16-02-2010, Saat: 23:12
(Son Düzenleme: 13-05-2012, Saat: 21:51, Düzenleyen: HyunJoongG.)
Güney Kore’de Kafamı Dinledim, Yenilendim.
Not: Bu röportaj AKSİYON dergisinin 15-21 Şubat 2010 tarihli 783 sayılı dergideki röportajıdır ve röportajın sadece Kore ile ilgili bölümü alınmıştır.
Şenol Güneş’in göreve gelmesiyle Trabzonspor’a bir şeyler oldu. Takım âdeta kendine geldi. Güneş’e ‘Ne yaptınız?’ diye sorduk. O hem yaptıklarını hem yapacaklarını hem de Güney Kore’de geçen iki yılını anlattı.
Geldikten sonra âdeta Trabzon’da güneş açtı. Şehrin ve takımın üzerindeki ölü toprağı dağıldı. Bordo-Mavi tribünler şimdi daha mutlu, daha coşkulu. Takım ise hem sonuç alıyor hem de kıpır kıpır... Oyuncular daha bir istekli. Evet, Trabzon’da bir kaç ay önce 4. Güneş devri başladı ve kısa zamandaki etkileri böyle görüldü. Peki, Şenol Güneş bu duruma ne diyor? Uzak Doğu’ya, güneşin doğduğu yere gittikten sonra döndüğü şehrinde ve en önemlisi kendisinde ne gibi değişiklikler var? Aksiyon, Güneş’e ayna tuttu.
-Hocam, önce Uzak Doğu’ya gidelim? Neden Güney Kore?
Millî Takım’dan ayrıldıktan sonra bir süre çalışmayı düşünmüyordum. O sırada beni çok istediler. Ama özel durumu sebebiyle Trabzon’la anlaştım. Söz verdiğim hâlde gidemedim. Gel gör ki Trabzon’dan ayrıldık. Ayrıldıktan sonra burada kalamazdım. Kalsaydım kendimi yıpratacaktım. Boş işlerle uğraşacaktım. Bir yenilenmeye ihtiyacım vardı. İran’dan da teklif vardı. Ama uzak olduğu için Kore’yi tercih ettim. Kafamı dinlemek için. İyi ki de gitmişim.
-Dönüşte heybenize neler koydunuz?
Kendimi dinlenmiş ve yapılandırılmış olarak görüyorum. Uzak kalarak kafamı dinledim, rahatladım. İşime yoğunlaştım. Gittiğim takım gençti. İşimi rahat rahat yaptım. Benim için orada geçen iki yıl dinlenme, yenilenme, rehabilite adına çok iyi oldu. Hem de çok şey öğrendim.
-Neler öğrendiniz ve neler öğrettiniz?
Benden çok şey bekliyorlardı. Futbol adına söylediklerimizi almaya çalıştılar. Ben de onlardan iş disiplini, organizasyon, iş ilişkilerindeki saygı adına çok şey öğrendim. Sabır, sevgi, hoşgörü ve işi sevme anlayışlarına hayran kaldım. Orada insanların birbirine saygısı var. Bizde ise sabırsızlık var. Yasadığım şehirde huzursuzluk görmedim. Evet, sizi tanıyorlar ama rahatsız etmiyorlar. Olumsuzluklar yok, hırsızlık yok, kapkaççılık yok. Güven var. Modern bir yaşantı içinde olmalarına rağmen örf ve ananelerine bağlılar. Bize benzer yanları da vardı. Mesela yer sofrası, mesela eve ayakkabı ile girmemeleri. Onlar geleneklerini korudular, biz biraz bozduk galiba.
-Güney Kore futbolu…
Profesyonel anlamda bizden gerideler. Üniversitelerin altyapısından oyuncu yetişiyor. Ama Asya’da Japonlarla beraber söz sahibiler. Son yedi Dünya Kupası’na katıldılar.
-Nasıl bir yaşantınız vardı Seul’da?
