Hye Mi'yi seviyorum ? » diye soruyordum, ama çok fazla karakterimi etkilemek istemiyordum, bu yüzden rolümü böyle diyerek oynamaya çalistim « Belki distan soguk görünüyor, ama içinde, sicacik bir kalbi var. Güzel bir kiz. » Bu nedenle Hye Mi Jin Gook'un ilk aski. Belli bir cazibesi olmalidir. Peki, simdi ilk asklardan söz ettigimize göre (gülüyor), ben ik asklariniz hakkindaki hikayeleri duymak istiyorum. Taecyeon : Ilk askim ik okul siralarindaydi, su sözcükleri birbirimize söyledikten sonra « Seni seviyorum », « Bende seni », « Peki ozaman birlikte çikalim » Wooyoung : O kadar erkenmiydi ? Taecyeon : Huh ? Öyle san ? Birlikte dondurmalar yiyorduk ... bu tür seyler. Wooyoung : Benim de ilk okuldaydi. Birbirimizi seviyorduk, ama birbirimize itiraf etmeyi asla basaramadik. Junsu : ... Ne kadar masum bir hikaye ! Junho : Karsi cinse ilk okuldayden ilgi duymaya basladim. Galiba altinci siniftaykendi. Kendim daha küçük bir kiza asik oldum. Parkta ona itiraf ettim ve benimle çikmak ister mi diye sordum. Bana evet dedikten sonra bile, o kdar utandim ki bir daha gidip onunla konusmaya cesaretim bile olmadi. Sonunda ona bir mektup yazdim, ve aylarca böyle yazistik. Ve çünkü birbirimizle konusamadigimiz için, öylece kaldi. Chansung : Hepiniz aceleciymissiniz ! Ilk okulu hiç kizlari düsünmeden geçtim ... Düsündügüm tek sey spordu. Ilk askim colejdeydi. Benimle ayni taekwondo sinifinda olan bir kizdi, yaptigimiz tek sey ayni dersleri birlikte takip etmekti. Daha çok platonige benziyor. Dogru söyleyin, hepiniz çok popülerdiniz okulda, degil mi ? Junho : Kolejde benden daha genç bir kiz yanima gelip bana askini itiraf etmisti. Beni çagiriyordu, sirama çikolatalar birakiyordu, ve posta kutuma mektup koyuyordu. Wooyoung : Basketbol oyunculari o kadar popüler degil di ki birlikteyken ? Ben popüler oldugumu hiç hatirlamiyorum çünkü futbol oynuyordum. (gülüyor) Chansung : Bir zamanlar 4/% kisiden mektuplar aliyordum, ama Wooyoung'un da üstüne basa basa dedigi gibi, sanirim basketbol oynadigim içindi. Siz kesin çok kiz aglatmisinizdir, hm ? Nichkhun : Dogru degil. Biz her zaman sadigizdir. Junho : Ama erkek olarak, kizlari aldatmadan bile aglatabiliyoruz degil mi ? Ayni ne için oldugunu bilmedigimiz aglayan kizlar gibi. Ayni suna benziyor « Anlaman için söylemem gerekmez demi ? » Ama hiç anlamadim. Adamlar birsey anlamiyor. Bu yüzden, hepiniz, erkek arkadaslariniza niçin agladiginizi söyleyin, ve bizden ne istediginizi de ? Ben bu dünyadaki tüm erkeklerin temsilcisi olarak bu istegi yaptm. Taecyeon : Erkekler kadinlarin gözlaslari hakkinda yoksul düsüyor. Tüm erkekler bunu onaylaya bilir. (2PM üyelerin hepsi onayliyor). Chansung : Aglayan kizlara karsi çok güçsüsüz. Bastan kaybedilmis bir savas gibi. Bu gözyaslariyla mücadele etme sansi yoktur ... Nichkhun : Bir kizi aglatip gidebilimiyim, bilmiyorum. Kizlar bazen kendilerini yalniz hissettigi için aglarlar. Beklide onlarla çok vakit geçirmediginizdendir... Junho : Ben bütün zamanimi kiz arkadasima adayanlardanim, onu çok arayip randevulara götürürüm. Chansung da ayni, sanirim. Baskalariyla konusarak duygularini anlaya biliyoruz. Chansung onayladi. Kore de, haftada bir kaç kez görüsenlerin dogal olarak güçlü bir iliski sürdürürler, ve günde en az bir kere birbirlerini ararlar. Ama Japonyada, daha çok rahat bir iliski türü var. Wooyoung : Öyle mi ? Bu benim için imkansiz. Esinizin ne yaptigini hiç mi düsünmüyorsunuz ? Korede, biri digerini bir gün den fazla aramazsa kavga çikiyor. Junho : Bende yapamam, ama simdi düsünüyorum da, japon stilide o kadar fena degilmis. Çalismaya basladigim andan itibaren askla düsüncelerim degisti. Ögrenci oldugum zamanlar, hep benim yanimda kalabilecek bir kiz istiyordum, ama simdi birlikte büyüyebilecegim bir kisi isterim, yada ona bakabilecegim bir kisi, ve tersi. Tek basina yapilamayan bazi seyler vardir, ve ask sevdigin biriyle olmak degil sadece. Japonya iliskileri daha uzun sürebilir gibi görünüyor. Chansung : Ama ben yinede her gün görmek istedigimi düsünüyorum. Mutlaka bir sey yapmak zorunda degiliz, ama o kisiyle ayni yerde oldugumu hissedince kendimi daha iyi hisederim. Taecyeon : Görüsüp görüsmedigim umrumda degil, hangi ülkeden geldigide. Yeter ki bana aci çektirmesin !!! Beni incitirse eger ... (sakadan agliyor) Junsu : Sen o kadar aci mi çektin ? (gülüyor) Nichkhun : Taecyeon için ve hepimiz için güzel bir ask hikayesi yasayabilmemiz için dua ediyorum. Kaynaklar: Aera Mook K-Pop Boys Plus Magazine + KpopFrance Tam TERCÜME Fransizca/Türkçe : Park Fatii ... for Kore çetesi !!! No wonder, we are team of dream!
