﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Korea-fans.com Türkiye & Kore Dostluk Forumu KOREA & TURKEY FRIENDSHIP - We're Talking in Korean - Level 2]]></title>
		<link>https://www.korea-fans.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Korea-fans.com Türkiye & Kore Dostluk Forumu KOREA & TURKEY FRIENDSHIP - https://www.korea-fans.com/forum]]></description>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2026 04:11:15 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (30)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-30.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 14:46:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-30.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Önceki bazı derslerimiz sayesinde, birilerine bir şeyler yapmalarını nasıl söyleyeceğimizi öğrenmiştik. Bu dersimizde ise, birilerine bir şeyleri yapmamalarını yada yaptıkları şeyi bırakmalarını nasıl söyleyeceğimizi <br />
öğreneceğiz.<br />
<br />
Birilerine bir şey yapmalarını söylemek için -(으)세요 kullanıldığını zaten öğrenmiştik, burada sadece birkaç fiil bilmelisiniz.</div>
<br />
<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">말다</span></span> [mal-da] = yapmayı kesmek,bırakmak / yapmamak / yapmayı durdurmak<br />
<br />
-(으)세요 ile biten kelime kullandığınızda bu <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">마세요</span></span> [ma-se-yo] olur. Fakat diğer fiillerle birleştirip bir şeyi 'yapma' demek istediğinizde, fiil kökünden sonra -지 [-ci] son ekini kullanmanız gerekir.<br />
<br />
Fiil kökü + -지 마세요 [-ci ma-se-yo]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
가지 마세요. [ga-ci ma-se-yo.]<br />
= Gitmeyin.<br />
<br />
하지 마세요. [ha-jci ma-se-yo.]<br />
= Yapmayın.<br />
<br />
사지 마세요. [sa-ci ma-se-yo.]<br />
= Satın almayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 만지지 마세요. [man-ci-ci ma-se-yo.]<br />
= Dokunmayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 웃지 마세요. [ut-ci ma-se-yo.]<br />
= Gülmeyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 걱정하지 마세요. [kog-cong-ha-ci ma-se-yo.]<br />
= Endişelenmeyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 경은 씨한테 말하지 마세요. [gyong-ın şi-han-te ma-ra-ci ma-se-yo.]<br />
= 경은'a söylemeyin / 경은'a bundan bahsetmeyin<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 아직 보내지 마세요. 아직 다 안 썼어요. [a-cik bo-ne-ci ma-se-yo. a-cik da an sos-so-yo.]<br />
= Henüz göndermeyin(daha göndermeyin). Daha yazmadım.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_30" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Önceki bazı derslerimiz sayesinde, birilerine bir şeyler yapmalarını nasıl söyleyeceğimizi öğrenmiştik. Bu dersimizde ise, birilerine bir şeyleri yapmamalarını yada yaptıkları şeyi bırakmalarını nasıl söyleyeceğimizi <br />
öğreneceğiz.<br />
<br />
Birilerine bir şey yapmalarını söylemek için -(으)세요 kullanıldığını zaten öğrenmiştik, burada sadece birkaç fiil bilmelisiniz.</div>
<br />
<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">말다</span></span> [mal-da] = yapmayı kesmek,bırakmak / yapmamak / yapmayı durdurmak<br />
<br />
-(으)세요 ile biten kelime kullandığınızda bu <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">마세요</span></span> [ma-se-yo] olur. Fakat diğer fiillerle birleştirip bir şeyi 'yapma' demek istediğinizde, fiil kökünden sonra -지 [-ci] son ekini kullanmanız gerekir.<br />
<br />
Fiil kökü + -지 마세요 [-ci ma-se-yo]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
가지 마세요. [ga-ci ma-se-yo.]<br />
= Gitmeyin.<br />
<br />
하지 마세요. [ha-jci ma-se-yo.]<br />
= Yapmayın.<br />
<br />
사지 마세요. [sa-ci ma-se-yo.]<br />
= Satın almayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 만지지 마세요. [man-ci-ci ma-se-yo.]<br />
= Dokunmayın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 웃지 마세요. [ut-ci ma-se-yo.]<br />
= Gülmeyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 걱정하지 마세요. [kog-cong-ha-ci ma-se-yo.]<br />
= Endişelenmeyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 경은 씨한테 말하지 마세요. [gyong-ın şi-han-te ma-ra-ci ma-se-yo.]<br />
= 경은'a söylemeyin / 경은'a bundan bahsetmeyin<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 아직 보내지 마세요. 아직 다 안 썼어요. [a-cik bo-ne-ci ma-se-yo. a-cik da an sos-so-yo.]<br />
= Henüz göndermeyin(daha göndermeyin). Daha yazmadım.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_30" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (29)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-29.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 14:34:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-29.html</guid>
			<description><![CDATA[Bu dersimizde, Korece 'bütün, tüm, hepsi, tamamen, bütünüyle' kelimesinin nasıl söylendiğini öğreteceğiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">- 다</span></span> [ta] = bütün, tüm, hepsi, tamamen, bütünüyle<br />
<br />
Aynı zamanda 'daha' kelimesinin nasıl söylendiğini gözden geçirelim.<br />
<br />
<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- 더 </span></span>[to] = daha<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İngilizcenin konuşulduğu pek çok cümlede sıfat ve isim kullanılır. Korece konuşulanlarda zarf ve fiil kullanılır. Bu durum sık sık çevirmen ve tercümanlar için sorun olabilir. Fakat daha doğal Korece cümlelerin nasıl oluşturulduğunu anlamanız bunu aklınızda tutmanıza yardım edecek.</div>
<br />
- 다 [ta] kelimesinin nasıl kullanıldığına göz atalım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 다 주세요. [ta cu-se-yo.]<br />
= Hepsini veriniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 다 했어요. [ta hes-so-yo.]<br />
= Hepsi bitti. / Hepsini bitirdim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 다 왔어요? [ta vas-so-yo?]<br />
= Herkes geldi mi? / Hepsi geldi mi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 다 살 거예요? [ta sal go-ye-yo?]<br />
= Hepsini satın alacak mısın?<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yukarıdaki örneklerin birkaçında, 다 kelimesi isim olarak kullanılmış gibi görünüyor ve öyle. Fakat yinede fiil üzerinde daha güçlü bir etkisi vardır.Bu yüzden 다 kelimesini zarf olarak görebilirsiniz.</div>
<br />
커피를 마시다 [ko-pi-rıl ma-şi-da]<br />
= kahveyi içmek<br />
<br />
커피를 다 마시다 [ko-pi-rıl ta ma-şi-da]<br />
= kahveyi tamamen içmek<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yukarıda 2.cümledeki 'daha' kelimesi İngilizcede 'kahve' yi tanımlamak için kullanılmıştı fakat Korecede bu kelime 'içmek' (마시다) eylemini tasvir etmek için kullanılmıştır.</div>
<br />
책을 읽다 [çe-gıl ilg-da]<br />
= kitabı okumak<br />
<br />
책을 다 읽다 [çe-gıl ta ilg-da]<br />
= kitabı tamamen okumak<br />
= kitabı okuyup bitirmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sıkça sorulan sorular:<br />
</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> 다 sadece fiili niteliyorsa , “kitabın tamamı” ya da “bütün kitap” nasıl dersiniz?<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span> Diğer kelimeye benzeyen 전체 [ con-çe] yada 전부 [ con-bu] kelimelerini kullanabilirsiniz. 'kitabın tamamı/ tüm kitap' 책 전체 yada 책 전부 şeklindedir. Fakat uygun bağlaç kullanılmadığında sesi çok iyi olmayabilir. Bu yüzden bazı durumlarda 더 kullanmak daha iyidir.</div>
<br />
더 [to] nasıl kullanılır göz atalım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 더 주세요. [to cu-se-yo.]<br />
= Biraz daha veriniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 더 있어요. [to si-so-yo.]<br />
= Biraz daha var. / Daha var.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 더 사고 싶어요. [to sa-go şi-po-yo.]<br />
= Daha fazla satın almak istiyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 뭐가 더 좋아요? [mo-ga to co-a-yo?]<br />
= Hangisi daha iyi?<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">다 için yapılan açıklamanın aynısı 더 kelimesinin fiil nitelemesinde de geçerlidir. Burada 더 isim olarak kullanılıyormuş gibi görünse de, aslında gerçekte 더 사고 싶어요 söylenildiğinde şuna daha yakın olur: “satın alma işini daha fazla yapmak istiyorum.”</div>
<br />
10 분 기다려 주세요. [şip-bun gi-da-ryo cu-se-yo.]<br />
= Lütfen 10 dakika bekleyiniz.<br />
<br />
10분 더 기다려 주세요. [şip-bun to gi-da-ryo cu-se-yo.]<br />
= Lütfen 10 dakika daha bekleyiniz.<br />
<br />
-보다 ve 더 kelimelerini kullanarak iki şeyin karşılaştırıldığını yeniden incelemek isterseniz, lütfen seviye 2 ders 21'i kontrol edin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 전화 다 했어요? [ con-hva ta hes-so-yo?]<br />
= Telefon konuşman(telefon görüşmen) bitti mi?<br />
= Telefon görüşmen tamamen bitti mi?<br />
= Herkes telefon görüşmesi yaptı mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 준비 다 했어요. [ cun-bi ta hes-so-yo.]<br />
= Hazırlıkları tamamen bitirdim.<br />
=Bütün hazırlıkları bitirdim.<br />
= Hepimiz hazırız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 더 보여 주세요. [to bo-yo cu-se-yo.]<br />
= Daha fazla gösterin.<br />
= Bana daha fazlasını gösterin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 더 공부하고 싶으면, TTMIK에 오세요. [to gong-bu-ha-go şi-pım-yon, TTMIK-e o-seyo.]<br />
= Daha fazla bilgi edinmek(çalışmak) istiyorsanız TTMIK’e gelin.<br />
=Çalışmayı daha çok istiyorsanız TTMIK’e gelin.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_29" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu dersimizde, Korece 'bütün, tüm, hepsi, tamamen, bütünüyle' kelimesinin nasıl söylendiğini öğreteceğiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">- 다</span></span> [ta] = bütün, tüm, hepsi, tamamen, bütünüyle<br />
<br />
Aynı zamanda 'daha' kelimesinin nasıl söylendiğini gözden geçirelim.<br />
<br />
<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- 더 </span></span>[to] = daha<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İngilizcenin konuşulduğu pek çok cümlede sıfat ve isim kullanılır. Korece konuşulanlarda zarf ve fiil kullanılır. Bu durum sık sık çevirmen ve tercümanlar için sorun olabilir. Fakat daha doğal Korece cümlelerin nasıl oluşturulduğunu anlamanız bunu aklınızda tutmanıza yardım edecek.</div>
<br />
- 다 [ta] kelimesinin nasıl kullanıldığına göz atalım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 다 주세요. [ta cu-se-yo.]<br />
= Hepsini veriniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 다 했어요. [ta hes-so-yo.]<br />
= Hepsi bitti. / Hepsini bitirdim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 다 왔어요? [ta vas-so-yo?]<br />
= Herkes geldi mi? / Hepsi geldi mi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 다 살 거예요? [ta sal go-ye-yo?]<br />
= Hepsini satın alacak mısın?<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yukarıdaki örneklerin birkaçında, 다 kelimesi isim olarak kullanılmış gibi görünüyor ve öyle. Fakat yinede fiil üzerinde daha güçlü bir etkisi vardır.Bu yüzden 다 kelimesini zarf olarak görebilirsiniz.</div>
<br />
커피를 마시다 [ko-pi-rıl ma-şi-da]<br />
= kahveyi içmek<br />
<br />
커피를 다 마시다 [ko-pi-rıl ta ma-şi-da]<br />
= kahveyi tamamen içmek<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yukarıda 2.cümledeki 'daha' kelimesi İngilizcede 'kahve' yi tanımlamak için kullanılmıştı fakat Korecede bu kelime 'içmek' (마시다) eylemini tasvir etmek için kullanılmıştır.</div>
<br />
책을 읽다 [çe-gıl ilg-da]<br />
= kitabı okumak<br />
<br />
책을 다 읽다 [çe-gıl ta ilg-da]<br />
= kitabı tamamen okumak<br />
= kitabı okuyup bitirmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sıkça sorulan sorular:<br />
</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> 다 sadece fiili niteliyorsa , “kitabın tamamı” ya da “bütün kitap” nasıl dersiniz?<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span> Diğer kelimeye benzeyen 전체 [ con-çe] yada 전부 [ con-bu] kelimelerini kullanabilirsiniz. 'kitabın tamamı/ tüm kitap' 책 전체 yada 책 전부 şeklindedir. Fakat uygun bağlaç kullanılmadığında sesi çok iyi olmayabilir. Bu yüzden bazı durumlarda 더 kullanmak daha iyidir.</div>
<br />
더 [to] nasıl kullanılır göz atalım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 더 주세요. [to cu-se-yo.]<br />
= Biraz daha veriniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 더 있어요. [to si-so-yo.]<br />
= Biraz daha var. / Daha var.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 더 사고 싶어요. [to sa-go şi-po-yo.]<br />
= Daha fazla satın almak istiyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 뭐가 더 좋아요? [mo-ga to co-a-yo?]<br />
= Hangisi daha iyi?<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">다 için yapılan açıklamanın aynısı 더 kelimesinin fiil nitelemesinde de geçerlidir. Burada 더 isim olarak kullanılıyormuş gibi görünse de, aslında gerçekte 더 사고 싶어요 söylenildiğinde şuna daha yakın olur: “satın alma işini daha fazla yapmak istiyorum.”</div>
<br />
10 분 기다려 주세요. [şip-bun gi-da-ryo cu-se-yo.]<br />
= Lütfen 10 dakika bekleyiniz.<br />
<br />
10분 더 기다려 주세요. [şip-bun to gi-da-ryo cu-se-yo.]<br />
= Lütfen 10 dakika daha bekleyiniz.<br />
<br />
-보다 ve 더 kelimelerini kullanarak iki şeyin karşılaştırıldığını yeniden incelemek isterseniz, lütfen seviye 2 ders 21'i kontrol edin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 전화 다 했어요? [ con-hva ta hes-so-yo?]<br />
= Telefon konuşman(telefon görüşmen) bitti mi?<br />
= Telefon görüşmen tamamen bitti mi?<br />
