Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Güney Kore İle Dostluk Türk Okuluyla Taçlandı.!!
#11
Hem egitim açisindan hem de Türk okullarinin gün geçtikçe dünyaya adini duyurmasi ve en önemliside, Türkiye -Kore iliskileri açisindan çok önemli bir gelisme.Güzel bir paylasim tesekkürler melike...Smile
Alıntı
#12
Emegine saglik tesekkürlerSmile...Türkiye-Kore dostlugunun baglarinin kopmamasi için güsel bi olay..Smile


Alıntı
#13
Türk Kore dostlugu için çok harika bir adim bu... simdi orda ögretmenlik yapmayi çok isterdim hayali bile çok mutlu etti beni... bilgiler için çok tesekkürler
Alıntı
#14
Bu tohumlarin fidanlarini Türkçe olimpiyatlarinda gördük... 110 ülkenin Türkçe sarkilar siirler ve ilahiler söylemesi insani gerçekten herhalde anlatilmaz bir duygu yogunlugu yasatmistir... Melike haberi hatirlattigin için tesekkürler, ellerine saglik..
Alıntı
#15
Çok güzel bir paylasim yapmissiniz. Tesekkürler...
Böyle okullarin devamini ve barisin ilelebet olmasini dilerim...
[Resim: bayrakyi2.th.jpg]
Alıntı
#16
axi_gheysa demiş ki:Güney Kore’nin ilk Tük Okulu, Rainbow International School egitime basladi. 6 farkli ülkeden 65 ögrencinin ögrenim gördügü Rainbow, yarim asri asan Türkiye-Kore kardesliginin yeni simgelerinden olacak.
11yildir Güney Kore’de yasiyor Erhan Atay. ODTÜ Makine Mühendisligini bitirdikten sonra, akademik kariyer için bu ülkeye gelmis ve bir daha ayrilamamis. Koreli Nami ya da simdiki adiyla Leyla Hanim’la hayatini birlestiren Erhan Bey’in, Sena ve Eren isminde iki çocugu var. Kurucusu oldugu Istanbul Kültür Merkezi’nde arkadaslariyla birlikte gönüllü elçi gibi çalisiyor ve her yil binlerce Koreliye Türkiye’nin güzelliklerini anlatiyor. Iki ülke arasinda, cografi mesafeye inat birçok ortak özellik ve benzerlikler var aslinda. Bunlarin en bilineni 1950-53 arasinda yasanan Kore savasi elbette. Türkiye, Güney Kore’nin Birlesmis Milletler öncülügünde komünist Kuzey isgalinden kurtarilmasi sürecine 5 bin askerle destek vermis ve bu topraklarda binden fazla sehit birakmisti. Onlar hâlen Busan sehrindeki uluslararasi sehitlikte, iki ülkenin ortak tarihinin gerçek sahitleri sifatiyla yatiyor. Burasi malum benzerlik elbette; ama bilinmeyenler de var.

Iki ülkede de aile kavrami, toplumsal hayatin temel belirleyicisi. Büyüklere saygi ve hürmet, onlarin yaninda küçüklerin sigara içmemesi, hatta ayak uzatarak oturmamasi, yilda iki kez yasanan ve aileleri bulusturan bayramlar, bu bayramlarda harçlik toplayan çocuklar, genç kizlarin aile onayi almadan evlenmemesi… Insana, ‘burasi Anadolu diyari mi?’ dedirtecek özellikler bunlar. Ortak degerlerin, tarihten kaynaklanan isbirligiyle birlesmesinin sonuçlari zaten 2002 dünya kupasinda, bütün dünyanin gözleri önünde yasanmisti. Türk Millî Takimi ile Kore Millî Takimi’nin üçüncülük maçinda, iki ülke taraftarlarinin rakip takimi bagirlarina basmasi, birbirlerinin bayraklarini dalgalandirmalari, unutulmasi mümkün olmayan enstantanelerdi. Iste, iki ülkeden birçok insanin belki ancak 2002’de fark edebildigi bu güzellikleri 1997’de kesfetmis ve hayatinin akisini bu yönde degistirmis bir isim, Kirsehirli Erhan Atay.