seni seviyorum -özgü ehe
»» TVXQ! «« ♥ Biz inanıyoruz, sizde inanın. Bu ayrı olarak geçirdiğimiz son yıl dönümü olsun...
22-07-2011, Saat: 0:00
Aktörmü olmak istiyormussun?
Karizmani 2PM'e sakla Chan lütfen. Fazlasini kaldiramam. ![]() Taec bir yilda 20cm uzamayi nasil becerdin Allah askina ne yaptigini söyle bizde kullanalim. Babanin inek çiftligimi var yoksa ?![]() Junho : Ama erkek olarak, kizlari aldatmadan bile aglatabiliyoruz degil mi ? Ayni ne için oldugunu bilmedigimiz aglayan kizlar gibi. Ayni suna benziyor « Anlaman için söylemem gerekmez demi ? » Ama hiç anlamadim. Adamlar birsey anlamiyor. Bu yüzden, hepiniz, erkek arkadaslariniza niçin agladiginizi söyleyin, ve bizden ne istediginizi de ? Ben bu dünyadaki tüm erkeklerin temsilcisi olarak bu istegi yaptim. Junho kadinlari iyi yorumluyorsun. Tamamen katiliyorum sana. Ama söylesek gözyaslarimizin bir anlami kalmaz öyle degil mi? ![]()
.
22-07-2011, Saat: 0:01
(Son Düzenleme: 26-11-2011, Saat: 12:43, Düzenleyen: ŞuleYıldız.)
Junho : Ama erkek olarak, kizlari aldatmadan bile aglatabiliyoruz degil mi? Ayni ne için oldugunu bilmedigimiz aglayan kizlar gibi. Ayni suna benziyor « Anlaman için söylemem gerekmez degil mi? » Ama hiç anlamadim. Adamlar bir sey anlamiyor. Bu yüzden, hepiniz, erkek arkadaslariniza niçin agladiginizi söyleyin ve bizden ne istediginizi de? Ben bu dünyadaki tüm erkeklerin temsilcisi olarak bu istegi yaptm.
Ah Junho ya. Sen ne kadar duyarlisin sen hiç bir kizi aglatmazsin iste bu yüzden seviyorum seni. Sen çok özel birisin.
No wonder, we are team of dream!
seni seviyorum -özgü ehe
»» TVXQ! «« ♥ Biz inanıyoruz, sizde inanın. Bu ayrı olarak geçirdiğimiz son yıl dönümü olsun...
22-07-2011, Saat: 0:05
(Son Düzenleme: 26-11-2011, Saat: 12:44, Düzenleyen: ŞuleYıldız.)
Çok çok çok tesekkürler...
![]()
22-07-2011, Saat: 15:57
Alıntı:Junho : Bende yapamam, ama simdi düsünüyorum da, japon stilide o kadar fena degilmis. Çalismaya basladigim andan itibaren askla düsüncelerim degisti. Ögrenci oldugum zamanlar, hep benim yanimda kalabilecek bir kiz istiyordum, ama simdi birlikte büyüyebilecegim bir kisi isterim, yada ona bakabilecegim bir kisi, ve tersi. Tek basina yapilamayan bazi seyler vardir, ve ask sevdigin biriyle olmak degil sadece. Japonya iliskileri daha uzun sürebilir gibi görünüyor. Yok, yok.. Birak simdi sen Japon'u. Türk-Koreli iliskisi de uzun sürebilir.. Hatta sürebilir degil, kesinlikle uzun sürer!Alıntı:Junho : Ama erkek olarak, kizlari aldatmadan bile aglatabiliyoruz degil mi ? Ayni ne için oldugunu bilmedigimiz aglayan kizlar gibi. Ayni suna benziyor « Anlaman için söylemem gerekmez demi ? » Ama hiç anlamadim. Adamlar birsey anlamiyor. Bu yüzden, hepiniz, erkek arkadaslariniza niçin agladiginizi söyleyin, ve bizden ne istediginizi de ? Ben bu dünyadaki tüm erkeklerin temsilcisi olarak bu istegi yaptim. Tamam, agliyorum ve sebebini de söylüyorum oppa.. Agliyorum çünkü seni seviyorum ama sen çok uzaksin.