= Herkes telefon görüşmesi yaptı mı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 준비 다 했어요. [ cun-bi ta hes-so-yo.]<br />
= Hazırlıkları tamamen bitirdim.<br />
=Bütün hazırlıkları bitirdim.<br />
= Hepimiz hazırız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 더 보여 주세요. [to bo-yo cu-se-yo.]<br />
= Daha fazla gösterin.<br />
= Bana daha fazlasını gösterin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 더 공부하고 싶으면, TTMIK에 오세요. [to gong-bu-ha-go şi-pım-yon, TTMIK-e o-seyo.]<br />
= Daha fazla bilgi edinmek(çalışmak) istiyorsanız TTMIK’e gelin.<br />
=Çalışmayı daha çok istiyorsanız TTMIK’e gelin.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_29" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (28)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-28.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 14:27:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-28.html</guid>
			<description><![CDATA[Önceki derslerimiz sayesinde birçok ek öğrendik ve bu dersimizde bir başka ek olan <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-(으)로</span></span> [-(ı)ro] ekine bakacağız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yapı</span>:<br />
İsim ünsüzle bitiyorsa + -으로<br />
İsim ünlüyle ve ㄹ ünsüzü ile bitiyorsa + -로<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-(으)로 bir isim ve bir fiili çok yakından bağlar ve çeşitli fonsiyonlara sahip olabilir. -(으)로 ile bir nesnenin neden yapıldığını, olan birşeyin ya da hastalığın nedenini, birinin hangi yöne gittiğini,birşeyler yapan birinin kimliği yada durumunun içeriğini belirtebilirsin.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 나무로 만들다 [na-mu-ro man-dıl-da]<br />
= 나무 (ahşap,tahta,odun) + -로 + 만들다 (yapmak)<br />
= ahşap ile (birşey) yapmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 왼쪽으로 가다 [ven-co-gı-ro ga-da]<br />
= 왼쪽 (sol taraf) + -으로 + 가다 (gitmek)<br />
= sola gitmek<br />
= sol tarafa gitmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 이 길로 가다 [i gil-lo ga-da]<br />
= 이 (bu) 길 (sokak/yol) + -로 + 가다 (gitmek)<br />
= bu yoldan gitmek<br />
= bu sokaktan gitmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 펜으로 쓰다 [pe-nı-ro ssı-da]<br />
= 펜 (kalem) + -으로 + 쓰다 (yazmak)<br />
= kalem ile yazmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 한국어로 말하다 [han-gu-go-ro ma-ra-da]<br />
= 한국어 (Korece) + 로 + 말하다 (söylemek/konuşmak)<br />
= Korece(yle) konuşmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.</span> 치즈로 유명하다 [çi-cı-ro yum-yong-ha-da]<br />
= 치즈 (peynir) + 로 + 유명하다 (ünlü olmak)<br />
= peyniriyle ünlü olmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7.</span> 사고로 다치다 [sa-go-ro da-çi-da]<br />
= 사고 (kaza) + 로 + 다치다 (yaralanmak)<br />
= kazada yaralanmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 이거 뭐로 만들었어요?<br />
[i-go mo-ro man-dı-ros-so-yo?]<br />
= Bunu ne ile yaptın?<br />
= Bu neyle yapıldı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 오늘 택시로 왔어요?<br />
[o-nıl tek-şi-ro vas-so-yo?]<br />
= Bugün taksiyle mi geldin?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 버스로 갈 거예요.<br />
[bo-sı-ro gal go-ye-yo.]<br />
= Otobüsle gideceğim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 저를 친구로 생각해요?<br />
[co-rıl çin-gu-ro seng-ga-ke-yo?]<br />
= Beni arkadaşın olarak düşünüyor musun?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 2번 출구로 나오세요.<br />
[i-bon çul-gu-ro na-o-se-yo.]<br />
= 2 numaralı kapıdan çıkınız<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_28" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Önceki derslerimiz sayesinde birçok ek öğrendik ve bu dersimizde bir başka ek olan <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-(으)로</span></span> [-(ı)ro] ekine bakacağız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yapı</span>:<br />
İsim ünsüzle bitiyorsa + -으로<br />
İsim ünlüyle ve ㄹ ünsüzü ile bitiyorsa + -로<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-(으)로 bir isim ve bir fiili çok yakından bağlar ve çeşitli fonsiyonlara sahip olabilir. -(으)로 ile bir nesnenin neden yapıldığını, olan birşeyin ya da hastalığın nedenini, birinin hangi yöne gittiğini,birşeyler yapan birinin kimliği yada durumunun içeriğini belirtebilirsin.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 나무로 만들다 [na-mu-ro man-dıl-da]<br />
= 나무 (ahşap,tahta,odun) + -로 + 만들다 (yapmak)<br />
= ahşap ile (birşey) yapmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 왼쪽으로 가다 [ven-co-gı-ro ga-da]<br />
= 왼쪽 (sol taraf) + -으로 + 가다 (gitmek)<br />
= sola gitmek<br />
= sol tarafa gitmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 이 길로 가다 [i gil-lo ga-da]<br />
= 이 (bu) 길 (sokak/yol) + -로 + 가다 (gitmek)<br />
= bu yoldan gitmek<br />
= bu sokaktan gitmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 펜으로 쓰다 [pe-nı-ro ssı-da]<br />
= 펜 (kalem) + -으로 + 쓰다 (yazmak)<br />
= kalem ile yazmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 한국어로 말하다 [han-gu-go-ro ma-ra-da]<br />
= 한국어 (Korece) + 로 + 말하다 (söylemek/konuşmak)<br />
= Korece(yle) konuşmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.</span> 치즈로 유명하다 [çi-cı-ro yum-yong-ha-da]<br />
= 치즈 (peynir) + 로 + 유명하다 (ünlü olmak)<br />
= peyniriyle ünlü olmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7.</span> 사고로 다치다 [sa-go-ro da-çi-da]<br />
= 사고 (kaza) + 로 + 다치다 (yaralanmak)<br />
= kazada yaralanmak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 이거 뭐로 만들었어요?<br />
[i-go mo-ro man-dı-ros-so-yo?]<br />
= Bunu ne ile yaptın?<br />
= Bu neyle yapıldı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 오늘 택시로 왔어요?<br />
[o-nıl tek-şi-ro vas-so-yo?]<br />
= Bugün taksiyle mi geldin?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 버스로 갈 거예요.<br />
[bo-sı-ro gal go-ye-yo.]<br />
= Otobüsle gideceğim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 저를 친구로 생각해요?<br />
[co-rıl çin-gu-ro seng-ga-ke-yo?]<br />
= Beni arkadaşın olarak düşünüyor musun?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 2번 출구로 나오세요.<br />
[i-bon çul-gu-ro na-o-se-yo.]<br />
= 2 numaralı kapıdan çıkınız<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_28" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (27)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-27.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 14:22:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-27.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Önceki dersimizde birine bir şey yapmasını nasıl söyleyeceğimizi öğrenmiştik. O öğrendiğimiz saygılı formda söylemenin en iyi yolu olabilir fakat, daha iyi şekilde iyilik isterken kullanabileceğimiz farklı bir fiil eki vardır.<br />
<br />
Fiil kökünden sonra sadece -(으)세요 eklemek yerine, <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-아/어/여 + 주세요</span></span> eklersiniz. Cümle bir iyilik istemek yada başka birinden 'senin için' bir şey yapmasını istemek anlamı kazanır. </div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
오세요. = giriniz<br />
와 주세요. = Benim için bir iyilik yapın ve içeri girin lütfen.<br />
<br />
하 세요. = yapınız.<br />
해 주세요. = Lütfen bana bir iyilik yapıp bunu benim için yapar mısınız? / lütfen bunu benim için yapınız.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-세 ifadesi yerine -아/어/여 + 주세요 eklemek cümleyi sadece daha kibar bir hale getirmez , 'benim için' anlamı da katar. Yani Korecede bir fiil kullansanız ve hatta harfi harfine 'benim için (저를 위해서)' deseniz bile sadece sonuna -아/어/여 주세요 eklemek otomatik olarak cümleye 'Lütfen benim için yap' anlamı katar.<br />
<br />
Örneğin, eğer '아이스크림 사세요(dondurma satın al)' demek istiyorsanız. Bunun anlamı 'kendine biraz dondurma al' yada 'arkadaşına dondurma al' dır. Fakat Korecede -아/어/여 + 주세요 kullanıp 아이스크림 사 주세요 derseniz 'Lütfen benim için dondurma al' anlamına gelir. Eğer dondurma satan sizseniz anlamı 'Bana yardım etmek istiyorsanız lütfen biraz dondurma al' olabilir.<br />
<br />
Çoğu kez yardım istemek istediğinizde, sona -아/어/여 + 주세요 eklemek daha doğaldır. Örneğin; 저를 도우세요! (düzensiz fiillerden 돕다 : yardım etmek) demek 'Bana yardım et' anlamı için çok doğal değildir. '저를 도와 주세요' yada daha doğal olması için sadece '도와 주세요' demeniz gerekir.</div>
세요 ve -아/어/여 주세요 tam tersi durumlarda nasıl kullanılabildiği ile ilgili biraz daha örneklere bakalım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 가르치다 [ga-rı-çi-da] = öğretmen<br />
가르치세요 [ga-rı-çi-se-yo] = Öğret / Lütfen öğretin [bilinmeyen birine]<br />
가르쳐 주세요 [ga-rı-çyo cu-se-yo] = Lütfen bana öğret.<br />
경은 씨한테 가르쳐 주세요 [gyong-ın şi-han-te ga-rı-çyo cu-se-yo] = Lütfen 경은'a öğretin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 보다 [bo-da] = görmek<br />
보세요 [bo-se-yo] = Ona bak/ lütfen ona bak<br />
봐 주세요. [bva cu-se-yo] = bakınız.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Şimdi 주세요 son ekini biraz tanıdık bir hale getirmek için 주세요'nun anlamını daha yakından inceleyelim.<br />
<br />
주세요 "vermek" anlamındaki 주다'dan türemiştir, bu yüzden bir fiilden sonra 주세요 ekleyerek, bir şeyi yapma "hareketi vermek" anlamını eklersiniz, yani "benim için yap" anlamına gelir. Ve -아/어/여 sadece telaffuzu biraz daha yumuşatan bağlantı parçasıdır.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 영어를 배우고 있어요. 도와 주세요.<br />
[yon-go-rıl be-u-go is-so-yo. do-va cu-se-yo.]<br />
= İngilizce öğreniyorum. Yardım eder misiniz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 도와 줄 수 있어요?<br />
[do-va cul su is-so-yo?]<br />
= Yardım edebilir misiniz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 배 고파요. 김밥 사 주세요.<br />
[be go-pa-yo. gim-bap sa cu-se-yo.]<br />
= Acıktım. Kimbab alır mısınız/alınız<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 무서워요. 같이 가 주세요.<br />
[mu-so-vo-yo. ga-çi ka cu-se-yo.]<br />
= Korktum. Beraber gidelim.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_27" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Önceki dersimizde birine bir şey yapmasını nasıl söyleyeceğimizi öğrenmiştik. O öğrendiğimiz saygılı formda söylemenin en iyi yolu olabilir fakat, daha iyi şekilde iyilik isterken kullanabileceğimiz farklı bir fiil eki vardır.<br />
<br />
Fiil kökünden sonra sadece -(으)세요 eklemek yerine, <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-아/어/여 + 주세요</span></span> eklersiniz. Cümle bir iyilik istemek yada başka birinden 'senin için' bir şey yapmasını istemek anlamı kazanır. </div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
오세요. = giriniz<br />
와 주세요. = Benim için bir iyilik yapın ve içeri girin lütfen.<br />
<br />
하 세요. = yapınız.<br />
해 주세요. = Lütfen bana bir iyilik yapıp bunu benim için yapar mısınız? / lütfen bunu benim için yapınız.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-세 ifadesi yerine -아/어/여 + 주세요 eklemek cümleyi sadece daha kibar bir hale getirmez , 'benim için' anlamı da katar. Yani Korecede bir fiil kullansanız ve hatta harfi harfine 'benim için (저를 위해서)' deseniz bile sadece sonuna -아/어/여 주세요 eklemek otomatik olarak cümleye 'Lütfen benim için yap' anlamı katar.<br />
<br />
Örneğin, eğer '아이스크림 사세요(dondurma satın al)' demek istiyorsanız. Bunun anlamı 'kendine biraz dondurma al' yada 'arkadaşına dondurma al' dır. Fakat Korecede -아/어/여 + 주세요 kullanıp 아이스크림 사 주세요 derseniz 'Lütfen benim için dondurma al' anlamına gelir. Eğer dondurma satan sizseniz anlamı 'Bana yardım etmek istiyorsanız lütfen biraz dondurma al' olabilir.<br />
<br />
Çoğu kez yardım istemek istediğinizde, sona -아/어/여 + 주세요 eklemek daha doğaldır. Örneğin; 저를 도우세요! (düzensiz fiillerden 돕다 : yardım etmek) demek 'Bana yardım et' anlamı için çok doğal değildir. '저를 도와 주세요' yada daha doğal olması için sadece '도와 주세요' demeniz gerekir.</div>
세요 ve -아/어/여 주세요 tam tersi durumlarda nasıl kullanılabildiği ile ilgili biraz daha örneklere bakalım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 가르치다 [ga-rı-çi-da] = öğretmen<br />
가르치세요 [ga-rı-çi-se-yo] = Öğret / Lütfen öğretin [bilinmeyen birine]<br />
가르쳐 주세요 [ga-rı-çyo cu-se-yo] = Lütfen bana öğret.<br />
경은 씨한테 가르쳐 주세요 [gyong-ın şi-han-te ga-rı-çyo cu-se-yo] = Lütfen 경은'a öğretin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 보다 [bo-da] = görmek<br />
보세요 [bo-se-yo] = Ona bak/ lütfen ona bak<br />
봐 주세요. [bva cu-se-yo] = bakınız.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Şimdi 주세요 son ekini biraz tanıdık bir hale getirmek için 주세요'nun anlamını daha yakından inceleyelim.<br />
<br />
주세요 "vermek" anlamındaki 주다'dan türemiştir, bu yüzden bir fiilden sonra 주세요 ekleyerek, bir şeyi yapma "hareketi vermek" anlamını eklersiniz, yani "benim için yap" anlamına gelir. Ve -아/어/여 sadece telaffuzu biraz daha yumuşatan bağlantı parçasıdır.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 영어를 배우고 있어요. 도와 주세요.<br />
[yon-go-rıl be-u-go is-so-yo. do-va cu-se-yo.]<br />
= İngilizce öğreniyorum. Yardım eder misiniz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 도와 줄 수 있어요?<br />
[do-va cul su is-so-yo?]<br />
= Yardım edebilir misiniz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 배 고파요. 김밥 사 주세요.<br />
[be go-pa-yo. gim-bap sa cu-se-yo.]<br />
= Acıktım. Kimbab alır mısınız/alınız<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 무서워요. 같이 가 주세요.<br />
[mu-so-vo-yo. ga-çi ka cu-se-yo.]<br />