Basit bir hayatim vardı. Evimdeydim, işe gidiyordum. Bir de arkadaşlar vardı, onlarla beraber oluyordum. Kitap okumanın dışında fazla bir şey yaptığımı söyleyemem. İşimle uğraştım. Orada huzurluydum.
-Ayrılırken...
Ayrılırken oyuncular geldi, yöneticiler geldi, taraftarlar geldi. Kalmamı çok istediler. Ben gittiğimde de havaalanında beni karşılayan taraftarlar vardı. Ama ayrılırken daha çok taraftar vardı. Önemli olan ayrılırken ne bıraktığın. Çok gururlandım. Ama onca insanın havaalanına gelmesiyle de bir hayli hüzünlendim. Bu ayrılığı hayatım boyunca hiç unutmayacağım. Kendimi onlara karşı insani olarak borçlu hissediyorum.
-Tekrar dönüş olur mu?
Ziyaret amaçlı gitmeyi düşünüyorum. O ilişkilerimi sürdürmek istiyorum. Türkiye’ye çok ani geldim. Çünkü Avustralya’ya tatile gidecektim. Akşam 7’de veda yemeği vardı. 11’de uçağa yetiştim. Trabzon’a iner inmez de antrenmana çıktım.
-Kore’de bugünler için plan yaptınız mı?
Hayır. Plan yapmam. Beklenti içine girmem. Trabzon’un dertlerini zaten biliyorum. Bilmediklerim de var. Şimdi eskilerin, yenilerin herkesin içinde olacağı bir proje düşünüyoruz. Herkese taşın altına elini sokma imkânı verecek bir proje.[/b]
Alıntıdır. AKSİYON DERGİSİ - BEHRAM KILIÇ Sayı: 793/ Tarih : 15-02-2010
Not: Bu röportaj AKSİYON dergisinin 15-21 Şubat 2010 tarihli 783 sayılı dergideki röportajıdır ve röportajın sadece Kore ile ilgili bölümü alınmıştır.
Şenol Güneş’in göreve gelmesiyle Trabzonspor’a bir şeyler oldu. Takım âdeta kendine geldi. Güneş’e ‘Ne yaptınız?’ diye sorduk. O hem yaptıklarını hem yapacaklarını hem de Güney Kore’de geçen iki yılını anlattı.
Geldikten sonra âdeta Trabzon’da güneş açtı. Şehrin ve takımın üzerindeki ölü toprağı dağıldı. Bordo-Mavi tribünler şimdi daha mutlu, daha coşkulu. Takım ise hem sonuç alıyor hem de kıpır kıpır... Oyuncular daha bir istekli. Evet, Trabzon’da bir kaç ay önce 4. Güneş devri başladı ve kısa zamandaki etkileri böyle görüldü. Peki, Şenol Güneş bu duruma ne diyor? Uzak Doğu’ya, güneşin doğduğu yere gittikten sonra döndüğü şehrinde ve en önemlisi kendisinde ne gibi değişiklikler var? Aksiyon, Güneş’e ayna tuttu.
-Hocam, önce Uzak Doğu’ya gidelim? Neden Güney Kore?
Millî Takım’dan ayrıldıktan sonra bir süre çalışmayı düşünmüyordum. O sırada beni çok istediler. Ama özel durumu sebebiyle Trabzon’la anlaştım. Söz verdiğim hâlde gidemedim. Gel gör ki Trabzon’dan ayrıldık. Ayrıldıktan sonra burada kalamazdım. Kalsaydım kendimi yıpratacaktım. Boş işlerle uğraşacaktım. Bir yenilenmeye ihtiyacım vardı. İran’dan da teklif vardı. Ama uzak olduğu için Kore’yi tercih ettim. Kafamı dinlemek için. İyi ki de gitmişim.
-Dönüşte heybenize neler koydunuz?