axi_gheysa demiş ki:DÜNYA MARKALARININ MERKEZI

Seul’deki Istanbul Kültür Merkezi, bugünlerde 10. yilini kutluyor. 1998’de bir grup Türk ögrencinin girisimiyle kurulan merkez, tam bir lobi sirketi gibi çalisiyor. Güney Kore, 50 milyonu bulan nüfusu ve kisi basina düsen 24 bin dolarlik geliriyle dünyanin 11. büyük ekonomisi. Hundai, Kia, Samsung, LG, Daewoo gibi dünya markalarini bünyesinde barindiran bir refah ülkesi. Güney Koreliler, ‘Toki’ diye adlandirdiklari Türkleri çok seviyor. Ama Türkiye’nin yilda 4 milyar dolar ithalata karsilik sadece 300 milyon dolarlik ihracat yapabildigi bir ülke burasi. Onlar ileri teknolojili ve katma degeri çok yüksek ürün ihraç ettiginden bu açigi kisa vadede kapatmak mümkün degil elbet; ama farkli alternatiflerimiz de var. Turizm bunlardan biri. Halen yilda 120 bin Koreli turist ülkemizi ziyaret ediyor. Oysa böylesine yüksek gelirli bir ülkede, Türkiye için turist potansiyeli çok daha fazla olabilir. Yeter ki tanitim iyi yapilsin. Istanbul Kültür Merkezi’nin en önemli hedeflerinden biri de bu sayiyi artirmak.

axi_gheysa demiş ki:220 + 1005 KISILIK TOPLULUK!

Merkez, 10 yillik tarihinde Kore’de o kadar taninmis ki, Türkiye’yle ilgili bir gündem oldugunda mikrofonlar hemen çalisanlara uzatiliyor. Etkinlikleri ulusal gazete ve televizyonlarda genis yer buluyor. UNESCO, Türkiye’yi tanitan Istanbul Kültür Merkezi’ne tam 7 kez “Kore’de kendini en iyi tanitan ülke” ödülü vermis. Sadece geçen yil farkli okullarda toplam 50 bin gence Türkiye dersleri vermis merkez gönüllüleri. Koreliler, birilerinin Türkiye’yi onlara Kore dilinde anlatmasindan büyük keyif aliyor. Bunun ispati da misafir gelmeden önce yapilan hazirliklar. “Bizim arkadasimiz gitmeden önce okulda bir hafta gündem Türkiye oluyor. Gidiyoruz Türk Bayragi’ni hazirlamislar, hatta bizzat çizip boyamislar. Türkiye’yi internetten arastirmislar. Kiz Kulesi, Sultanahmet gibi sembollerimizin maketlerini bile yapmis oluyorlar. Konferanstan sonra çocuklar bizden imza almak için siraya giriyor. Kendimizi âdeta film yildizi gibi hissediyoruz.” diyor Erhan Bey. Gönüllü lobicilerin bazilarinin hayatlarinin televizyon kanallarinda belgesel olmasi bu popülaritenin okullarla sinirli kalmadiginin göstergesi.

Aslinda Kore’de yasayan toplam 600 bin yabancinin sadece 220’si Türk. Buna karsilik 100 bin Japon, 60 bin Çinli ve 40 bin de Amerikali var. Okullara gidip kendini anlatabilmek için, belirli bir sayida olmak sart. Bu engeli nasil astiklarini ilginç bir anekdotla aktariyor Atay: “Burada resmî prosedürleri tamamlamak önemlidir. Faaliyetlerimiz için izin istedigimizde bize önce nüfusumuz soruluyor. Biz de görevlilere, 220+1005 diyoruz. Sasirdiklarini görünce de izah ediyoruz. Sayimiz 220 ama Busan’da sizin özgürlügünüz ugruna sehit düsmüs 1005 askerimiz yatiyor deyince hemen o sert simalar yumusuyor ve bize kapilar açiliyor.”