= Korktum. Beraber gidelim.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_27" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (26)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-26.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 14:17:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-26.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu dersimizde Korece saygılı formda birilerine bir şey yapmalarını nasıl söyleyeceğimizi öğreneceğiz. Bu hatta sadece iyilik isterken bile söyleyebilmemiz için en gerekli şeylerden biridir.<br />
<br />
Birine bir şey yapmasını söylemek için, basitçe fiil kökünün sonuna <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-(으)세요</span></span> [-(ı)se-yo] eklersiniz. Fiil kökü ünsüzle bitiyorsa -으세요 eklersiniz.Fiil kökü ünlüyle yada ㄹ ile bitiyorsa -세요 eklenir.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
오다 [o-da] = gelmek<br />
오 + -세요 = 오세요 [o-se-yo] = Geliniz./ Buyrunuz.<br />
<br />
쉬다 [şüi-da] = dinlenmek<br />
쉬 + -세요 = 쉬세요 [şüi-se-yo] = Dinleniniz. / Lütfen biraz dinleniniz.<br />
<br />
고르다 [go-rı-da] = seçmek, tercih etmek<br />
고르 + -세요 = 고르세요 [go-rı-se-yo] = Seçiniz.<br />
<br />
접다 [cob-da] = katlamak<br />
접 + -으세요 = 접으세요 [co-bı-se-yo] = Katlayınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstisna:</span><br />
Fiil kökünün son ünsüzü ㄹ ile bitiyorsa, ㄹ harfi düşer ve 세요 eklenir.<br />
<br />
팔다 [pal-da] = satmak<br />
팔 --&gt; 파 + 세요 = 파세요 [pa-se-yo] = Satınız.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Birine birşey yapmasını söylemek için fiil son ekini tanıtıyoruz fakat,gerçekte, bu saygılı eki -시 , kullanılan birçok çekimleme şeklinden biridir. 세요 içinde dahil olan bu -시 eki vardır. Ama şimdi lütfen birinden birşey yapmasını istemek için kullanılan bu özelliğe odaklanalım.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 내일 세 시에 오세요.<br />
[ne-il se şi-e o-se-yo.]<br />
= Yarın saat 3'te gelin lütfen.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 공부하세요!<br />
[gong-bu-ha-se-yo!]<br />
= Çalışın lütfen!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 경은 씨, 빨리 일하세요.<br />
[Gyong-ın şi, ppal-li i-ra-se-yo.]<br />
= 경은, hemen işinizi halledin lütfen.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 경은 씨, 쉬세요.<br />
[gyong-ın şi, şüi-se-yo.]<br />
= 경은, dinleniniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 이거 저한테 파세요.<br />
[i-go, ço-han-te pa-se-yo.]<br />
= Bunu bana satınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.</span> 조심하세요.<br />
[co-şim-ha-se-yo.]<br />
= Dikkatli olun. / Dikkat ediniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">세요 ile kullanılan birkaç birleşik ifade:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 어서오세요. [o-so-o-se-yo]<br />
= Hoşgeldiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 안녕히 가세요. [an-nyong-hi ga-se-yo]<br />
= Güle güle gidin (uğurlarken)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 안녕히 계세요. [an-nyong-hi ge-se-yo]<br />
= Hoşçakalın (ayrılırken)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 안녕히 주무세요. [an-nyong-hi çu-mu-se-yo]<br />
= İyi akşamlar. / İyi geceler.<br />
Bazı kelimeler saygılı konuşma için özellikle form değiştirirler, ama bunları gelecek derslerde tanıtacağız.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_26" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu dersimizde Korece saygılı formda birilerine bir şey yapmalarını nasıl söyleyeceğimizi öğreneceğiz. Bu hatta sadece iyilik isterken bile söyleyebilmemiz için en gerekli şeylerden biridir.<br />
<br />
Birine bir şey yapmasını söylemek için, basitçe fiil kökünün sonuna <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-(으)세요</span></span> [-(ı)se-yo] eklersiniz. Fiil kökü ünsüzle bitiyorsa -으세요 eklersiniz.Fiil kökü ünlüyle yada ㄹ ile bitiyorsa -세요 eklenir.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
오다 [o-da] = gelmek<br />
오 + -세요 = 오세요 [o-se-yo] = Geliniz./ Buyrunuz.<br />
<br />
쉬다 [şüi-da] = dinlenmek<br />
쉬 + -세요 = 쉬세요 [şüi-se-yo] = Dinleniniz. / Lütfen biraz dinleniniz.<br />
<br />
고르다 [go-rı-da] = seçmek, tercih etmek<br />
고르 + -세요 = 고르세요 [go-rı-se-yo] = Seçiniz.<br />
<br />
접다 [cob-da] = katlamak<br />
접 + -으세요 = 접으세요 [co-bı-se-yo] = Katlayınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstisna:</span><br />
Fiil kökünün son ünsüzü ㄹ ile bitiyorsa, ㄹ harfi düşer ve 세요 eklenir.<br />
<br />
팔다 [pal-da] = satmak<br />
팔 --&gt; 파 + 세요 = 파세요 [pa-se-yo] = Satınız.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Birine birşey yapmasını söylemek için fiil son ekini tanıtıyoruz fakat,gerçekte, bu saygılı eki -시 , kullanılan birçok çekimleme şeklinden biridir. 세요 içinde dahil olan bu -시 eki vardır. Ama şimdi lütfen birinden birşey yapmasını istemek için kullanılan bu özelliğe odaklanalım.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 내일 세 시에 오세요.<br />
[ne-il se şi-e o-se-yo.]<br />
= Yarın saat 3'te gelin lütfen.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 공부하세요!<br />
[gong-bu-ha-se-yo!]<br />
= Çalışın lütfen!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 경은 씨, 빨리 일하세요.<br />
[Gyong-ın şi, ppal-li i-ra-se-yo.]<br />
= 경은, hemen işinizi halledin lütfen.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 경은 씨, 쉬세요.<br />
[gyong-ın şi, şüi-se-yo.]<br />
= 경은, dinleniniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 이거 저한테 파세요.<br />
[i-go, ço-han-te pa-se-yo.]<br />
= Bunu bana satınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.</span> 조심하세요.<br />
[co-şim-ha-se-yo.]<br />
= Dikkatli olun. / Dikkat ediniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">세요 ile kullanılan birkaç birleşik ifade:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 어서오세요. [o-so-o-se-yo]<br />
= Hoşgeldiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 안녕히 가세요. [an-nyong-hi ga-se-yo]<br />
= Güle güle gidin (uğurlarken)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 안녕히 계세요. [an-nyong-hi ge-se-yo]<br />
= Hoşçakalın (ayrılırken)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 안녕히 주무세요. [an-nyong-hi çu-mu-se-yo]<br />
= İyi akşamlar. / İyi geceler.<br />
Bazı kelimeler saygılı konuşma için özellikle form değiştirirler, ama bunları gelecek derslerde tanıtacağız.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_26" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (25)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-25.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 14:07:27 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-25.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İngilizcede, 'nerede' kelimesini 'günün biri', 'ne' kelimesini 'bir şey', 'kim' kelimesini 'birisi' yada nerede kelimesini 'bir yer' şeklinde değiştirdiğinizde, kelime pek çok yönde farklılaşır. Fakat bunu Korecede yaptığınızda esas kelimeye eklediğiniz ekten başka değişen bir şey olmaz.<br />
<br />
Korecede <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'ne zaman'</span></span> kelimesini <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'bir gün'</span></span> şekline getirmek için sadece 'ne zaman' anlamına gelen 언제 kelimesinin sonuna <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-ㄴ가</span></span> (-n-ga) eklenir, yani <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">언제 ---&gt; 언젠가</span></span> haline gelir.</div>
<br />
Bazı diğer kelimelerde de aynı kurala başvurulur.<br />
언제 (ne zaman) - 언젠가 (bir gün)<br />
뭐 (ne) - 뭔가 (bir şey)<br />
누구 (kim) - 누군가 (biri/birisi)<br />
어디 (nerede) - 어딘가 (bir yer)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
언젠가 미국에 가고 싶어요.<br />
[on-cen-ga mi-gu-ge ka-go şi-po-yo.]<br />
= Bir gün Amerika'ya gitmek istiyorum.<br />
<br />
언제 미국에 가고 싶어요?<br />
[on-ce mi-gu-ge ka-go şi-po-yo?]<br />
= Ne zaman Amerika'ya gitmek istiyorsun?<br />
<br />
언젠가 일본에 갈 거예요.<br />
[on-cen-ga il-bo-ne gal go-ye-yo.]<br />
= Bir gün Japonya'ya gideceğim.<br />
<br />
언제 일본에 갈 거예요?<br />
[on-je il-bo-ne gal go-ye-yo?]<br />
= Ne zaman Japonya'ya gideceksin?<br />
<br />
뭐 찾았어요?<br />
[muo ça-cas-so-yo?]<br />
= Ne buldun?<br />
<br />
뭔가 찾았어요?<br />
[muon-ga ça-cas-so-yo?]<br />
= Birşey mi buldun?<br />
<br />
뭔가 이상해요.<br />
[muon-ga i-sang-he-yo.]<br />
= Birşey tuhaf.<br />
<br />
뭐가 이상해요?<br />
[muo-ga i-sang-he-yo?]<br />
= Ne tuhaf?<br />
<br />
누구 만날 거예요?<br />
[nu-gu man-nal go-ye-yo?]<br />
= Kiminle buluşacaksın.<br />
<br />
누군가 왔어요.<br />
[nu-gun-ga vas-so-yo.]<br />
= Birisi geldi.<br />
<br />
어디에 있어요?<br />
[o-di-e is-so-yo?]<br />
= O Nerede?<br />
<br />
여기 어딘가에 있어요.<br />
[o-din-ga-e is-so-yo.]<br />
= Burada bir yerde.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">AMA (Önemli bir nokta!) Korecede, diğer pek çok ifadede olduğu gibi bu kurala da her zaman uyulmaz.Bu ne anlama geliyor? Bu, 'bir gün' demek istediğinizde Bile 언젠가 yerine 언제 kullanabilir, 'bir şey' için 뭐, 'bir yer' için 어디 ve 'biri' için 누구 ifadelerini kullanabileceğiniz anlamına geliyor.</div>
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">언제 ve 언젠가 arasındaki ayrım diğer kelimeler arasındaki ayrımdan daha zordur, fakat pek çok durumda 언젠가 kelimesi yerine 언제 koyulabilir. Esas soru kelimesi yerine -ㄴ가 şeklini kullandığınızda, tonlamanıza dikkat etmeniz gerekir. Vurgu fiilde olmalı, asıl soru kelimelerinde değil.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
뭐 샀어요? [muo sas-so-yo?] (Vurgu 뭐 kelimesinde)<br />
= Ne satın aldın?<br />
<br />
뭐 샀어요? [muo sas-so-yo?] (Vurgu 샀어요 kelimesinde)<br />
= Bir şey aldın mı?<br />
<br />
언제 중국에 갈 거예요? [on-ce jung-gu-ge gal go-ye-yo?] (Vurgu 언제 kelimesinde)<br />
= Çin'e ne zaman gideceksin?<br />
<br />
언제 중국에 갈 거예요? [on-ce jung-gu-ge gal go-ye-yo?] (Vurgu 갈 거예요? kelimesinde)<br />
= Bir gün Çin'e gidecek misin?<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_25" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İngilizcede, 'nerede' kelimesini 'günün biri', 'ne' kelimesini 'bir şey', 'kim' kelimesini 'birisi' yada nerede kelimesini 'bir yer' şeklinde değiştirdiğinizde, kelime pek çok yönde farklılaşır. Fakat bunu Korecede yaptığınızda esas kelimeye eklediğiniz ekten başka değişen bir şey olmaz.<br />
<br />
Korecede <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'ne zaman'</span></span> kelimesini <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'bir gün'</span></span> şekline getirmek için sadece 'ne zaman' anlamına gelen 언제 kelimesinin sonuna <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-ㄴ가</span></span> (-n-ga) eklenir, yani <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">언제 ---&gt; 언젠가</span></span> haline gelir.</div>
<br />
Bazı diğer kelimelerde de aynı kurala başvurulur.<br />
언제 (ne zaman) - 언젠가 (bir gün)<br />
뭐 (ne) - 뭔가 (bir şey)<br />
누구 (kim) - 누군가 (biri/birisi)<br />
어디 (nerede) - 어딘가 (bir yer)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
언젠가 미국에 가고 싶어요.<br />
[on-cen-ga mi-gu-ge ka-go şi-po-yo.]<br />
= Bir gün Amerika'ya gitmek istiyorum.<br />
<br />
언제 미국에 가고 싶어요?<br />
[on-ce mi-gu-ge ka-go şi-po-yo?]<br />
= Ne zaman Amerika'ya gitmek istiyorsun?<br />
<br />
언젠가 일본에 갈 거예요.<br />
[on-cen-ga il-bo-ne gal go-ye-yo.]<br />
= Bir gün Japonya'ya gideceğim.<br />
<br />
언제 일본에 갈 거예요?<br />
[on-je il-bo-ne gal go-ye-yo?]<br />
= Ne zaman Japonya'ya gideceksin?<br />
<br />
뭐 찾았어요?<br />
[muo ça-cas-so-yo?]<br />
= Ne buldun?<br />
<br />
뭔가 찾았어요?<br />
[muon-ga ça-cas-so-yo?]<br />
= Birşey mi buldun?<br />
<br />
뭔가 이상해요.<br />
[muon-ga i-sang-he-yo.]<br />
= Birşey tuhaf.<br />
<br />
뭐가 이상해요?<br />
[muo-ga i-sang-he-yo?]<br />
= Ne tuhaf?<br />
<br />
누구 만날 거예요?<br />
[nu-gu man-nal go-ye-yo?]<br />
= Kiminle buluşacaksın.<br />
<br />
누군가 왔어요.<br />
[nu-gun-ga vas-so-yo.]<br />
= Birisi geldi.<br />
<br />
어디에 있어요?<br />
[o-di-e is-so-yo?]<br />
= O Nerede?<br />
<br />
여기 어딘가에 있어요.<br />
[o-din-ga-e is-so-yo.]<br />
= Burada bir yerde.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">AMA (Önemli bir nokta!) Korecede, diğer pek çok ifadede olduğu gibi bu kurala da her zaman uyulmaz.Bu ne anlama geliyor? Bu, 'bir gün' demek istediğinizde Bile 언젠가 yerine 언제 kullanabilir, 'bir şey' için 뭐, 'bir yer' için 어디 ve 'biri' için 누구 ifadelerini kullanabileceğiniz anlamına geliyor.</div>
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">언제 ve 언젠가 arasındaki ayrım diğer kelimeler arasındaki ayrımdan daha zordur, fakat pek çok durumda 언젠가 kelimesi yerine 언제 koyulabilir. Esas soru kelimesi yerine -ㄴ가 şeklini kullandığınızda, tonlamanıza dikkat etmeniz gerekir. Vurgu fiilde olmalı, asıl soru kelimelerinde değil.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
뭐 샀어요? [muo sas-so-yo?] (Vurgu 뭐 kelimesinde)<br />
= Ne satın aldın?<br />
<br />
뭐 샀어요? [muo sas-so-yo?] (Vurgu 샀어요 kelimesinde)<br />
= Bir şey aldın mı?<br />
<br />
언제 중국에 갈 거예요? [on-ce jung-gu-ge gal go-ye-yo?] (Vurgu 언제 kelimesinde)<br />
= Çin'e ne zaman gideceksin?<br />
<br />
언제 중국에 갈 거예요? [on-ce jung-gu-ge gal go-ye-yo?] (Vurgu 갈 거예요? kelimesinde)<br />