Kendimi dinlenmiş ve yapılandırılmış olarak görüyorum. Uzak kalarak kafamı dinledim, rahatladım. İşime yoğunlaştım. Gittiğim takım gençti. İşimi rahat rahat yaptım. Benim için orada geçen iki yıl dinlenme, yenilenme, rehabilite adına çok iyi oldu. Hem de çok şey öğrendim.
-Neler öğrendiniz ve neler öğrettiniz?
Benden çok şey bekliyorlardı. Futbol adına söylediklerimizi almaya çalıştılar. Ben de onlardan iş disiplini, organizasyon, iş ilişkilerindeki saygı adına çok şey öğrendim. Sabır, sevgi, hoşgörü ve işi sevme anlayışlarına hayran kaldım. Orada insanların birbirine saygısı var. Bizde ise sabırsızlık var. Yasadığım şehirde huzursuzluk görmedim. Evet, sizi tanıyorlar ama rahatsız etmiyorlar. Olumsuzluklar yok, hırsızlık yok, kapkaççılık yok. Güven var. Modern bir yaşantı içinde olmalarına rağmen örf ve ananelerine bağlılar. Bize benzer yanları da vardı. Mesela yer sofrası, mesela eve ayakkabı ile girmemeleri. Onlar geleneklerini korudular, biz biraz bozduk galiba.
-Güney Kore futbolu…
Profesyonel anlamda bizden gerideler. Üniversitelerin altyapısından oyuncu yetişiyor. Ama Asya’da Japonlarla beraber söz sahibiler. Son yedi Dünya Kupası’na katıldılar.
-Nasıl bir yaşantınız vardı Seul’da?
Basit bir hayatim vardı. Evimdeydim, işe gidiyordum. Bir de arkadaşlar vardı, onlarla beraber oluyordum. Kitap okumanın dışında fazla bir şey yaptığımı söyleyemem. İşimle uğraştım. Orada huzurluydum.
-Ayrılırken...
Ayrılırken oyuncular geldi, yöneticiler geldi, taraftarlar geldi. Kalmamı çok istediler. Ben gittiğimde de havaalanında beni karşılayan taraftarlar vardı. Ama ayrılırken daha çok taraftar vardı. Önemli olan ayrılırken ne bıraktığın. Çok gururlandım. Ama onca insanın havaalanına gelmesiyle de bir hayli hüzünlendim. Bu ayrılığı hayatım boyunca hiç unutmayacağım. Kendimi onlara karşı insani olarak borçlu hissediyorum.
-Tekrar dönüş olur mu?
Ziyaret amaçlı gitmeyi düşünüyorum. O ilişkilerimi sürdürmek istiyorum. Türkiye’ye çok ani geldim. Çünkü Avustralya’ya tatile gidecektim. Akşam 7’de veda yemeği vardı. 11’de uçağa yetiştim. Trabzon’a iner inmez de antrenmana çıktım.
-Kore’de bugünler için plan yaptınız mı?
Hayır. Plan yapmam. Beklenti içine girmem. Trabzon’un dertlerini zaten biliyorum. Bilmediklerim de var. Şimdi eskilerin, yenilerin herkesin içinde olacağı bir proje düşünüyoruz. Herkese taşın altına elini sokma imkânı verecek bir proje.[/b]
Alıntıdır. AKSİYON DERGİSİ - BEHRAM KILIÇ Sayı: 793/ Tarih : 15-02-2010
Super Junior | SNSD | NCT | EXO | H2H
Sung Hanbin
forever pinkblood.




Senol Günes çok güzel Korece konusuyor, bir akici ki sormayin, videoda izlemistim. Kafasini dinlemis gelmis.




![[Resim: a2zueqv.gif]](http://www.firegoon.com/images/a2zueqv.gif)
![[Resim: tumblr_lsnwzmf1Lk1qe10f4o2_250-5.gif]](http://i1089.photobucket.com/albums/i356/hanminrin/tumblr_lsnwzmf1Lk1qe10f4o2_250-5.gif)