“Waiting for the person you like, it’s a little hard, isn’t it?”
— Hwang Jin Joo - Color of a Woman
05-08-2011, Saat: 18:40
2PM SHOW Soru&Cevap : Junsu
![]() S:2PM, bugünlerde eglence basinin ana konusu olmustur ! Sen de öyle düsünüyor musun? C: Junsu öyle düsünmedigini, sadece bir sekilde oldugunu söyledi. Bu tür degisik gösterilerin onun tarzi olmadigini, sadece müzigini yaptigini söyledi. ----------------- ![]() S: Kiz arkadasin olsaydi, ve düsük pantolon giyseydi sen genellikle ne yapardin? C: Junsu, bunun bir çok soruna neden olacagini sölüyor. Onun bu sekilde pantolon giyecek birçok arkadasi olsa da, bir kiz arkadasinin bunu asla yapmamasi gerektigini düsünüyor. ____________________________________________________________ 2PM SHOW Soru&Cevap : Junho ![]() S: Ilk olarak dus mu alirsin? Saçini mi yikarsin? Dislerini mi firçalarsin? C: Ilk önce yüzünü yikadigini, ve sonra kafasini, daha sonra dus aldigini ve dislerini firçaladigini söyledi. Fakat sonra, aslinda ilk önce dus aldigini, sonra yüzünü, ve daha sonra saçlarini yikadigini, ve en son dislerini firçaladigini söyleyerek cevabini düzeltti. ----------------- ![]() S: Junho için "an" ne demektir? C: Bazi seylerin çok kolay bulunmasi ve çok sik olmasidir. Bu, herkesin sevdigi bir seydir. ____________________________________________________________ 2PM SHOW Soru&Cevap : Wooyoung ![]() S: Oppa'nin kalbinin atmasini saglayan sey nedir? C: Dans. Müzikl dans ettiginde ya da bunu sadece hayal ettiginde, o dansla mutlu oldugunu düsünüyor. ----------------- ![]() S: Iyi bir cilt bakimini nasil sagliyorsun? C: 20 yasina kadar, lise zamanlarimda bu onun için bir problem degildi. Sik sik makyaj yapip iyi yikamam ve losyon kullanmam nedeniyle, buna çok dikkat ederim. English and Korean ![]() THEY WERE YOUNG AND INDEPENDENT, AND THEY THOUGHT THEY HAD IT PLANNED. - Panic! At the Disco |
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi





Karizmani 2PM'e sakla Chan lütfen. Fazlasini kaldiramam. 
Babanin inek çiftligimi var yoksa ?
Sen ne kadar duyarlisin sen hiç bir kizi aglatmazsin iste bu yüzden seviyorum seni.
Sen çok özel birisin.
![[Resim: AZJ2BB.gif]](http://i.hizliresim.com/AZJ2BB.gif)
![[Resim: tumblrlpay26xv7i1qzjfki.jpg]](http://img64.imageshack.us/img64/2446/tumblrlpay26xv7i1qzjfki.jpg)
![[Resim: tumblrlpay44gefc1qzjfki.jpg]](http://img683.imageshack.us/img683/7611/tumblrlpay44gefc1qzjfki.jpg)
![[Resim: tumblrlpax5s8wxh1qzjfki.jpg]](http://img38.imageshack.us/img38/1118/tumblrlpax5s8wxh1qzjfki.jpg)
![[Resim: tumblrlpax80tugv1qzjfki.jpg]](http://img232.imageshack.us/img232/6738/tumblrlpax80tugv1qzjfki.jpg)
![[Resim: tumblrlpawisvat21qzjfki.jpg]](http://img641.imageshack.us/img641/9636/tumblrlpawisvat21qzjfki.jpg)
![[Resim: tumblrlpawjpvi4m1qzjfki.jpg]](http://img851.imageshack.us/img851/2649/tumblrlpawjpvi4m1qzjfki.jpg)
Spoiler![[Resim: tumblr_n2xc4tWMgR1qzulz2o5_250.gif]](https://37.media.tumblr.com/330e045fc8b33012817953fb549f8f37/tumblr_n2xc4tWMgR1qzulz2o5_250.gif)