= Bir gün Çin'e gidecek misin?<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_25" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (24)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-24--87135.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 14:00:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-24--87135.html</guid>
			<description><![CDATA[Bu derste <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">zıt anlamlı</span></span> olan iki kelime öğreneceğiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">아직</span></span> [a-cik]: daha, hala yada henüz<br />
İngilizcede genellikle '(still)daha,hala' kelimesi olumlu cümlelerle birlikte kullanılırken,'(yet)henüz' kelimesi daha çok olumsuz cümlelerde kullanılır.Fakat Korecede, 아직 kelimesi olumlu ve olumsuz cümlelerin ikisi içinde kullanılır.<br />
<br />
아직 10시예요.<br />
[a-cik yol-şi-ye-yo.]<br />
= Daha saat 10'dur.<br />
<br />
아직 안 했어요.<br />
[a-cik an hes-so-yo.]<br />
= Hala yapmadım./ Daha yapmadım.<br />
<br />
아직 아침이에요.<br />
[a-cik a-çi-mi-e-yo.]<br />
= Daha sabah. / Halen sabah.<br />
<br />
아직 몰라요.<br />
[a-cik mol-la-yo.]<br />
= Henüz bilmiyorum.<br />
<br />
'Halen gerçekleşen' yada 'henüz gerçekleşmeyen' anlamını vurgulamak için 아직 kelimesinin sonuna -도 [-do] ekini ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
아직 몰라요?<br />
[a-cik mol-la-yo?]<br />
= Henüz bilmiyor musun?<br />
<br />
아직도 몰라요?<br />
[a-cik-do mol-la-yo?]<br />
= Hala bilmiyor musun? Hala nasıl bilmezsin?<br />
<br />
아직 안 왔어요?<br />
[a-cik an vas-so-yo?]<br />
= Daha gelmedi mi?<br />
<br />
네, 아직도 안 왔어요.<br />
[a-cik-do an vas-so-yo?]<br />
= Evet, hala gelmedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">벌써</span></span> [bol-sso] : zaten, çoktan, bile, önceden<br />
벌써 kelimesinin kullanımı İngilizcedeki gibi '(already) zaten,çoktan' kelimesine benzerdir. Genellikle cümlenin başında bulunur, fakat her zaman başta olmak zorunda değildir.<br />
<br />
Zaten saat 3<br />
=벌써 세 시예요.<br />
<br />
Saat 3 zaten!<br />
=세 시예요, 벌써!<br />
Yukarıdaki iki cümlede kullanılabilir.<br />
<br />
Birkaç örnek cümle:<br />
벌써 왔어요?<br />
[bol-sso vas-so-yo?]<br />
= Oh, zaten buradasınız. / Zaten gelmişsin. / Çoktan gelmişsin./ Gelmişsin bile.<br />
<br />
벌써 끝났어요?<br />
[bol-sso kkın-nas-so-yo?]<br />
= Şimdiden bitti mi? / Önceden bitti mi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">이미 ve 벌써 karşılaştırması</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Korece okurken yada dinlerken sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir başka kelime de 'zaten, çoktan, bile, önceden' anlamına sahip olan 이미 [i-mi] kelimesidir.<br />
이미 [i-mi] kelimesi de 'zaten, çoktan, bile, önceden' anlamındadır, bu yüzden temelde 이미 ve 벌써 aynı anlama sahip görünürler, fakat gerçekte Koreliler bu iki kelimeyi genelde ayırırlar.</div>
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">이미 ve 벌써 arasındaki fark gerçeğin (anlatılan şeyin) önceden farkında olup olmadığınızdır. Siz yada konuşan kişi konuşulan konu hakkında önceden birşey biliyorsa 이미 kullanılır. Eğer yeni öğreniyorsanız/ buluyorsanız konuştuğunuzda 벌써'yu kullanırsınız. İnsanlar her zaman bu kurala sadık değillerdir, ama bu temel fikirdir.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
그 사람은 이미 학교를 졸업했어요.<br />
[kı sa-ram-ın i-mi hak-gyo-rıl co-rob-hes-so-yo.]<br />
= O kişi zaten okuldan mezun oldu.<br />
- Siz(ve büyük olasılıkla başka biri de) bu cümleyi söylemeden önce bu gerçeği biliyordur.<br />
<br />
그 사람은 벌써 학교를 졸업했어요!<br />
[kı sa-ram-ın bol-sso hak-gyo-rıl co-rob-hes-so-yo.]]<br />
= O kişi zaten okuldan mezun oldu.<br />
- Yakın bir zamanda gerçeği öğrenmiş olabilirsiniz yada bunu zaten biliyordunuz ama diğer kişi söylemeden önce bilmiyordunuz.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_24" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu derste <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">zıt anlamlı</span></span> olan iki kelime öğreneceğiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">아직</span></span> [a-cik]: daha, hala yada henüz<br />
İngilizcede genellikle '(still)daha,hala' kelimesi olumlu cümlelerle birlikte kullanılırken,'(yet)henüz' kelimesi daha çok olumsuz cümlelerde kullanılır.Fakat Korecede, 아직 kelimesi olumlu ve olumsuz cümlelerin ikisi içinde kullanılır.<br />
<br />
아직 10시예요.<br />
[a-cik yol-şi-ye-yo.]<br />
= Daha saat 10'dur.<br />
<br />
아직 안 했어요.<br />
[a-cik an hes-so-yo.]<br />
= Hala yapmadım./ Daha yapmadım.<br />
<br />
아직 아침이에요.<br />
[a-cik a-çi-mi-e-yo.]<br />
= Daha sabah. / Halen sabah.<br />
<br />
아직 몰라요.<br />
[a-cik mol-la-yo.]<br />
= Henüz bilmiyorum.<br />
<br />
'Halen gerçekleşen' yada 'henüz gerçekleşmeyen' anlamını vurgulamak için 아직 kelimesinin sonuna -도 [-do] ekini ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
아직 몰라요?<br />
[a-cik mol-la-yo?]<br />
= Henüz bilmiyor musun?<br />
<br />
아직도 몰라요?<br />
[a-cik-do mol-la-yo?]<br />
= Hala bilmiyor musun? Hala nasıl bilmezsin?<br />
<br />
아직 안 왔어요?<br />
[a-cik an vas-so-yo?]<br />
= Daha gelmedi mi?<br />
<br />
네, 아직도 안 왔어요.<br />
[a-cik-do an vas-so-yo?]<br />
= Evet, hala gelmedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">벌써</span></span> [bol-sso] : zaten, çoktan, bile, önceden<br />
벌써 kelimesinin kullanımı İngilizcedeki gibi '(already) zaten,çoktan' kelimesine benzerdir. Genellikle cümlenin başında bulunur, fakat her zaman başta olmak zorunda değildir.<br />
<br />
Zaten saat 3<br />
=벌써 세 시예요.<br />
<br />
Saat 3 zaten!<br />
=세 시예요, 벌써!<br />
Yukarıdaki iki cümlede kullanılabilir.<br />
<br />
Birkaç örnek cümle:<br />
벌써 왔어요?<br />
[bol-sso vas-so-yo?]<br />
= Oh, zaten buradasınız. / Zaten gelmişsin. / Çoktan gelmişsin./ Gelmişsin bile.<br />
<br />
벌써 끝났어요?<br />
[bol-sso kkın-nas-so-yo?]<br />
= Şimdiden bitti mi? / Önceden bitti mi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">이미 ve 벌써 karşılaştırması</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Korece okurken yada dinlerken sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir başka kelime de 'zaten, çoktan, bile, önceden' anlamına sahip olan 이미 [i-mi] kelimesidir.<br />
이미 [i-mi] kelimesi de 'zaten, çoktan, bile, önceden' anlamındadır, bu yüzden temelde 이미 ve 벌써 aynı anlama sahip görünürler, fakat gerçekte Koreliler bu iki kelimeyi genelde ayırırlar.</div>
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">이미 ve 벌써 arasındaki fark gerçeğin (anlatılan şeyin) önceden farkında olup olmadığınızdır. Siz yada konuşan kişi konuşulan konu hakkında önceden birşey biliyorsa 이미 kullanılır. Eğer yeni öğreniyorsanız/ buluyorsanız konuştuğunuzda 벌써'yu kullanırsınız. İnsanlar her zaman bu kurala sadık değillerdir, ama bu temel fikirdir.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
그 사람은 이미 학교를 졸업했어요.<br />
[kı sa-ram-ın i-mi hak-gyo-rıl co-rob-hes-so-yo.]<br />
= O kişi zaten okuldan mezun oldu.<br />
- Siz(ve büyük olasılıkla başka biri de) bu cümleyi söylemeden önce bu gerçeği biliyordur.<br />
<br />
그 사람은 벌써 학교를 졸업했어요!<br />
[kı sa-ram-ın bol-sso hak-gyo-rıl co-rob-hes-so-yo.]]<br />
= O kişi zaten okuldan mezun oldu.<br />
- Yakın bir zamanda gerçeği öğrenmiş olabilirsiniz yada bunu zaten biliyordunuz ama diğer kişi söylemeden önce bilmiyordunuz.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_24" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (23)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-23--87134.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 13:53:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-23--87134.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu dersi çalıştıktan sonra, Korecede <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'eğer'</span></span> kelimesinin nasıl söylendiğini ve Korece cümlelerinizde bağlam olarak kullanmayı öğrenmiş olacaksınız.<br />
'eğer' kelimesini ifade etmek için iki ifadeyi bilmelisiniz. Birisi isim, diğer fiil ekidir.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">만약</span></span>  [man-yak] = durumunda, halinde, eğer, ise<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">-(으)면</span></span>  [-(ı)myon] = eğer anlamında olan fiil eki<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İngilizcede cümlenizi koşullu yapmak için cümlenin başında sadece 'eğer(if)' kelimesini söylersiniz. Korecede fiille birleşik yazmanız gerekir. Ama endişelenmeyin bu şekilde birleşik fiiller yapmak çok kolaydır.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birleşik fiil nasıl yapılır?</span><br />
Fiile 'eğer' anlamı katmak için, fiil kökünü alırsınız ve -(으)면 ekini eklersiniz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> Fiil kökü ünlüyle bitiyorsa + -면<br />
Ör) 자다 --&gt; 자면 (uyuyorsan/uyuyorsan eğer)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> Fiil kökü ㄹ ile bitiyorsa + -면<br />
Örnek: 길다 --&gt; 길면 (uzunsa/uzunsa eğer)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> Fiil kökü ㄹ'den başka ünsüzlerle bitiyorsa + -(으)면<br />
Örnek: 작다 --&gt; 작으면 (küçükse/küçükse eğer)<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Ve daha temiz anlam elde etmek için fiilin, ifadenin yada cümlenin önüne 만약 [man-yak] kelimesini eklersiniz.Çoğu Korece cümleler cümlenin sonuna doğru fiil ekleri tarafından ağır bir şekilde etkilendiğinden, başa eklenen 만약 sizin "eğer" dediğinizi görmelerini/anlamalarını daha kolaylaştırır.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1)</span><br />
Fiil : 자다 = uyumak<br />
지금 자면 = şimdi uyursam<br />
만약 지금 자면 = Eğer şimdi uyursam<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2)</span><br />
Fiil : 비가 오다 = yağmur yağmak<br />
내일 밤에 비가 오면 = Yarın akşam yağmur yağarsa<br />
만약 내일 밤에 비가 오면 = Eğer yarın akşam yağmur yağarsa<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Her iki cümlenin de ikinci örneğinde, dinleyiciler 만약 kelimesini duydukları zaman cümlenin 'eğer' anlamına geleceğini anlayabilir. Fakat söylediğiniz basit ve uzun olmayan bir cümle ise her cümlenizde 만약 kelimesini kullanmak zorunda değilsiniz.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sizin için birkaç fiil çekimi için örnekler:</span><br />
먹다 [mok-da] = yemek<br />
먹으면 [mo-gı-myon] = yersen eğer / yersem eğer<br />
<br />
Geçmiş zaman cümlesi yapmak için -으면 son ekinden önce -았/었/였 eklerini ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
먹 + 었 + 으면 [mo-gos-sı-myon] = yediysen / yediysem<br />
<br />
사 다 [sa-da] = satın almak<br />
사면 [sa-myon] = satın alırsan / satın alırsam / satın alırlarsa<br />
샀으면 [sa-sı-myon] = satın aldıysan / satın aldıysam / satın aldılarsa<br />
<br />
Hatta -(으)ㄹ 거면 kullanarak gelecek zaman kalıbı kurabilirsiniz.<br />
<br />
보다 [bo-da] = izlemek<br />
보면 [bo-myon] = izlersen / izlersem<br />
봤으면 [bvas-sı-myon] = izlediysen/ izlediysem<br />
볼 거면 [bol go-myon] = izleyeceksen / izleyeceksem<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 내일 비가 오면, 집에 있을 거예요.<br />
[ne-il bi-ga o-myon, çi-be is-sıl go-ye-yo.]<br />
= Yarın yağmur yağarsa, evde olacağım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 이거 다 먹으면, 배가 아플 거예요.<br />
[i-go da mo-gı-myon, be-ga a-pıl go-ye-yo.]<br />
= Bunun hepsini yersen miden ağrıyacak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 리모콘을 찾으면, TV를 볼 수 있어요.<br />
[ri-mo-ko-nıl ça-cı-myon, ti-vi-rıl bol su is-so-yo.]<br />
= Uzaktan kumandayı bulursan televizyonu izleyebilirsin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> TTMIK에서 공부하면, 재미있어요.<br />
[ttmik-e-so kong-bu-ha-myon, çe-mi-is-so-yo.]<br />
= TTMIK'a çalışırsan eğlenirsin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. </span>지금 안 오면, 후회할 거예요.<br />
[çi-gım an o-myon hu-hue-hal go-ye-yo.]<br />
= Şimdi gelmezsen pişman olacaksın.<br />
<br />
Hepsi bununla sınırlı değil.<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Korecede 'eğer' kalıbında cümle yapmanın en kolay yoludur bu. 'Bunu yaparsan, yaparım' şeklinde bir çok farklı ifade vardır. Fakat tabiki diğer şeyleri öğrenene kadar beklemek zorundayız, bu esnada bugün öğrendiklerimizin pratiğini yapın.</div>
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_23" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu dersi çalıştıktan sonra, Korecede <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'eğer'</span></span> kelimesinin nasıl söylendiğini ve Korece cümlelerinizde bağlam olarak kullanmayı öğrenmiş olacaksınız.<br />
'eğer' kelimesini ifade etmek için iki ifadeyi bilmelisiniz. Birisi isim, diğer fiil ekidir.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">만약</span></span>  [man-yak] = durumunda, halinde, eğer, ise<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.<span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">-(으)면</span></span>  [-(ı)myon] = eğer anlamında olan fiil eki<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İngilizcede cümlenizi koşullu yapmak için cümlenin başında sadece 'eğer(if)' kelimesini söylersiniz. Korecede fiille birleşik yazmanız gerekir. Ama endişelenmeyin bu şekilde birleşik fiiller yapmak çok kolaydır.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birleşik fiil nasıl yapılır?</span><br />
Fiile 'eğer' anlamı katmak için, fiil kökünü alırsınız ve -(으)면 ekini eklersiniz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> Fiil kökü ünlüyle bitiyorsa + -면<br />