Okullarda Türkiye dersleri ilginç elbette; ama ondan daha ilginci, ögrencileri Türkiye’de Kore gazileriyle bulusturmak. Bir araya geldikleri insanlardan kendi tarihlerini bizzat dinleyen ögrencilerin, bu diyaloglardan ne kadar etkilendiklerini söylemeye gerek yok. Ayni sekilde, yarim asir sonra karsilarinda Koreli çocuklari bulan gazilerin de elbette… Bazi çocuklarin, ‘Size sükran borcumuzu ödemeye geldik’ demesinin, gazileri gözyaslarina bogdugunu aktariyor Erhan Atay. Seul Devlet Üniversitesi bünyesinde gerçeklestirilen 19 Mayis kutlamalari da, Istanbul Kültür Merkezi’nin en dikkat çekici faaliyetlerinden.

axi_gheysa demiş ki:KORE’DEKI EN POPÜLER TÜRK

Kore Millî Egitim eski Bakani Prof. Dr. Don Hee Lee ise konuya daha genis bir açidan yaklasarak, Türkiye ziyaretinde gezme imkâni buldugu özel okullarin simdi ülkesine uzanmasindan duydugu memnuniyeti dile getiriyor. Türkiye’de yakindan inceledigi bu okullarin kendisinde büyük saskinlik meydana getirdiginin altini çizerek, epey bir ziyaret ve temastan sonra ulastigi sonucu aktariyor: “Gördüm ki bu okullarin altinda yatan felsefe insan sevgisidir. Daha o zamandan bu felsefeyi Kore’ye de tasiyalim istemistik. Simdi bunun gerçeklesmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. Bu okulun açilmasi, bir rüyanin gerçege dönmesidir.”

Açilisa katilan Uluslararasi Üniversiteler Birligi Baskani Prof. Dr. Serif Ali Tekalan da, Prof. Lee ile ayni düsünceleri tasiyordu. Okullarin kurulus amacini “baris içinde, insanca ve paylasmasini bilerek yasamak” diye degerlendiren Prof. Tekalan’a göre çocuklarin bu duygularla yetismesi, gelecegin dünyasinin da buna göre sekillenmesi anlamina geliyor. Rainbow’un açilisindaki en anlamli konusmayi, Afganistan’in Kore Büyükelçisi yapti. Çocugunu bu okula yazdiran büyükelçi M. Kerim Rahimi, Türk okullarinin kalitesini kendi ülkesindeki örneklerden biliyordu. Halen Afganistan’daki Türk okullari, bu ülkenin uluslararasi alanda rekabet etmesini saglayan ender kurumlar arasinda yer aliyor. Büyükelçi de zaten bu gerçegin altini çizerek, Kore’ye ilk tayin edildiginde çocuklari için hemen bir Türk okulu aradigini ve Rainbow’un açilmasinin kendini çok mutlu ettigini özellikle belirtti.

Güney Kore’de yasayan 220 Türk arasindaki en popüler isim kuskusuz Senol Günes. Güney Kore ile Japonya’nin ortaklasa düzenledigi 2002 Dünya Kupasi’nda Türkiye’yi üçüncülüge tasiyan ve halen FC Seul takiminin teknik direktörlügünü yapan Senol Günes bu ülkede çok seviliyor. Rainbow’un açilisina katilan ünlü teknik adam, Kore’de kendini evinde gibi hissettiginin altini çizdi konusmasinda. Esref Saglam ve arkadaslarinin büyük emeklerle okulu kurdugunu ve bu süreci yakindan izledigini belirterek, Rainbow’un aynen Kore Savasi ve 2002 Dünya kupasi gibi, Türk-Kore dostlugunun simgelerinden olacagini da sözlerine ekledi. Açilistan sonra okulu gezen Senol Günes, yine ilgi odagiydi. Ögrenci ve ögretmenler, tecrübeli teknik adamla bol bol hatira fotografi çektirip imza alma firsati buldu.



