DENIZLER IMPARATORU
52. BÖLÜM
1. KISIM
Yillar boyunca uyumus gibiydi. Vücudunun her bölgesi agri ve sizidan inliyordu. Ama yine de yeni açmis çiçek kokulari burnuna kadar geliyor ve yasadigini hissettiriyordu. Ölmüs olacagini düsündü ama vücudundaki acilar yasadiginin belirtisiydi. Alnindaki yara izi alev alev ates içindeyken aniden bir serinlik hissetti. O kadar yorgundu ki gözlerini zor araladi. Bir sis perdesi etrafini görmesine engel oluyordu. Yavas yavas görüntü netlesmeye basladi. Karsinda genç bir kiz tatli tatli gülümsüyordu:
- Efendim, beni görebiliyor musunuz?
Ses kulaginda netlesince hareket etmeye çalisti ama vücudundaki agrilar ona müsaade etmedi.
Kiz:
- Sükürler olsun efendim kendinize geldiniz.
Kapidaki görevliye yönelen kiz efendisini çagirmasini söyledi.
Heyecanla Madam Yami içeri girdi ve Yeom Yang’ i söyle bir süzdü. Tabi Yeom Yang da saskinlikla ona bakiyordu. Madam Yami:
- Iyi misin? Beni taniyabildin mi? dedi.
Yeom Yang:
- Evet… ama… nasil… Bu sözler zor çikmisti agzindan.
Madam Yami:
- Simdi bos ver daha sonra anlatirim. Sen çabucak iyilesmene bak. Çok sükür kurtuldun, hayattasin.
Agrilarla, sizilarla geçen günlerden sonra Yeom Yang artik disari çikabiliyor, daha rahat hareket edebiliyordu. Ama akli hâlâ nasil hayatta kalabildigindeydi. Birden gözünün önüne Jang Hwa geldi. Hep aklindaydi ama kendini ancak toparlayabilmis ve dogru düzgün düsünmeye baslamisti. Acaba o hayatta kalabilmis miydi? Nerelerdeydi? Ne yapiyordu? Bunun gibi bir sürü soru basini agritiyordu ki arkasindan gelen birinin varligini hissetti. Madam Yami her zamanki gibi süslüydü. Emin adimlarla yüzünde tatli bir gülümsemeyle Yeom Yang’ in yanina geldi.
Yeom Yang zorlukla da olsa basini egerek selam verdi. Madam Yami:
- Bugün daha iyi görünüyorsun. Kendini nasil hissediyorsun? Diye sordu. Yeom Yang:
- Evet daha iyiyim. Yeom Yang’ in bakislarindan merak ettigi bütün sorular anlasiliyordu. Madam Yami:
- Hayatta kalman bir mucize, diye söze basladi. O kargasa sirasin d seni izlemesi için pesine bir adam takmistim. Jang Bogo’ yu öldürdükten sonra sana ulasabilmeyi istiyordum. Adamim senin bir saldiriya ugradigini bildirince özel muhafizlarimi seni kurtarmalari için gönderdim. Çok agir yaralanmistin ve yardimcin da ölmüstü.
Özel muhafizlar mi? Bu güce, zenginlige Madam Yami tekrar nasil ulasmisti ki? Saskinlikla Madam Yami’ ye bakarken bunun gibi bir sürü soru aklini kurcaliyordu. Sonunda dayanamayip sordu:
- Her seyinizi kaybettiginizi saniyordum. Tekrar bu duruma nasil geldiniz?
Madam Yami güldü. Kahkahasi her zamanki gibi kulaklara zarardi:
- Ah Yeom Yang! Benim gibi güzel ve zeki bir kadin yalniz basina yoksulluktan sokaklarda sürünerek yasayabilir mi? Kendime amaçlarima uygun zengin birini buldum ve her istedigimi yaptirabiliyorum. Etrafina bir bak.
Yeom Yang onu dogrularcasina etrafina bakti. Bakislari zatensaskinligini ele veriyordu. Madam Yami:
- Belki eskisinden bile zenginim, diye devam etti. Yeom Yang:
- Madem o kadar zenginsiniz ve gücünüz var, beni neden kurtardiniz. Benden daha güçlü adamlara sahip olabilirdiniz.
Madam Yami yari agizla gülümseyerek Yeom Yang’ a bakti. Yeom Yang:
- Ben sizin hayatinizi kurtarmayi reddetmistim, diye devam etti.
Madam Yami’ nin yüzünde simdi o günleri hatirlamasindan dolayi bir öfke vardi.
- Tam olarak iyiles bunun sebebini de ögreneceksin, dedi ve arkasini dönüp gitti.
Çoktan bahar gelmis, her yer çiçeklerle donanmisti. Hakikaten burasi zengin insanlarin yasadigi gibi bakimli ve lüks bir yerdi. Zaman ne kadar çabuk geçmisti. Yeom Yang’ in içinde hala yasadigi aci günlerin üzüntüsü vardi. O günleri düsündükçe pismanlik duygusu vücudunu kapliyor ve agrilarini arttiriyordu. Zamani geri döndürebilseydi, ah keske!