Ör) 자다 --&gt; 자면 (uyuyorsan/uyuyorsan eğer)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> Fiil kökü ㄹ ile bitiyorsa + -면<br />
Örnek: 길다 --&gt; 길면 (uzunsa/uzunsa eğer)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> Fiil kökü ㄹ'den başka ünsüzlerle bitiyorsa + -(으)면<br />
Örnek: 작다 --&gt; 작으면 (küçükse/küçükse eğer)<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Ve daha temiz anlam elde etmek için fiilin, ifadenin yada cümlenin önüne 만약 [man-yak] kelimesini eklersiniz.Çoğu Korece cümleler cümlenin sonuna doğru fiil ekleri tarafından ağır bir şekilde etkilendiğinden, başa eklenen 만약 sizin "eğer" dediğinizi görmelerini/anlamalarını daha kolaylaştırır.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1)</span><br />
Fiil : 자다 = uyumak<br />
지금 자면 = şimdi uyursam<br />
만약 지금 자면 = Eğer şimdi uyursam<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2)</span><br />
Fiil : 비가 오다 = yağmur yağmak<br />
내일 밤에 비가 오면 = Yarın akşam yağmur yağarsa<br />
만약 내일 밤에 비가 오면 = Eğer yarın akşam yağmur yağarsa<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Her iki cümlenin de ikinci örneğinde, dinleyiciler 만약 kelimesini duydukları zaman cümlenin 'eğer' anlamına geleceğini anlayabilir. Fakat söylediğiniz basit ve uzun olmayan bir cümle ise her cümlenizde 만약 kelimesini kullanmak zorunda değilsiniz.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sizin için birkaç fiil çekimi için örnekler:</span><br />
먹다 [mok-da] = yemek<br />
먹으면 [mo-gı-myon] = yersen eğer / yersem eğer<br />
<br />
Geçmiş zaman cümlesi yapmak için -으면 son ekinden önce -았/었/였 eklerini ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
먹 + 었 + 으면 [mo-gos-sı-myon] = yediysen / yediysem<br />
<br />
사 다 [sa-da] = satın almak<br />
사면 [sa-myon] = satın alırsan / satın alırsam / satın alırlarsa<br />
샀으면 [sa-sı-myon] = satın aldıysan / satın aldıysam / satın aldılarsa<br />
<br />
Hatta -(으)ㄹ 거면 kullanarak gelecek zaman kalıbı kurabilirsiniz.<br />
<br />
보다 [bo-da] = izlemek<br />
보면 [bo-myon] = izlersen / izlersem<br />
봤으면 [bvas-sı-myon] = izlediysen/ izlediysem<br />
볼 거면 [bol go-myon] = izleyeceksen / izleyeceksem<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 내일 비가 오면, 집에 있을 거예요.<br />
[ne-il bi-ga o-myon, çi-be is-sıl go-ye-yo.]<br />
= Yarın yağmur yağarsa, evde olacağım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 이거 다 먹으면, 배가 아플 거예요.<br />
[i-go da mo-gı-myon, be-ga a-pıl go-ye-yo.]<br />
= Bunun hepsini yersen miden ağrıyacak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 리모콘을 찾으면, TV를 볼 수 있어요.<br />
[ri-mo-ko-nıl ça-cı-myon, ti-vi-rıl bol su is-so-yo.]<br />
= Uzaktan kumandayı bulursan televizyonu izleyebilirsin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> TTMIK에서 공부하면, 재미있어요.<br />
[ttmik-e-so kong-bu-ha-myon, çe-mi-is-so-yo.]<br />
= TTMIK'a çalışırsan eğlenirsin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. </span>지금 안 오면, 후회할 거예요.<br />
[çi-gım an o-myon hu-hue-hal go-ye-yo.]<br />
= Şimdi gelmezsen pişman olacaksın.<br />
<br />
Hepsi bununla sınırlı değil.<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Korecede 'eğer' kalıbında cümle yapmanın en kolay yoludur bu. 'Bunu yaparsan, yaparım' şeklinde bir çok farklı ifade vardır. Fakat tabiki diğer şeyleri öğrenene kadar beklemek zorundayız, bu esnada bugün öğrendiklerimizin pratiğini yapın.</div>
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_23" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (22)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-22--87131.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 13:43:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-22--87131.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Korece öğrenmeye başladıktan sonra çeşitli yerlerde <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'iyi olmak' </span></span>anlamına gelen <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">좋다 </span></span>[ço-ta] ifadesiyle karşılaşmış olmalısınız. Üstelik bu kelimenin 'hoşlanmak' anlamında kullanılabildiğini de görmüş olmalısınız.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
한국어 좋아요. [han-gu-go ço-a-yo.]<br />
= Koreceden hoşlanırım.<br />
이거 좋아요. [i-go ço-a-yo.]<br />
= Bundan hoşlanırım.<br />
동방신기 좋아요. [dong-bang-şin-gi ço-a-yo.]<br />
= DBSK'dan hoşlanırım.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yukarıdaki örneklerdeki 좋다 fiili 'hoşlanmak' anlamında kullanılsa bile, bu fiilin gerçekte anlamı 'iyi olmak'tır. Yani bu mantıkla isimler (한국어, 이거, 동방신기) cümlenin özneleri olur.</div>
Onlar aslında özneleştirme ekleridir.<br />
<br />
한국어 좋아요.<br />
--&gt; 한국어를 좋아요. ( x )<br />
--&gt; 한국어가 좋아요. ( o )<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Böylece siz kelimesi kelimesine şunları söylersiniz. Korece güzeldir, hoştur, eğlencelidir, daha iyidir.Sizin için</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">좋다 ve 좋아하다 arasındaki fark:</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bir şeyden hoşlandığınızı daha doğru ifade etmek istiyorsanız, 'hoşlanmak' yada 'sevmek,bayılmak' şeklinde çevirebilir,좋아하다 fiilini kullanabilirsiniz. Anlamları benzer olabilir fakat 좋다 'iyi olmak' anlamına gelip ve ismi cümlenin nesnesi yaparken 좋아하다 'da ise isim nesnedir.</div>
<br />
Eğer sadece ekler düşerse bu farklılık hakkında endişelenmemelisiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1) </span>동방신기 좋아요.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2)</span> 동방신기 좋아해요.<br />
<br />
1 ve 2 numaralı cümleler aynı anlamdadır. Yalnız neyin iyi olduğunu yada kimin kimi beğendiğini belirtmek isterseniz, o zaman ekleri ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3)</span> 동방신기가 좋아요.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4) </span>동방신기를 좋아요.<br />
<br />
3 numaralı cümle DBSK'yı beğendiğiniz anlamına gelir. Ve 4 numaralı cümle doğru değildir çünkü 좋다 nesne alabilen bir fiil değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5)</span> 동방신기를 좋아해요.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6) </span>동방신기가 좋아해요.<br />
<br />
5 numaralı cümle sizin (yada bir başkasının) DBSK'yı beğendiği anlamındadır. Ve (ÖNEMLİ!!) DBSK'nın birini yada bir şeyi sevdiği anlamındadır. Cümlenin öznesi DBSK'dır. Bu yüzden DBSK'nın sevdiği şeyin ne olduğunu eklemeniz gerekir.<br />
<br />
Betimleyici fiil+ ~하다 birleşimi<br />
<br />
Yapı:<br />
Fiil kökü + -아/어/여 + -하다<br />
<br />
좋다 ve 좋아하다 örneğinde olduğu gibi, ilk bakışta birbirine benziyor gibi görünen kelime çifti gibi olabilir. Fakat kullanımında gerçekten farklılıklar vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Buna benzer örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1)</span>싫다 [şil-ta] = itici olmak, hoşa gitmeyen, hoşa gitmeyen olmak<br />
싫어하다 [şi-ro-ha-da] = nefret etmek, sevmemek, istememek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2)</span> 예쁘다 [yep-po-da] = güzel olmak, sevimli olmak<br />
예뻐하다 [yep-po-ha-da] = birinin güzel olduğunu düşünme eylemi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3)</span> 슬프다 [sıl-pı-da] = kötü olmak<br />
슬퍼하다 [sıl-po-ha-da] = kötü hissetmek ve bu tür duygularınızı ifade etmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 저는 우유를 좋아해요. [ço-nın u-yu-rıl ço-a-he-yo.]<br />
= Sütü severim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 우유가 좋아요? 주스가 좋아요? [u-yu-ga ço-a-yo? cu-sı-ga ço-a-yo?]<br />
= Sütü sever misin? Meyve suyu sever misin?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 뭐가 제일 좋아요? [mo-ga ce-il ço-a-yo?]<br />
= En çok neyi seversin? Favorin nedir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 뭐를 제일 좋아해요? [mo-rıl ce-il ço-a-he-yo?]<br />
= En çok ne yapmaktan hoşlanırsın?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 저 좋아하세요? [ço ço-a-ha-se-yo?]<br />
= Beni sever misin?<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_22" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Korece öğrenmeye başladıktan sonra çeşitli yerlerde <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'iyi olmak' </span></span>anlamına gelen <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">좋다 </span></span>[ço-ta] ifadesiyle karşılaşmış olmalısınız. Üstelik bu kelimenin 'hoşlanmak' anlamında kullanılabildiğini de görmüş olmalısınız.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
한국어 좋아요. [han-gu-go ço-a-yo.]<br />
= Koreceden hoşlanırım.<br />
이거 좋아요. [i-go ço-a-yo.]<br />
= Bundan hoşlanırım.<br />
동방신기 좋아요. [dong-bang-şin-gi ço-a-yo.]<br />
= DBSK'dan hoşlanırım.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yukarıdaki örneklerdeki 좋다 fiili 'hoşlanmak' anlamında kullanılsa bile, bu fiilin gerçekte anlamı 'iyi olmak'tır. Yani bu mantıkla isimler (한국어, 이거, 동방신기) cümlenin özneleri olur.</div>
Onlar aslında özneleştirme ekleridir.<br />
<br />
한국어 좋아요.<br />
--&gt; 한국어를 좋아요. ( x )<br />
--&gt; 한국어가 좋아요. ( o )<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Böylece siz kelimesi kelimesine şunları söylersiniz. Korece güzeldir, hoştur, eğlencelidir, daha iyidir.Sizin için</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">좋다 ve 좋아하다 arasındaki fark:</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bir şeyden hoşlandığınızı daha doğru ifade etmek istiyorsanız, 'hoşlanmak' yada 'sevmek,bayılmak' şeklinde çevirebilir,좋아하다 fiilini kullanabilirsiniz. Anlamları benzer olabilir fakat 좋다 'iyi olmak' anlamına gelip ve ismi cümlenin nesnesi yaparken 좋아하다 'da ise isim nesnedir.</div>
<br />
Eğer sadece ekler düşerse bu farklılık hakkında endişelenmemelisiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1) </span>동방신기 좋아요.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2)</span> 동방신기 좋아해요.<br />
<br />
1 ve 2 numaralı cümleler aynı anlamdadır. Yalnız neyin iyi olduğunu yada kimin kimi beğendiğini belirtmek isterseniz, o zaman ekleri ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3)</span> 동방신기가 좋아요.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4) </span>동방신기를 좋아요.<br />
<br />
3 numaralı cümle DBSK'yı beğendiğiniz anlamına gelir. Ve 4 numaralı cümle doğru değildir çünkü 좋다 nesne alabilen bir fiil değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5)</span> 동방신기를 좋아해요.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6) </span>동방신기가 좋아해요.<br />
<br />
5 numaralı cümle sizin (yada bir başkasının) DBSK'yı beğendiği anlamındadır. Ve (ÖNEMLİ!!) DBSK'nın birini yada bir şeyi sevdiği anlamındadır. Cümlenin öznesi DBSK'dır. Bu yüzden DBSK'nın sevdiği şeyin ne olduğunu eklemeniz gerekir.<br />
<br />
Betimleyici fiil+ ~하다 birleşimi<br />
<br />
Yapı:<br />
Fiil kökü + -아/어/여 + -하다<br />
<br />
좋다 ve 좋아하다 örneğinde olduğu gibi, ilk bakışta birbirine benziyor gibi görünen kelime çifti gibi olabilir. Fakat kullanımında gerçekten farklılıklar vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Buna benzer örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1)</span>싫다 [şil-ta] = itici olmak, hoşa gitmeyen, hoşa gitmeyen olmak<br />
싫어하다 [şi-ro-ha-da] = nefret etmek, sevmemek, istememek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2)</span> 예쁘다 [yep-po-da] = güzel olmak, sevimli olmak<br />
예뻐하다 [yep-po-ha-da] = birinin güzel olduğunu düşünme eylemi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3)</span> 슬프다 [sıl-pı-da] = kötü olmak<br />
슬퍼하다 [sıl-po-ha-da] = kötü hissetmek ve bu tür duygularınızı ifade etmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 저는 우유를 좋아해요. [ço-nın u-yu-rıl ço-a-he-yo.]<br />
= Sütü severim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 우유가 좋아요? 주스가 좋아요? [u-yu-ga ço-a-yo? cu-sı-ga ço-a-yo?]<br />
= Sütü sever misin? Meyve suyu sever misin?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 뭐가 제일 좋아요? [mo-ga ce-il ço-a-yo?]<br />
= En çok neyi seversin? Favorin nedir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 뭐를 제일 좋아해요? [mo-rıl ce-il ço-a-he-yo?]<br />
= En çok ne yapmaktan hoşlanırsın?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 저 좋아하세요? [ço ço-a-ha-se-yo?]<br />
= Beni sever misin?<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_22" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (21)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-21--87129.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 13:34:17 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-21--87129.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu dersimizde Korecede iki şeyi yada iki insanı karşılaştırabilir, bir şeyin başka bir şeyden daha iyi olduğunu yada birinin başka birinden daha uzun olduğunu söyleyebilirsiniz.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Korecede <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">'daha'</span> kelimesi nasıl söylenir?</span><br />
'daha' kelimesi Korecede 더 [do] kelimesidir. Türkçede de 'daha' kelimesi Korecede ki gibi kelimelerin önüne gelir; daha kısa, daha sıcak, daha hızlı vb.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
빠르다 = hızlı olmak<br />
더 빠르다 = daha hızlı olmak<br />
<br />
비싸다 = pahalı olmak<br />
더 비싸다 = daha pahalı olmak<br />
<br />
예뻐요. = güzeldir/güzelsin<br />
더 예뻐요. = Daha güzeldir. / Daha güzelsin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">'-den/-dan'</span> Korecede nasıl söylenir?</span><br />