SAHIP ÇIKMAK BIZIM GÖREVIMIZ

Güney Kore’nin ilk Türk Okulu Rainbow’un açilisinda, bu ülkedeki egitim faaliyetlerine maddi ve manevi destek veren isadamlari da vardi. Türkiye’nin gelecegine yatirim yaptiklarini düsünen isadamlari, sponsorluk desteklerinin somut neticelerini görmekten son derece mutlu oldu. Genel kanaat, simdi yapilanlarin 1950’de Mehmetçigin baslattigi faaliyetlerin devami oldugu yönündeydi. Isadami Süleyman Öncel’i en fazla etkileyen, Türkiye’de çok iyi üniversitelerde okumus ve kendi ülkelerinde oldukça iyi imkânlarla hayatini devam ettirebilecek gençlerin, ülkelerinden binlerce kilometre uzakta bir hayat kurmalari ve bütün enerjileriyle ülkelerini temsil etmeleri olmus. Anadolu insaninin nereye gitse mazlumlarin yaninda oldugunun ve onlarin elinden tuttugunun en somut göstergesinin, Busan’daki Türk sehitligi oldugunun altini çizen Öncel’e göre simdikilerin yaptigi aslinda atalarinin ayak izlerini takip etmek. Bu yoldaki insanlara destek vermeyi kendisi için bir görev kabul ettigini söyleyip, “Bu herkesin vazifesidir.” diye ekliyor.

Isadami Levent Soylu da Kore gezisinde, yapilan hizmetlerin ne kadar semereli oldugunu görme firsati elde ettigini belirterek, bu islere ne kadar destek verilse yetersiz kalacagini idrak ettigini vurguluyor. Soylu, ülkemizdeki basarili girisimcilerin ellerindeki imkânlari zorlayarak, Türkiye’nin sesini yüceltme yürüyüsünü desteklemesi gerektiginin de altini çiziyor: “Kore’deki sehitlikte yatanlarin ortalama yasi 21. Onlar orada sadece savasmakla kalmamis, okul, yetimhane, hastane açarak insanlara sahip çikmis. 21 yasindaki gençlerde bu kadar suur olur mu diye düsündüm; ama su anda oradaki insanlara sahip çikan bazi gençlerin de 21 yasinda oldugunu görünce bunun olabilecegini anladim. Bize düsen bu suurlu gençlere sahip çikmaktir.”
Alıntı
#17
Evet bu çok güzel bir haber! Demekki yeni bir okul açmama gerek kalmadi. Burada ögretmenlik yapabilirim.Smile
●gσσηg ● αηgєℓℓ ●

●υ кιѕѕ ● ѕнιηєє ● ѕυנυ● вιgвαηg ● ѕѕ501 ●
Alıntı
#18
Bahar mükemmelsin. Ellerine, emegine, yüregine saglik. Sagolasin.
O güzel yüreğinize selam olsun.İyi ki varsınız.
Alıntı
#19
Çok istedigim bir sey bu okulda ögretmen olmak insallah. Smile
Bu paylasim için tesekkürler çok güzel Türk-Kore iliskisi insallah daha da artar. Smile
DBSK FAN CLUB
Dae Jang Geum FAN CLUB
Saraydaki Mücevher Fan Club
Mblaq FAN CLUB
Alıntı
#20
Neden Türkiye'ye böyle bir okul açilmiyor?
Ne güzel Kore dilini ögrenirdik, daha iyi kosullarda...
Böyle bir okul olsa hemen yazilirdim.
Alıntı




Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

Korea-fans.com Hakkında

Lorem ipsum

              Quick Links

              User Links

              Advertise