Dae JaNG GeuM
     
Mesajlar: 2,450
Katılma Tarihi: Jul 2007
Rep Puanı: 145
Rep Ver: 
Ruh Halim:
|
|
| 03-28-2008 12:24 AM |
|
sunshine
      
Mesajlar: 19,363
Katılma Tarihi: Sep 2007
Rep Puanı: 629
Rep Ver: 
Ruh Halim:
|
|
| 03-30-2008 12:43 AM |
|
soon

Mesajlar: 1,097
Katılma Tarihi: Feb 2008
Rep Puanı: 158
Rep Ver: 
Ruh Halim:
|
İstanbul'da Kore Lokantası Han Kuk Kwan
Geçen hafta Perşembe günü, Kore sinemasını izleyen ve o birbirinden güzel dizilerine müptela olan bir Türk’ün kendi ülke sınırlarında kalıp yinede Kore ‘yi soluklayabileceği bir mekana adım attığımda aklımdan geçen ilk şey burayı herkese anlatmalıyım oldu .Ancak bazı sebeplerden dolayı geç kalmış da olsam bunu sizlerle paylaşmak istiyorum
Lokantamızın adı Han Kuk Kwan, türkçe anlamı hanedan konağı demekmiş. Sultanahmet camisinin arka tarafında Arasta çarşısının karşısında yer alıyor.Sahibi bay Jae Wook Lee ama Yusuf adıyla biliniyor. Gitmeden bir akşam önce sahibi bay Lee’yi aradım,yer ayırtmak gerekiyor mu diye? O'da saat 3 ila 5’ten sonra genellikle turist grupların geldiğini daha öncesinde ve sonrasında sakin olduğunu söyledi.Ertesi gün tam 6 kişi dahası 6 Kore hayranı hemen yola koyulduk.İçeriye girdiğimizde Yusuf bey bizi karşıladı ve yıllardır içimde ukde olan bir Koreliye Korece selam verme dileğimi Rabbim o an nasib etti.Bize hoş geldiniz diyen bay Lee’ye anghaseyo diye titrek bir selam verdiysem de sağ olsun bay Lee buna daha kibar söylenişiyle mukabele etti.Böylece Kore mutfağıyla olan maceramız başlamış oldu.
Önce üst kata çıkalım diye düşünürken girişte bir grup korelinin yemek yediğini görünce bu fikirden hemen vazgeçtik Yemek menüsü gelince herkes birbirine bakınıp kalınca ben önceden birkaç tiyo almış olmanın rahatlığıyla fazla maceraya atılmadan damak tadımıza uygun şeyler ısmarlamak için garsonumuza danışmayı uygun gördüm.Sağ olsun bize çok açıklayıcı bilgiler verdide bizi menüyü evirip çevirmekten kurtardı.
Sonunda iki Bibimbab (Kore usulü sebzeli pilav,üstünde yağda pişmiş bir yumurta),iki Bulgogi (Kore usülü Barbekü de yapılmış dana eti) ve 1 ramyon(ramen,sulu erişte ya da makarna da diyebiliriz).Servise geçen garsonlar masaya önce 5 çeşit kimiçi(kore usulü turşu) koydu. Pilav tasları gelince hepimiz tıpkı dae jang geum dizisinde olduğu gibi servis yapılıyor havasına girdik .ardından tavuk suyundan yapılmış sebzeli çorba tasları gelince biraz şaşırdık.meğer oda diğerleri gibi menüye dahilmiş.dumanı üstünde olan bu çorbayı kaşıklarken yan masada ki Koreli bayan üfle üfle diyerek yardımcı olmak istedi.zira çorba sıcak değil kaynar kaynar servis edilmişti.bu arada bizim kadar Korelilerde bize karşı ilgiliydiler. Belki acemiliğimiz belki kore lokantasında Türkleri görmek onlarında ilgisini çekmiş olmalı, kimbilir . Bir ara garsonumuza buraya Türklerin gelip gelmediğini sorduğumda ne yazık ki pek gelen olmadığını söyledi.İnşallah bu değişecek diye umuyorum,aslında bu yazıyı bu kadar ayrıntılı yazmaya itende beni bu oldu .
Ana yemekler gelince sofrada kıpırdayacak yer kalmadı diyecektik ki bay Lee hoş geldin ikramı olan paçın (yazılışı doğru olmayabilir yani yeşil soğanla yapılmış bir krep diyebilirim) getirildi.yanında da özel ekşili bir sos.Her ne kadar çatal kaşık takviyesi yapılmış olsada bizler çubuklarımızı çoktan elimize almıştık.ama o an bir şey dikkatimi çekti.Karşı masada ki Korelilerin elinde bizim tahta çubuklardan farklı metal çubuklar ve o kendine has ince uzun saplı kaşıklardan vardı.acaba bize niye o metal çubuklardan verilmemişti?örgü şişi felan mı sanacağımızı düşünmüşlerdi acaba .Neyse biz yemekleri tadarken Koreli turistlerle İngilizce olsada konuşma imkanı bulduk.Bu arada bendeniz bir şekilde winter sonata konusunu açmayı başardım .birden yüzlerde gülümseme belirdi.hatta o eski bir dizi nasıl izlediniz diye merak bile ettiler.oysa winter sonata’dan başka diğer dizleride izlediğimizi ve çok sevdiğimizi söyledik.giderken bir tanesi cebinden çıkardığı bozukluğu hatıra olarak verdi .
Yemeğe dönecek olursak ben ramyonumu beğendim ama o kadar büyük bir kapta servis ediliyor ki üç kişi paylaştık.hakeza bibinbapta büyük kasede geliyor.Bu yüzden sizlere tavsiyem sipariş verirken ya çok aç olun ya da iki kişiyseniz bir kap yemek yeter de artar.Kimiçilerde çok lezzetliydi.İri fasulyeli olanının tadını kestane şekerine benzettik.Bulgogi de fena değil ama sanki ette tuz değil de şeker tadı aldım,ilginçti.paçın dediğim yeşil soğanlı krep çok hafif,evde bile yapabileceğimiz bir şey,tavsiye ederim.Bibinbap ‘ta ise biraz zorlandık.ama bu yenilmeyecek olmasından değil artık doymuş olduğumuz içindi.Hepsinin üstüne bir de Kore çayı içince ilaç gibi geldi.bu sayede hiçbir hazımsızlık sorunu yaşamadık.Her şey o kadar güzeldi ki ilk kez gelmiş olmanın heyecanından yemeklerin resmini çekmeyi unutmuş olduğumu eve gelince hatırladım.Oysa o sofra görülmeye değerdi.
Sarangni dostları İstanbulda yaşıyorsanız ya da İstanbul’a ziyaret için gelirseniz mutlaka yolunuzu Sultan Ahmete’e düşürün ve bu güzel kore lokantası Han Kuk Kwan’a gidin.Böylece ilk elden kore yemeklerinin lezzetini tatmış olmakla kalmayacak hemde ekonomik bir fiyata gözünüzde karnınızda doyacaktır emin olun.Ben ikinci kez gitmek için şimdiden plan yapmaya başladım bile.inşallah Ramazan gelmeden bir kez daha gideceğiz.Bu sefer söz,kendimizi değil yemeklerin resmini çekeceğim
Alıntıdır
Yavaş Yavaş Gitmenin Zamanı Geldi...
Hayat yorar,ben yorulmam...
(Bu Mesaj 10-04-2008 12:07 AM değiştirilmiştir. Değiştiren : soon.)
|
|
| 08-19-2008 07:36 PM |
|