보다 [bo-da] kelimesi '-den/-dan' yada 'kıyasla' anlamındadır. Bunun temel yapısı çok karışık değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yapı:</span><br />
A'dan = A보다<br />
A'dan daha (sıfat/zarf vs) = A보다 더 (sıfat/zarf vs)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1)</span><br />
büyük olmak = 크다 [kı-da]<br />
daha büyük olmak = 더 크다 [do kı-da]<br />
Daha büyüktür. = 더 커요. [do ko-yo.]<br />
Bundan daha büyüktür. = 이거보다 더 커요. [i-go-bo-da do ko-yo.]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2)</span><br />
iyi olmak (insanlar için)= 착하다 [ça-ka-da]<br />
daha iyi olmak = 더 착하다 [do ça-ka-da]<br />
현우 daha iyidir. = 현우 씨는 더 착해요.<br />
현우, 경은'dan daha iyidir. = 현우 씨는 경은 씨보다 더 착해요.<br />
더, Korece cümlelerde her zaman gerekli olmaz. 더 kelimesi olmasa da cümlenin anlamı temiz ve anlaşılırdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. </span>오늘은 어제보다 더워요. [o-nı-rın o-ce-bo-da do-wo-yo.]<br />
= Bugün dünden (daha) sıcak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 영어는 한국어보다 어려워요. [yong-o-nın han-gu-go-bo-da o-ryo-wo-yo.]<br />
= İngilizce Koreceden (daha) farklıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 어제보다 일찍 갈 거예요. [o-ce-bo-da il-cik gal go-ye-yo.]<br />
= Dünden erken gidiyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 현정 씨가 저보다 더 잘 해요. [hyon-jong şi-ga co-bo-da do cal he-yo.]<br />
= Hyonjong (bunu yapmada) benden daha iyidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 저는 책을 읽는 것보다 사는 것을 더 좋아해요. [co-nın çe-gıl il-nın got-bo-da sa-nın go-sıl do co-a-he-yo.]<br />
= Kitap okumaktan çok kitap satın almayı seviyorum.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_21" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu dersimizde Korecede iki şeyi yada iki insanı karşılaştırabilir, bir şeyin başka bir şeyden daha iyi olduğunu yada birinin başka birinden daha uzun olduğunu söyleyebilirsiniz.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Korecede <span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">'daha'</span> kelimesi nasıl söylenir?</span><br />
'daha' kelimesi Korecede 더 [do] kelimesidir. Türkçede de 'daha' kelimesi Korecede ki gibi kelimelerin önüne gelir; daha kısa, daha sıcak, daha hızlı vb.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
빠르다 = hızlı olmak<br />
더 빠르다 = daha hızlı olmak<br />
<br />
비싸다 = pahalı olmak<br />
더 비싸다 = daha pahalı olmak<br />
<br />
예뻐요. = güzeldir/güzelsin<br />
더 예뻐요. = Daha güzeldir. / Daha güzelsin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">'-den/-dan'</span> Korecede nasıl söylenir?</span><br />
보다 [bo-da] kelimesi '-den/-dan' yada 'kıyasla' anlamındadır. Bunun temel yapısı çok karışık değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yapı:</span><br />
A'dan = A보다<br />
A'dan daha (sıfat/zarf vs) = A보다 더 (sıfat/zarf vs)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1)</span><br />
büyük olmak = 크다 [kı-da]<br />
daha büyük olmak = 더 크다 [do kı-da]<br />
Daha büyüktür. = 더 커요. [do ko-yo.]<br />
Bundan daha büyüktür. = 이거보다 더 커요. [i-go-bo-da do ko-yo.]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2)</span><br />
iyi olmak (insanlar için)= 착하다 [ça-ka-da]<br />
daha iyi olmak = 더 착하다 [do ça-ka-da]<br />
현우 daha iyidir. = 현우 씨는 더 착해요.<br />
현우, 경은'dan daha iyidir. = 현우 씨는 경은 씨보다 더 착해요.<br />
더, Korece cümlelerde her zaman gerekli olmaz. 더 kelimesi olmasa da cümlenin anlamı temiz ve anlaşılırdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek Cümleler:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. </span>오늘은 어제보다 더워요. [o-nı-rın o-ce-bo-da do-wo-yo.]<br />
= Bugün dünden (daha) sıcak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 영어는 한국어보다 어려워요. [yong-o-nın han-gu-go-bo-da o-ryo-wo-yo.]<br />
= İngilizce Koreceden (daha) farklıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 어제보다 일찍 갈 거예요. [o-ce-bo-da il-cik gal go-ye-yo.]<br />
= Dünden erken gidiyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 현정 씨가 저보다 더 잘 해요. [hyon-jong şi-ga co-bo-da do cal he-yo.]<br />
= Hyonjong (bunu yapmada) benden daha iyidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 저는 책을 읽는 것보다 사는 것을 더 좋아해요. [co-nın çe-gıl il-nın got-bo-da sa-nın go-sıl do co-a-he-yo.]<br />
= Kitap okumaktan çok kitap satın almayı seviyorum.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_21" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking In Korean (20)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-20--87126.html</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2015 13:06:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=126838">KGDikmen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-20--87126.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu dersimizde <span style="color: #FF6347;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'-meli/-malı'</span></span> (bir şeyleri yapmalı) yada yapmak <span style="color: #FF6347;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'zorunda'</span></span> olduğumuzu Korece nasıl söyleyeceğimize göz atacağız. Bu yapıyı anlamak oldukça basittir. Fiil gövdesindeki fiili alıp (fiilin bitim ünlüsüne göre) '-meli/-malı' yada 'zorunda' anlamı verecek ekleri eklersiniz.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">zorunda olmak, -meli/malı, zorunda</span><br />
<br />
fiil kökü + -아/어/여 + -야 되다/하다<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<br />
자다 [ca-da] = uyumak<br />
자 + -아/어/여 + -야 되다/하다<br />
--&gt; 자 + "-아" + -야 되다/하다 (자 fiili ㅏ ünlüsüyle bittiği için -아 ekini seçiyoruz.)<br />
--&gt; 자야 되다/하다 ( -아 ekini düşürdük çünkü 자 fiilinin ㅏ son ünlüsüyle aynı )<br />
--&gt; 자야 되다 ve 자야 하다 aynı anlamdadır.<br />
<br />
쓰다 [sı-da] = kullanmak, yazmak<br />
쓰 + -아/어/여 + -야 되다/하다<br />
--&gt; 쓰 + “-어” + -야 되다/하다 (쓰,ㅏ yada ㅗ ünlüleriyle bitmediği için -어 ekini seçiyoruz. )<br />
--&gt; 써야 되다/하다 (쓰 + 어 birleşince '써' olur.)<br />
--&gt; 써야 되다 ve 써야 하다<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yapı temelde aşağıdaki 3 maddedeki şekildedir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> Fiil kökü ㅏ yada ㅗ ünlüleriyle bitiyorsa + -아야 되다/하다<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> Fiil kökü diğer ünlülerle bitiyorsa + -어야 되다/하다<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 하 + -여야 되다/하다<br />
<br />
Fakat bu '-meli/-malı' yada 'zorunda' anlamında olan -아/어/여야 되다/하다 'nın nedenini anlamak daha önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bunu anlamak için yapıyı 2 kısıma ayırıp inceleyebiliriz.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> -아/어/여 + -야<br />
Bu parça "sadece fiil+dığında olur." ya da "sadece yaptığında" anlamına gelir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span>되다 yada 하다<br />
되다 `yapılmış olmak" ya da "mümkün olmak" 하다 birşeyi "yapmak" anlamındadır.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">1 ve 2 yi birlikte kullanırsak "sadece yaptığında olur." ya da "sadece yapıldığında tamamdır." anlamını alır. Bu yüzden -아/어/여야 되다/하다 "meli/malı" (yapmalısın gibi) anlamını alır.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Burada 하다 ve 되다 arasındaki farklılık nedir?</span><br />
<br />
되다 kullanımındaki tek fark günlük konuşma dilinde daha yaygın olmasıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek cümleler:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 집에 가야 돼요. [ci-be ga-ya düe-yo.]<br />
= Eve gitmeliyim. / Eve gitmek zorundayım<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 저는 뭐 해야 돼요? [co-nın mo he-ya düe-yo?]<br />
= Ne yapmalıyım? / Ne yapmam gerek?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 언제까지 여기에 있어야 돼요? [on-ce-kka-ci yo-gi-e i-sso-ya düe-yo?]<br />
= Ne zamana kadar burada olmalıyım? / Ne zamana kadar burada olmam gerek?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 누구한테 줘야 돼요? [nu-gu-han-te cuo-ya düe-yo?]<br />
= Kime vermeliyim? / Kime vermem gerek?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 어디에서 사야 돼요? [o-di-e-so sa-ya düe-yo?]<br />
= Nereden satın almalıyım? / Nereden satın almam gerek?<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_20" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu dersimizde <span style="color: #FF6347;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'-meli/-malı'</span></span> (bir şeyleri yapmalı) yada yapmak <span style="color: #FF6347;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'zorunda'</span></span> olduğumuzu Korece nasıl söyleyeceğimize göz atacağız. Bu yapıyı anlamak oldukça basittir. Fiil gövdesindeki fiili alıp (fiilin bitim ünlüsüne göre) '-meli/-malı' yada 'zorunda' anlamı verecek ekleri eklersiniz.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">zorunda olmak, -meli/malı, zorunda</span><br />
<br />
fiil kökü + -아/어/여 + -야 되다/하다<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnekler:</span><br />
<br />
자다 [ca-da] = uyumak<br />
자 + -아/어/여 + -야 되다/하다<br />
--&gt; 자 + "-아" + -야 되다/하다 (자 fiili ㅏ ünlüsüyle bittiği için -아 ekini seçiyoruz.)<br />
--&gt; 자야 되다/하다 ( -아 ekini düşürdük çünkü 자 fiilinin ㅏ son ünlüsüyle aynı )<br />
--&gt; 자야 되다 ve 자야 하다 aynı anlamdadır.<br />
<br />
쓰다 [sı-da] = kullanmak, yazmak<br />
쓰 + -아/어/여 + -야 되다/하다<br />
--&gt; 쓰 + “-어” + -야 되다/하다 (쓰,ㅏ yada ㅗ ünlüleriyle bitmediği için -어 ekini seçiyoruz. )<br />
--&gt; 써야 되다/하다 (쓰 + 어 birleşince '써' olur.)<br />
--&gt; 써야 되다 ve 써야 하다<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yapı temelde aşağıdaki 3 maddedeki şekildedir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> Fiil kökü ㅏ yada ㅗ ünlüleriyle bitiyorsa + -아야 되다/하다<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> Fiil kökü diğer ünlülerle bitiyorsa + -어야 되다/하다<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 하 + -여야 되다/하다<br />
<br />
Fakat bu '-meli/-malı' yada 'zorunda' anlamında olan -아/어/여야 되다/하다 'nın nedenini anlamak daha önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bunu anlamak için yapıyı 2 kısıma ayırıp inceleyebiliriz.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> -아/어/여 + -야<br />
Bu parça "sadece fiil+dığında olur." ya da "sadece yaptığında" anlamına gelir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span>되다 yada 하다<br />
되다 `yapılmış olmak" ya da "mümkün olmak" 하다 birşeyi "yapmak" anlamındadır.<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">1 ve 2 yi birlikte kullanırsak "sadece yaptığında olur." ya da "sadece yapıldığında tamamdır." anlamını alır. Bu yüzden -아/어/여야 되다/하다 "meli/malı" (yapmalısın gibi) anlamını alır.</div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Burada 하다 ve 되다 arasındaki farklılık nedir?</span><br />
<br />
되다 kullanımındaki tek fark günlük konuşma dilinde daha yaygın olmasıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek cümleler:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> 집에 가야 돼요. [ci-be ga-ya düe-yo.]<br />
= Eve gitmeliyim. / Eve gitmek zorundayım<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span> 저는 뭐 해야 돼요? [co-nın mo he-ya düe-yo?]<br />
= Ne yapmalıyım? / Ne yapmam gerek?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.</span> 언제까지 여기에 있어야 돼요? [on-ce-kka-ci yo-gi-e i-sso-ya düe-yo?]<br />
= Ne zamana kadar burada olmalıyım? / Ne zamana kadar burada olmam gerek?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.</span> 누구한테 줘야 돼요? [nu-gu-han-te cuo-ya düe-yo?]<br />
= Kime vermeliyim? / Kime vermem gerek?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.</span> 어디에서 사야 돼요? [o-di-e-so sa-ya düe-yo?]<br />
= Nereden satın almalıyım? / Nereden satın almam gerek?<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_seviye_2_ders_20" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (19)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-19--76994.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 May 2013 11:20:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=61020">ottokaji</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-19--76994.html</guid>
			<description><![CDATA[Merhabalar. <img src="https://www.korea-fans.com/forum/images/smilies/southkorea.gif" alt="South Korea" title="South Korea" class="smilie smilie_136" /><br />
<br />
2. seviye 14. derste fiilleri isim yapmayı görmüştük. Şimdi fiillerden isim yapmanın daha yaygın bir yolunu öğreneceğiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Kalıp: Fiil+-는 것 [-nın got]</span></span><br />
<br />
Fiile bu eki getirdiğimizde türkçedeki isim-fiillere benziyor, Fiil:bak isim hali:bakmak... gibi.<br />
<br />
-Örnekler-<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">보다 [po-da] = bak-mak<br />
보는 것 [po-nın got] = bakmak, bakma, bakma eylemi vs.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">가다 [ka-da] = git-mek<br />
가는 것 [ka-nın got] = gitme, gitme eylemi</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">먹다 [mok-da] = yemek yemek<br />
먹는 것 [mok-nın got] = yemek yeme, yemek yeme eylemi</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">사다 [sa-da] = satın al-mak<br />
사는 것 [sa-nın got] = satın alma</span><br />
<br />
Not: Bu kural sadece geniş zaman için geçerlidir. Gelecek zaman ya da geçmiş zamanda kural farklıdır.<br />