Günler geçtikçe daha iyi hissediyor ve eski gücüne kavusuyordu. Sopalarla antreman yapmaya bile baslamisti. Yine bir gün böyle çalisirken Madam Yami’ nin onu izledigini fark etti. Durdu ve ona dönerek selam verdi. Madam Yami yanina yaklasti:
- Eskisi kadar iyisin, dedi. Tekrar gücüne kavusmana sevindim. Yeom yang:
- Evet kendimi çok iyi hissediyorum. Yardimlariniz için tesekkürler. Madam Yami bakislarini Yeom Yang’ a dikerek:
- Muhafizlarimin komutani ve benim bas yardimcim olmaya ne dersin? Kim Yang saraydaki gücü eline geçirdi ama yaptigi yanlislar onun da sonunu getirecek. Seninle güçlerimizi birlestirirsek önümüze kimse çikamaz. Ikimizin de bir zamanlar ayni seyi hayal ettigini biliyorsun. Bu hayali sonunda gerçeklestirebiliriz.
Yeom Yang bu sözler karsisinda irkildi. Evet, kurdugu bu hayali hatirliyordu. Bu sebeple kaç kisiyi öldürmüstü, neler yapmisti? Hepsi birden zihninde canlaniverdi. Midesi bulandi, artik böyle seyleri bir daha yapamayacagini düsündü. Bakislari sertlesince Madam Yami anladi:
- Iyi düsün Yeom Yang, bu harika bir firsat. Iyisin, eskisi kadar güçlüsün, ben de öyle…
Yeom Yang Madam Yami’ nin sözlerine devam etmesine izin vermedi:
- Alnina suçlu damgasi vurulup köle olarak satildiginda Yeom Yang öldü. Bunun üstünden uzun yillar geçti. Içimde gereksiz bir öfke ve intikam duygulariyla çok uzun süre yasadim. Hepsi o saçma hayal yüzündendi.
Durakladi, derin bir nefes aldi ve Madam Yami’ ye dik dik bakti:
- Ben bundan sonra Yeom Moon olarak elimi kana bulastirmadan yasamak istiyorum. Bitmek bilmeyen bu iktidar hirsinizi gerçeklestirecek baska birini bulun. Bu konuda size yardim etmeyecegim.
Bu sözler Madam Yami’ yi inanilmaz sarsti ve öfkelenmesine sebep pldu. Hayata döndürmek için o kadar ugrastigi adam onun isteklerine hiç aldiris etmiyor, neler söylüyordu. Öfkeden yüzü kizardi, nefesi siklasti. Yüksek bir sesle:
- Seni kurtarmak için ne kadar çaba saffettim, biliyor musun? Karsiligi bu küstahca sözler miydi? Sana büyük bir imparatorlugu yönetme firsati vaad ediyorum. Sen, sen bana bunlari nasil söylersin? Yeom Yang arkasini Madam Yami’ ye döndü ve derin bir nefes aldi:
- Maalesef sözlerim sizi kizdirmis ve hayal kirikligina ugratmis olabilir ama kararim budur. Gerçekten benim için yaptiklariniza minnettarim. Bu borcumu da mutlaka bir gün ödeyecegim.
Madam Yami sinirli bir sekilde arkasini dönüp gitti.
Yeom Yang kararliydi Yeom Moon olarak hayatinda yeni bir sayfa açmak istiyordu. Artik kimse için çalismayacak, kendi kendisinin efendisi olacakti. Tanri ona günahlarini affettirmek ve iyi bir insan olabilmek için bir firsat vermisti. Hayatta kaldigina göre kendine çeki düzen vermeliydi. Ne kadar zorlanirsa zorlansin Madam Yami’ nin yanindan ayrilarak yeni hayatini, kendi istedigi gibi yasamaliydi.
Hazirligini yapti. Madam Yami’ nin ona zorluk çikaracagini düsündü. Burasinin neresi oldugunu bilmese de bu yeni hayat düsüncesi, yolunu bulmasina yardim edecekti. Son bir kez Madam Yami’ nin yanina gitti.
Madam Yami masasinda oturmus, bir seyler okuyordu. Selam verdi. Madam Yami, Yeom Yang’ a oturmasini isaret etti ama o konusmaya basladi:
- Her sey için tekrar tesekkür ederim. Hayatimi size borçlu oldugumu asla unutmayacagim. Ama yaninizda daha fazla kalamam. Bu gün buradan ayriliyorum.
Madam Yami sasirtici bir sekilde sakindi. Yeom Yang’ a dik dik bakarak:
- Tabi git bakalim, dedi ve isine döndü.
Yeom Yang bunu hiç beklemiyordu. Saskin saskin bakakaldi. Kendine gelince selam verip çikti. Içi rahat bir sekilde artik yoluna koyuldu.
Madam Yami neden hiç böyle tepki vermeden, zorluk çikarmadan gitmesine izin verdi? Simdi nereye gidecek, neler yapacakti? Jang Hwa’ yi bir daha görebilecek miydi? Sorular, sorular…
Çok heyecanli bir sekilde, aklinda sorular, yüzünde tatli bir gülümseme....