<br />
Gelecek zaman için: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-(으)ㄹ 것</span> <br />
Geçmiş zaman için: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-(으)ㄴ 것</span><br />
<br />
산 것 = satın aldığın<br />
사는 것 = satın alırsın(bu türkçeye nasıl çevrilir açıkçası bilmiyorum. İngilicede, what you buy)<br />
살 것 = satın alacağın<br />
<br />
Not: Fiile eklenen <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-는 것</span> standart kalıptır. Ancak çoğu zaman özellikle konuşma dilinde <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-는 거</span> şeklinde kullanılır. <br />
<br />
-Örnek Cümleler-<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">지금 듣는 것은 노래예요.<br />
[çi-gım dıt-nın go-sın no-re-ye-yo.]<br />
= Şimdi dinlediğim bir şarkı.<br />
==&gt; 지금 듣는 거는 노래예요.<br />
<br />
오늘 만나는 것 알아요?<br />
[o-nıl man-na-nın got a-ra-yo?]<br />
= Bugünkü buluşmamızı biliyor musun?<br />
==&gt; 오늘 만나는 거 알아요?<br />
 <br />
매운 것 잘 먹어요?<br />
[me-un got çal mo-go-yo?]<br />
= Baharatlı yemekleri yemekte iyi misin?<br />
==&gt; 매운 거 잘 먹어요?<br />
<br />
제 취미는 영화 보는 거예요. [çe chwi-mi-nın yong-hwa po-nın go-ye-yo.]<br />
= Benim hobim film izlemek.<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhabalar. <img src="https://www.korea-fans.com/forum/images/smilies/southkorea.gif" alt="South Korea" title="South Korea" class="smilie smilie_136" /><br />
<br />
2. seviye 14. derste fiilleri isim yapmayı görmüştük. Şimdi fiillerden isim yapmanın daha yaygın bir yolunu öğreneceğiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Kalıp: Fiil+-는 것 [-nın got]</span></span><br />
<br />
Fiile bu eki getirdiğimizde türkçedeki isim-fiillere benziyor, Fiil:bak isim hali:bakmak... gibi.<br />
<br />
-Örnekler-<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">보다 [po-da] = bak-mak<br />
보는 것 [po-nın got] = bakmak, bakma, bakma eylemi vs.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">가다 [ka-da] = git-mek<br />
가는 것 [ka-nın got] = gitme, gitme eylemi</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">먹다 [mok-da] = yemek yemek<br />
먹는 것 [mok-nın got] = yemek yeme, yemek yeme eylemi</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">사다 [sa-da] = satın al-mak<br />
사는 것 [sa-nın got] = satın alma</span><br />
<br />
Not: Bu kural sadece geniş zaman için geçerlidir. Gelecek zaman ya da geçmiş zamanda kural farklıdır.<br />
<br />
Gelecek zaman için: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-(으)ㄹ 것</span> <br />
Geçmiş zaman için: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-(으)ㄴ 것</span><br />
<br />
산 것 = satın aldığın<br />
사는 것 = satın alırsın(bu türkçeye nasıl çevrilir açıkçası bilmiyorum. İngilicede, what you buy)<br />
살 것 = satın alacağın<br />
<br />
Not: Fiile eklenen <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-는 것</span> standart kalıptır. Ancak çoğu zaman özellikle konuşma dilinde <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-는 거</span> şeklinde kullanılır. <br />
<br />
-Örnek Cümleler-<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">지금 듣는 것은 노래예요.<br />
[çi-gım dıt-nın go-sın no-re-ye-yo.]<br />
= Şimdi dinlediğim bir şarkı.<br />
==&gt; 지금 듣는 거는 노래예요.<br />
<br />
오늘 만나는 것 알아요?<br />
[o-nıl man-na-nın got a-ra-yo?]<br />
= Bugünkü buluşmamızı biliyor musun?<br />
==&gt; 오늘 만나는 거 알아요?<br />
 <br />
매운 것 잘 먹어요?<br />
[me-un got çal mo-go-yo?]<br />
= Baharatlı yemekleri yemekte iyi misin?<br />
==&gt; 매운 거 잘 먹어요?<br />
<br />
제 취미는 영화 보는 거예요. [çe chwi-mi-nın yong-hwa po-nın go-ye-yo.]<br />
= Benim hobim film izlemek.<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (18)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-18--76862.html</link>
			<pubDate>Fri, 26 Apr 2013 15:20:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=61020">ottokaji</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-18--76862.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF1493;" class="mycode_color"><div style="text-align: center;" class="mycode_align">Derslere devam ediyoruz.<img src="https://www.korea-fans.com/forum/images/smilies/smile.gif" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_118" /></div></span><br />
<br />
17. bölümde ''yapabilmek, yapamamak'' kalıplarının Korecede nasıl söylendiğini görmüştük. Şimdi ise benzer bir ifade olan ''bir şeyde iyi olmak/kötü olmak'' nasıl söylenir bunu öğreneceğiz. <br />
<br />
Basitçe, ihtiyacımız olan kelimeler:<br />
<br />
*Bir şeyi yapmak:<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> 하다</span> (ha-da)<br />
*İyi: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">잘</span> (çal)<br />
*Kötü: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">못</span> (mot)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Kalıp=&gt; 을/를 잘 하다 = Bir şeyde iyi olmak, iyi yapmak<br />
           을/를 못 하다 = Bir şeyde kötü olmak, kötü yapmak</span></span><br />
<br />
Burda bir not: Kalıbın başındaki ''을/를'' kafanızı karıştırmasın. Bunları türkçedeki nesne eki gibi düşünün. Önce gelicek kelimenin sonunun sesli yada sessiz harfle bitmesine göre ikisinden biri gelir. <br />
<br />
-Örnekler-<br />
<br />
노래 [no-re] = Şarkı söylemek, şarkı<br />
노래를 잘 하다 [no-re-rıl çal ha-da] = Şarkı söylemekte iyi olmak<br />
<br />
요리 [yo-ri] = yemek yapmak<br />
요리를 못 하다 [yo-ri-rıl mot ha-da] = Yemek yapmada kötü olmak<br />
<br />
Ayrıca şöyle bir kullanım da var: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">잘 못 하다 (çel mut hada): iyi yapamamak</span><br />
<br />
Ör: 요 리를 못 하다 = Yemek yapmakta kötü olmak<br />
요리를 잘 못 하다 = Yemek yapmakta çok iyi olmamak<br />
<br />
-Örnekler-<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">수영 [su-yong] = Yüzmek<br />
<br />
수영을 잘 하다 [su-yong-ıl çal ha-da]: Yüzmede iyi olmak<br />
<br />
수영을 못 하다 [su-yong-ıl mot ha-da]: Yüzmekte kötü olmak/Yüzememek<br />
<br />
수 영을 잘 못 하다 [su-yong-ıl çal mot ha-da]: Yüzmekte iyi olmamak/İyi yüzememek</span></span><br />
<br />
Peki, 잘 ve 못 sadece -하다(yapmak) fiiliyle mi kullanılır? Hayır. Diğer fiillerle de kullanılabilir. Sadece kullanmak istediğiniz fiilin önüne bunlardan birini getirmeniz yeterli.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">잘 달리다 (çel tallida) = İyi koşmak<br />
잘 쓰다 (çel sıda)= İyi yazmak</span></span><br />
<br />
-Örnek Cümleler-<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">저는 노래를 잘 못 해요. [ço-nın no-re-rıl çal mot he-yo.]:Ben iyi şarkı söyleyemiyorum.<br />
<br />
제 친구는 수영을 잘 해요. [çe çin-gu-nın su-yong-ıl çal he-yo.]: Benim arkadaşım yüzmede iyidir.<br />
<br />
저는 글을 잘 못 써요. [ço-nın kı-rıl çel mot sso-yo.]: Ben yazmada iyi değilim.<br />
</span></span><br />
<br />
Kolay gelsin. Güzel günler diliyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF1493;" class="mycode_color"><div style="text-align: center;" class="mycode_align">Derslere devam ediyoruz.<img src="https://www.korea-fans.com/forum/images/smilies/smile.gif" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_118" /></div></span><br />
<br />
17. bölümde ''yapabilmek, yapamamak'' kalıplarının Korecede nasıl söylendiğini görmüştük. Şimdi ise benzer bir ifade olan ''bir şeyde iyi olmak/kötü olmak'' nasıl söylenir bunu öğreneceğiz. <br />
<br />
Basitçe, ihtiyacımız olan kelimeler:<br />
<br />
*Bir şeyi yapmak:<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> 하다</span> (ha-da)<br />
*İyi: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">잘</span> (çal)<br />
*Kötü: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">못</span> (mot)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Kalıp=&gt; 을/를 잘 하다 = Bir şeyde iyi olmak, iyi yapmak<br />
           을/를 못 하다 = Bir şeyde kötü olmak, kötü yapmak</span></span><br />
<br />
Burda bir not: Kalıbın başındaki ''을/를'' kafanızı karıştırmasın. Bunları türkçedeki nesne eki gibi düşünün. Önce gelicek kelimenin sonunun sesli yada sessiz harfle bitmesine göre ikisinden biri gelir. <br />
<br />
-Örnekler-<br />
<br />
노래 [no-re] = Şarkı söylemek, şarkı<br />
노래를 잘 하다 [no-re-rıl çal ha-da] = Şarkı söylemekte iyi olmak<br />
<br />
요리 [yo-ri] = yemek yapmak<br />
요리를 못 하다 [yo-ri-rıl mot ha-da] = Yemek yapmada kötü olmak<br />
<br />
Ayrıca şöyle bir kullanım da var: <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">잘 못 하다 (çel mut hada): iyi yapamamak</span><br />
<br />
Ör: 요 리를 못 하다 = Yemek yapmakta kötü olmak<br />
요리를 잘 못 하다 = Yemek yapmakta çok iyi olmamak<br />
<br />
-Örnekler-<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">수영 [su-yong] = Yüzmek<br />
<br />
수영을 잘 하다 [su-yong-ıl çal ha-da]: Yüzmede iyi olmak<br />
<br />
수영을 못 하다 [su-yong-ıl mot ha-da]: Yüzmekte kötü olmak/Yüzememek<br />
<br />
수 영을 잘 못 하다 [su-yong-ıl çal mot ha-da]: Yüzmekte iyi olmamak/İyi yüzememek</span></span><br />
<br />
Peki, 잘 ve 못 sadece -하다(yapmak) fiiliyle mi kullanılır? Hayır. Diğer fiillerle de kullanılabilir. Sadece kullanmak istediğiniz fiilin önüne bunlardan birini getirmeniz yeterli.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">잘 달리다 (çel tallida) = İyi koşmak<br />
잘 쓰다 (çel sıda)= İyi yazmak</span></span><br />
<br />
-Örnek Cümleler-<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">저는 노래를 잘 못 해요. [ço-nın no-re-rıl çal mot he-yo.]:Ben iyi şarkı söyleyemiyorum.<br />
<br />
제 친구는 수영을 잘 해요. [çe çin-gu-nın su-yong-ıl çal he-yo.]: Benim arkadaşım yüzmede iyidir.<br />
<br />
저는 글을 잘 못 써요. [ço-nın kı-rıl çel mot sso-yo.]: Ben yazmada iyi değilim.<br />
</span></span><br />
<br />
Kolay gelsin. Güzel günler diliyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (17)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-17--64059.html</link>
			<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 18:31:19 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=61020">ottokaji</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-17--64059.html</guid>
			<description><![CDATA[Bu zamana kadar bir çok sey ögrendik. Simdi Korecede yap-abilmek <br />
-amamak ne demek bunlara bakacagiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-(&#51004;)&#12601; &#49688; &#51080;&#45796; [-(i)l su it-da]: -a bilmek</span></span><br />
<br />
ÖR:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48372;&#45796; </span>= bakmak<br />
--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48372; + -&#12601; &#49688; &#51080;&#45796; = &#48380; &#49688; &#51080;&#45796;</span> [pul su it-da] = bakabilmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#47673;&#45796;</span> = yemek yemek<br />
--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]&#47673; + -&#51012; &#49688; &#51080;&#45796; = &#47673;&#51012; &#49688; &#51080;&#45796;</span>[/b] [mo-gil su it-da] = yemek yiyebilmek<br />
<br />
*Eger fiilin sonu sesli harfle bitiyorsa <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> -&#12601; &#49688; &#51080;&#45796;</span> eklenir, eger sessiz harfle bitiyorsa <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-(&#51004;)&#12601; &#49688; &#51080;&#45796;</span>.<br />
<br />
*Yapamamak derken de <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51080;&#45796;</span> fiilinin karsiti <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#50630;&#45796;</span> kullanilir. -<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(&#51004;)&#12601; &#49688; &#50630;&#45796;</span> ( (-i) lsu opda)<br />
<br />
ÖR:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51088;&#45796;</span> = uyumak<br />
--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51088; + -&#12601; &#49688; &#50630;&#45796; = &#51096; &#49688; &#50630;&#45796; </span>[çal su op-da] = uyuyamamak<br />
&lt;--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51096; &#49688; &#51080;&#45796;</span> [çal su it-da] = uyuyabilmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51105;&#45796; </span>= yakalamak<br />
--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51105; + -&#51012; &#49688; &#50630;&#45796; = &#51105;&#51012; &#49688; &#50630;&#45796; </span>[ça-bil su op-da] = yakalayamamak<br />
&lt;--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51105;&#51012; &#49688; &#51080;&#45796;</span> [ça-bil su it-da] = yakalayabilmek<br />
<br />
*Yapamamak demenin bir diger yolu daha var. O da fiilden önce<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> &#47803;</span>(mut) getirmek.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">&#44040; &#49688; &#50630;&#45796; = &#47803; &#44032;&#45796;(mut kada) [fiil: &#44032;&#45796;] = gidememek<br />
&#48380; &#49688; &#50630;&#45796; = &#47803; &#48372;&#45796;(mut poda) [fiil: &#48372;&#45796;] = bakamamak<br />
&#47673;&#51012; &#49688; &#50630;&#45796; = &#47803; &#47673;&#45796;(mut mokda) [fiil: &#47673;&#45796;] = yiyeyemek<br />
&#54624; &#49688; &#50630;&#45796; = &#47803; &#54616;&#45796;(mut hada) [fiil: &#54616;&#45796;] = yapamamak</span></span><br />
<br />
-Örnek Cümleler-<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">&#50868;&#51204; &#54624; &#49688; &#51080;&#50612;&#50836;? [un-çon hal su i-sso-yo?]<br />
= Araba kullanabilir misin?<br />
<br />
&#51068;&#48376;&#50612; &#54624; &#49688; &#51080;&#50612;&#50836;? [il-bo-no hal su i-sso-yo?]<br />
= Japonca konusabilir misin?<br />
<br />
&#51060;&#44144; &#51069;&#51012; &#49688; &#51080;&#50612;&#50836;? [i-go il-gil su i-sso-yo?]<br />
= Bunu okuyabilir misin?<br />
<br />
&#47803; &#51069;&#50612;&#50836;. [mot il-go-yo.]<br />
= Okuyamam.<br />
<br />
&#51648; &#44552; &#47803; &#47564;&#45208;&#50836;. [çi-gim mut man-na-yo.]<br />
= Simdi görüsemem.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu zamana kadar bir çok sey ögrendik. Simdi Korecede yap-abilmek <br />
-amamak ne demek bunlara bakacagiz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-(&#51004;)&#12601; &#49688; &#51080;&#45796; [-(i)l su it-da]: -a bilmek</span></span><br />
<br />
ÖR:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48372;&#45796; </span>= bakmak<br />
--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48372; + -&#12601; &#49688; &#51080;&#45796; = &#48380; &#49688; &#51080;&#45796;</span> [pul su it-da] = bakabilmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#47673;&#45796;</span> = yemek yemek<br />
--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]&#47673; + -&#51012; &#49688; &#51080;&#45796; = &#47673;&#51012; &#49688; &#51080;&#45796;</span>[/b] [mo-gil su it-da] = yemek yiyebilmek<br />
<br />
*Eger fiilin sonu sesli harfle bitiyorsa <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> -&#12601; &#49688; &#51080;&#45796;</span> eklenir, eger sessiz harfle bitiyorsa <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-(&#51004;)&#12601; &#49688; &#51080;&#45796;</span>.<br />
<br />
*Yapamamak derken de <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51080;&#45796;</span> fiilinin karsiti <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#50630;&#45796;</span> kullanilir. -<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(&#51004;)&#12601; &#49688; &#50630;&#45796;</span> ( (-i) lsu opda)<br />
<br />
ÖR:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51088;&#45796;</span> = uyumak<br />
--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51088; + -&#12601; &#49688; &#50630;&#45796; = &#51096; &#49688; &#50630;&#45796; </span>[çal su op-da] = uyuyamamak<br />
&lt;--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51096; &#49688; &#51080;&#45796;</span> [çal su it-da] = uyuyabilmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51105;&#45796; </span>= yakalamak<br />
--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51105; + -&#51012; &#49688; &#50630;&#45796; = &#51105;&#51012; &#49688; &#50630;&#45796; </span>[ça-bil su op-da] = yakalayamamak<br />
&lt;--&gt; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51105;&#51012; &#49688; &#51080;&#45796;</span> [ça-bil su it-da] = yakalayabilmek<br />
<br />
*Yapamamak demenin bir diger yolu daha var. O da fiilden önce<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> &#47803;</span>(mut) getirmek.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">&#44040; &#49688; &#50630;&#45796; = &#47803; &#44032;&#45796;(mut kada) [fiil: &#44032;&#45796;] = gidememek<br />
&#48380; &#49688; &#50630;&#45796; = &#47803; &#48372;&#45796;(mut poda) [fiil: &#48372;&#45796;] = bakamamak<br />
&#47673;&#51012; &#49688; &#50630;&#45796; = &#47803; &#47673;&#45796;(mut mokda) [fiil: &#47673;&#45796;] = yiyeyemek<br />
&#54624; &#49688; &#50630;&#45796; = &#47803; &#54616;&#45796;(mut hada) [fiil: &#54616;&#45796;] = yapamamak</span></span><br />
<br />
-Örnek Cümleler-<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">&#50868;&#51204; &#54624; &#49688; &#51080;&#50612;&#50836;? [un-çon hal su i-sso-yo?]<br />
= Araba kullanabilir misin?<br />
<br />
&#51068;&#48376;&#50612; &#54624; &#49688; &#51080;&#50612;&#50836;? [il-bo-no hal su i-sso-yo?]<br />
= Japonca konusabilir misin?<br />
<br />
&#51060;&#44144; &#51069;&#51012; &#49688; &#51080;&#50612;&#50836;? [i-go il-gil su i-sso-yo?]<br />
= Bunu okuyabilir misin?<br />
<br />
&#47803; &#51069;&#50612;&#50836;. [mot il-go-yo.]<br />
= Okuyamam.<br />
<br />
&#51648; &#44552; &#47803; &#47564;&#45208;&#50836;. [çi-gim mut man-na-yo.]<br />
= Simdi görüsemem.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[We're Talking in Korean (16)]]></title>
			<link>https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-16--63959.html</link>
			<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 10:24:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.korea-fans.com/forum/member.php?action=profile&uid=61020">ottokaji</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.korea-fans.com/forum/konu-we-re-talking-in-korean-16--63959.html</guid>
			<description><![CDATA[Bugün kurdugumuz cümleleri zenginlestirecek bazi ifadeleri ögrenecegiz. Tabiki hepiniz basit cümleler kurabiliyorsunuzdur, ama bunlari da ögrenerek vurgulamak istediginiz yerleri belirterek kendinizi daha iyi ifade edebilirsiniz. <br />
Cümle içinde kullanabilecegimiz bes kelime anlatacagim.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552;</span>(çogim) = biraz, birazcik<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568;</span>(çongmal) = gerçekten<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#50500;&#51452;</span>(acu) = çok<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48324;&#47196;</span>(pyollu) = Pek <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51204;&#54784;</span>(çonhyo) = hiç</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552;, &#50500;&#51452;</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568;</span> her cümlede kullanilabilir. Ama<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> &#48324;&#47196;</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51204;&#54784;</span> sadece olumsuz cümlelerde kullanilir.<br />
<br />
Hadi simdi örneklere bakalim.<br />
<br />
*<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">&#51312;&#44552;(çogim) = biraz, birazcik</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552; &#48708;&#49912;&#50836;</span>. [ço-gim pi-ssa-yo.]<br />
= Biraz pahali.<br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552;&#47564; &#51452;&#49464;&#50836;</span>. [ço-gim-man çu-se-yo.]<br />
= Sadece biraz ver lütfen.<br />
<br />
Koreliler <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552;(çogim)</span> yerine, bunu kisaltarak <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51328;(cum)</span> derler. <br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*&#51221;&#47568; [çong-mal] = gerçekten</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568; &#48744;&#46972;&#50836;</span>. [çong-mal bal-la-yo.]<br />
= Gerçekten hizli.<br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568; &#51060;&#49345;&#54644;&#50836;</span>. [çong-mal i-sang-he-yo.]<br />
= Gerçekten garip.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568;</span> yerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51652;&#51676;</span> [çin-ça] da çok sik kullanilir.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*&#50500;&#51452; [a-cu] = çok</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]&#50500;&#51452; &#47579;&#51080;&#50612;&#50836;</span>[/b]. [a-cu ma-si-sso-yo.]<br />
= Çok lezzetli.<br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#50500;&#51452; &#47680;&#50612;&#50836;</span>. [a-cu mo-ro-yo.]<br />
= Çok uzak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#50500;&#51452;</span> genelde yazi dilinde kullanilir. Konusma dilinde çok yerine daha çok <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568;</span> [çong-mal] ya da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51652;&#51676;</span> [çin-ça] kullanilir.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*&#48324;&#47196; [byol-lo] = pek</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48324;&#47196; &#50504; &#48708;&#49912;&#50836;</span>. [byol-lo an bi-ssa-yo.]<br />
= Pek pahali degil.<br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48324;&#47196; &#51116;&#48120;&#50630;&#50612;&#50836;</span>. [byol-lo çe-mi-op-so-yo.]<br />
= Pek eglenceli degil.<br />
<br />
3. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48324;&#47196; &#50504; &#45208;&#48736;&#50836;</span>. [byol-lo an na-ppa-yo.]<br />
= Pek kötü degil.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*&#51204;&#54784; [jon-hyo] = hiç</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51204;&#54784; &#50504; &#48148;&#48736;&#50836;</span>. [çon-hyo an pa-ppa-yo.]<br />
= Hiç mesgul degilim.<br />
<br />
2. &#51204;&#54784; &#50504; &#45908;&#50892;&#50836;. [çon-hyo an do-wo-yo.]<br />
= Hiç sicak degil.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#54616;&#45208;&#46020;</span> [ha-na-do] ifadesi de <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51204;&#54784;</span> yerine sik sik kullanilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bugün kurdugumuz cümleleri zenginlestirecek bazi ifadeleri ögrenecegiz. Tabiki hepiniz basit cümleler kurabiliyorsunuzdur, ama bunlari da ögrenerek vurgulamak istediginiz yerleri belirterek kendinizi daha iyi ifade edebilirsiniz. <br />
Cümle içinde kullanabilecegimiz bes kelime anlatacagim.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552;</span>(çogim) = biraz, birazcik<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568;</span>(çongmal) = gerçekten<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#50500;&#51452;</span>(acu) = çok<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48324;&#47196;</span>(pyollu) = Pek <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51204;&#54784;</span>(çonhyo) = hiç</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552;, &#50500;&#51452;</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568;</span> her cümlede kullanilabilir. Ama<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> &#48324;&#47196;</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51204;&#54784;</span> sadece olumsuz cümlelerde kullanilir.<br />
<br />
Hadi simdi örneklere bakalim.<br />
<br />
*<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">&#51312;&#44552;(çogim) = biraz, birazcik</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552; &#48708;&#49912;&#50836;</span>. [ço-gim pi-ssa-yo.]<br />
= Biraz pahali.<br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552;&#47564; &#51452;&#49464;&#50836;</span>. [ço-gim-man çu-se-yo.]<br />
= Sadece biraz ver lütfen.<br />
<br />
Koreliler <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51312;&#44552;(çogim)</span> yerine, bunu kisaltarak <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51328;(cum)</span> derler. <br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*&#51221;&#47568; [çong-mal] = gerçekten</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568; &#48744;&#46972;&#50836;</span>. [çong-mal bal-la-yo.]<br />
= Gerçekten hizli.<br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568; &#51060;&#49345;&#54644;&#50836;</span>. [çong-mal i-sang-he-yo.]<br />
= Gerçekten garip.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568;</span> yerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51652;&#51676;</span> [çin-ça] da çok sik kullanilir.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*&#50500;&#51452; [a-cu] = çok</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]&#50500;&#51452; &#47579;&#51080;&#50612;&#50836;</span>[/b]. [a-cu ma-si-sso-yo.]<br />
= Çok lezzetli.<br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#50500;&#51452; &#47680;&#50612;&#50836;</span>. [a-cu mo-ro-yo.]<br />
= Çok uzak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#50500;&#51452;</span> genelde yazi dilinde kullanilir. Konusma dilinde çok yerine daha çok <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51221;&#47568;</span> [çong-mal] ya da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51652;&#51676;</span> [çin-ça] kullanilir.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*&#48324;&#47196; [byol-lo] = pek</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48324;&#47196; &#50504; &#48708;&#49912;&#50836;</span>. [byol-lo an bi-ssa-yo.]<br />
= Pek pahali degil.<br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48324;&#47196; &#51116;&#48120;&#50630;&#50612;&#50836;</span>. [byol-lo çe-mi-op-so-yo.]<br />
= Pek eglenceli degil.<br />
<br />
3. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#48324;&#47196; &#50504; &#45208;&#48736;&#50836;</span>. [byol-lo an na-ppa-yo.]<br />
= Pek kötü degil.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*&#51204;&#54784; [jon-hyo] = hiç</span><br />
<br />
1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51204;&#54784; &#50504; &#48148;&#48736;&#50836;</span>. [çon-hyo an pa-ppa-yo.]<br />
= Hiç mesgul degilim.<br />
<br />
2. &#51204;&#54784; &#50504; &#45908;&#50892;&#50836;. [çon-hyo an do-wo-yo.]<br />
= Hiç sicak degil.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#54616;&#45208;&#46020;</span> [ha-na-do] ifadesi de <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#51204;&#54784;</span> yerine sik sik kullanilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>